# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
MORBID ANGEL – Blessed Are The Sick
| 30.07.2012

Fetret dönemi.

Morbid Angel, rifleriyle, sololarıyla, liriklerde işlendiği konularla ve buna benzer birçok şeyle bir sürü grubun ilham aldığı bir grup. Tarihin gördüğü ve görebileceği en büyük death metal gruplarından biri. Her ne kadar şu an “Illud Divinum Insanus” yüzünden hayranları ile arasında soğuk sular esse de, bu hiç önemli değil.

O kadar güzel albümlere imza attılar ki, zamanında o kadar çok insanı müzikleri ile büyülediler ki, bugün sırf dubstep albümü bile yapsalar karizmaları kolay kolay çizilmez.

“Blessed are the Sick”i genelde arada kalmış bir albüm olarak görürüm. “Altars of Madness” gibi bir devrimin ve “Covenant” gibi bir death metal başyapıtının arasında bulunan bir albümdü. Morbid Angel dinleyen kimi kesim en sevdiği albümü ”Altars of Madness” olarak tanımlarken, diğer kesim ise ”Covenant” olarak belirtirdi. Morbid Angel’ın hızlı, öfkesini içinde tutamayıp sağa sola saçan enerjik halini sevenler “Altars of Madness”ı, öfkesini yavaşça ama çok daha şiddetli kusan halini sevenler ise “Covenant”ı favori albümü olarak gösterirdi. “Blessed are the Sick”i favori albümü olarak gösterenler ise azınlıktaydı.

Grup üyelerinin de bahsettiği gibi, albüm ilk çıktığı 1991 yıllarında oldukça eleştiri aldı, burun kıvrıldı ve beğenilmedi. “Altars of Madness”ın barındırdığı azgınlığı, saldırganlığı ve hızı barındırmaması bunun temel sebebiydi sanırsam. Aslına bakarsanız albümde ilk dikkat çeken şey David Vincent’ın harsh vokallerden yavaşça sıyrılmaya başlayıp, daha brutal tonlu vokale geçmesiydi. “Altars of Madness”ın barındırdığı hız, bu albümde yoktu ve daha yavaş bir tempo barındırıyordu. Tabii bu vokal değişimi ve tempo yavaşlaması “Covenant”daki kadar uç noktaya ulaşmamıştı. Bundan ötürü bu albümü bir geçiş albümü olarak tanımlarsak yanlış yapmamış oluruz.

1- Intro

Ciddi anlamda hiçbir özelliği olmayan bir intro. Sırf albümü açacak bir şeyler koyalım hesabı orada duruyor. Direkt Fall from Grace şarkısına balıklama atlasanız daha iyi olur. – 0/10

2- Fall from Grace

Albüm içerisindeki ateşli şarkılardan bir tanesi. Özellikle giriş rifleri o kadar güzel ve o kadar azman ki insanı hemen içine çekiveriyor. Zaten şarkının girişini duyduğunuz anda kafanızı yavaş yavaş sallamaya başlayacak ve şarkının devamına kendinizi yavaşça bırakacaksınız. Tek kötü yanı sonlara doğru biraz sıkmaya başlaması olabilir. – 8/10

3- Brainstorm

Sözlerine aşık olunası bir şarkı. Tempo eski hızını korumaya devam ediyor. Maalesef ilk dinleyişte hızlı olsun da nasıl olursa olsun havası verebilir ve diğer şarkılar kadar sevdirmeyebilir. Bunu bilerek dinleyin. – 7/10

4- Rebel Lands

Pek ısınamadığım bir şarkı. Seveni elbet vardır ama albümde sıkıcı bulduğum şarkılardan bir tanesi. – 4/10

5- Doomsday Celebration

Bir intro daha. Kilise orgu ve gotik havası tadıyla ilginç bir intro. Sizi Day of Suffering şarkısına hazırlama görevi biçilmiş. – 2/10

6- Day of Suffering

Morbid Angel kendine has enfes girişiyle başlayıp, 3 kutu kola içen David Vincent’ın öööööööööörrrrrrrruuaaaaa şeklinde geğirmesi ile başlıyor. Anında bünyenize gaz ve enerji yüklemesi yapıyor. Albümde en sevdiklerimden. – 9/10

7- Blessed are the Sick

Albüme adını veren parça. Gerçek anlamda çok başarılı. Klip çekilmeyi hak ediyor ve zaten albümden tek klip çekilen şarkı bu. – 9/10

8- Thy Kingdom Come

Hızlı ve enerjik başlıyor. Arada bir rap havası aldığım noktalar oldu, albümümüzde David Vincent en hızlı vokallerini bu enfes şarkıda yapıyor. Kesinlikle tavsiye ediyorum dinleyin. – 9/10

9- Unholy Blasphemies

Blessed are the Sick’in ruhsuz şarkılardan birisi. Hani albümün tamamını dinlersiniz ve aklınızda kalmayan 2-3 parça olur. Bunlar genelde diğer şarkılara acayip benzeyen ya da çok farklı özelliği olmayan şarkılardan birisi olur. Hah, bu da onlardan birisi oldu benim için. – 5/10

10- Abominations

Orta karar bir şarkı. İyi de diyemiyorum, kötü  hiç diyemiyorum. Bu şarkının kararını size bırakıyorum. – 6,5/10

11- Desolate Ways

Richard Brunelle burada akustik gitarın başına geçiyor ve adeta döktürüyor. Ruhunuzu alıp sahillerin serin sularına bırakıyor gibi. Ben nedense Opeth yani Mikael Akerfeldt’in bu şarkıdan çok etkilendiğini düşünmüşümdür. O kadar bağırtı patırtı böğürtüden sonra böyle aniden gelen akustik gitar, bünyeye ilginç bir şekilde çok güçlü etki yapıyor. Aynı formülü Mikael tek bir şarkı içinde deneyerek Opeth’in kendine has tarzını yaratmış olabilir.

10/10

12- The Ancient Ones

Girişinde Trey Azagthoth’un gitarını konuşturduğu ve Desolate Ways’den sonra ortamın tekrar ateşlendiği bir şarkı. Albümde belki sözlerini en beğendiğim şarkı. – 6/10

13- In Remembrance

Trey Azagthoth burada ise piyanonun başına geçiyor. Morbid Angel tarihinde ilk ve tek olma özelliğini taşıyan ilginç bir şarkıya imza atıyor. Hakkının verilmesi gereken bir outro. Çok güzel. Desolate Ways ile birlikte ruhunuzu okşuyor. – 9/10

“Blessed are the Sick”, her ne kadar güzel bir albüm olsa da, kimi zaman feci derece de sıkabilen bir albüm ve bu albümü; “Altars Madness”, “Covenant” ve “Domination”ın ciddi anlamda gerisinde bulduğumu da itiraf etmeliyim. “Blessed are the Sick” 2000′lerde çıksaydı, bu kadar sevilir miydi bilemiyorum, albümü gereğinden fazla değerli yapan nokta Morbid Angel’ın altın çağını yaşadığı yıllar içerisinde yapılmış olması. Başlıkta yazdığım gibi, bu altın çağın fetret devri.

Elbette içinde harika şarkılar olduğu inkar edilemediği gibi, birbirine benzeyen ve ayırt edici değişik özellik barındırmayan şarkılarında olduğu inkar edilemez. Albümün belli bir bütünlüğü de yok maalesef… Lafı fazla gevelemeden, albüm puanını 8 olarak veriyorum ve huzurlarınızda çekiliyorum. Death metal ile kalın.

Deniz ŞANLI

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.38/10, Toplam oy: 105)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1991
Şirket
Earache
Kadro
David Vincent: Bas, vokal
Trey Azagthoth: Gitar, klavye
Richard Brunelle: Gitar
Pete Sandoval: Davul
Şarkılar
1. Intro
2. Fall from Grace
3. Brainstorm
4. Rebel Lands
5. Doomsday Celebration
6. Day of Suffering
7. Blessed Are the Sick / Leading the Rats
8. Thy Kingdom Come
9. Unholy Blasphemies
10. Abominations
11. Desolate Ways
12. The Ancient Ones
13. In Remembrance
  Yorum alanı

“MORBID ANGEL – Blessed Are The Sick” yazısına 35 yorum var

  1. necati says:

    albüm kapağındaki adamı farketmem yıllarımı aldı.

    Ömer Kuş

    @necati, bu yorumdan sonra kapaktaki adamı değil kadını buldum saniyeler içinde.

  2. Rotten Angel says:

    ”Desolate Ways” Richard Brunelle tarafından yazılıp çalındı şeklinde biliyorum.

    Ayrıca kritiğe katılmıyorum. Blessed are the Sick – Covenant – Domination, Morbid Angel’ın zirveleridir. Hepsi kusursuzdur.

    Rotten Angel

    sitenin en kötü kritiği. ayrıca dikkatimi çeken şöyle bir bölüm var:

    ”…birbirine benzeyen ve ayırt edici değişik özellik barındırmayan şarkılarında olduğu inkar edilemez.”

    şimdi ben buradan, bu arkadaşın albümü yeterince dinlemediğini anlıyorum. bir insana albümdeki çoğu şarkı hemen hemen aynı geliyorsa, albümü ne kadar dinlediği bellidir (tabi bu durum müzik tarzlarına göre değişir). hepimiz bir albüme ısınma aşamasında aynı şeyi yaşarız.

    bunu neden diyorum? çünkü albümdeki şarkılar hiçte birbirine benzemiyor. şu albümü yeterince dinleyen biri: the ancient ones olsun, thy kingdom come ya da brainstorm olsun; herhangi bir noktasından albümdeki hangi şarkı olduğunu hemen anlar.

    kısacası, böyle güzel bir albüme yazık edilmiş bu kötü kritikle.

  3. Rotten Angel says:

    Site yönetimine bir şey soracağım. Şu 2. sıradaki ”morbid anal” yazan ve grup üyelerinin hepsinin suratı montajlanmış resmi kasıtlı olarak mı koyuyorsunuz? aynısı illud divinum insanus’da da var.

    Batuhan Bekmen

    @Rotten Angel, Rahatsız olduysan değiştirebilirim, “kasıtlı” bir şey yok yani ortada haha. IDI’nin lafı geçtiği zaman devamlı olarak aklıma geliyor.

    Rotten Angel

    @Batuhan Bekmen, IDI albümüne yakışan bir resim. O kritikte güzel durmuş :) Ama bu güzel albüme yakışmamış. Tabi bu benim görüşüm, gerisi size kalmış..

  4. Beleg says:

    Albüm olarak çok az dinlediğim, bütün olarak zayıf, şarkı bazında birkaç mükemmel eser bulunduran bir yapıt. Morbid angel’ın diskografisinin ve gittiği yolun şekillenmesinde etkisi büyük olduğundan kötü yanlarını çok da eleştirmiyorum. 7,5 verirdim ben.

  5. Hexenhaus’un da debut albümlerinde aynı kapağı kullandığı bilinir. Eski ve ünlü bi yapıt heralde.

    Batuhan Bekmen

    @Osman Gümüş, Jean Delville’in “The Treasures of Satan” adlı tablosu kendisi. Şöyle:

    http://www.bc.edu/bc_org/avp/cas/fnart/art/delville.html

  6. b says:

    death metalin tanımlarından birisi. çok düşük puan verilmiş. 10/10

    ismail vilehand

    @b, adamsın.

  7. ismail vilehand says:

    günümüzde kullanılan “Morbid Angel etkisi” ve “Morbidvari” gibi tanımlamaların çıkış noktası bu albümdür. daha sonra Covenant ve Domination ile Morbid Angel soundu tavan yapmıştır zaten. ekstrem müzikte devrim niteliğinde bir albüm. 10/10

  8. Osman says:

    Morbid Angel soundunun baslangici ve death metalde bir kilometretasi olmasini bir kenara koyarsak, 8 bence cok makul bir not.

  9. ya böyle yorum yapmam aslında ama ne konuşuyonuz abicim. bu albüm death metal tanımıdır. en iyidir. 1 numaradır. tek rakibi death’dir. yıllarca morbid mi en iyi death mi en iyi diye düşündüğümde morbid tarafını temsil eden albümdür. 10/10.

  10. nordson says:

    uyduruklukta sınır tanımıyan bi kritik, sanki albüm kötü

    Rotten Angel

    @nordson, Kim yazdıysa, Babil tanrıları bildiği gibi yapsın.

  11. oguz says:

    Ezbere bildiğim cd player yokken cd si olan albümün kritiğini okuyunca lan o zamanlar çok mu kör göz aşık gibi dinledik dedim. Ama sonra bu gezi olayları objektif bakış empati derken; Blessed Are The Sick ( fontuyla yazmak istedim öyle gibi oku) için bile böyle mi düşüneceğiz şimdi sktr lan! dedim. Mihenk taşı olm bu album M.Ö.- M.S. de hatta sen buna 8 in bir iki sıfırı eksik gelmiş bile diyebiliriz…

  12. Seyfullah says:

    Kritikte bazı yerlere katılsamda genel olarak olumsuz yorumların çoğuna katılmıyorum bence Altars Of Madness ve Covenant kadar iyi bu albüm ayrıca Morbid Angel soundunun iyice oturması açısından da ayrı bir yere sahip bana kalırsa.10/10.

  13. Eric E. says:

    Bu albume 7 veren arkadas gitsin kulaklarini yikatsin ve albumu bastan sona bir kere daha dinlesin. Morbid Angelin A, B ve C si butun zamanlarin en onemli death metal albumleridir. Death Metali yaratan bugun bayila bayila dinledigimiz death metal gruplarinin cikmasini saglayan albumlerdir. Bu albumde caginin cok otesinde olup, bundan neredeyse 25 sene once ciktigida unutulmamalidir.

  14. owlbos says:

    Hazır albümü dinliyorken kritik varsa okuyayım dedim. Yazar arkadaşın bahsettiği genel tespitlere ne kadar katılıyorsam kendi düşüncelerine o kadar katılmıyorum. Altars of Madness ve Covenant evet, ama Blessed are the Sick ciddi anlamda bu albümler kadar taş. Ayrıca albümün müthiş bir bütünlüğü var.. 9/10

  15. Noshophoros says:

    Death için Spiritual Healing neyse, Morbid Angel için de Blessed Are The Sick öyleymiş gibi gelir bana hep. “Fetret” kelimesinin de ima ettiği gibi bir duraklama,bir geçiş albümü bu album.Kritiğe katılıyorum, göze çarpan birkaç şarkı dışında genel olarak vasat bir albüm bence de. Nasıl Death Spiritual Healing’den sonra Human gibi canavar bir albüm yaptı, bu albümden sonra gelen Morbid Angel’ın Covenant’ı da aynı canavarca etkiye sahip.Hatta daha bile fazla etkiye sahip olabilir. Yine de bir The Ancient Ones, bir Desolate Ways, bir Fall From Graves için saygı duyulasıdır.

  16. akanker says:

    Kötü kritik güzel albüm

  17. enemyofgod says:

    David Vincent’ın Morbid şarkıları çaldığı yan grubu I Am Morbid İstanbul’a gelip bu albümün 30.yılı anısına baştan sona çalacakmış. Vay anasını.

    https://tinyurl.com/mew67u8

    nomoshnocore

    @enemyofgod, nasıl ya. gerçek mi bu haber?

  18. deadhouse says:

    Gece gece müzik aradım. Heavy metal açtım Black Sabbath filan. Pink Floyd açtım, ne açtımsa tatmin etmedi. Film müziği açtım yine tatmin olmadım. Neredeyse pop şarkısı açacakken aklıma Morbid Angel geldi. Müzik budur. Şimdi dinlediğimde bu albümün 1991′de yayımlanması akıl dışı bir şey diyorum. Çok ilerici bir albüm bu.

    Fazlasıyla tatmin edici.

    ismail vilehand

    @deadhouse, Pink Floyd’un her albümünü, her şarkısını ezbere biliyorum ama (söz meclisten dışarı) hala Pink Floyd dinleyenin beynindeki kılcal damarları sikeyim. Dünyanın gelmiş geçmiş en boş beleş grubu.

    Söylemlerinin hepsi çöp ötesi ve yaşantıları ile tutarsız. Napalm Death, Nasum, Rotten Sound, Misery Index, Lock Up, Cattle Decapitation falan dinleyin.

    Sikko dedeleri hayatımızdan çıkarıp atalım artık. Çünkü onlar dünyada ne olup bitiyor farkında değiller.

    Raddor

    @ismail vilehand, ‘Pink Floyd’u seviyorum ama seveni sevmiyorum’ gibi bir durum bende de var haha.

    deadhouse

    @ismail vilehand, Roger Waters’ı takip ediyor musun bilmiyorum ama kendisi öyle biri değil. Diğer üyeler için ben de aynısını düşünüyorum. Bence uyum-müzik veya dünyada ne olup bittiğini farkında olma algısına sahip çok az müzisyen var. Senin dediğin gibi bakacak olursam dinleyecek müzisyen bulamam. Chomsky’nin bir sözü var. Amerikalılar için söylüyor ama tüm dünya halkları için de söyleyebiliriz.

    “Toplumun genelinin neler döndüğünden haberi yoktur. Hatta haberi olmadığından dahi habersizdir.”

    Frostauðn

    @deadhouse, Roger Waters hariç çöp zaten ha Roger Waters olmasa bugün Pink Floyd’u bu kadar konuşuyor da olmazdık.

    Raddor

    @ismail vilehand, bence müzik biraz da fantezi işi. Bazen enteresan cinsel hayaller kurarsın ama aslında gerçekleşmesini istemezsin ya onun gibi. Another Brick In The Wall dinlerken her seferinde gaza gelip, okulların yandığını, sistemin tamamen çöktüğünü hayal edip rahatlıyorum ama gerçekte öyle olsun istemem. Eğitim şart !

    Rockstar olsam “kıyafetler saçma, hepimiz soyunmalıyız, çıplak gezmeliyiz” diye şarkı yazabilirdim ama kişisel hayatımda da kıçımı duvardan ayırmadan gezebilirdim. Bu, ikisinde de samimi olmadığım anlamına gelir miydi? 🤔😙

  19. Pagan Angel says:

    Şu kapağa albüm adını kırmızı yazıyla hangi kör yazdı acaba

  20. Emir says:

    İlk dinlediğimde en ısınamadığım Morbid Angel albümlerinden biriydi, hatta “Noshophoros” nick’iyle yazdığım yukarıdaki yorumumda da açıkça belirtmişim.

    Gelgelelim son birkaç gündür bu albümü tekrar tekrar dinliyorum ve birkaç yıl içinde albüme karşı düşüncelerim tamamen değişti. Albümün taşıdığı cevher “Altars…” ya da “Covenant” kadar ilk elden çarpıcı ve bariz olmadığından sanırım, dinledikçe zamanla kendini açıyor.

    Şimdilerde “Blessed Are the Sick”in, MA’nın altın dönemindeki en çok “sanat yapma gayesi güdülmüş” albüm olduğunu düşünüyorum. Sadece davullara, sadece vokallere ve sadece gitarlara odaklanarak dinlendiğinde her zaman farklı bir yanını gösteriyor. Esasen henüz ikinci albümünü yayınlamış bir grup için baya dolu ve baya yenilikçi. Bu açıdan MA’nın sanki “Formulas…” dönemlerindeki işçiliğini çağrıştırıyor ve ona bir hazırlık yapıyor gibi. Sanırım ilk ve üçüncü albüm arasında biraz aykırı durmasının sebebi de bu.

    Böyle bakınca, eskiden katılmış olsam da artık bu incelemeye katılmıyorum. İncelemeyi yazan arkadaşa saygısızlık yapmak istemem, neticede herkesin kendi fikridir ve albüm kritikleri gayet de özneldir. Ama bana kalırsa “Blessed Are the Sick” için albüme daha uygun yeni bir inceleme yazılmalı. MA’nın teknik yanını en çok gösterdiği albümlerden olması bir kenara, kendini en zor açan, bununla birlikte ilk ve üçüncü albümün olamadığı kadar da sofistike bir albüm. David Vincent’ın o dönemler, “Blessed Are the Sick” tam anlaşılamadı, demesinin sebebini şimdi daha iyi anlıyorum. Esasen çok çok iyi bir albüm bu.

  21. Necrobutcher says:

    güneşli bir pazar günü.

    bir gün önce işten öğlen çıkmışım sanki 5 gün off gibi hissediyorum cumartesi akşam maç izlenmiş biralar içilmiş güzel bi konser açmışız sonra bizim çocuklarla. son kez işeyip keçeye dönmüş ağzımla bi sigara daha içiyorum yatıyorum.

    sabah müthiş bir kahvaltı yapıyorum hava güneşli ama serin dışarı çıkayım istiyorum herkese yazıyorum kimse götünü kaldırmıyor saat vura süre akşam 5 oluyor off day bitiyor güneş batıyor ve içimden bir ses diyor ki bu gün kudurarak günün yapamadın hadi o zaman melankoliye. viskiyi koyuyorum ve desolate ways açıyorum.

    sonra brunellenin öldüğünü anımsıyorum sonra kafamda chuck beliriyor voice of the soul’u düşünüyorum. acaba bu ölümlerle bu şarkıların bağlantıları var mı? gözlerim doluyor ama viski de kana karışıyor yaramın kabuğunu soyuyormuş gibi haz duyuyorum.

    abartısız söylemeliyim ki albümlerdeki bu ters köşe hatta karambol hatta ve hatta şarampol şarkıların köpeğiyim. Desolate Ways top of the top. Şarampol şarkılara örnekler:

    PLAYLIST ADI EPILOGUE OLSUN

    -M. Angel – DESOLATE WAYS
    -Mastodon – THE SPARROW
    -Mastodon- JAGUAR GOD
    -Opeth- FAITH IN OTHERS
    -Opeth- PERSEPHONE
    -Katatonia- DANCING DECEMBER
    -Opeth- ENDING CREDITS

    Tanıma uygun şarkı atarsanız çok iyi olur.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.