# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
CHILDREN OF BODOM – Relentless Reckless Forever
| 22.03.2011

Çocuklar uslanıyor.

Metal dinleyicisinin belirgin özelliklerinden biri, dinlediği müziğe saygı duymasıdır. Tonla alt türü olan metal içerisinde yalnızca bir türü seviyor olsa dahi, metal dinleyen insan sevdiği müziği sadece sevmekle kalmaz, onu el üstünde tutar, değer verir, duruma göre yüceltir.

Birtakım lavukların bilgi sahibi olmadıkları halde metale verip veriştirmeleri de sıkça karşılaştığımız bir durumdur. Şaşkın metal dinleyicisi bu tarz bir durumda genelde savunmaya geçer ve genelde Birmingham’daki işçilerden başlamak suretiyle gereksiz bir çaba içine girerek metali savunmak gibi anlamsız bir uğraşa girer. Kendini bilen metal dinleyicisi ise, bu tür yüzeysel sataşmaların bir yere varmayacağını bildiğinden, bu tür atışmalara girmez ve güler geçer, müziğini dinler.

Kısacası metal dinleyicisi dinlediği müziğe saygı duyar.

Neden böyle bir giriş yaptığıma gelince, metal dinleyen insanların en çok uyuzuna giden durumlardan biri, metal icra eden insanların bu müziğe yeterince saygı duymayan tarzda demeç ve davranışlarıdır. Kimin bu müziği gerçekten içinden gelerek yaptığını, kiminse sadece “poser” takıldığını bilen dinleyici kitlesi, bu kişilere olan bakış açısını da bu kıstasa göre belirler.

CHILDREN OF BODOM uzunca bir süredir taşşak muhabbetiyle ilerleyen bir grup. Müziklerine “o kadar da” özenmedikleri, keyiflerine baktıkları, bu sebeple de fazla ciddiye alınmamaları gerektiğine dair bir intiba, uzunca bir süredir grubun etrafını sarmış durumda. Klavyeci Janne Wirman’ın geçtiğimiz haftalardaki “Sırf birkaç ay turlamak için albüm yapıyoruz” yorumuna gelen tepkiler, yazının başından beri zırvaladığım şeylerdeki gerçeklik payını gösteriyor.

İlerleyelim.

CHILDREN OF BODOM “Hatebreeder“la dinlediğim en iyi albümlerden birini yapmış, ardından da kademeli olarak süratli bir düşüşe geçmiş, artık eskiye oranla daha az önemsediğim bir grup. Ortalama bir albüm olan “Hate Crew Deathroll”un ardından gelen gayet vasıfsız “Are You Dead Yet?” ve akabindeki “Blooddrunk” adlı ücubeden sonra, grubun ne yapacağına dair merakım ve beklentim, yeni Çılgın Sedat albümüne olan merakımdan halliceydi.

Sıradan bulduğum klip parçası Was It Worth It? ve sonradan yayınlanan Ugly’yi kıstas olarak kabul etmemişsem de, albümün çok acayip bir şey olmayacağı kabak gibi ortadaydı. Zaten kendi kalıpları içine sıkışmış haldeki CHILDREN OF BODOM müziği, “Are You Dead Yet?”ten beri her şarkısının aynı kalıptan çıktığını, şarkıların albümler arasında rahatlıkla yer değiştirilebileceğini gösterircesine, formulize ve tekdüze bir hâl almıştı.

Yayınlanan bu iki şarkının ışığında kafamdaki düşünce şöyleydi: Tıpkı ayda bir albüm çıkaran KORPIKLAANI’de yaşanan kanıksama duygusu gibi, CHILDREN OF BODOM da benzer bir duruma geliyordu. Belli ki CHILDREN OF BODOM artık hep aynı orta karar ve sürprizsiz albümü yapacaktı. Kötü dönemlerindeyse “Blooddrunk” gibi iyice sıvayacak, normal haldeyse aynı albümün farklı versiyonlarını üretmeye devam edecekti. Şahsen, grup bir tür aydınlanmaya uğrayıp bambaşka bir vizyona bürünmedikçe, bundan böyle herhangi bir CHILDREN OF BODOM albümüne 7′den yukarı bir not vereceğimi, hatta verilebileceğini sanmıyordum. Çünkü artık kabak gibi ortadaydı; ne grup böylesi bir iyileşme için kasıyor, ne de, kassa da bunu başarabileceğine dair bir ışık veriyordu.

Albümü ilk dinleyişimde, yukardaki paragraftaki düşüncelerim neredeyse aynen geçerliydi. Albüm vasattı. “Herhangi bir CHILDREN OF BODOM albümü” idi. Ancak dinledikçe, baştaki düşüncelerimde değişmeler olduğunu gördüm. Bir aydınlanma yoktu elbet, ancak şarkı yazımında, melodi ve riflerde, en azından “Blooddrunk” adlı çöp kovasına oranla bariz bir iyileşme vardı. Sofistikeleşmeden, yahut bir anda fırlayan bir müzikaliteden bahsetmiyorum; ama açık şekilde görülen olumlu bir değişim vardı. Ben de albümü dinlemeyi sürdürdüm. Bu yazıyı yazdığım şu ana dek sanırım 20 kez falan dinledim ve nihayet kararımı verdim: “Relentless Reckless Forever”, “Are You Dead Yet?” ve “Blooddrunk”tan çok daha iyi, kişinin zevkine göre “Hate Crew Deathroll”la kapışabilecek bir albüm.

Albümün şansı belki de “Blooddrunk”ın arkasından geliyor olmasıdır, bilemiyorum. Nihayetinde akılda kalıcı pek çok rif ve melodi albüm boyunca karşımıza çıkıyor. Son olarak “Hate Crew Deathroll”da hissettiğim, parçaları kulaktan çıkarıp çalma isteğini, “Relentless Reckless Forever”da da yaşadığımı söyleyebilirim. Bu da demek oluyor ki albümü dinlerken, dinlediğim şeyin iyi yazılmış, dolayısıyla da çalmasının zevkli bir şey olacağını düşünüyorum. Zaten bir albümü sevme, beğenme konusundaki en büyük işaret hep bu olmuştur benim için; dinlerken “Bunu mutlaka çıkartıp çalmalıyım” diyorsam, dinlediğim şeyi beğenmişim demektir.

Diğer yandan, grubu sevmeyenler ve artık dinlemeye dahi tenezzül etmeyenler için elbette değişen bir şey yok. CHILDREN OF BODOM aynı CHILDREN OF BODOM. Şarkı yapıları, beste formülleri yine aynı, ama bu kez, üzerinde daha çok uğraşılmış, ilk akla gelenin kaydedilmediğini bağıran, ufak detayların büyük farklar yarattığı bestelerle.

Bir de unutmadan, CHILDREN OF BODOM ve bu tarz karakteristik sound’u olan meşhur gruplarla ilgili yaşanan “yine aynı şeyler” olayına dair bir düşüncemi dile getirmek istiyorum. CHILDREN OF BODOM tarzı kalıplaşmış sound’lu gruplar, bence bu tür “yine aynı şeyler” eleştirilerine karşı biraz korunaklılar. Çünkü tıpkı adları anılabilecek bu tipte başka büyük gruplar gibi, CHILDREN OF BODOM da hâlâ sadece ve sadece kendisine benziyor. Kendi emekleriyle yarattıkları sound’larının ekmeğini yiyorlar. Dahası, yaptığı müziğe en ufak türde benzeşme çabasındaki diğer grupları da ilk andan “CHILDREN OF BODOM gibi” yaftasına maruz bırakıyorlar. Bu da CHILDREN OF BODOM’un eleştirilebilirliğini, en azından küçük düşürmeye varmayacak bir yerde tutuyor. Tamam grup heyecanını kaybediyor, aynılaşıyor diye düşünülebilir, ki ben de bu albüme kadar aynı kanının bayraktarıydım. Ama örneğin bir klonlukla, çakmalıkla suçlanmak gibi küçültücü hallere düşen gruplara nazaran daha üstte durmayı sürdürüyorlar. Elbet imaj ve müziklerini Amerika piyasasına göre modifiye ediyorlar, ama yine de hâlâ “Something Wild”daki CHILDREN OF BODOM’dan, örneğin şu anki IN FLAMES’in “Lunar Strain” dönemindeki haline olduğu kadar uzak değiller. IN FLAMES de can tabii, örnek vermek için kurban seçtim.

Son olarak, grubu iki kez canlı izlemiş biri olarak Nisan’daki konsere gitmenizi öneririm. Zira grup, kendi ağızlarından da söyledikleri gibi sadece turlamak için albüm yapıyor; dolayısıyla da konsere geldiğinize değecek türde performanslar sunuyor. Gruptan ilk andan beri nefret ediyorduysanız bilemem ama, eski BODOM’u seviyorduysanız, şimdiki hallerine bakmadan konsere gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz.

Not: Alttaki ilk 15 yorum “Was It Worth It?” klibi içindir.

7,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (6.58/10, Toplam oy: 101)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2011
Şirket
Universal
Kadro
Alexi Laiho: Vokal, gitar
Roope Latvala: Gitar
Henkka T. Blacksmith: Bas
Janne Warman: Klavye
Jaska W. Raatikainen: Davul
Şarkılar
1. Not My Funeral
2. Shovel Knockout
3. Roundtrip to Hell and Back
4. Pussyfoot Miss Suicide
5. Relentless Reckless Forever
6. Ugly
7. Cry of the Nihilist
8. Was It Worth It?
9. Northpole Throwdown
10. Party All the Time (Eddie Murphy cover'ı) (Bonus)
  Yorum alanı

“CHILDREN OF BODOM – Relentless Reckless Forever” yazısına 49 yorum var

  1. Ahmet Saraçoğlu says:

    çok acayip bi yanı yok ama blooddrunk’ın hepsinden iyi bence.

    Aeonian_Lich

    @Ahmet Saraçoğlu, katılıyorum. Keyifli bir parça. Hatta mid tempo bir parçaya göre baya keyifli.

  2. kantele says:

    Bunlar iyice zıvanadan çıkmış yav. Hangi kitleye hitap etmeye çalışıyorlarsa?!

  3. vokalleri çok in flames gördüm.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Enver Yılmaz, vokal yapmakla kalmayıp vokalleri görebilme yeteneğine de kavuşman Thrown to the Sun’ı bambaşka boyutlara taşıyacak.

    ben

    @Ahmet Saraçoğlu, İkinci şarkı ne oldu ağabeylerim? Hani üçüncü hani dördüncü.

    Ahmet Saraçoğlu

    @ben, EP’den albüme döndürdük olayı ve kayıt namına da hatırı sayılır bütçe ayırdık. Yazın çıkarmak istediğimizi söyleyeyim. O arada bir şarkı daha yayınlarız ama hemen değil. Biz de istiyoruz bir şeyler paylaşmak ama umduğumuzdan daha iyi bir şeye gidebileceği için tam tatmin olunca yayınlayacağız.

  4. masteroforion says:

    Solo bölümüne doğru çok classic rock bir hava alıyor. Sevdim.

  5. patogonomik says:

    keşke şu 23nisanvari klavyeler yerine biraz daha oturaklı ciddi klavyeler olsa,oyle daha çok severdim COBu:( ayrıca şarkı kotuye işaret,ya da kim bilir belki de beklentileri yuksek tutmamak için özellikle seçmişlerdir,evet boyle düşünmek istiyorum :P(bu da benim iyimserliğim)

  6. follow the reaper says:

    bu nedir ya vokalde alexi mi var anders friden mi belli değil..ayrıca ben de albüm hakkında iyimser düşünmek istiyorum bu şarkıdan sonra..

  7. ben says:

    Çok iyi değil , kötü de değil. Ben beğendim,dinlenir.

  8. Kıvanç says:

    dinlenebilir.. blooddrunk gibi facia yaşamayacağımızı düşünüyorum.

    kantele

    @Kıvanç, bu, dinlenir, dinlenebilir, başıma bişey gelmeyecekse dinlemeyi düşünüyorum gibi yorumlar nedir ya? Kasmayın bence, dinlemek zorunda değilsiniz yani.

    Not: COB antifanıyım.

    nekropunk

    @kantele, planlı programlı metal müzik dinleyiciliği

  9. nefistofalis says:

    are you dead yet? diye sormak lazım bunlara.tadı kaçtı bodom’un.blues sevdiğim içndir belki, solo hoşuma gitti.

  10. _BlaCkeneD_ says:

    ben bu şarkıyı bi sevemedim aga. çok umutlu değilim yeni albümden. something wildların, hatebreederların emeklerine yazık yahu. neticede severim bu bodomun çocuklarını kötü konuşmak istemiyorum ama kendimi tutamıyorum işte…

  11. Belus says:

    tamam swedish e uygun modda:)

  12. Ugur says:

    Şarkıyı ilk defa dinledim de şimdi vokaller bildiğin Peter Tagtgren lan.Özellikle nakarat kısmı.

    Punisher

    @Ugur, düşüncelerimi okudun hocam. Bende sırf o yüzden sevdim bu parçayı

  13. Chuck Reis says:

    klip çekilecek şarkı olarak bunu seçtilerse yandık… yeni albümden umudum kalmadı valla

  14. Chuck Reis says:

    Bu arada video açılmıyor. başka linkten koyunda yeni gören arkadaşlarda izlesin :)

  15. patogonomic says:

    ya abi nedir bu blooddrunkla alip veremediğin..ne zaman bi COB heberi çıksa saydırıyon,sonra ben de acaba gerçekten o kadar mı kötüydü deyip tekrar bi göz atıyorum albüme ama yok hala bildiğim sevdiğim blooddrunk..tabii ki bi hatebreeder ya da H.C.Deathroll değil ama yazar ve dinleyici notu 3,5 olunca bu kadar mı ayarsız bi kulağım varmış diyorum :)

    Ahmet Saraçoğlu

    @patogonomic, başkaları da aynı şekilde düşünüyo yorumlara bakınca. çok kötü bi albüm sadece bunu diyebiliyorum. :)

  16. Avcı says:

    Şu albümü kim yazdı şimdi?anlamadım.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Avcı, düzelttim.

    Aeonian_Lich

    @Ahmet Saraçoğlu, Hepimizin emeği vardı yazıda, hepimizin! Düzeltmek dediğin kendi ismini yazmak mıydı ha?

  17. kantele says:

    Ben bu albümü dinlemedim, dinleme isteği de duymuyorum. Bundan sonra yapacakları işler için de böyle olacaktır durum. In flames isimli hoppidikler için de aynı şeyleri düşünüyorum.

  18. Deniz says:

    Bir flash diskin içinde duruyordu pek dinleyesim yoktu da kritiği hadi şunla beraber okuyayım dedim. Şahane değil kesinlikle, vokal daha önce de belirtildiği gibi gıcıksar. Bir kaç defa daha dinlemem lazım henüz tam riffleri kafamda ayrıştıramadım. Ama kötü de değil gibi. Blooddrunk’ı dinlemedim. Dinlemedim dediysem 2 parçasını dinlemiştim hiç hoşuma gitmediği için hiç uğraşmamıştım sevmeye ve dinlemeye.

  19. ege tekmen says:

    hayatımda gördüğüm en berbat albüm kapağını seçmişler. madem ‘büyük’ grupsunuz, binlerce gencin gönlünü fethediyorsunuz, anlaşın lan travis smithle.

  20. Kıvanç says:

    Blooddrunk’tan kesinlikle daha iyi bir albüm ama diğerlerine kafa tutamaz bence. 7′yi bastım gitti.

  21. Chuck Reis says:

    madem müzik yaparken işi taşağa alıyorlar. bende oy verirken taşağa alıyorum… 10 üzerinden 1 i bastım gitti

    bloodshower

    @Chuck Reis, tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış

  22. _BlaCkeneD_ says:

    Albümü henüz sindirme aşamasındayım henüz bir kaç defa dinledim ama ilk izlenimlerim alexi biraderin groove thrash sevdasının artık kabak tadı verdiği yönünde. Yani dinlerken exodus mu dinledim children of bodom mu dinledim ayırd etmek güç. O efsanevi ilk üç albümdeki akıllara zarar melodiler, öldürücü sololar, deli rifflerin esamesi yok. Hoş HC Deathrolldan beri yok sürpriz değil benim için. Alexinin müzisyenliğinin doruk noktası olması gerekirken bu adamın yaşı ilerledikçe yeteneği geriye doğru gidiyor. Ha bu Alexi’yi sevmediğim anlamına gelmez. Bunun yanında iyi yönünden bakarsam kesinlikle Blooddrunk’tan çok daha iyi bi albüm. Şu ömrü hayatımda dinlediğim en yalan albümlerden biriydi Blooddrunk. İlk dinleyişimde tereddütlerim vardı acaba Blooddrunk gibi bi rezalet mi çıkacak gene diye ama neyse ki onu atlatmayı başardılar. Dediğim gibi ilk 3 albümün tırnağı değil ama Bloddrunk’tan 5 10 gömlek daha üstün. Are You Dead Yet ayarında olabilir biraz daha sindirmem lazım. İlk izlenimlerim bu yönde bakalım ilerleyen günlerde yorumum nasıl olacak.

  23. saklanan saman says:

    müziğe hiç bir laf etmicem. yalnız fi tarihinden beri belli bu alexi oğlanının söz yazarlığının recep bülbülses-ajdar arası birşey olduğu. peki niye gruptan bir delikanlı çıkıpta “dur amına koyim ver şu kalemi git solo at sen” deyipte kafasına vurmuyor şu deli oğlanın. biz mecburmuyuz bilmem kaç albüm boyunca birbirinden sikko sözler duymaya ?

    Ahmet Saraçoğlu

    @saklanan saman, “Metal dünyasının gelmiş geçmiş en kötü sözlerini biz yazıyoruz. Tabii Manowar’dan sonra.” – Alexi Laiho

    saklanan saman

    @Ahmet Saraçoğlu, iyi en azından kabul ediyormuş. keşke şu adam bir travma falan yaşasada biraz ciddi şarkılar yazmaya başlasa. ne bilim manitası boynuz taksın annesi komaya girsin falan.

    Chuck Reis

    hemen olmaz. önce spritual healing gibi geçiş albümü yapmaları lazım :))))

    _BlaCkeneD_

    @saklanan saman, onun manitası Janne Wirman. :)

    O değil de benim ilginç bi şey dikkatimi çekti. Cob albümleri arasında şarkı isimlerinde Bodom kelimesinin geçmediği tek albüm bu. Daha önceki 6 albümde de çeşitli evrimlerde bir kere bile olsa Bodom kelimesi geçerdi. Bunda öyle bi dalga yok. En azından şarkı isimlerinde yok. Sözlerinde geçiyor mu henüz bilmiyorm.

    distant

    @Ahmet Saraçoğlu, parçaları bir araya getirecek olursak:

    kötü sözler yazıyoruz, turneye çıkmak için albüm çıkarıyoruz, yine de bir sürü sevenimiz var!

    Ahmet Saraçoğlu

    @distant, zamanında güzel müzik yapmış oldukları gerçeği sabit olunca, normal.

  24. yazıda demedim ama shovel knockout, pussyfoot miss suicide ve not my funeral bence grubun follow the reaper’dan beri yaptığı en güzel şarkılardan.

    Chuck Reis

    @Ahmet Saraçoğlu, dediğin şarkıları attım ipoda. looplayıp duracam, bakalım ne kadar haklısın .)

  25. Deniz says:

    Okurlar da itinayla itin götüne sokmuş ha, asking ale…(üşendim)’la yarışacak kadar da kötü değil lan yapmayın etmeyin.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Deniz, çoğu dinlemeden vermiştir. baya taş şarkılar var albümde. yazıda da dedim ama, follow the reaper’dan beri kesinlikle en iyisi. hatta onunla bile karşılaştırılabilir belki.

  26. junkman says:

    bence albüm eskilere oranla iyi olmasada 7 buçuk puanını hakeden bir albüm ama son bir kaç albümede tur bindirdiği açık…

  27. Chuck Reis says:

    albümü iyice sindirdim. görüşlerim dehşet/süper olduğu yönünde.

    rank listem şöyle [çokta önemli sanki :) ]

    1. hatebreeder (burun farkıyla)
    2. follow the reaper
    3. relentless reckless forever
    4. something wild
    5. blooddrunk
    6. hate crew deathroll
    7. are you dead yet?

  28. swedish says:

    Bu adamları Follow The Reaper den bu yana dinlemiyodum.
    Herkesteki ortak kanaat gibi çok sıradanlaştıklarını düşünüyodum yaklaşık 1 saat önce albümü bir indireyim dedim iyiki de indirmişim.
    Adamlar toparlanmış sanki.Öncelikle tüm şarkılar birbirine bağlı ve devamı gibi evet bence bu yuzden akılda kalıcı şarkı olmamış ama riffler sololar tempo gerçekten çok sağlam geldi bana.Gitar tonlarına da ayrıca bayıldım.Evvelki albümlerdeki o cıyırtı şeklindeki klavye atraksiyonları da azalmış

  29. Mehmet Ali Özcan says:

    kişisel görüşüm,tonda hafiften bi değişiklik yaşanması yararlı olmuş albüme,gitar tonları daha tiz gibi geldi bana,sanki hafiften follow the reaper la hate crew deathroll arası olmuş,şarkıları çalmasıda cidden aşırı zevkli,özellikle blooddrunk’taki dandik soloların üzerine,ugly,not my funeral şarkılarının soloları ilaç gibi geldi. Yeni albümleri de hatebreeder a yakın olur diye düşünyorum,çünkü black metale yakın olacak gibisinden bi açıklama yapılmıştı. Bodom sanki hafiften kendine geliyor bence. Bi de,alexi esp kullanmaya başladığından beri albümler tırtlaştı,farkeden var mı bilmem.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.