# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
KURBAN – Kurban
| 27.11.2010

Sürüden ayrılan kuzu.

Albümle en ufak bir ilgisi olmayan anısal kısa giriş:

Altı, yedi yaşlarındayken bir kurban bayramında dedemlerin yazlığında kalıyorduk. Sabah kurban kesilecekti ve kesilecek koç da bahçede bekliyordu. Uyuyamadığımdan bahçeye indim ve birkaç saatlik ömrü kalan hayvanı sevdim, ona yaprak neyin vererek zavallı koçcağıza son kez baktım. Çok net hatırladığım, hayvana yarısı yeşil yarısı kırmızı, etraftaki diğer tüm yapraklardan farklı cins, büyük bir yaprak verdiğimdi.

Sabah kafası vücudundan ayrılmış hayvanın yarılan midesinden, daha tam sindirilmemiş halde yeşil kırmızı büyük bir yaprak çıktı. Canlısına verip ölüsünden aldığım o yaprak, o günden itibaren benim için kurban kelimesinin tanımı oldu.

(Çok kötü bir şekilde yazıyı bağlıyorum bak dikkat et.)

Ta ki bir sabah televizyonda, sırtlarına bağlı halatlarla oradan oraya zıplayan birtakım gençlerimizin olduğu o klibi görene kadar.

(Dedim ama…)

Neyse, yola koyulalım.

Türk rock müziği adına dinlediğin en iyi albümlerden biri olan “Kurban”, tıpkı ŞEBNEM FERAH’ın “Kadın“ı gibi doksanlar Türk rock müziğinin en önemli albümlerinden biri olmakla kalmayıp, en başarılı ilk albümler arasına da adını yazdırmayı bilen bir çalışmaydı. Tıpkı MİRKELAM’ın koşmalı klibiyle yaptığı gibi, KURBAN da çıktığı anda tüm Türkiye tarafından bilinen bir isim haline gelmişti. Aşırı derecede akılda kalıcı melodisi ve nakaratıyla tam bir radyo hiti olan Yalan adlı bu şarkı, sıradışı klibinin de yardımıyla tüm kanallarda hiç durmaksızın çalıyor, rock müzik sevsin sevmesin dönemin tüm gençleri KURBAN fenomenine kapılmış gözüküyordu.

O dönemler ekstrem türleri şöyle böyle dinleyen biri olduğumdan, çok acayip bir müzik yelpazem yoktuysa da, KURBAN’ın birbirinin kopyası çerezlik rock gruplarından olmadığı, beste kabiliyeti yüksek, gitarı etkin şekilde kullanan bir topluluk olduğu bir şekilde belli oluyordu. Yalan çok acayip gitar kullanımına sahne olan bir şarkı değildi elbet, ancak bir şekilde bu şarkıyı içinde barındıran albümde, daha fazlasının olacağı izlenimine kapılmıştım. Ben de çıktım ve başka hiçbir şarkısını bilmediğim bu albümü alıp eve döndüm.

Daha intro’dan, bir rock grubu olan KURBAN’ın müziğindeki MEGADETH, METALLICA etkisi belli oluyor gibiydi. Çok güçlü bir gitar tonu, enfes bir davul kullanımı, gayet güzel vokal melodileri ve sırıtmayan sözler, şarkılar ilerledikçe “Kurban”ın gayet iyi bir albüm olduğunu bana göstermeye başladı. Deniz Yılmaz’ın ne yaptığını bilen bir müzisyen olduğu, Burak Gürpınar’ın sadece ritim tutmakla kalmayıp çok güzel partisyonlar yazdığı, basçı Kerem Tüzün’ün enstrümanına gayet hakim olduğu, an be an yüzümüze vuruluyordu.

Sorma’yla coşum coşum coşabilir, Gelme’yle kendinizi davula eşlik ederken bulabilir, Ben Değilim’deki ufak detaylara şaşırabilir, damar ötesi Kurban’da grubun beste kabiliyetine ve çok yönlülüğüne şapka çıkarabilirdiniz.

Albümün başarısındaki bence en önemli unsur, “Kurban”ın gayet Batılı bir sound’a sahip, modern bir rock albümü olmasına rağmen, hiçbir anında, daha geniş kitleye yayılma amaçlı bir yerel motif kullanma ucuzluğuna kaçmaması, arabesk tatlara başvurmaması, ama buna rağmen riflerde, melodilerde, bir şekilde bu topraklardan çıktığını hissettirmesiydi. MOĞOLLAR nasıl modern sound’larına rağmen Anadolu kokuyorsa, “Kurban” da bas bas bağırmaksızın bir “buradanlık” hissettiriyor, Anadolusal bir tını barındırıyordu.

Bu elbette ki besteleri yapan kişilerin vizyonu geniş ve zaman içinde dinlediklerini iyi özümsemiş müzisyenler olduğunun kanıtıydı.

Bildiğimiz gibi “Kurban” çok başarılı oldu. Yanlış hatırlamıyorsam ilk haftasında 50.000 sattı. Ardından grup METALLICA’nın önünde bile sahne aldı (o kısma girmek istemiyorum, kadın kıyafetleriyle çıkmak bence büyük bir hataydı). İkinci albümleri hoşuma gitmeyince ve KURBAN da ülkemiz rock gruplarının olmazsa olmazlarından türkü cover’lama furyasına dahil olunca, grubu takip etmeyi bıraktım. Son çıkan albümleri her yerden çok iyi yorumlar aldıysa da henüz dinleme fırsatım olmadı, ancak fırsat bulduğumda onu da alıp dinlemek niyetindeyim.

Kısacası ben bir KURBAN hayranı değilim, grubun şu anki kadrosunu dahi bilmiyorum, ama diğer yandan “Kurban”ın hayranıyım ve bugün dinlediğimde bile ne kadar kaliteli, yenilikçi ve zeki bir albüm olduğunu görebiliyorum. Albümün bu özellikleri dolayısıyla, bu son cümlemi 2030′da da kurabileceğimi düşünüyorum.

Bu arada midesinden yaprağı aldığım o sevimli koçtan bir et çıktı arkadaş, yaprak maprak görmedi gözüm valla o yaşımda yabaniler gibi pirzola sıyırdığımı falan hatırlıyorum. Hey gidi…

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (6.19/10, Toplam oy: 124)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1999
Şirket
Raks Müzik
Kadro
Deniz Yılmaz: Vokal
Umut Gökçen: Gitar
Kerem Tüzün: Bas
Burak Gürpınar: Davul
Şarkılar
1. Intro
2. Gelme
3. Ben Değilim
4. Yalan
5. İstersin
6. Yalaka
7. Sorma
8. Kurban
9. Yemen Türküsü
10. Dur Gitme
11. Son Söz
12. Wonderful Tonight
13. Outro
  Yorum alanı

“KURBAN – Kurban” yazısına 19 yorum var

  1. Exorsexist says:

    vay lan şaşırdım. mavisakal ile birlikte eskilerde kalanlardan. bir de tabi ki yalan dostum.

  2. caksu says:

    ‘Buradanlık’ paragrafına artı rep. Koşmalı klibin bahsi de mutlu etti. :) Her Gece’yi hatırlatan yeni klibi de tatlı olmuş Mirkelam’ın.

  3. Ufuk says:

    Şu hayatta bariz irrite edici bulduğum gruplardan biri Kurban, en çok kıl olduğum müzisyenlerden bazıları bu grubun vokalistiyle davulcusu, onun da ötesinde en çok nefret ettiğim şarkılardan biri “Yalan” olsa gerek. Klibi daha yeni çıkmıştı (98 miydi neydi) ve 20-30 saniye anca dayanabilip kanalı çevirmiştim.

    Bir de enstantane var. 2005′te yapılan bir festivalde röportaj veren vokalistin “sonuçta siz ve diğer hard rock grupları” diye söze giren muhabir kıza “Biz hard rock yapmıyoruz, Bon Jovi bir hard rock grubu olabilir, ama bize hard rock demeyin, biz alternatif rock grubuyuz” yorumuna da yanımda oturmakta olan yakın arkadaşımın efsane tepkisi hala kulaklarımda çınlıyor: “Senin saçını sakalını s****” :D

    Neyse. Daha önce hiçbir albüme bu kadar içimden gelerek 1 vermedim heralde :)

  4. caksu says:

    O değil de kavurmadan aldığım tadı hiçbirşeyden almadım.

    Batuhan Bekmen

    @caksu, ulan gecenin köründe denecek şey mi bu. bak şimdi ya.

    hayret bişey ya.

    like fire

    buzlukta da kavurma var şimdi. bak sen şu işe :D

    ben de acayip kıl oluyorum şu gruba nedense. sevemiyorum bi türlü.

  5. Deon says:

    İşte beklediğimiz kritikler :)

    “Kurban müziği” diye bir özgünlüğü olduğunu düşünüyorum grubun. Bu grubu sırf adamların müzkal sentez başarısı ve vizyon genişlikleri ile değerlendirdiğimde; Türkiye’de türlü populist davranımlara olabildiğince az katılmış, sevdikleri işi yürekten yaptıklarına ve hatta bir çok kez plak şirketi bulamayıp battıklarına istinaden rock soundunu ve dediğin gibi “buradanlığı” plastikleşmeden verebilmeleri ile çok takdir ediyorum. Canlı performanslarını da gençlik yıllarımda Antalya’da 3-4 kez izleme şansını bulmuş biri olarak diyebilirimki kalitelerinden ödün vermeden, soundu ve müzikal hakimiyet ve tavırlarla izlediğim en iyi sahne performanslarındandır. Kaliteli adamlar kaliteli müzisyenler. Müzik endustrisi ve kayıt teknolojileri konusunda da baya aşmış bir adamdır Deniz Yılmaz. Son zamanlarda yaşadıkları problemlerdenmidir bilinmez konserlerinde olumsuz tepkiler almışlar diye duydum.

    Bu arada site konsept oalrak genişlemeye devam ediyor. Diğer değerli yerli grupları da bekler bu gönül. Dr.Skull, Pilli Bebek, Mavi Sakal gibi kritikler de neşemize neşe katabilir misal :) Diğer Kurban albümlerine kritiklerini de senin objektif bakış açınla dört gözle bekliyorum Ahmet ellerine sağlık zamanına bereket. Bol omnivor günler temenni ediyorum! :)

  6. ben says:

    “İnsanlar” ve “Sahip” albümleri bence gayet dinlenesi albümlerdir.(Benim düşünceme göre ilk albümden çok çok iyi) Hatta yine Deniz Yılmaz’lı Panik grubunun “Almayan Böyle Olsun” albümü de çok eğlencelidir.Aman tanrım çok sofistike müzik yapıyolar diyemem ama sağlamdır bence.

    Oha nasıl klip ? http://www.youtube.com/watch?v=Eirdl_B0NTY&feature=related

  7. Chuck Reis says:

    Bu deniz’in iyice götü kalktı. rahmetli dio’ya bile küfür etmiş.

    http://www.youtube.com/watch?v=x0YbZFZu77Q

    Ahmet Saraçoğlu

    @Chuck Reis, haber olarak koymayı düşünmüştüm, hatta haberi hazırladım da ama sonra değmez deyip boşverdim, haberi de sildim. Koysak kesin binlerce kez okunurdu ama böyle bi saçmalığı duyursak ne olur, duyurmasak ne olur dedim sonra. Kızmaya, küfretmeye bile değmez bence. Acınası bi şey.

    Chuck Reis

    bence konulması iyi olurdu. en azından insanlar öğrenirdi deniz denilen adamın nasıl bir … olduğunu.

    like fire

    @Chuck Reis, bu adam kendini ne sanıyor, komedyen mi? ulan herkes de gülüyor, grup elemanları da sesini çıkarmıyor. bi kişi napıyosun abi demiyo yaa. kurban sevmezdim, şimdi gerçekten nefret ettim.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Chuck Reis, orası öyle tabi de, “bakın lavuğun teki metale/dio’ya ne dedi” gibi olmasını istemedim. bu başlığı canlı tutarak da insanların görmesini sağlayabiliriz nispeten. :)

    Ahmet Saraçoğlu

    @Chuck Reis, tekrar düşündüm de, haklısın aslında. Madem saçmalamak bu kadar kolay, gereken yapılsın. :)

    Ömer Kuş

    @Chuck Reis, içler acısı.

  8. Babayaro says:

    Pentagramdan sonraki en büyük Türk gruptur. Bazen sıçıp sıvasalarda röportajlarda yinede işini bilen gruptur. Denizin kıvrak zekası ve her şekle giren sesinin yanında bascı Kerem ve davulcu Burağın üstün yetenekleri grubu daha bi dinlenesi yapıyor. yeni EP leri çıkınca ne kadar geliştiklerini görücez

  9. chuck says:

    tv’de manga’ya laf atmaları ve vokalistin Dio’ya küfür etmesi dışında haklarında hiçbir şey bilmediğim bir grup. ne kendilerine ne de müziklerine dair en ufak bir fikrim yok.

    Y jenerasyonu için epey bir şey ifade ediyor sanırım. türkçe rock müziği çok basit ve ucuz bulduğumdan sanırım ilgilenmiycem. zaten üretmeyi de bırakmışlar.

    deadhouse

    @chuck, Türkçe Rock müzik adına gördüğüm en eğreti şeylerden biri. Dil mil olayında da değilim. Gerçekten iyi diyebileceğim, ulan 10 yıl sonra da dinlenir bu diyebileceğim tek bir Türkçe Rock albümü görmedim. Hep bir olmamışlık var. Parodi grubu gibiler. Sinemadaki kötü B filmleri gibiler. İyi B filmi değil, kötü B filmi.

    chuck

    @deadhouse, bunun hakkında makaleler, belgeseller çekilip çok güzel tartışma konusu çıkabilir.

    kısaca özetlemek gerekirse; zamanında özgün bir şekilde çıkabilmiş grubumuz yok. çıkabilenler ya yarım yamalak üretmeden, boşlayarak, orijinalden uzaklaşarak vs. işler yaparak da sıvadılar.

    isim isim gitmeyi ama şu falan demeye gerek yok. insanların şevkini ve moralini kırmak gibi bir niyetim olmasa da 21. yüzyıldayız ve gerçekler günyüzü gibi ortada. gerek sinema, gerek müzik her sanat dalında kimse bence türkçe rock ve metal ve diğer ”uğraşlar” ile vakit kaybetmesin. işin mezbahına girsin. ondan sonra kendi bulunduğu yere dönüp bi’ baksın.

    neyse ki yine de barış manço’larımız cem karaca’larımız falan var. (daha da uzar bu liste ama anladın sen)

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.