# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
PROSTITUTE DISFIGUREMENT – Descendants of Depravity
| 23.04.2010

Kravat takanlarını gördüm.

Prostitute Disfigurement, bu albüm çıkana kadar çok da hazzetmediğim bir gruptu. Her ne kadar bir önceki albümleri “Left In Grisly Fashion”da Avrupa death metaliyle Amerikan gore grind’ını güzel harmanlayıp kendilerine özgü bir yapı yaratmayı başarsalar da, kendilerini geliştirmelerine rağmen “bürrrrr” vokalden vazgeçemeyişleri, tarzlarının önüne geçiyordu. “Bürrrrr” vokal de yeri gelir, en asil duygunun sesi olur (bkz. Rotting Away Is Beter Than Being Gay), fakat Prostitute Disfigurement’ın geldiği noktayla ismi haricinde pek bağdaşmadığını düşünüyordum.

Vokalist Niels Adams’ın Nox’un “Ixaxaar” albümünde mikrofonu bağırsaklarından çıkarıp şarkıları ağzıyla söylemeye başlamasıyla aldığı sonucu gören grup elemanları, bir süre başlarını taşlara vurmalarının da etkisiyle olacak, grubun müziğinde fark edilir bir değişikliğe gitmişler ki “Descendants Of Depravity”, grubun ilk üç albümüne oranla her açıdan çok daha başarılı bir iş olmuş.

İlk üç albüm hakkında benimle aynı fikirde olmayanların bir kısmı için hayal kırıklığı yaratsa da objektif olarak bakıldığında bu değişimlerin grubu hak ettiği yere taşıdığı bir gerçek. Önceki albümlere baktığımızda her yeni albümde guttural vokali biraz daha zor taşıyan şarkı yapıları dikkat çekiyordu. Nitekim gore grind’dan ziyade, Avrupa menşeli brutal death metal kategorisinde değerlendirilebilecek tarzları, 2000’lerden sonra patlayan modern ve teknik death metalden de etkilenmeye başlamıştı.

Yazının konusu olan albüme baktığımızda çok çeşitli rif yazımı görmek mümkün. Özellikle taramalarla oluşturulmuş, parçalara melodiklik kazandıran rifler, aynı zamanda şarkılara ve albüme de karakterini veriyor. Bunun yanında yer yer Psycroptic veya Spawn Of Possession tadı veren notalar da duymak olası. Grup, ara sıra teknik death metale göz kırpsa da genel olarak, zaman içinde geliştirdikleri rif yapılarına bağlı kalıyor. Riflerdeki çeşitlik şarkı yapılarına da boyut kazandırarak dinleyiciyi baştan sona canlı tutmayı sağlıyor. Modern death metal gruplarının standardını yakalayan, kıvamlı ve güçlü bir tona sahip olan gitarlarla ilgili dikkati çeken bir diğer nokta da sololar. Genelde karambol olmayan, nizami çalınmış fakat atonal sololar, özellikle bozulmuş akorlarla veya arpejleriyle birleşince hastalıklı anlar yaşatıyor. Bas gitar, her an duyulmasa da özellikle grubun başarılı olduğu geçişlerde iyi kullanılmış. Bunun dışında, yaklaşık kırk dakika boyunca durmak bilmeyen güçlü müzik için kroslarla birleşip sağlam bir altyapı oluşturacak şekilde tonlanmış.

Niels Adams’ın vokalini bağırsaklarından ciğerlerine doğru kaydırarak güçlü ve brutal bir hava kazandırdığı albümde aynı havaya katkıda bulunan davullara gelelim. Önceki albümlerdeki davulculuğunu da beğendiğim Michiel van der Plicht, bu albümde adam gibi trigger’lanmış davullarıyla baştan sona kafa sallatıyor. Trigger kullanılmış olmasına rağmen ne kroslar, ne de altolar yapay bir his uyandırıyor. Özellikle ayarında gerilmiş trampet ve türlü çaplardaki altolarla leziz ataklar geçerken, parlak tondaki zillerini de bu tip yerlerde verimli kullanıyor. Blast giderken ride’ın değişik yerlerine veya diğer zillere yaptığı dokunuşlar da ufak ama önemli ayrıntılar.

Bütün bu unsurlara, bir de başarılı şarkı yazımı eklenince, baştan sonra kendini dinleten ve akılda kalan bir albüm ortaya çıkmış. Vokalin tarz değiştirmesi de bruatliteden bir şey eksiltmemiş, aksine başarılı prodüksiyon, iyi tonlanmış bir ses sisteminde önceki albümlerden de daha brutal anlar yaşatıyor.

Zaten ilk albümlerinden bu yana kendilerini çok katı kalıplara sokmayarak gelişmeye çalışan grup, bu albümle beraber death metal adına çok orijinal işlere olmasa da, kendi adlarına büyük bir sıçramaya imza atmış. Bu albümün ardından dağılmalarına rağmen, geçtiğimiz ocak ayında tekrar toplanan grubun aynı ivmeyle devam etmesi halinde Hollanda death metal listelerinde daha üst sıralara çıkması da olası. Death metal camiası olarak geçirmekte olduğumuz bu zor dönemde, dinlemeyenlere ilaç gibi gelecek bir albüm. Kapak da Pär Olofsson’a ait, yanlış olmasın.

hysteresis

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.04/10, Toplam oy: 27)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2008
Şirket
Neurotic Records / Willowtip
Kadro
Niels Adams: Vokal
Niels van Wijk: Gitar
Danny Tunker: Gitar
Patrick Oosterveen: Bas
Michiel van der Plicht: Davul
Şarkılar
1. Torn in Bloated Form
2. The Sadist King and the Generallissimo Of Pain
3. In Sanity Concealed
4. Killing for Company
5. Storm of the Fiend
6. Life Depraved
7. Carnal Rapture
8. Fatal Fornication
9. Sworn to Degeneracy
  Yorum alanı

“PROSTITUTE DISFIGUREMENT – Descendants of Depravity” yazısına 2 yorum var

  1. like fire says:

    ilk paragrafta linki verilen şarkı aşk doluymuş. albümün genelinde doğa sevgisi teması iyi işlenmiş.

    niyeyse bu grubu hep “hour of penance” ile kıyaslıyorum. belki aynı zamanlarda keşfettiğim içindir. hour of penance her türlü ezer.

  2. hysteresis says:

    Hour Of Penance’ı ilk zamanlar ben de çok dinliyodum ama şu anda hiç açmıyorum desem yeridir. Bana göre bu, daha dinlenebilir bi death metal albümü.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.