# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
GORGUTS – Obscura
| 17.03.2010

Bu dünyadan değil.

Kaç günden beri düşünüp duruyorum önce Morbid Angel’ın “Covenant”ı mı yazsam yoksa “Obscura”yı mı diye. En sonun karar verip “Obscura”yı yazayım lan” deyip iş başına koyuldum.

Şu death metal aleminde kontrolümü kaybetmeme neden olan ve her albümünü başarılı bulup ağır fanı olduğum bikaç grup varsa, birisi Gorguts’tur (Diğeri de Immolation sanırım, zorlasam bir iki tane daha çıkar anca). Ve hak ettiği değeri göremeyen bir gruptur ona yanarım.

“Erosion of Sanity” sonrasında grubun beyni Luc Lemay tek başına kalınca, “Obscura” için eleman arayışına girmiş, gitarist olarak Purulence’den Big Steeve’i , bas gitarist olarak da Damaged’den Steve Cloutier’ı bulup şarkı yazımına başlamış. Geçiçi olarak bulduğu birkaç bateristle idare etmiş, çoğu zaman bateristsiz kalmışlar. Sonra bir şekilde bateri işini de halledip hemen çalışmalara başlamışlar. Tabii Roadrunner Records grupla yeterince ilgilenmeyince resti çekip Olympic Records ile anlaşmışlar.

“Obscura”, “obscure” ve “obscuration”dan geliyor, yani karanlık, belirsiz, tarif edilemeyen gibi çeşitli anlamları var. Dinlerken insana hissettirdiği de anlamının karşılığı gibi.

Albümü anlatmak bir hayli zor. Eğer Amerikalı filan olsaydım “this album is sick” ya da “best album evar” der geçerdim. Ama değilim…

Kısaca özetlersek; aşırıya kaçmayan teknik, kompleks, iç karartıcı, beyinde önce hasar meydana getiren, sonradan uyarıcı etkisi yapan, keşfedilmeyi bekleyen notalar ve riflerle dolu, caz etkili deneysel bir death metal.

Yine de uzun olarak da açıklamayı tercih ederim.

İlk olarak lirikal konsept ve şiirsel olarak yazıma hayran kalmamak elde değil. Konsept; meditasyon, astral seyahat, beden ve ruhun ayrılması (bu da astral seyahat oluyor galiba?), aydınlanma ve ölümün iyi taraflarını göstermek gibi çeşitlilikler gösteriyor. Liriklerin çoğu (tamamı da olabilir) gitarist Big Steeve’e ait (kendisi meditasyon, Budizm gibi şeylerle pek ilgiliymiş) ait.

Kayıt, miks, prodüksiyon kalitesi teknolojinin yeni yeni gelişmeye başladığı yıllara göre muazzam. Her enstrümanı ayrı ayrı, net şekilde duyabiliyorsunuz.

Özellikle baterist Patrick ve basçı Steve (bu adam nasıl bu kadar az tanınmış ve ismi hiçbir yerde geçmiyor anlamıyorum) muazzam iş çıkarmış. Baterist arkadaş yani Patrick Robert on yıldır caz çalıyormuş gruba dahil olmadan önce, böylelikle bütün yeteneklerini sergilemiş.

Şarkı yapıları inanılmaz karışık, bi nevi uyumsuz melodiler bütünü, çoğu zaman yavaş tempo ve kompleks. Rif üstüne rif hatta onun üzerine yine rif olarak gidiyor. “Erosion of Sanity”de fazlaca kullanılan piyano bu albümde maalesef yok. Onun yerine Earthly Love’da Luc Lemay keman çalmış. Dikkat çeken diğer kısım da vokaller. Brutal vokal yerine ikili screech vokal kullanılmış. Steeve önceki grubunda vokalleri yaptığından Luc Lemay’a “Ban-jerr abi bu albümde ben söyleyim mi he?” diye sormuş ama Luc bunu reddedip “Gel biz beraber söyleyelim en iyisi” demiş ve olayı arayı bozmadan halletmiş.

Şarkıları teker teker incelemektense daha kısa ve öz geçeceğim. Kesinlikle üç beş dinlemede anlaşılacak türden değiller. Aslında ayırmak istemem ama Obscura, Nostalgia, Earthly Love, Faceless Ones albümün şaheser niteliği taşıyan parçaları. Clouded, La Vie Est Prelude, Sweet Silence, Rapturous Grief gibi şarkılar ise dinlemesi daha zor, melankoliye sürükleyen, artık bitsin diye beklerken bitince tekrar dinleme isteği uyandıran parçalar.

Açıkcası bu albümü diğer hiçbir grupla ya da albümle karşılaştırmak istemem ama Atheist, Cynic gibi caz ve teknik ağırlıklı gruplarla karşılaştırılırsa “Obscura”nın yanında onlarınki kelebeğin ata olan sevgisi kadar kalıyor.

“Obscura”, Türk kızlarının tek kötü tarafının iyi niyetleri olması kadar mükemmel ve kusursuz. Benim “en iyi albüm” ödülüm “Obscura”ya gidiyor.

Exorsexist

10/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.90/10, Toplam oy: 123)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1998
Şirket
Olympic Records
Kadro
Luc Lemay: Gitar, vokal
Steeve Hurdle: Gitar, vokal
Steve Cloutier: Bas
Patrick Robert: Davul
Şarkılar
01. Obscura
02. Earthly Love
03. The Carnal State
04. Nostalgia
05. The Art Of Sombre Ecstasy
06. Clouded
07. Subtle Body
08. Rapturous Grief
09. La Vie Est Prelude
10. Illuminatus
11. Faceless Ones
12. Sweet Silence
  Yorum alanı

“GORGUTS – Obscura” yazısına 28 yorum var

  1. havitetty says:

    Muhteşem bir albüm, kesinlikle 10/10′u hak ediyor. Lakin Atheist-Cynic karşılaştırmasına ufak bir itiraz etmek istiyorum. Bahsi geçen iki grubun da teknikalite (var mı böyle bir kelime?) açısından Gorguts’dan aşağı kalır işler çıkardığına inanmıyorum. Bu albümü onlardan farklı kılan şey atmosferi, ve bunun yanında şarkılarda daha “kaotik” düzenlemeler kullanılması kanımca. Cynic-Atheist hayvanlar gibi besteler ve enstrüman hakimiyetinin yanına (yani sanatın “sanat için” olan kısmının yanına) biraz da sanatın “toplum için” olan tarafını dahil edip, arkadaki tüm hayvanatlığa rağmen daha kolay dinlenebilir albümler çıkarttılar. Gorguts ise, benzer seviyedeki hayvanlığı, dinleyicinin kolay kolay özümseyemeyeceği bir kaos içinde sunmayı tercih etmiş sanki.

    Toparlayayım daha uzamadan. Bu albüm bir kerede (veya 10 kerede bile) kolay kolay anlaşılabilecek bir albüm değil evet, lakin grubun karşılaştırdığı toplulukların eserleri kadar da “beni anlayın” hevesini veremiyor dinleyiciye ilk dinleyişte. “Albüm kötü” demeye çalışmadığım anlaşılmıştır herhalde. Albüm mükemmel, ama keyfini çıkartmak için epey çaba gerektiriyor.

    Exorsexist

    @havitetty, karşılaştırmamın nedeni atheist, cynic kategorisindeki gruplar bana daha çok jazz riflerini death metale uyarlama gibi geliyor. tabi bu teknik olmadığı anlamına gelmez ama death metal rifflerinden daha çok jazz ögelerinin olduğu kısımlar teknik yapıyor. gorguts, sadus, pestilence(bazı albümleri), disincarnate,nile gibi gruplar işin daha çok dm yönünde. yani bana göre ‘death metal cazı> caz death metali.
    bahsettiğin “beni anlayın hevesi” konusunda bikaç bişey daha ekleyecektim de bu sefer kritik çok uzun olup insanların ‘tl;dr’ demesini istemedim. şöyle ki roadrunner records’dan ayrılmasının bir nedeni de oymuş. yani 90ların sonunda dm iyice çöküşe geçtiğinden rr’un piyasaya yönelik beklentileri yüzünden ayrılmışlar birazda. “sizin sepulturan’ız var fear factory’niz var görünüyor ki bizimle ilgilenecek çok vaktiniz yok” tarzı bi sitem etmişler. bu da böyle bişi işte.

  2. Ahmet Saraçoğlu says:

    Hastasıyım. Albümün “beni sevin” hissi taşımadığı konusunda havitetty’ye katılıyorum. Eminim bir sürü insan daha ilk şarkıdan “bu ne lan” deyip kapatmıştır albümü. Ya da en azından uğraştıracağını anlayıp sonraya bırakmıştır. Cidden uğraştıran, çabalatan bi albüm.

    Bunlar da Immolation gibi kulağa hoş gelmeyen akorlar kullanıyolar, bu da çoğu kişiyi soğutuyodur müzikten, ama “kasıcam ve çözücem bu müziği derseniz”, ki bence kesinlikle öyle dedirten bi albüm, çok acayip şeyler içerdiğini görüyosunuz. Ben tesadüfen çıktığı dönemde bulmuştum ama buna benzer çok az şey dinliyodum, baya bi süre alışamadım, inatla dinleye dinleye sonunda baya “höst” bi albüm olduğunu anladım.

  3. havitetty says:

    Ha bir de, son dönem Deathspell Omega riff’leriyle Gorguts riff’leri pek bir benzer geliyor bana yapı açısından. Özellikle Fas-Ite, Maledicti, In Ignem Aeternum albümündekiler.

    Exorsexist

    @havitetty, evet dso olmak üzere biçok grubu etkilemiş bu albüm de dediğim gibi etkilediği grupları da ekleyecektim biraz da “tl;dr” olsun istemedim..

  4. janslore the celebrity says:

    Alışması zor ama sıkılması daha da zor bir albüm.

  5. like fire says:

    horror metal.

    10/10

  6. nordson says:

    teknik death metal’in doruk albümlerinden biri. ilk 5′e girer rahatlıkla. iyi bir kulaklıkla ve cd’den (flac, ape’de olur) dinlemek lazım.

    çok sıradışı, çok …

  7. Guinan says:

    ruhani metal

  8. se6y says:

    kılıklarına bakınca, yaptıkları işi ne kadar sindirdikleri belli olan gruplar her zaman varolacaktır. Şekil 3.15a.

  9. caksu says:

    En sevdiğim albümlerden biri olduğuna karar verdim. Öyle böyle değil ki bu.

  10. bloodshower says:

    screech vokal konusunda kısa bi bilgi rica edebilir miyim?

  11. ali ihsan balı says:

    yeni albümlerinde davullarda John Longstreth çalacakmış.

  12. ozzy_911 says:

    Grubun “Live In Rotterdam, 2006″ albümün kitapçığında efsanevi “Obscura” albümünü kaydeden kadronun nasıl bir araya geldiği söyle anlatılmış: http://i.imgur.com/rtF6l.jpg

  13. comfortinBRUTALiTY says:

    tEoS > obscura benim nazarımda ama 10 puan için edilecek bir itiraz bulamadım.

  14. MuratT says:

    Müzik ötesi, inanılmaz.
    Nasıl bir ruh haline girilip böyle yaratıcı olunur , aklım almıyor.
    Her türlü, 10 puanı hak ediyor.

  15. ismail vilehand says:

    kusursuz bir albüm ya. tamamıyla başyapıt. sevdiğim kısımları şu şarkının şurası gibisinden saymaya kalksam paragraflar tutar. genelde çok teknik ve karmaşık şeyleri sevmem ama Gorguts’ın olayı bambaşka. hiç bir gruba benzemiyorlar.

  16. Mert says:

    Hayatımda bu kadar zor bir müzik duymadım ben.

  17. owlboss says:

    Şuan albümü 666.kez dinliyorum. Her saniyesine ölürüm, yok böyle bir albüm!!!

  18. crowkiller says:

    Kimse kusura bakmasın da kafa ağrısından başka birşey değil.
    Müzik dediğimiz şeyin bir uyumu bir düzeni olur ama bu adamlar bildiğin rastgele çalıyor.Yine bu grubun karmaşık yapısına benzer bir yapıya sahip olan Deathspell omega, The Dillinger Escape Plan (baya farklı türler ama karmaşık yapıda oldukları için örnek verdim) gibi grupların hastasıyım bu gruplar da baya içine girilmesi zor müzik yapıyorlar rastgele çalıyorlarmış gibi geliyor ama aslında düzensiz bir sound içinde kendi çerçevelerinde bir düzenle icra ediyorlar müziklerini.Catchy denilen hadise bu gruplarda yok gibi çünkü birden değişen riffler vokaller filan karma karışıklık hissiyatı veriyor , diğer gruplarda ” aha sevdiğim kısım çıktı ” diyemiyoruz ama aslında dediğim grupların yaptığı müzikte asıl catchy olan şey müziğin bir anda rotayı bizi şaşırtan yöne kırması beklemediğimiz bir sounda dönüşmesi filan, fakat bu grupta cidden gürültüden başka birşey bulamadım, grup için tek söyleyeceğim death metalin bokunu çıkardıkları ve bak nasıl çalıyoruz nasıl karmaşık bir müzik yapıyoruz bizi dinleyen ve sevebilenlerde müzikten çok anlayan tipler olmalılar, akranları serdar dinlerken bunlar neler dinliyorlar kafasındalar ,açarım deicide,nile,dying fetus falan dinlerim kendime ne eziyet edeceğim, her neyse çok sinirliyim şu an kulağım kanıyor lan

    crowkiller

    he bu arada söylediklerim sadece bu albüm için geçerli,daha düzenli müzik yaptıkları ilk albümleri çok iyi, ayrıca son çıkan albümleri cidden bu albümden çok çok daha iyi

    Mert

    @crowkiller, albümü ilk yirmi dinleyişimde falan aklımdan geçenler. 21. dinleyiş ve sonrası –> OHA LAN MÜTHİŞ BİR ŞEY BU. Bu arada tabiki sevmeyebilirsin ama rasgele-düzensiz çalıyorlar demek, bak nasıl çalıyoruz diye düşündüklerini iddia etmek hakkaten haksızlık olur

    owlboss

    @crowkiller, Gorguts ve kendini kanıtlama çabası öyle mi? Çok yanlış yere çarptın be dostum. Benim sana bir önerim var ama. Şarkıları teker teker sindirmeyi dene o zaman şarkıların düzenine ve kendi içinde bir bütünlük içerdiğine, zamanla da albümün komple bütünlüğüne şahit olabilirsin diye düşünüyorum.

    crowkiller

    @owlboss, zaten şarkıları teker teker 2-3 kez dinledim :)

  19. crowkiller says:

    kafaya koydum sevecem bu grubu
    seve seve olmazsa öpe öpe

  20. Dino says:

    Denildigi gibi ugrastiriyor. Ama bazi bolumerde oyle basit bir hal aliyor ki durup noluyo lan diyorsun kendi kendine. Luc’u anlamak… Aslinda butun olay bu.

  21. şeyh hulud says:

    Ben Gorguts dinleyebiliyorum da anlamıyorum galiba

    https://www.youtube.com/watch?v=sle6VBfqDhg

  22. SA says:

    Harikuladenin fevkinde. Kaosun içinde bazı riflerin melodileri gizlenmiş sanki. Çoğunu ilk dinlemelerde farkedememiştim. Dinledikçe farkediliyor. Şarkıların hepsi tek tek beste harikası.

    Mesela The Carnal State şarkısı resmen dinleyiciyi işitsel mazoşist yapıyor. Dinlerken zorlayıcılığı bakımından dinleyicinin canını acıtıyor. Ama yine de mıknatıs gibi kendisine çekip dinletiyor. Mazoşistliğin farklı boyutu.

    Bir de ilk dinlemelerimde albümün geneli çok hızlı değil diye içimde hafif bir memnuniyetsizlik vardı. Keşke davul daha fazla blast beat ile yarıdırsaydı diye düşünüyordum. Ama anladım ki albümdeki bestelerin, uyumsuz notaların ve diğer zorlayıcı ne varsa hepsinin dinleyicinin içine kadar işlemesi için üzerlerini fazla blast beat ile örtmemişler. Zorlayıcı ne varsa hepsi ayan beyan ortada ve direk temas ediyor.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.