# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
THE PROJECT HATE MCMXCIX – The Lustrate Process
| 22.07.2009

Çok büyük sunumla gelenin sıradanlığıyla oluşan kekremsi tat… İşte bunu seviyorum.

Toprak rengi kapakların grubu THE PROJECT HATE MCMXCIX, çok fazla örneği olmayan senfonik/endüstriyel death metal gruplarından biri. Kadrosunda İsveç’in çeşitli gruplarında (DARK FUNERAL, VOMITORY, GRAVE, vs.) geçici eleman olarak bulunmuş Lord K Phillipson‘ı barındıran grup, brutal ve hatun vokalistlerin vokal görevini paylaştığı, klavyeyle sağlanan senfonik ve efektli vicivici durumların da bir hayli etkin olduğu bir death metal yapıyor.

Her ne kadar grubun lider Lord K Phillipson kendi sitesinde sağa sola saydırsa ve en baba albümleri bile yerin dibine sokma çabası gütse de, kendi yarattığı müziğin çok bir olayının olmaması sonucunda hoş bir ironinin de baş kahramanı oluyor. Öncelikle THE PROJECT HATE MCMXCIX son derece formülize ve suni bir death metal yapıyor. Atmosferi ve coşkunumsu yapısıyla bir ihtişam yaratmaya çalışsa da, rif ve melodilerin sıradanlığı, özünde gayet özelliksiz bir şey dinlediğinizi anlamınızı sağlıyor. Şahsen, ORPHANED LAND veya MELECHESH olmadığınız sürece metalde doğu ezgilerinin kullanımından hiç hoşlanmam. Bu tarz melodilerin müziğin amaçlanan sertliğini ve tehditkârlığını azalttığını düşünürüm. NILE veya BEHEMOTH da bu tarz melodiler, rifler kullanıyorlar, ancak onlar bu tarz melodileri karanlık, gizemli ve uğursuz bir havaya sokabiliyorlar. Eğer böyle bir hava katma beceriniz yoksa, olay bir anda Prince of Persia’ya bağlıyor ve illâ ki tonla seveni olan bu olay benim canımı sıkıyor. THE PROJECT HATE MCMXCIX bu tarz rifleri sıklıkla kullanıyor ve tahmin edebileceğiniz üzere bunu benim hoşlanmadığım bir şekilde yapıyor. Kişisel tercihlerimi kritiğin önüne geçirmek gibi bir niyetim olmadığından, bu durumu bir eleştiri olarak nitelendirmiyorum, ama en azından Orta Doğu etkili rif ve melodi yazımının çok daha iyi örneklerini defalarca gördüğümüzü de belirtmek isterim.

Bu konuyu geçtikten sonra karşımıza vokaller çıkıyor. Kadın sesinin masumluğu ve yumuşaklığı ile brutal vokalin hayvanlığını kaynaştırmak, iyi yapıldığında gayet hoş sonuçlar veriyor bildiğimiz gibi. İki farklı ucun yarattığı kontrast sonucunda, bu iki element de birbirini öne çıkarıyor ve olduğundan daha iyi gösteriyor. THE PROJECT HATE MCMXCIX vokal konusunda iyi bir grup. Kadın vokaller “ben masum bir meleğim, kırılgan bir çiçeğim” tarzı bir yapmacıklığa girmezken, brutal vokaller de “ben de aralara gireyim renk olayım” türü bir “görev adamı” hali sergilemiyorlar. Bu noktada kadın vokallere iyi melodiler yazıldığını söyleyebiliriz. Diğer tarafta brutal vokaller de tam bu ikili vokal ortamına uygun şekilde yapılmış. Gümbür gümbür kükreyen, ne dediği kısmen anlaşılsa da tam dozunda bir güce ve heybete sahip brutaller, grubun kadın vokalli bir metal grubu olarak algılanmasına müsade etmiyor, THE PROJECT HATE MCMXCIX’i içinde kadın vokallerin de olduğu bir grup olarak yansıtıyor.

Albüme yönelik en büyük eleştirim, grubun müziğini olduğundan daha büyük sanması sonucunda uzatılan pasajlar, öne çıkarılan bölümler ve bunun sonucunda oluşan sıkıcılaşma. “The Lustrate Process” pekalâ yarı süresine indirilebilecek bir albüm. Grup vasat bir rif üzerinden ilerliyor, çok bir olayı olmayan köprülerle yine istendiği kadar öne çıkarılamayan bir nakarata varıyor ve baktığınızda şarkının 4 dakikasının geçmiş olduğunu fark ediyorsunuz. İşte kötü olan taraf bundan sonra başlıyor çünkü grup, klasik şarkı yapısı gereği aynı şeyi farklı sözlerle bir kez daha tekrarlıyor. Sırf bu nedenle, albümü üçüncü, dördüncü dinlemelerimden sonra çoğu şarkının ilk turu bittikten sonra bir sonraki şarkıya geçme gereği hissettim. Kısacası albüm gereksiz yere çok uzun (65 dakika).

Konsept ve şarkı sözü bakımından sevdiğim konuları işleyen THE PROJECT HATE MCMXCIX, iş asıl konuya, yani müziğe geldiğinden hem benim zevkime uymuyor, hem de objektif açıdan da vasat bir iş ortaya koyuyor. Metalde kadın vokallerden hoşlanıyor ve death metali de seviyorsanız, benden fazla sevme ihtimaliniz olan bu gruba bir göz atabilirsiniz. Ama kişisel zevk olsun olmasın, rifler ve besteler yeterince yaratıcı ve heyecan verici olmayınca, THE PROJECT HATE MCMXCIX bundan sonra da kendi çapında bir grup olmaya devam edecektir diye düşünüyorum. Bana olan tek katkısı, sitesinde ahkâm kesen Lord K’in fikir ve zevklerini ciddiye almamama neden olması.

5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (3.77/10, Toplam oy: 22)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2009
Şirket
Vic Records
Şarkılar
1. Descend into the pits of eternal possession
2. You come to me through hell
3. See the filth become flames in this furnace
4. Our wrath will rain down from the sky
5. The locust principles
6. Arise to His world of infamy
7. The burial of gods
  Yorum alanı

“THE PROJECT HATE MCMXCIX – The Lustrate Process” yazısına 18 yorum var

  1. Sambalici says:

    Benim için hayalkırıklığı bir albüm oldu, ki epeydir bekliyordum. Önceki albümleri In Hora Mortis Nostræ’i gayet zevkle dinlemiştim ama bu albüm çok sıkıcı ve boş geldi, özellikle Ahmet’in bahsettiği gereksiz uzunluk takıntısı daha da bayıyor insanı.

    (dünyanın en generic metal albüm yorumunu yaptım, mutluyum gururluyum “önceki albüm güzeldi ama bu dandik yæææ”)

  2. Batuhan Bekmen says:

    Albüm dışı bir yorum yapayım. Global Domination, içinde bazı güzel yorumlar falan barındırsa da, metal aleminin /b/ (4chan’in random board’u) si diyebilirim. Albümlerde tek bir hata buldular mı ölümüne o hata üzerine gidip, deli gibi puan kırıyorlar. Zaten üslup bakımından sevdiğim bir site değil. Site sahibinin bu grupta olduğunu öğrenince iyice dinleyesim kaçtı zaten.

  3. Rogueknight says:

    Grubun bütün albümlerini dinlemiş ve bütün parçalarını enine boyuna değerlendirmiş, ciddi bir iskandinav metal dinleyicisi olarak yukarıda grup hakkında yapılan tespitleri son derece yetersiz ve yanlış bulduğumu belirtmek isterim.
    Parçaların uzunluğu..
    Grubun kendi türünde çok özgün bir müzik anlayışı var. Özellikle parçaların “anlamsız” uzun olması şeklinde yapılan eleştiriye kilit cevap grubun bunu özellikle ve bilinçli yapmasıdır. Çünkü grup anlatılmak istenen duyguları çılgın bir şair edası ile yazılmış lirikler ve  melodik rifler eşliğinde brutal/clean vokal birlikteliği  ile harmanyalarak progresif bir ritimde dinyecisine aktarıyor.
    Diabolik lirikler..
    Grup albümlerindeki liriklerin derinliğine ve albüm konseptine uyumluluğuna çok önem veriyor. Lirik içeriği bitmez tükenmez bir “nefret” üzerine inşaa edilmiş. Bir albümü ilk parçadan son parçaya liriklerini irdeleyerek dinlediğinizde tam olarak bir grubun ne anlatmak istediğini anlayabilirsiniz, sadece yapılan müziğin teknik detaylarına bakarak değil. Diabolik lirik konusundaki adamların ciddiyeti, şairliği ve cesareti ortada. Aşağıdaki cümleleri okuyunuz ve hissediniz.. Okuyarak dinlediğinizde zaten köfteyi çakıcaksınız.
    The ones who followed the whore
    Your kingdom is now no more
    We brought damnation and hate
    We conquer and devastate

    Your fucking saviour is dead
    Our domination, with lead
    We have the rights to the throne
    With Satan by our side

    Your fucking saviour is dead!
    “The Project Hate MCMXCIX – Armageddon March Eternal – Resurrected for Massive Torture” adlı albüm ve parçadan alıntı.
    Gelelim vokallere..
    Grup  brutal vokali ve clean vokali çok az grupta görebileceğiniz mükemmel bir dengede sentezliyor ve özellikle brutal vokal çok az grupta rastlayabileceğiniz anlaşılır bir berraklıkta. Özellikle burda anlaşılması gereken bir nokta var, gruptaki brutal vokal öyle sıradan bir böğürme eyleminin dışında satanik gırtlak ezgilerinide içinde barındırıyor. Hımm şeytanın sesi brutal mi dir? Bakınız sayfa 666.
    Teknik..
    Grubun rifleri teknik açıdan orta düzeyde, “basit ve sıradan” demek ise cahillik olur. Grub zaten kullandığı ton ve rifleri zengin progresif iniş çıkışlı sololar ile albümdeki parçalara gereken teknik derinliği veriyor. Albüm gelişim süreçlerinde bu konuyu dahada iyi noktaya getirdikleri kanısındayım. Daha fazla teknik gitar rifi yada davul  istiyorsan git Kalmah dinle birader derler adama. Onlarda bi ayrı alem o ayrı konu. Daha zoru varken niye basitini yapayım? “Kalmah gitaristlerinden birinin lafı”.
    Şimdiden yeni albümlerini merakla bekliyorum bakalım ne zaman s.çacaklar diye. Şu ana kadar ortaya koydukları albüm çalışmaları açısından kalite ve özgünlükte çok az grubun atabildiği imzayı çaka çaka atmışlardır. Ne de olsa iskandinav kanı var, ne diyebilirsin yaradılış işte..
    Bu arada bu grup hakkında adam gibi eleştiri ve değerlendirme istiyorum arkadaş burada yazılanlara inanmak istemiyorum diyenler varsa işte link. Gir bak bakalım adamlar ne söylemiş. Yalanımız varsa şeytan çarpsın..
    http://www.metal-archives.com/
     
     

    ali ihsan balı

    @Rogueknight, Sitedeki en efsane yorumlardan biri kesinlikle.. Sırf şu ‘çılgın bir şair edası’ bölümünü okumak için 3 yıldır arada bu yazıya geliyorum. Allah razı olsun bro.

  4. Ahmet Saraçoğlu says:

    Cevaplamaya çalışayım. Bir kere parçaların uzunluğu konusu son derece göreceli bir şey. Bir müziği sever ya da sevmezsiniz, veya iyi ya da kötü olduğunu düşünürsünüz. Burada mutlak doğru diye bir şey olmadığından, eğer yapılan müziği sıradan görüyorsanız, parçaların uzaması da doğal olarak size can sıkıntısı olarak dönecektir.

    Şarkıların uzun olmasına dair “…sebebi grubun bunu özellikle ve bilinçli yapmasıdır. Çünkü grup anlatılmak istenen duyguları çılgın bir şair edası ile yazılmış lirikler ve  melodik rifler eşliğinde brutal/clean vokal birlikteliği  ile harmanyalarak progresif bir ritimde dinyecisine aktarıyor” demek, kişisel bir yorumdur. Müziğin iyi ya da kötü olduğunu ortaya çıkarmaz, karşı geldiğiniz yoruma bir zarar vermez.

    Onun dışında “…Aşağıdaki cümleleri okuyunuz ve hissediniz” kısmı da yine kişisel bir zevkin yansıması, zira kritikte de “Konsept ve şarkı sözü bakımından sevdiğim konuları işleyen THE PROJECT HATE MCMXCIX…” diyen biri olarak, örnek verdiğin sözlerden -bence- çok daha damar, çok daha karanlıklarına dair pek çok örnek verebilirim. Kişisel alma ama bu örneklediğin dizeler, ne bileyim bir DEATHSPELL OMEGA veya AKERCOCKE sözleri yanında bildiğin lise talebesi ayarında geliyor bana.

    Vokaller konusunda, zaten beğendiğimi yazıda söylemiştim.

    Riflerin basit ve sıradan olduğunu söylememin ne açıdan cahillik olduğunu da öğrenmek isterim. Ayrıca daha teknik gitar ve davul dinlemek istesem, Kalmah aklıma en son gelecek gruplardan biridir herhalde. Kalmah icrası gayet basit bir müzik yapıyor.

    Yine de yorumun için teşekkürler, grubu sevdiğin belli, güzel bir şey, ama çelişen fikirleri de cahillik olarak nitelememek lazım.

  5. Exorsexist says:

    yazdığın lirikleri deicide 20 yıldır kelimelerin yerlerini değiştirip kullanıyor.  o mayti lord ka’ya gelirsek isveç metalinin dandik demiyeyim de ortalama bir gitaristlerinden birisi. yani klasik entombed, grave, dismember, god macabre gibi grupların rifflerinin üzerine biraz modifiye çakıp yedirmeye kalkanlardan.  god among insects’de yada torture divisionda farklı şeyler yapmıyor.
    albümü bikaç kere dinledim. dinlerken iyi hoş geldi ama bitince aklımda en ufak bir nakaratı bilmemnesi kalmadı.
    bir de bildiğim kadarıyla lord k vomitory’de bulunmadı. bulunduysa da “çok geçici” şekilde bulunmuştur diye zannediyorum. vomitory delikanlı gruptur yapmaz öyle şey..

  6. Ahmet Saraçoğlu says:

    İçimde kalan bir şeyi de söyleyeyim, çok çok az sayıda grubun yazdıkları haricinde, metalde şarkı sözü yazmak çok çok kolay bir şeydir. Metalde şarkı sözleri özelliksizdir sığdır anlamında söylemiyorum, ama sözlerini okuduğum grupların yüzde doksan dokuzunun sözlerini İngilizce’si ortanın üstü ve birazcık da hayalgücü olan herhangi biri, eminim ki aramızdan da bir sürü kişi patır patır yazabilir.

  7. Yukarıdaki yorumlar  gerekli cevabı zaten vermiş de, bir de referans alınacak site olarak metal archives’ı göstermek garip olmuş. Bilgi almak için mükemmel bir kaynak tamam ama orada denilen şeylerin burada denilenlerden daha geçerli olduğunu iddia etmek ilginç.
     
    Ayrıca örnek olarak verdiğin sözleir de cidden “saf nefret röar” olayının ardına gizlenmiş basitlikler olarak gördüm ben. Yani Verdelet nerde, bu nerde.

  8. Ugur says:

    Metal Archives’de Orphaned Land’in Mabool albümüne 100 üzerinden 55, 53 veren adamlar var.Nasıl ciddiye alayım ki ben orayı (ki bu sadece tek bir örnek).
    Ayrıca yeri gelmişken söyliyeyim,  metal archives’in biz biliriz olayına inanılmaz gıcık kapıyorum.Soulfly, Mnemic gibi grupları metalden saymıyor efendiler.

  9. Sambalici says:

    Şarkıların uzunluğunun anlamsız olması uzatılan bölümlerin manasızlığından ileri geliyor, yoksa ne 20 dakikalık şarkılar biliyoruz aklımızı alan.  In Hora Mortis Nostræ format olarak benzer bir albümdü ama bundan çok daha iyiydi iddialıyım hala.

  10. masteroforion says:

    Metal Archives ciddiye alınası bir site değil zaten uzun zamandan beri.

  11. Rogueknight says:

    “Kalmah icrası gayet basit bir müzik yapıyor.” Bunu söyleyeni zaten ciddiye almazlar söyleyim. Gruplar hakkında hakettikleri değeri vermeye çalışmak  bu kadar zor olmasa gerek. Kişisel zevkler tartışılmaz o ayrı konu ama yukarıdaki albüm değerlendirme yazısını kişisel zevkler çerçevesinde yapıldığı kanısındayım. O zaman bende her grup hakkında istedim ahkamı keserim arkadaş. Bu durumda bu albümü yada grubu hiç dinlememiş birisini yanlı yönlendirmiş olmazmıyım?

  12. Ahmet Saraçoğlu says:

    Söylemeye gerek yok ama 12 yıldır gitar çalan bir insan olarak söylüyorum, emin ol ki icrası basit bir müzik yapıyorlar. Ciddiye almamak da sana kalmış tabii.

     

    Hak ettikleri değer diye bir şey de yok, ne yüksek puan alan gruplar babamın oğlu, ne de düşük alanlara karşı bir garezim var. Sadece sevdiğin ve muhtemelen az kişi tarafından bilindiği için fazlasıyla içselleştirdiğin bir gruba böyle olumsuz yaklaşılınca canın sıkılmış hepsi bu.

  13. Rogueknight says:

    “dinlerken iyi hoş geldi ama bitince aklımda en ufak bir nakaratı bilmemnesi kalmadı.” Progresif ritimlerle dinlediğin bir grubun nakaratları yada ezgilerinin akılda kalmaması beklenilen ve güzel olan birşeydir zaten. Basitliği sevseydik zaten metel dinlemezdik.

  14. Rogueknight says:

    “bir de referans alınacak site olarak metal archives’ı göstermek garip olmuş. Bilgi almak için mükemmel bir kaynak tamam ama orada denilen şeylerin burada denilenlerden daha geçerli olduğunu iddia etmek ilginç.” Metal artchives eğer taraflı yada yetersiz değerlendirmeler yapılan bir site olsaydı grupların albüm değerlendirmeleri standart puanlar alırdı. Bir albümün hem 10/100 hemde 80/100 gibi arası uçuk puanlarla değerlendirildiği bi yer gayet iyi bir referans olarak gösterilebilir. Kişisel zevkler üzerinden verilen puanlar ise kişiyi bağlar ve bu durum bana  farklı puanlı değerlendirmelerde “karar verme esnekliği” bırakır, önemli olanda budur.
     
     
     

  15. Rogueknight says:

    “Şarkıların uzunluğunun anlamsız olması uzatılan bölümlerin manasızlığından ileri geliyor, yoksa ne 20 dakikalık şarkılar biliyoruz aklımızı alan.” Olay parçaların uzunluğu yada kısalığı değil algıdır. Manasız gelmesi eksik anlamandan kaynaklanıyor, bu kadar basit.

  16. Sambalici says:

    herşey göreceli tabi ama metal standartlarında bakarsak kalmah icrası gayet de kolay bir müzik yapıyor, bunun tartışması bile olmaz. adamların olayı zaten teknik değil, başka şeylerin peşindeler. bu sitedeki çoğu kişi kalmah hastasıdır önyargılı da değiliz hani.

    şu dünyada bu zamana kadar bu posttaki yorumlardan önce  ”teknik riff istiyorsan kalmah dinle” diye bir cümle kurulduğunu zannetmiyorum, esas bakılacaksa adamlar koskoca tür kurmuşlar bunun üzerine ona bakarsın: (bkz: teknik death metal). o yüzden talihsiz bir seçin olmuş kalmah örneği.

    bir de isteyen istediği grup hakkında tabiki ahkam kesebilir, niye kesemesim. dinlersin, seversin sevmezsin bunu da paylaşırsın. müzik özgürlük demek neticede, herkes fikrini belirtmekte özgür ancak belirtilen fikirlere karşı argümanlarla gelmekte de özgür diğer insanlar, unutmamak lazım.

  17. Çok gereksiz çabalıyorsun. Hayır yani “sevmedim” diyen adama yetersiz diyosun şu an, bu da düzgün üsluba yaraşır bir şey değil.
     
    Metal archives hakkında yazdığın da fazla bir anlam ifade etmiyor. aynı anda hem 10 hem 80 verilmesi sitede kişisel yorumlar olduğunun kanıtı işte. Ayrıca oraya yorum giren adamların yarısı tek tük grup dinleyip, beğenmediklerinde de bok atan zibidiler. Bu sitedeki konuk veya “kadrolu” tüm yazarların belirli bir birikimi var ve ona göre yazı yazıyorlar. Ki yazıları da ONLAR yazdığı için tabii ki kişisel ögeler içerecek. İlla da “tarafsız” yorum istiyorsan, hiçbir yerde bulamazsın onu. Çünkü senin tarafsız olarak nitelendirdiğin yorum, senin sevdiğin yorum olur. Yani senin kişisel fikirlerinin, o yorumu yazan kişinin kişisel fikirleri ile aynı olması şeklinde. Bunu söylemem bile ayrıca garip.
     
    Bu arada evet, Kalmah basit bir müzik yapıyor icra açısından. Eğer Kalmah’ın çaldığı şarkılara şaşırıp kalıyorsan, bir gün Spawn of Possession  dinlediğinde vereceğin tepkiyi çok merak ediyorum.
     

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.