# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
OMNIUM GATHERUM – The Redshift
| 14.03.2009

Albümden albüme gelişmeyen, aksine üç albümdür mal gibi duran bir grubun, bir sene içinde böylesi dev bir adım atması beni hem şaşırttı, hem de sevindirdi.

Zamanın ne kadar çabuk geçtiğini, kendimi daha yeni kritik yazdığım bir grubun yeni albümü için yazı yazarken bulduğumda anlıyorum. Bir önceki albüm “Stuck Here on Snake’s Way”i yazalı sanki birkaç ay olmuş gibi hissederken, aradan bir yıldan fazla zaman geçtiğini fark etmemle sarsılan narin bünyem, geçen süre içinde grupta görülen belirgin iyileşme sayesinde, bir nebze de olsa kendine geldi. O kritikte gruba dair anafikrimi şöyle ifade etmiş idim: “Gel gelelim Omnium Gatherum, ani parlak çıkışları olsa da ve dinlenebilirliği yükselten çeşitli dinamikler sunsa da, ortalama bir grup olmaktan öteye gidemiyor ne yazık ki. Bunun sebebini de kısıtlı yaratıcılık olarak açıklamak zorundayım..” Böyle dinamik minamik bir şeyler zırvaladığım bu yorumu yazdığım sırada, ilerki albümlerde olumlu anlamda bir değişiklik olacağına dair içimde bir ümit yoktuysa da, yanıldığımı anlamam uzun sürmedi (aslında şaka maka bir yıl sürmüş lan).

Birkaç ay önce, albümün miksajını yapmakta olan cep herkülü Dan Swanö, albümle ilgili bir şeyler söylemişti. Piyasanın en tecrübeli birkaç kişisinden biri olan Swanö’nün dedikleri öylesine umut vericiydi ki, ya adam reklam olayını abarttı, ama çikolatasını abarttı, kekini kabarttı, ya da albüm hakikaten hayvan gibi ki böylesi deneyimli birini bile heyecanlandırmış diye düşünüyordunuz. Şöyle diyordu hazret (parantez içleri benim okurkenki düşüncelerim): “Omnium Gatherum gibi gruplardan nefret ediyorum; o kadar iyiler ki bu beni deli ediyor!!! (nası ya?) Melodik ve agresif yapıları o kadar uyumlu ki albümü çalıp kendiminmiş gibi piyasaya sürmeyi düşünüyorum. :) (Dan? Sen misin?) Yıllardır bundan daha iyi bir albüm duymamışsınızdır. (lan noliy?)”

Başkası olsa yavaş gel de saçın başın dağılmasın diyeceğim büyüklükteki bu yorum, Swanö’den gelince, görüldüğü gibi “Nası ya? Harbi mi lan?”a dönüştü. Zira grup önceki 3 albümünde hep vasat işler ortaya koymuştu. Takvimler 22 Eylül’ü gösterdiğinde, Fin grubun dördüncü albümü raflardaki yerini aldı (takvimlerin tarih göstermesi, raflarda yer almak… nası bi adam oldum ben?). Uzatmadan söyleyelim, “The Redshift” insanlık tarihinin gördüğü en güzel albüm.. haha çok seviyorum böyle şeyleri.

Albümle ilgili fark ettiğiniz ilk şey, sound’daki canlılık. Önceki albümlerdeki o yapay, o “tüm enstrumanlarımı stüdyoda sırayla kaydettiler, bilgisayarda üstünde oynadılar” havasının gitmesi, gayet güzel olmuş. Müzikal anlamda bir iyileşme olduğu da ilk andan anlaşılıyor. Bundan önceki üç albümü düşündüğümde (ben arada oturur eski Omnium Gatherum albümlerini düşünürüm), her albümden aklıma sade iki, en fazla üç şarkı gelirken, bu albümü daha dinlediğim sırada bile aklıma takılan şarkılar, bölümler oldu.

Şarkı isimlerine girmek, şunun şurası bunun burası demek niyetinde değilim; zira albüm tartışmasız bugüne kadarki en iyi Omnium Gatherum albümü olmakla kalmıyor, 2008’in en iyileri arasına bile sokulabilecek bir müzikalite sunuyor (ben soktum siz de sokun). İçinde illa ki bir damar potansiyeli taşıyan diğer melodik Fin gruplar gibi, Omnium Gatherum da gaz anlarında bile bir hüzün havası, bir “ya aslında ülkece hiç derdimiz yok ama böyle bi sevimsiz, ne bileyim rahatsız bi hava var… tadımız kaçık anlıyo musun?” hissi barındırıyor. Klavye melodileri tarafından tutulan dizginlerin çektiği yöne doğru giden parçalar, eskiye oranla değişen bu özellikleriyle, albümdeki Dan Swanö parmağının açık kanıtlarından biri haline geliyorlar. Bu sayede çoğu parçadaki klavye gitar kullanımı, yer yer Dan Swanö’nün “Moontower” albümünü anımsatıyor. Bu referans haricinde de grubun bas bas bağıran başka etkilenimleri var. Örneğin bir Greeneyes’dan daha “Brave Murder Day” bir şarkı olabileceğini sanmıyorum. Adeta Katatonia’ya bir saygı duruşu.

Eleştiri bazında aklıma gelen tek şey, “A Shadowkey” gibi, “The Return” gibi harikalar dururken, albümün tarafımdan en vasat bulunan “The Nail”in hit şarkı olarak seçilip klip çekilmesi. Klibi izleyin, ama sizi yanıltmasın; albümde bundan katlarca iyi bir çok şarkı var.

Albümden albüme gelişmeyen, aksine üç albümdür mal gibi duran bir grubun, bir sene içinde böylesi dev bir adım atması beni hem şaşırttı, hem de sevindirdi. Hani tavlada, iskambil oyunlarında falan “hızlı oyna yanlış oyna” diye bir laf vardır rakip tarafından dile getirilen. İşte Omnium Gatherum tam da buydu. Grup 5 yılda 4 albüm çıkarmıştı ve sonuncuya kadar hep yanlış, ya da hatasını görmez halde oynamıştı. Demek ki çekirge dördüncü kez de sıçrayabiliyormuş (death metal grubundan çekirge diye bahsetmek).

Omnium Gatherum’un hiçbir zaman büyük, hatta büyükçe bir grup olabileceğini sanmıyorum. Ama “The Redshift”teki kalitelerini korurlarsa, tıpkı Mors Principium Est gibi, Kalmah gibi, Insomnium gibi, Wintersun gibi ortanın üstü düzeyde bilinen ve hatırı sayılır bir dinleyici kitlesine sahip bir grup olabilirler.

Son zamanlarda dinlediğim albümler arasında yüzümü en çok güldüren ve “afferin lan”ların havada uçuştuğu deneyimlerden biri oldu “The Redshift”. Teşekkürler Omnium, teşekkürler Swanö, teşekkürler havasıyla kasvetiyle tüm Fin gençliğinin hayat enerjisini emip onları ağlak sinirli yapan Finlandiya ortamları. Sana çok şey borçluyuz ağlak sinirli, bize metalde melankoliyi sevdirdin ağlak sinirli.

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.83/10, Toplam oy: 24)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2008
Şirket
Candlelight
Şarkılar
01. Nail
02. A Shadowkey
03. Chameleon Skin
04. No Breaking Point
05. The Return
06. Shapes And Shades
07. The Redshifter
08. Greeneyes
09. The Second Flame
10. Song For December
11. Distant Light Highway
  Yorum alanı

“OMNIUM GATHERUM – The Redshift” yazısına 1 yorum var

  1. iksvayzed says:

    2010 ‘da çıkan albümleri ”new world shadows” ‘ta en az bu albüm kadar giderli olmuş bence. son 2 albümdür doğru yoldalar.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.