# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
MYRATH – Karma
| 15.03.2024

Güzelim grubun içine sıçtınız.

Ülkemiz açısından düşünüldüğünde MYRATH enteresan bir mevzu. ORPHANED LAND’in Türkiye’de ne kadar çok sevildiği düşünüldüğünde esasında MYRATH’in de bugüne dek pek çok kez ülkemizde çalmış olması, yeni albüm çıkardığında burayı da bir pazar olarak görmesi gerekirdi.

Ne var ki durum böyle değil. Bugüne dek ülkemizde bir kez konser verdiler ve o konserle ilgili olarak da organizatörlerden grupla ilgili çok da olumlu şeyler duymadım. Kendilerini bir kez Kıbrıs’taki bir üniversite şenliğinde izledim, harika bir performans sundular ve kendilerini hiç ama hiç bilmeyen bir kitleyiepey bir coşturmayı, eğlendirmeyi başardılar ve kendilerini açık şekilde sevdirdiler.

Sonrasında grup üyelerinin bireysel olarak da Türkiye ile ilgili olumsuz bazı deneyimleri oldu; İstanbul’dan aktarma yaparken havaalanında kaybolan ve sonradan bulunan ekipmanlar, sosyal medyadan Türk yetkililere yönelik sert ihtamlar ve bunun neticesinde Türk dinleyicilerle girilen tartışmalar gibi pek çok tuhaf şey oldu MYRATH’la bu topraklar arasında.

Benim içinse geçerli olan tek bir şey vardı: MYRATH, “Legacy” de dâhil olmak üzere önceki albümlerin harika bir iş çıkarmış ve “oryantal” dokunuşların metale yedirilmesi noktasında enfes işlere imza atmıştı. “Tales of the Sands” de “Legacy” de kusursuza yakın albümlerdi ve bu sayede ben de, normalde oryantal tatları metalde görmekten hoşlanmayan biri olarak MYRATH’I bu konuda istisna görecek kadar kendilerini sahiplenmiştim.

2019’da çıkan “Shehili”de grup, kendilerini MYRATH yapan birtakım unsurlardan uzaklaşma eğilimleri göstermiş, folk tarafını önceki işlerine göre törpülemiş ancak bunu çok da göze sokacak düzeyde yapmamıştı. Progresif tarafta da bazı törpülenmeler vardı ve “Shehili”, incelemesini yazdıktan sonra bir daha hiç dinlemediğim bir albüm oldu. Bu süreçte “Legacy”yi ise onlarca kez dinledim, hatta hoşlarına gidebileceğini düşünerek metal dinleyicisi olmayan birkaç arkadaşıma dinlettim. Beğenmeme gibi bir durum olmadığı gibi, üstüne üstlük hepsi de hayran oldu diyebilirim.

Nihayet uzun bir aradan, albümün internete sızması gibi tuhaf olayların ardından “Karma” resmî olarak piyasaya çıktı. Albümü başlatırken tek dileğim “Karma”nın “Shehili”den daha iyi olmasıydı. İlk üç albüm gibi bir beklentim yoktu, ancak bari “Shehili”nin gerisine düşmesin de MYRATH’la olan ilişkim sonlanmış ve sadece ilk üç albümle sınırlı kalmış olmasın diye düşünüyordum. Albümle ilgili yorumlara baktım ve normalde çok iyi albümlere gömmeye çok meraklı sitelerden bile çok yüksek notlar aldığını gördüm. En az 10 adet incelemeye göz attım. En düşük not 8’di ve 9’lar, 10’lar havada uçuşuyordu. Grubun kendini çok geliştirdiği, “Karma”nın önceki MYRATH albümlerinden bir eksiğinin olmadığı söyleniyordu.

Sonra albümü başlattım. Baştan sona dinledim. Albüm bittiğinde derin nefes alarak hemen bir yargıya varmamaya çalıştım. Sakin kalarak bir kez daha baştan sona dinledim. Bu ikinci dinleme ilkine göre epey sancılı oldu. 9’ların, 10’ların verildiği o incelemeleri düşündüm. “Karma”nın önceki MYRATH albümlerinden bir eksiğinin olmadığına, grubun çok geliştiğine dair yorumları düşündüm ve üçüncü kez dinleme gücünü kendimde bulamadığımdan “hoşça kal MYRATH, ben ilk dört albümden devam” diyerek MYRATH defterini büyük ihtimalle kapattım.

“Shehili” hariç tüm MYRATH albümlerini defalarca, bazılarını yüzlerce kez dinlemiş biri olarak “Karma”nın çok büyük bir hayal kırıklığı olduğunu düşünüyorum. Bunun çok büyük üç sebebi var. Birincisi grubun esas bestecisi diyebileceğim, “Legacy”nin %75′ini yazan klavyeci Elyes Bouchoucha’nın 2022′de gruptan ayrılması. Bu o kadar büyük sıkıntı yaratmış, grubun bestelerini öylesine kurutmuş ki anlatamam. İkinci sırada MYRATH’ı MYRATH yapan, grubun alametifarikası olan o Kuzey Afrika, Tunus olaylarının neredeyse tamamen ortadan kalkması geliyor. Demiyorum ki sürekli yaylılarla darbukalarla göbek attırsınlar, ancak şu anda duyduğumuz şey MYRATH’ın sıradanlaşmasından başka hiçbir şeye hizmet etmiyor. Oryantal dokunuşlar elbette ki yine var ancak nedense çok göstermelik, yüzeysel ve zoraki geliyorlar. “Legacy” ve “Tales of the Sands”deki dahiyane folk dokunuşlar yerlerini MYRATH’ın varlık sebebi olan SYMPHONY X’in yapay yansımalarına bırakmışlar. Hadi SYMPHONY X gibi progresif olsa yine iyi. Hayal kırıklıklarının üçüncüsü de işte bu. MYRATH’ın progresif tarafı da kaybolmuş. İlk şarkının girişindeki kayık ölçüyle yaratılan enteresan olay dışında albümü dinlerken neredeyse hiçbir sürprizle karşılaşmıyorsunuz, arka arkaya birbirinden lineer şarkılar dinliyorsunuz.

Belli ki daha geniş bir kitleye ulaşmak istiyorlar, bu yüzden müziklerini sadeleştirmiş ve çok daha standart bir düzleme çekmişler. Nakaratlardan seksenlerin pop ve rock hit’lerini anımsatan güvenli bir vasatlık akıyor, gerçek MYRATH gibi olan yerler nasıl başardılarsa sırıtıyor ve ortaya -en azından benim için- tahammül edilemez, samimiyetsiz bir albüm çıkıyor. AI kapağından tutun da hiçbir çekiciliği olmayan klip şarkılarına kadar “Karma” kendi adıma baştan sona bir başarısızlık, vasatlık, hayal kırıklığı.

“Karma” uzun zamandır dinlediğim en sıkıcı albümlerden biri. Grubu ilk dört albüm itibarıyla seven biri olunca her şey daha da asap bozucu hâle geliyor. Melodiler çekici değil, vokaller nasıl olması gerekiyorsa öyle, sürpriz yok, nispeten “Child of Prophecies” dışında heyecan verici bir şey yok. Tüm o siteler bu albüme nasıl ya çok yüzsek ya da tam puan vermişler bilmiyorum ama grubu gerçekten iyi bilen biri olarak hepsine topluca “hassiktirin ordan” demek istiyorum.

MYRATH’a ise “عيرة فيك” diyorum. Sözlükten bakarsanız filmlerde olduğu gibi “lanet olsun”, “yazıklar olsun” falan yazacaktır ama demek istediğim elbette ki o değil.

4/10
Albümün okur notu: 12345678910 (2.44/10, Toplam oy: 9)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2024
Şirket
earMUSIC
Kadro
Zaher Zorgati: Vokal
Malek Ben Arbia: Gitar
Anis Jouini: Bas
Morgan Berthet: Davul

Konuk:
Kévin Codfert: Klavye, piyano
Şarkılar
1. To the Stars
2. Into the Light
3. Candles Cry
4. Let It Go
5. Words Are Failing
6. The Wheel of Time
7. Temple Walls
8. Child of Prophecy
9. The Empire
10. Heroes
11. Carry On
  Yorum alanı

“MYRATH – Karma” yazısına 3 yorum var

  1. Boba Fett says:

    Bundan seneler önce Amon Amarth sahne dekorlarını ülkeye sokamamıştı vs. o konularda gruplar ne derse haklıdırlar bencce, sonuçta, %10 bira %50 sidik %40 sulu içecekten para kazanan, insanlara para olarak bakan bir takım insanlar var piyasada…

    Bunun dışında Orphaned Land çok tadında iken Myrath bana hep daha sulu ve cıvık bir müzik yapıyor gibi geliyor ki insanlar için de durum böyledir tahminen, biz bu kültürün içindeyiz latine falan değişik, egzotik gelen şeyler bizde aynı etkiyi yaratmıyor zaar.

  2. Alondate says:

    Ciktigi gunden beri 10 kereden fazla dinledim. Gercekten grubun en zayif albumu. Akilda kalicilik anlaminda rezalet. Carry On disinda neredeyse elle tutulur sarki yok. PA’daki yazidan once baska bir kac siteden inceleme okudum ve oralarda oldukca ovulmus. Asiri garibime gitti. Cok uzucu ya onca yildan sonra bu album ile karsilasmak yikti beni.

  3. MetaLchesH says:

    Myrath benim için Desert Call ve Tales of the Sands’dir. Biraz da Legacy’dir. Shehili’yle birlikte bir şeylerin olumsuz anlamda değiştiği rahatça seziliyordu. Tales of the Sands zamanlarında Malek’le yazışmış ve ona neden Desert Call çizgisinden uzaklaştıklarını sormuştum. O da bana Desert Call’ın çok fazla Symphony X klonu izlenimi verdiğini ve özgün bir sound oturtmayı planladıklarını söyledi. Legacy’de bunun meyveleri alınmak üzereyken geldiğimiz noktada özgün bir sound oluşturma çabalarından vazgeçtiklerini ve tamamen piyasaya oynadıklarını görüyoruz.

    Child of Prophecy albümde benim de beğendiğim ender parçalardandı. Kritiğin hemen her sözcüğüne katılıyorum ve altına da imzamı atarım. Son iki albümün prodüktörü ve aynı zamanda son albümde klavyeleri üstlenen Kevin Codfert resmen grubun içine sızarak en önemli üyelerden biri Elyes Bouchoucha’nın gruptan ayrılmasına neden oldu hem de şarkı yazımına müdahale ederek grubun ruhunu çaldı. Grubun yoldan çıkmasının esas müsebbibi bu şahsiyet anlayacağınız. Sizi piyasaya açacağım diyerek grubun soundunu mahvetti, ruhunu katletti.

    Taş gibi middle-eastern progressive metal grubu pop-rock grubu olma yolunda ilerliyor. 2/10 çalışır benden.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.