# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
MYRATH – 20 Mayıs 2017, DAÜ, Gazimağusa, KKTC
| 23.05.2017

Bir konserden daha fazlası.

MYRATH… Tunus’tan çıkıp dünyanın her yanında konserler vermeyi başaran, kendine özgü müziğiyle metal dünyasının son 10 yıldaki mutlak başarı hikâyelerinden birini yazan güzel grup…

Güzide ile birlikte grubu canlı izlemeyi uzun zamandır istiyorduk. “Legacy” geçtiğimiz yıl en çok dinlediğimiz albümdü. Ülkemize gelme durumu olmayan grubu izlemek için ta Bükreş’e gitmeyi bile düşünüp, “bir festivalde yakalamak ve bir sürü başka grupla birlikte izlemek daha mantıklı” diyerek bu yolculuktan son anda vazgeçmiştik.

MYRATH, müziği gereği bu topraklara çok aşina bir müzik yapıyordu ve bana kalırsa şimdiye dek ülkemizde bir dolu konser vermesi gereken bir gruptu. İstanbul’da bir kez çalan ve o günden bu yana çok zaman geçen grubu yakın zamanda görmeye dair çok da bir umudum yoktu açıkçası. Ta ki…

Ta ki grubun Doğu Akdeniz Üniversitesi bahar şenlikleri kapsamında Gazimağusa’da konser vereceğini öğrenene dek. Tesadüfün böylesi, biz de tam o tarihlerde Kıbrıs’ta olacaktık. Overlok makinesi ayağımıza gelmişti adeta. Biz Kıbrıs’tayken, Kıbrıs’a MYRATH gelecekti öyle mi? Bu ne güzel bir sürprizdi, bu ne kutlu bir haberdi.

Konserden bir gün önce Girne’den yola çıktık ve sabah saatlerinde Gazimağusa’ya vardık. MYRATH’ın Kıbrıs’ta konser verecek olmasıyla ilgili şöyle enteresan bir durum vardı; DAÜ bahar festivalinin ilk günü Ky-Mani Marley (Bob Marley’in oğlu), ikinci günü MOR VE ÖTESİ, üçüncü günü Demet Akalın ve son günü de MYRATH çıkıyordu. Reggae sevenlere hitap eden ve eğlenceli olacağı belli Ky-Mani Marley, MOR VE ÖTESİ ve Demet Akalın herkesçe bilinen isimlerken, MYRATH metal kitlesi tarafından bile tam anlamıyla kabul görmüş, herkesçe bilinen bir grup değildi. Ve bu 3 ünlü ismin arkasından, kapanış gecesinde sahne alacaktı.

Stadyumda… MYRATH… Koskoca stadyumda…

Özellikle MOR VE ÖTESİ ve Demet Akalın konserlerinde tıklım tıklım dolu olan stadyum (saha içi + tribün) MYRATH sahnedeyken ne hâlde olacağı dev merak konusuydu. Daha büyük merak konusu ise, dünyanın her yanından öğrenci barındıran; Afrika’dan gelen çok fazla öğrencinin okuduğu ve hiç ama hiç “metal” gözükmeyen bu kitlenin MYRATH’a nasıl tepki vereceğiydi.

Konserin başlamasına yarım saat kala koskoca stadyumun koskoca saha içinde, sahne önüne toplanmış 20 kadar insan vardı. O gün yağan yağmurun, havanın bir açıp bir kapamasının etkisi miydi, yoksa insanlar gerçekten de MYRATH konserine o kadar az mı ilgi göstermişlerdi bilinmez, kesin olan şey konserin bir avuç insan tarafından izleneceğiydi.

Sonra bir şey oldu… Sahneden çok yüksek sesli aşırı atarlı apaçi teknosu çalınmaya başlandı. Cidden, tam kitabına uygun, damardan dans müziği basıyordu DAÜ şenliğini düzenleyenler. Sahne ışıkları yanıp sönmeye, bomboş sahne bir anda bir cazibe merkezine dönmeye başladı. Tek tük insanlar sahne önüne geliyor, insanlar çalan mp3’e çılgınca dans ederek karşılık vermeye başlıyorlardı. Gündüz düzenlenen Colorfest kapsamında baştan aşağı rengârenk olan insanlar da eklenince, bunca yıllık metalcilik hayatımın en metalden uzak konser öncesini yaşamaktaydım. Lakin bunun daha da ilerisi olacağını bilmiyordum…

Her şeyi daha da yukarılara çıkaran, sahneye çıkarak seyircileri konsere katılmaya çağıran arkadaştı. “Sesime gel DA܅ Burada enerji bitmez… Kımon nav… Coşmaya hazır mıyız… Haydi DAÜ, burada mısın?” şeklinde başlayan konsere davet, çalan dans müziği eşliğinde coşan -ve metalle en ufak alakası olmayan- kitlenin giderek coşmasıyla devam etti. Bu arkadaş, hakkını vermek lazım, seyricilerin ilgisini çekmek adına elinden gelen her şeyi yaptı. Belli ki MYRATH’a (Mirat) dair en ufak bir fikri yoktu, ancak çeşitli şekillerde konseri satmayı başardı; “Az sonra gelecek grup MAYRAT, “Game of Thrones”un müziklerini yapan grup” diyerek, diziyle hiçbir ilgisi olmayan, sadece Khallesi’ye atfedilen bir şarkı yazan gruba olan ilgiyi artırmaya çalıştı.

Kısa süre sonra bu arkadaşa katılan siyahi rapçi arkadaş da eklenince sahne tam anlamıyla bir “Yiieee kımon ma meeen, gividap for metıl, yeah, rock n roll baby, Vİ VANA MÜYUZİK, Vİ AR KONTİNYU” olayına döndü. Bu gazlamalar eşliğinde dans eden -bir kısmı tamamen yemyeşil boyanmış- insanlar da eklenince, hayatımın en metal olmayan metal konseri tanımı tam anlamıyla oturmuş oldu.

Bu işe yarar çığırtkanlığın akabinde, biraz daha çalınan dans ve 1-2 rock şarkısının ardından, saat 22:30’da müzik sustu ve Jasmine intro’suyla sahneye çıkan oryantal dansçıyla birlikte MYRATH konseri başladı. Sonrasındaki 1,5 saat, MYRATH’ın neden bu kadar kısa sürede böylesine büyüdüğünü, neden bu kadar can bir grup olduğu anlamak adına son derece açık bir örnekti. MYRATH, muhtemelen 1000-1500 kişi arası ve sadece %3’ünün falan kendisini tanıdığı bir kalabalığı öyle bir eğlendirdi, öylesine güzel bir izlenim bıraktı ki, konser sonrasında MYRATH’ı keşfettiği için çok mutlu olduğunu söyleyen insanlar, metal dinlememesine rağmen grubu çok sevdiğini belirten dinleyiciler vardı.

Bir kere Zaher Zorgati tam anlamıyla bir frontman. Seyirciyi avucunun içine almayı çok iyi öğrenmiş ve grubun eşlik etmesi kolay şarkılarını kendilerini henüz ilk kez duyan insanlara bile benimsetmeyi başaracak kadar da sıcakkanlı bir duruşu var. Duat’ın başında seyircilerin arasına karışması, herkesi yere oturtup sonra coşturması, “Ne tür müzik dinlediğinizin bir önemi yok; pop, hip-hop, caz, metal fark etmez. Önemli olan şu an burada eğlenmemiz” diyerek onca insanın ilgisini kendilerine çekmeyi başarması falan cidden görülesiydi.

Müzisyenlik namına son derece başarılı performanslar sunan grup, tüm albümlerini kapsayan gayet taş bir setlist’le herkesi etkilemeyi başardı. Bunda ara ara sahneye çıkan dansözün de etkisi vardı elbet.

Kısacası; metalden çok uzak başlayan, sonra insanları sahne önüne çekmek adına nabza göre şerbetin verildiği ve başarıya ulaşıldığı, ardından da ilk kez duydukları bir grubun şarkılarına çok iyi eşlik eden bir kitleyle birlikte izlenen, ciddi anlamda keyifli ve etkileyici bir konser oldu. MYRATH’ı günün birinde elbet izlerdik, ancak hem dibimize kadar gelmiş hâlde hem de böylesi alakasız gibi görünen bir kontekstte izlemek, bir grubun profesyonelliği ve iş bilirliğiyle ipleri eline alışına, rüzgârı arkasına almasına tanık olmak ciddi anlamda etkileyiciydi.

MYRATH son derece samimi ve çalışkan bir grup. Umarım daha da yükseklere çıkar, çok büyük hayran potansiyeli barındıran ülkemize de sık sık gelirler.

Setlist:

Jasmin
Believer
Get Your Freedom Back
Storm of Lies
Wide Shut
The Unburnt
Madness
Forever and a Day
The Needle
Under Siege
Endure the Silence
Nobody’s Lives
Tales of the Sands
Duat

Bis:
Sour Sigh
Merciless Times
Beyond the Stars

Not 1: Fotoğrafları DAÜ’nün fotoğrafçısı çekti, ismini bulamadığımdan yazamadım. Kusura bakmasın, eline sağlık.
Not 2: Yardımları ve arkadaşlıkları için Melis Selen Mete ve Atakan Öztabak’a çok teşekkür ederiz.

  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Yorum alanı

“MYRATH – 20 Mayıs 2017, DAÜ, Gazimağusa, KKTC” yazısına 8 yorum var

  1. Bu arada bu yazıyı okuyan Kıbrıslı takipçimiz var mı merak ediyorum. Kıbrıslı PA takipçileri (varsa) elleri görelim.

    Godless Killing Machine

    @Ahmet Saraçoğlu, babamlar Lefkoşa’da yaşıyorlar, çok zamanım geçti Kıbrıs’ta. Metal kitlesini geçtim, bir kere bile metal tişörtü falan giyen birini de görmedim. Üniversite ortamlarını hiç bilmiyorum gerçi. Eylül’de kısmetse geleceğim tekrar ziyarete. Girne’den başlayıp şöyle sahilden o müthiş manzarayı seyrederek, sık sık durup etrafı keşfederek Dipkarpaz yapmak paha biçilemez bir şey. Kıbrıs diyince herkesin aklına direk Girne ve kumar geliyor ama hem Güzelyurt, hem de Karpaz tarafları nefistir.

    Beş yaş civarındayken rahmetli dedem tümen komutanıydı Güzelyurt’ta. Balina plajı vardır, orada çok güzel bir yazlık evimiz vardı komutanlara tahsis edilen. Çok güzel olduğunu hatırlıyorum. Yazdıkça özledim. Kıbrıs başkadır.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Godless Killing Machine, biz de çok seviyoruz, birer aylık dilimlerle yılın 3-4 ayı falan buradayız. Girne’de kalıyoruz ama neredeyse her yerini gördük Kuzey Kıbrıs’ın. Gazimağusa’da da kaldık, Lefkoşa’ya en az 15-20 kez gittik, 1 aya yakın Güzelyurt’ta da yaşadık. Tabii ki eksikleri var ama genel itibarıyla tatlış bir yer Kıbrıs.

    Barış H.

    @Ahmet Saraçoğlu, Pasif Agresif’i uzunca bir zamandır takip ediyorum. Lefkoşa’da yaşıyorum. Konseri malesef kaçırmış bulunuyorum ama geçtiğimiz senelerde Magusa Salamis Antik tiyatroda Apocalyptica konseri ve iki sene önce yine DAÜ bahar şenliklerinde Anathema konserlerini izlemiştik. Adada çok fazla bir metal kitlesi yok. Yine de hiç yok değil. Kız Arkadaş’ım ve ben lefkosa Dereboyunda son ses Gormathon ile gidip amon amarth ile döndüğümüz doğrudur. Ayrıca, son girdiğim işte mülakat yapan müdürüm ün ,mülakatın sonunda gitar mı çalıyorsun, ne tür müzikler dinlersin diye sorması , sonrasında benim ‘ehm şey böyle kuzey avrupa müzikleri ‘demem, sonra da müdürün Varg’ın hapisten çıktıktan sonra yaptığı albümler hakkında ne düşünüyorsun demesi ile hayatımın ohasını yaşamıştım. Resmen bulunduğum mevkiye metal sayesinde girdim 😂 adam harbi metal ci çıktı. Adam resmen Immortal dan girip gorgoroth dan çıkıp moonsorrow a selam çakıp metalde Avrupa turuna çıktık ve mülakattan geçip ise girdim. En güzeli de saçlarımı kesmek zorunda kalmadım. Hayat çok acayip ..

    Ahmet Saraçoğlu

    @Barış H., aşırı iyiymiş cidden.

  2. Ufuk Sönmez says:

    Fotoğraflara bakılırsa Ahmet abi de bir kaç şarkıda gitarist olarak gruba eşlik etmiş :D Bir insanın kendi çaldığı bir konseri kritiklemesi ne kadar etik bunun cevabını kamuoyuna bırakıyorum.

    şaka maka myrath benim de epey sevdiğim bir grup. geçen sene çıkardıkları legacy albümüne cidden bayıldım. keyifli bir konser olmuş belli ki, “Overlok makinesi ayağımıza gelmişti adeta” cümlesine de bittim :)

  3. A. Yesevi Livtopuz says:

    Hayatımın en rezil ve en güzel zamanları kıbrısta öğrenci olarak yaşadım gerçeten metal/rock adına hiçbir şey göremezsiniz derinlere inmediğiniz sürece Blue Tears Band a selam olsun ;) Okulu bırakmasam çılgınca keşfini yaptığım Myrath’ı görecektim neyse…

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.