# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
AN ABSTRACT ILLUSION – Woe
| 10.10.2022

Adanmışlık, inanmışlık, emek, zekâ, yetenek: Yılın en önemli progresif death metal albümlerinden biri.

OPETH’in progresif death metali bırakıp tuhaf işlere girmesinin ardından metal dünyasında belirgin bir “progresif death metalin öncü grubu” eksikliği çekilmeye başlanmıştı. Kimi gruplar olaya OPETH’e benzemeyen ancak OPETH’in formülü üzerinden ilerleyen bir anlayışla yaklaşırken bazıları da müziklerine yan enstrümanları katarak daha katmanlı bir progresiflik arayışına girmişti.

Zamanında kendi grubu THROWN TO THE SUN’la da progresif death metal şarkıları yazan bir insan olarak türün çok yönlülüğünden, içine pek çok şey katılabilir oluşundan sonuna kadar faydalanmış ve beste yaparken kendime geniş bir hareket alanı bulmuştum. Progresif death metalin misal black metal gibi baskın bir atmosfer, yaklaşım, felsefe tarafı olmadığından ve diğer pek çok türe kıyasla besteci olarak size özgürlük tanımasından dolayı bu türü her zaman çok sevmiş, şahsen zirve işlerini OPETH’le görmüş ve sonrasında da uzun yıllar üst düzey progresif death metal grubu açlığı çekmiştim.

NE OBLIVISCARIS ve benzeri grupları bazı noktalarda takdir etsem ve çok iyi albümleri olduğunu düşünsem de metale dışarıdan enstrüman alma olayının müziği bir yerden sonra o dış enstrümanlara bağımlı kıldığını ve bunun neticesinde de müziğin sürpriz ve heyecan kapasitesinin albümden albüme azaldığını düşünüyorum. Bugün orkestrayı adeta grubun bir üyesi olarak kullanan SEPTICFLESH’in son albüm incelemesinde “artık biraz doyduk sanki” minvalinde şeyler söylemiş olmam ve kanıksanan bir fikrin doğal olarak çekiciliğini yitiriyor olmasından dem vurmam da bundandı.

Bugün karşımızda tertemiz bir albüm var. AN ABSTRACT ILLUSION imzası taşıyan bu “Woe” adlı albüm progresif metalin açık ara en önemli noktası olan “akıcı, akılda kalıcı beste” olayını son derece iyi kotaran; yan enstrümanları pragmatik şekilde kullanan ve bu sayede müziği bunlara bağımlı değil, bunlardan faydalanır hâle sokmayı başaran bir grup.

Bizleri İsveç’ten selamlayan bu arkadaşlar tıpkı progresif metaldeki “DREAM THEATER’a benzer hiçbir şey kullanmadan albüm yapma challenge” gibi “OPETH’e benzer hiçbir şey kullanmadan albüm yapma challenge”a girişmişler ve büyük oranda başarılı olmuşlar. OPETH, yani progresif death metal yapan prime OPETH son derece karakteristik bir sound’a sahip olduğundan 2-3 nota tercihinizle OPETH’i andıran bir şey ortaya çıkarmanız gayet kolaydır. Ne var ki AN ABSTRACT ILLUSION hemşerilerinden sadece uzun ve çok fazla şey içeren şarkı yazma formüllerini ödünç alıyor ve gitar üzerindeki herhangi bir konuda; riflerde, melodi yapısında, akorlarda, sıra dışılıkta herhangi bir OPETH’çilik sergilemiyorlar.

Bu açıdan bakınca AN ABSTRACT ILLUSION’ın belli açılardan yakın durduğu, hatta epey yakın durduğu bir diğer grubun da BE’LAKOR olduğunu görüyoruz. Avustralyalı grubun kedere bulanmış umutları, pişmanlıkları, gazlanmaları benzer yapılarla AN ABSTRACT ILLUSION’da da kendilerini gösteriyorlar. Daha konvansiyonel beste karakterlerinin kırıldığı ve grubun “2022’deyiz arkadaşlar!” diye bağırdığı parçanın ise albümün ortasında yer alan “Prosperity” olduğunu söyleyebiliriz. Bu şarkıdaki davul ve bas kullanımı ile ritim gitar tarafında çok net bir djent, neo-prog etkisi var. Kötü asla değil, sadece farklı. Zaten albüm o kadar ustalıkla oluşturulmuş, her detay öylesine iyi düşünülmüş ki herhangi bir şeyden kötü diye bahsetmek gerçekten mümkün değil. Elbet türe uzak olan ve dinlemeyi tercih etmeyenler olabilir, ancak progresif death metale yakın duran biriyseniz albümü takdir etmeme ihtimalinizin epey düşük olacağını tahmin ediyorum.

“Woe”ya dair en güzel şey de biraz önce değindiğim “akıcı, akılda kalıcı beste” konusunda erkenden master yapmış olmaları. Şarkıların uzun ömürlü olup olmayacaklarını zaman gösterecek, ancak albümde kulaklarınıza giren pek çok şeyin sanki daha uzun süre sizinle birlikte olacağına dair bir fikir de uyanıyor. “Woe” bu sayede size özel, üst düzey bir şey dinlediğinizi hissettiriyor ve belki de daha ilk andan “yıl sonu listesi girer” duygusu uyandırıyor. Göze sokmadan ortaya konan üstün müzisyenlikler seviyoruz, kuş sütüyle besliyoruz ve “Woe”da bu durum tavan yapmış durumda. Ara ara “oha davula bak”, “basçı akıyor” gibi şeyler söyleseniz de AN ABSTRACT ILLUSION en büyük yatırımını hep bestelerin akıcılığına, atmosfer bütünlüğüne, yoğunluğa yapıyor; en güvenli kartlarını yan enstrümanların tüm bu görkemi desteklemesi adına masaya koyuyor.

“Woe” gerçekten de dinlemeden çok bir şey anlaşılmayacak albümlerden biri. Ben “Woe”yla ilgili olarak bahsedilecek bir dolu detay bulup daha sayfalarca uzayan bir kritik de yazsam şarkıların verdiği hissi, gücü, çeşitliliği elbette ki yansıtamam. Burada çok açık bir adanmışlık, inanmışlık, emek, zekâ ve yetenek var. Progresif death metal seven bir insanın bu albümü dinlememesi, hatta sevmemesi için herhangi bir sebep göremiyorum.

8,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.61/10, Toplam oy: 33)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2022
Şirket
Willowtip Records
Kadro
Christian Berglönn: Vokal
Karl Westerlund: Gitar, bas
Robert Stenvall: Klavye, geri vokal

Konuk:
Leith Ajob: Davul
Sarkawt Karlsson: Klarnet (3)
Lukas Backeström: Keman (5), bassoon (7)
Carolina Teruel: Çello (5)
Lovisa Strindell: Vokal (6)
Şarkılar
1. The Behemoth That Lies Asleep
2. Slaves
3. Tear Down This Holy Mountain
4. Prosperity
5. Blomsterkrans
6. In the Heavens Above, You Will Become a Monster
7. This Torment Has No End, Only New Beginnings
  Yorum alanı

“AN ABSTRACT ILLUSION – Woe” yazısına 9 yorum var

  1. Koralp says:

    Müthiş akılların ve yeteneklerin elinden çıkmış bir eser. Gaerea böylesine inanılmaz bir albüm çıkarmamış olsaydı çok net bir şekilde benim için yılın albümü Woe’ydi, fakat şu an bile ara ara düşündürüyor beni bu albüm, “acaba Woe daha mı iyi” diye. Bence rock metal türevi müzikle haşır neşir olmayanların bile birkaç dinleyişte sindirebileceği bir iş olmuş, ki progresif death türünde bunu başarmak hiç kolay değil.

    Güzel kritik için teşekkürler Ahmet abi, bir süredir bu albümden uzak kalmıştım, şimdi tekrar dinlemeye koyuluyorum.

    Koralp

    @Koralp, Bu arada Thrown To The Sun’dan bahis açılmışken, In the Heavens Above, You Will Become a Monster şarkısında 5.08′de başlayan muhteşem bölümle Gnomon’un 3.08′de başlayan kısmını acayip benzetiyorum. Bu şarkıyı her açtığımda aklıma Gnomon geliyor.

  2. Boba Fett says:

    Sanırım burada bir arkadaşın paylaşımıyla haberim oldu gruptan, baştan sona bir kere dinledim ve çok tatlı işleri var, diğer albümü ve epyi de tavsiye ederim, albüm çıkarma sıklığını da arttırırsa daha da büyüyebilir.

  3. özgür says:

    bugün rastgele spotify’da denk gelmiştim. iki şarkı dinledim albümden, gayet doyurucuydu. bi ara tamamını dinleyeceğim.

  4. Evrim Eren says:

    albüm kapağı muhteşem. bakarken dalıp gittim

  5. alimdat06 says:

    Muhteşem bir albüm olmuş. Ben dinlerken bu hüzünlü melodilerde çok fazla De doorn ve atavist tadı da aldım. Bu senenin ters tuhaf kafalarından ellerine sğalık.

  6. Opethsevenbiri says:

    Hala dinlemeyen varsa açsın dinlesin. Yok böyle bir şey, yılın albümü.

  7. Kastaga says:

    bu tarzda bir daha böyle albüm çıkacağını sanmıyorum. ilk dinlemeden sonra acele edip 9′a bastım, ama 10/10′luk bir albüm.

  8. İlker says:

    Nasıl bu zamana kadar ertelemişim dinlemeyi, muhteşem fikirlerle dolu harika bir albüm. Grup radara alındı.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.