# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
HYPOCRISY – Worship
| 03.12.2021

Cebindeki telefonu çıkar.

Oğuzcan Dilek (Alondate)

Pandemiden beri neredeyse her şey bir garipleşmiş durumda. Birçok alışkanlığımız değişti. Artık farklı bir hayat yaşıyoruz. An itibari ile dünya eskisi gibi bir yer değil diyebiliriz. Özellikle ekonomik anlamda çok zorlandığımız şu günlerde\ it gibi çalışıp fakat yine de karşılığını alamamak çok üzücü. Bu değişiklikleri ve kötüye giden durumu 3 insan tipi dış güçlere, yenidünya düzenine, aşılar ile gelen çiplere ve büyük oyuna bağlıyor. Bu insanlar sırasıyla ülkemizdeki yaşlı dayılar, teyzeler ve İsveç’te ikamet eden, yılların eskitemediği müzisyen Peter Tägtgren. Arabasının arkasında “YA BU VATANI SEVERSİN YA BU VATANI TERK EDERSİN” yazdığından o kadar eminim ki…

Sağlık sorunları nedeni ile ilk iki albümde hayvan gibi böğürdükten sonra gruptan ayrılmak zorunda kalan Masse Bröberg’den vokalleri de devralan Peter, “Şimdi siktim belanızı” diyerek 1994 yılından beri uzaylılar, yenidünya düzeni, 51.bölge, derin devlet, illuminati, ilaçlar ile beynimize yerleştirildiği düşünülen çipler, zombiler ve dünyayı yönettiği iddia edilen Reptilian ırkı hakkında sayısız şarkı yazmıştır. Son albümü End of Disclosure çıktığında üniversitede eğitim fakültesi okuyan veledin tekiydim. Şu an ise dört yıllık öğretmen olduğumu düşününce epey bir beklemişim yeni albüm için. O değil de zaman ne kadar hızlı geçiyor yahu. Yeni albüm çıktığında (ki çıkacağından şüpheliyim, sebebini birazdan açıklayacağım) tahminen çocuğum 7 yaşında falan olacaktır…

Grup kurulduğundan beri neredeyse tüm şarkıları besteleyen, mix ve master gibi işlerini yapan kişi de yine Peter Tägtgren’den başkası değil. Kendisinin o kadar kendine has bir şarkı yazım tarzı var ki, Şırdancı Mehmet’de 3 porsiyon şırdan yiyip midemi bozduktan sonra hayvan gibi sıçarken bile duyacağım en ufak detaydan şarkının Hypocrisy’e ait olduğunu anlayabilirim. Bir kere kullandığı gitar tonlamasının mucidi kendisi diyebilirim. Piyasada hiçbir grup aynı tonlamayı kullanmıyor, kullanamıyor, kullansa bile çok fena sırıtıyor. Vokal konusunda zaten eşsiz bir performansı var kendisinin. Hala beyefendiyi Bloodbath’te görmek isteyen sayısız kişi var (Eaten…). Davullar da aynı şekilde zamanında eski Hypocrisy davulcusu Lars Szöke ile beraber bir kalıba oturtulmuş ve 2009’dan beri Horgh ile beraber aynı düzlemde devam ediyor. Mikael Hedlund da yine çok sevdiğimiz emekçi bir kardeşimizdir. Peter kardeşinin yazdığı tüm bass bölümlerini hatasız çalmaktadır. Gruptaki canlı performans elemanı Tomas Elofsson ise aşırı derecede beğendiğim, hızlı pasajları çok rahatça çalan, hayvan gibi karizmatik bir gitaristtir.

Hypocrisy’nin kesinlikle Melodic Death Metal’in en iyi temsilcilerinden biri olduğunu düşünüyorum. Peter Tägtgren zaten aşmış, asla ama asla tartışılamayacak kalitede bir müzisyendir. Ana grupları Hypocrisy ve Pain haricinde bir dönem Bloodbath, Lock Up gibi gruplarda çalıp, söylemiş; Celtic Frost, Destruction, Kataklysm, Sabaton, Tiamat gibi gruplarda konuk sanatçı olmuş; Immortal, Amon Amarth, Amorphis, Belphegor, Carach Angren, Children of Bodom, Dark Funeral, Dimmu Borgir, Edge of Sanity, Gardenian, Marduk, Overkill, Possessed, Rotting Christ, Septicflesh gibi sayısız ağır topun albümünde mix, master ve prodüksiyon gibi görevleri üstlenmiştir.

Worship nasıl olmuş peki? Grubu ilk defa duyanlar için “Oha! Bu nasıl albüm lan? Hemen tüm diskografisini hatim etmeliyim!” dedirtecek bir albüm. Elif, be, te, se, cim der gibi The Final Chapter, Into the Abyss, The Arrival, Virus, A Taste of Extreme Divinity şeklinde hatim işlemlerine başlayabilirsiniz. Yolculuğunuzda ortaya çıkacak herhangi bir kafa, kol, bacak kırmadan ne ben ne de Peter bey sorumlu değildir. Önceden belirteyim… Hypocrisy gazileri ise ellerini ovuşturarak bu albümü yıllardır benim gibi bekliyordur zaten. Daha önce çıkan teklileri dinlediyseniz albümün klasik bir Hypocrisy albümü olacağını çoktan anlamışsınızdır.

Albümü ilk açtığınızda çalan Worship evin duvarlarına balyoz ile girmenize sebep olabilir. Şarkı çok hoş akustik bir melodiyle başlıyor fakat birden şeriat isteyen mücahitler gibi kükreyen Peter ve öküzümsü bir gitar & davul kombosu ile çıldırıyorsunuz. Daha önce hiç Hypocrisy dinlemeyen dinleyiciler, “Aman aman nereye geldik kardeşim? Daha demin entel dantel Dissonant Black Metal grupları dinliyordum. Ayağım nerede?” gibi bir tepki verebilir. Sakin olun lütfen.

Albümle ilgili söyleyeceğim en enteresan şey ise her bir şarkıyı rahatlıkla grubun herhangi bir başka albümüne/dönemine yerleştirebilirim. Örneğin, Bug in the Net tam bir The Final Chapter şarkısı. Gods of the Underground kesinlikle The Arrival’dan fırlamış gibi. Worship’deki akustik bölümü çıkarırsak resmen Virus’un açılış şarkısı Warpath’e selam çakıyor. We’re the Walking Dead ise Hypocrisy (1999) albümündeki o garip, kasvetli havaya atıfta bulunarak başlıyor. Hele ki Another Day diye bir şarkı var direkt Catch 22’deki o Hepsi Senin Mi / Şıkıdım tınısıyla yazılmış bir şarkı. Bu söylediklerim kötü bir şey mi peki? Tabiki de hayır. Reis resmen All-Stars albümü yapmış. En çok eleştirilen Catch 22 albümünü bile çok seven biri olarak bir hayli sevdim şarkı yapılarını.

Az önce bahsettiğim gibi albüm genel olarak güvenli sularda yüzüyor fakat birkaç tane farklı, taze şarkı da mevcut. Peter’ın canavar gibi kükreyerek açtığı şarkılara hastayım. Weed out the Weak (Bu şarkıyı bilmeyen hemen şu an gidip dinlesin, bana 3 kulhu 1 fatiha okuyacaksınız) ayarındaki Dead World ve They Will Arrive şarkılarına bayıldım. Enerjinin, cinnetin tavan yaptığı anları barındırıyorlar. Yaşıtları Doblo sahibi olup, çocuklarından torun bekleyip, emeklilikte yaşa takıldıkları için isyan ederken, 51 yaşındaki bir adamın böyle bir albüm yapması olağan üstü bir olay. Fakat birkaç yıl önce kendisi yeni albümden bahsederken “Haydi son bir albüm yapalım…” gibisinden bir laf sarf etmişti. O yüzden çok büyük ihtimal ile bir daha yeni bir Hypocrisy albümü görmeyeceğiz. Uydurma bir şey değil bu dediğim. Bunu yazdığı IG gönderisini bulursam yorumlarda paylaşacağım. Umarım öylesine demiştir ama pek sanmıyorum…

Albüm çok iyi olmuş. Tamam. Fakat her zamanki sıkıntı Worship’de de baş gösteriyor. Nedir bu sıkıntı? Tabiki de albümün teması ve sözleri… Hani sokak röportajlarında sürekli Z kuşağına “Hebele hübele cebindeki telefonu çıkar hebele ekonomi çok iyi hübele dış güçler gelişmemizi istemiyor hebele fedöncü seni hübele aşılar bizi kısırlaştırıyor beynimize çip takıyorlar hebele” diyen dayılar ve teyzeler var. İşte tam onların yazacağı sözler bu albümde mevcut. Örneğin inanılmaz güzel bir melodiye sahip olan Chemical Whore’u dinlerken bir yandan sözlerindeki, “İlaç içmeyin, beyninize çip yerleştiriyorlar, sizi köleleştiriyorlar, hülööööğ!”gibi lafları duymak çok üzücü… Peter’ın yapamadığı tek bir şey varsa o da düzgün şarkı sözü yazmaktır. Eminim içinizden “Ben de bundan hoşlanıyorum kardeşim! Uzaylılar ve komplo teorileri okumaktan keyif alıyorum!” diyenler de çıkacaktır. Herkese saygımız sonsuz. Kızmayın!

8 yıl sonra gelen Worship ile Peter resmen dünün çocuklarını sahneden almış ve çıkarıp masaya vurmuş. Mükemmel besteler ve çalgı işçiliği + komik şarkı sözleri ve tema kombosuna bakış açınız nedir bilemem fakat olumlu yönlerinin çok daha ağır bastığı bir albüm olmuş Worship.

8,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.18/10, Toplam oy: 45)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2021
Şirket
Nuclear Blast Records
Kadro
Peter Tägtgren: Vokal, gitar, klavye, sözler
Mikael Hedlund: Bas
Horgh: Davul
Şarkılar
1. Worship
2. Chemical Whore
3. Greedy Bastards
4. Dead World
5. We’re the Walking Dead
6. Brotherhood of the Serpent
7. Children of the Gray
8. Another Day
9. They Will Arrive
10. Bug in the Net
11. Gods of the Underground
  Yorum alanı

“HYPOCRISY – Worship” yazısına 21 yorum var

  1. HaNNibaL says:

    Çok taşaklı bir albüm. Dinleyin dinlettirin

  2. Grubu bilen birinin incelemiş olmasından mutluyum. Bana kalsaydı iyi olmayacaktı, zira ben HÂLÂ, HÂLÂ “Warpath”in nakaratını aşamamış, çok sınırlı bir Hypocrisy dinleyicisiyim. Worship’i henüz dinleyemedim, mutlaka dinleyeceğim ilk fırsatta.

    Eline sağlık.

    Dysplasia

    @Ahmet Saraçoğlu,
    A new era has begun!

  3. P L A G U E says:

    Haber altına yaptığım yorumu kopyalıyorum;

    Yeni nesil bebeler gitsin evinin önünde oynasın, bu albüm cine 5 te şifreli ekranda emanuella izleyip 31 çeken abileriniz için diyerek yargı dağıtmışlar.

    Misafirliğe gidilen zengin evinde cine 5 dekoderi görünce, gece olunca hemen kalkmasak bari diye düşünenlere de selam olsun. Biliyorum babalarınız okey/batak çeviriyordu, valideler başka odada full dedikodu. Yenen börek poğaçanın haddi hesabı yoktu dimi lan? :)

    Paul Pogba'nın Bir Kolu Uzun Bir Kolu Kısa Forma Altı Tişörtü

    @P L A G U E, Yeni nesil bebeler Hypocrisy dinleyemez mi bu ne mantıksız bir yorumdur bırakın şu nesilciliği metale bulaştırmayın.

    P L A G U E

    @Paul Pogba’nın Bir Kolu Uzun Bir Kolu Kısa Forma Altı Tişörtü, büyüyünce sen de dinlersin delikanlı, üzme tatlı canını.

    Bak kritikte geçen bir cümle, “8 yıl sonra gelen Worship ile Peter resmen dünün çocuklarını sahneden almış ve çıkarıp masaya vurmuş.”

    Ben yorumumu bu kritikten önce yazdım ve yazar arkadaş ile övme şeklimiz benzer o yüzden her şeye sazan gibi atlamayın. Adam(lar)ın tarzı bu diyip geçin gençler. 20 yıldır dinlediğim müziği de istediğim şekilde överim, her şeyi bulaştırırım. Beğenmeyen P L A G U E ismini görür ve okumamayı seçer bu kadar basit.

    Paul Pogba'nın Bir Kolu Uzun Bir Kolu Kısa Forma Altı Tişörtü

    @P L A G U E, Kardeş benim yaşım 32. Hypocrisy’nin telif hakları sende mi de ”ergenler evinin önünde oynasın” gibi sığ bir yorum yapıyorsun. Benim liseye bu sene yeni geçmiş kardeşim de yardır yardır Hypocrisy, Obituary falan dinliyor. Napıcaz şimdi o çocuğu öldürelim mi? Ayrıca kritikte geçen cümle yeni nesil grupları kapsıyor. Ergen dinleyicileri falan değil. Düzgün oku.

    Mesela bende 15 yıldır Pantera dinliyorum. ”Yeni nesil siktirsin evinin önünde oynasın” mı diyorum? Bu ne avamlıktır.

    Dediğim gibi yaşım 32 belki benden 3-5 yaş büyüksün. Liseye yeni geçmiş efendi gibi Death Metal’ini dinleyen kardeşim değil, böyle senin gibi ”ergenler siktirsin gitsin” modunda olan en ala ergendir. Net. Yaşı farketmeksizin. Belki benden büyük olman veya 20 yıldır bu grubu dinlemen bu gerçeği değiştirmiyor. Çok güzel bir atasözü var. ”Akıl yaşta değil baştadır.” Büyüyünce öğrenirsin ahah.

    Metali yeni nesile düzgün bir şekilde tanıtmaktansa onları dışlayıcı söylemlere her zaman karşıyım. Senin de bu işine gelirse.

    TanSolo

    @Paul Pogba’nın Bir Kolu Uzun Bir Kolu Kısa Forma Altı Tişörtü, abi biraz fazla mı tepki göstermişsin sanki? Ben yeni nesildenim yorumu gülerek okudum.

    Paul Pogba'nın Bir Kolu Uzun Bir Kolu Kısa Forma Altı Tişörtü

    @TanSolo, Belki biraz sert çıkıştım ama böyle yorumları görünce sinirleniyorum. Ben her zaman Metal Müziğin geniş kitlelere yayılması, alttan gelenlere tanıtılması taraftarıyım. Dinozorluğun alemi yok. Aksi bir şekilde yukarıdaki gibi ayrıştırıcı söylemlere sinirleniyorum :) Ne demek yeni nesil bebeler evinin önünde oynasın. Onların Death Metal dinlemeye hakkı yokmuş gibi.

    Neyse siz istediğiniz gibi takılın gençler. Böyle ayrıştırıcı söylemlere takılmayın :) İsterseniz Linkin Park dinleyin cidden. Takılmayın yani o bunu dinlemesin, şu şunu dinlemesin, beri ki gitsin kumda oynasıncı tiplere.

    Yiğit

    @Paul Pogba’nın Bir Kolu Uzun Bir Kolu Kısa Forma Altı Tişörtü, ben de 21 yaşındayım ben de obituary dinliyorum. Biraz da beni konuşun.

    P L A G U E

    @Paul Pogba’nın Bir Kolu Uzun Bir Kolu Kısa Forma Altı Tişörtü, benim sayemde 12-13-14 yaşında motörhead, electric wizard, blut aus nord, marduk, dso, dying fetus dinleyen çok ciddi sayıda kız-erkek genç olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. O yüzden senden ricam, benim ismimi görünce okuma, avam/mantıksız bişi yazmıştır nasıl olsa de geç. Şimdiden kolay gelsin.

  4. Taş gibi album, gene bizim “sert abiler” bok atmak için hazır kıta bekliyordur.

  5. deadhouse says:

    Alondate kardeşim eline, kalemine sağlık. Yalnız şimdiden söyleyeyim, umurunda olmayabilir ama kritiği beğenmedim. Bence artık teyze,amca,komplocu muhabbetini bırakmalısın. Bence artık insanlık, köleliğe razı %99 için sözler sarf etmeli. Kaynakların %99′unu elinde tutan %1′lik kesim için de bir şeyler yaz. Her gün sömürülen, bedeni, ruhu, zihni tutsak altında olan insanlık için de bir şeyler yaz. Mesela bir kritiğinin başlığı neden köleyiz, neden isyan etmiyoruz olabilir. Haddimi aştıysam kusura bakma. Sevgiler. ❤️

    Alondate

    @deadhouse, Canim kardesim daha once sadece Hypocrisy – End of Disclosure yazimda komplocu teyzeler ve dayilardan bahsettim. Nasil bu kadar cabuk baydi seni bu tema :D Seviyorum seni de, yorumlarini da. adAMsin.

  6. Erhan says:

    Detaylı ve kapsamlı bir yazı olmuş, eline sağlık.

    Hypocrisy’e ayılıp bayılan birisi değilim o yüzden bir beklentim de yoktu ama albümü çok iyi bulmadım. Sanki seyirciler ”bir daha, bir daha!” diyerek ısrar etmiş de grup da onları kıramayıp bir şarkı daha söylemiş gibi bir albüm.

    Emre Görür

    @Erhan, aynı şekilde düşünüyorum. Be’lakor’unki gibi “görev icabı” yapılmış bir albüm. Lütfetmişler!

  7. Dysplasia says:

    “Grubu ilk defa duyanlar için “Oha! Bu nasıl albüm lan? Hemen tüm diskografisini hatim etmeliyim!” dedirtecek bir albüm.” cümlesine o kadar katılmadım ki bu ifadeyi olumsuzlayan bir yüklemden önce noktayı görünce şaşırdım. Hypocrisy seven birisi için bile bunca yıl bekleyişin üstüne çok tatmin edici değil. Ha hayal kırıklığı da değil.

  8. Necrobutcher says:

    üfürmeyin bu kadar. albüm 6/10

  9. Jonni says:

    Dinlemedim daha ama internette albümü seven yok, kritiklerin çoğu düşük puan. Son Pain albümü iyi oraya gelin Tagtgren sevenler

  10. Rashid says:

    Hiçbir zaman ısınamadığım bir grup olmuştur Hypocrisy ama bu albümü şimdilik tuttum. İyi melodiler var, bazı kısımlarda yine baymıyor değil ama genel anlamda beğendiğimi söyleyebilirim.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.