# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
DÖDSRIT – Mortal Coil
| 05.07.2021

Hayatımda ilk defa…

ismail vilehand

Birçok konuda hayatımın ilklerini yaşadığım şu günlerde, kendi adıma pasifagresif.com tarihinde de bir ilke imza atacağım. Öyle çok acayip bir şey değil ama gerçekten ilk olacak, o yüzden bu yazının benim için ayrı bir anlamı var. İleride dönüp dönüp okuyacağım burayı.

Dödsrit ve “Mortal Coil” hakkında söylemek istediğim çok fazla şey var kafamda, o yüzden bu seferlik “Vilehandesque” bir giriş yapamadım, muhtemelen yazının devamı da “Vilehandesque” olmayacak ama sonraki kritiklerde bunu telafi edeceğim. Hiç merak etmeyin.

Dödsrit 2017 yılında İsveç’in Borlänge şehrinde kurulmuş, hayvani güzellikte melodiler eşliğinde, black metal ve crust punk yapan bir grup. İsveç’te hem yeraltı, hem de ekstrem müzik dinleyicileri arasında mainstream denebilecek kalibrede bilinen, yüzlerce black metal etkili crust punk yapan grup var ancak Dödsrit bence hepsinden çok farklı bir yerde.

Bunun sebebi Dödsritin kâğıt üzerinde net olarak ne bir “black metal” ne de bir “crust punk” grubu oluşu. Hani şöyle izah edeyim, başka birisi çıkıp da Dödsrit bir melodik death metal veya bir melodik ekstrem müzik grubu.” dese ona da itiraz edemem. Ortada ekstrem ve hayvanlar gibi melodik bir iş var ancak bu işe etiket koyulması gerçekten çok zor. Melodik death metal, black metal, hardcore punk, crust punk, sludge metal, post-metal gibi dünya kadar etiket konulabilir ama ne olursa olsun adamların yaptıkları, çok “yüce” melodiler barındıran, bodosluk ve duygusallığı aynı potada eriten, tüyleri diken diken eden bir iş.

Grubun ilk albümü, 2018 çıkışlı “Spirit Crusher” adlı albümleri o yıl sene sonu listemde kallavi bir yerde duruyordu. Hatta yanlış hatırlamıyorsam muhabbetini bile çevirmiştik bu şahane albümün. “Mortal Coil” ise “Spirit Crusher”a göre daha bir crust punk kısmından kısılan, black metal’e ve melodilere yüklenilen bir albüm. Albümün kusursuz olmasının en büyük sebebi grup elemanlarının, yaptıkları müziğin hangi janra altına gireceğini düşünmeden, tamamen siklerinin keyfine ve hissettiklerine göre icra etmesi. Kısacası, bir grup adam İsveç’in Borlänge şehrinde bir araya gelip, içlerinden geldiği gibi bir şeyler çalmışlar ve tek bir kusur dahi barındırmayan, muazzam bir iş çıkmış ortaya.

Şimdi; melodiler, black metal, crust punk, post-metal gibi bir takım etiketler andım ancak Dödsrit ne bir Fall of Efrafa, ne bir Downfall of Gaia ne de bir Martyrdöd değil. Hatta bu gruplara hiç benzemiyorlar. Henüz iki albüm çıkartmış, 2017 kuruluşlu bir grup için “Kendi tınıları var.” demek biraz iddialı olur biliyorum ama bence grup şimdiden kendi tınısını bulmuş. Kullandıkları melodiler ve tempo değişiklikleri çok akılcı ve çok özgün. “X grup melodisi, Y grup kazıması.” gibi referans göstermenin zor olduğu bir icraat var karşımızda.

Müzikal olarak değil de, hissiyat olarak grubu illa başka bir gruba benzetmem gerekirse Der Weg einer Freiheit ismini verebilirim. Bodosluk, duygusallık ve üst düzey kalite açısından benzer yerlerde duruyorlar. Keza yürek yakan kısımlarda biraz Mgła, bodos kısımlarda ise biraz da Young and in the Way duymanız bile mümkün. Albüm boyunca duygu ve atmosfer geçişleri gerçekten kusursuz. Baştan sona bir bütünlük var.

Bireysel performanslardan bahsedecek olursak, bu albüm öncesine kadar işi solo proje olarak yürüten Christoffer Öster bu albümde vokal ve gitarı üstlenmiş. Yeni kadro kesinlikle muazzam müzisyenlerden oluşuyor. Albümün her saniyesinde bir adanmışlık, korkunç bir istek var. Bu istek modern dünyadaki her erkeğin arzuladığı gibi para, pul, şöhret veya amcıktan öte, tamamen müziğe ve sanata adanmışlık. Beklentisiz, ruhani bir başarı bu albüm. İnandıkları işi yapmalarının motivasyonu sonucunda ortaya çıkan bir eser “Mortal Coil”.

İşin mutfak kısmı zaten albümün kendisi gibi kusursuz. Grubun yeni gitaristi Georgios Maxouris kayıt işlerini üstlenmiş. Mastering kısmı ise Deafheaven, Amenra, Wiegedood, Wolves in the Throne Room ve Oathbreaker gibi bol acılı yürek sote yapan gruplarla çalışmış Jack Shirley kişisine emanet edilmiş. Her enstrüman ve vokal türün gerekliliklerini karşılıyor ve tane tane duyuluyor. Zaten 2021 yılında bu konularda hataya düşen adama “oha” derler. Sound olarak kulaklara ziyafet söz konusu.

En başa dönecek olursak hayatımda ilk defa eskilerden veya klasik mertebesinde olmayan bir albüme tam puan vereceğim. Normalde tam puan verme olayını hiç sevmiyorum. Çünkü albüme karşı çok fazla beklenti ve bir takım negatif tepkiler yarattığını düşünüyorum. Ancak son günlerde aklını tatile yollamış ve fazlasıyla duygusal kararlar veren bir adam olarak bu albüme tam puanı layık görüyorum.

Tam puan konusunda benimle aynı fikirde olmasanız bile en azından bu albümün kafasını yakalayıp, keyfini sürmeniz beni mutlu eder. Ortada çok ciddi bir adanmışlık ve harika bir performans var. Merak etmeyin, bir sonraki kritik çok daha küfürlü ve “Vilehandesque” olacak. Keyifli dinlemeler.

10/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.68/10, Toplam oy: 31)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2021
Şirket
El Emeği Göz Nûru Plakçılık
Kadro
Christoffer Öster: Gitar, vokal
Georgios Maxouris: Gitar vokal
Jelle Soolsma: Bas
Brendan Duffy: Davul
Şarkılar
1. The Third Door
2. Shallow Graves
3. Mortal Coil
4. Apathetic Tongues
  Yorum alanı

“DÖDSRIT – Mortal Coil” yazısına 15 yorum var

  1. Eline sağlık. Bu hafta pek konuk yazı olmadığından anca kendi yazacaklarımı dinleyebileceğim ama fırsat olduğunda mutlaka dinleyeceğim albümü.

    Dün neden yazı yoktu diyen varsa, ismail vilehand yazısını zamanında yolladı, ben giremediğimden yazı çıkmadı. Onu da belirtmiş olayım.

  2. Rzeczom says:

    inanılmaz tribe soktu bu albüm beni. sabah kalkar kalkmaz dinlemenin de etkisi vardır tabii.

    Rzeczom

    bi’ dakika… ”hayatımda ilk defa eskilerden veya klasik mertebesinde olmayan bir albüme tam puan vereceğim.”

    sen bana kaç verdin lan?!

  3. şeyh hulud says:

    Vilehand’in dediği gibi sound olarak melodik death metal dinleyicisinin ilgisini daha çok çekebilecek yönleri var, o derece tür üstü bir albüm.

    Bu arada, kapağı da anımsattığı için Agrimonia – Awaken albümü aklıma geldi dinlerken. Tabii onun içinde black yok ve alternatif etkiler daha fazla.

  4. Mahakali says:

    İsmail Bey size kesinlikle katılıyorum. Bildiğin duygusal adam albümü bu. Melodik kısımlar baya vurucu, hoşuma gitti.

    Biraz daha zorlasalar içlerinden Drudkhvari bir şeyler çıkabilir sanki. Size güveniyorum gencolar bir dahaki albüme inşallah <3

  5. Noumena says:

    Kritik şahane, eline sağlık Vilehand.

    Yılın sürprizi Dödsrit’ten geldi kendi adıma. Bu kadar iyi bir albüm beklemiyordum açıkçası ( bu da benim önyargım olsun) Tür olarak hiçbir kalıba tam oturmayan ama gram sıkmayan bir iş var ortada. Melodik Death demek için fazlaca black tarama riffleri var, ancak black metal demek için fazlasıyla duygulu gitar melodileri de var. Crust punk da diyemiyorum vokallerin vahşiliği yüzünden. Kısaca grup bile kendini bu kalıplardan sıyırmış görünüyor. Albümü bir parça da olsa geçen sene benim de üzülerek es geçtiğim ve hala bile düzenli olarak dinleyerek bir nevi günah çıkardığım Kvaen’in Funeral Pyre’ına benzettim.

    9/10

  6. kayacob says:

    Albüme bayıldım, güzel bir keşif oldu, kritik için teşekkür ederim o yüzden. Ama albümü dinlerken vokallerin zaman zaman beklentimin altında kaldığını fark ettim. Daha yırtıcı olabilselerdi süper olurdu bence, özellikle melodik kısımlarla çok güzel bir dinamik yakalayabilir gibi geldi grup o zaman.

    Yiğit

    @kayacob, katılıyorum bu yoruma. Her ne kadar bayıldığım bir albüm olsa da vokaller o hissiyatı daha da körükleyebilirdi bence de.

  7. crowkiller says:

    reyis sen bi ara bi grindcore albümü kritiği yazmıştın, neydi o ya grubun ismi

    ismail vilehand

    @crowkiller, https://bit.ly/3yuSYrx

    Bu olabilir mi?

    Ahmet Saraçoğlu

    @crowkiller, şu da var:

    http://www.pasifagresif.com/2020/05/gut-disciples-of-smut/

    Ayrıca Napalm Death, Feastem falan da yazdı son 1-2 yılda grindcore özelinde.

    crowkiller

    @Ahmet Saraçoğlu, aynen ya bu , şöyle bir grup keşfettim de bunu sitede yazmışlardı hatta ismail vilehand yazmıştı ama adamların metal archives sitesinde yok diye şaşırdım isim benzerliğmiş, bu da grindcore’un öncülerinden brezilyalı bir grupmuş bu arada sevdim

    https://www.youtube.com/watch?v=X9IXxsdyvX8&t=300s&ab_channel=Deatkvlt

  8. Erhan says:

    Bu yıl davul sound’u olarak dinlediğim en iyi albüm. Sadece davulları için bile dinlenir o kadar sağlam kaydedilmiş.

    Genel olarak da çok iyi bir albüm. Yarıyıl listesini yaparken eklemeyi unutmuşum bu albümü.

  9. P L A G U E says:

    Jameson black barrel’ı neden çok seviyorum biliyor musunuz? Bu orul orul orospu çocugu albümün ilk parçasının 05:18 den itibaren başlayan bölümü gibi şerefsizlikler yüzünden playlist arası verip, bir kadehi fondiplemek için. Evet fondipleme viskisi, kesin bilgidir yayabilirsiniz.

    cotard delusion

    @P L A G U E, yüzde bir milyon katılıyorum

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.