# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
LINKIN PARK – Hybrid Theory
| 16.06.2021

Metalin ikinci baharı.

Erhan Yiğit

Metal tarihinde ya da en azından kendi türünde sükse yaratmış albümlerin ortak bir noktası var; kendi zamanlarında daha önce kimsenin yapmadığı veya yapıp da başarılı olamadığı şeyleri olabilecek en iyi şekilde yaparak sonraki neslin müzik anlayışlarına etki etmek. Hybrid Theory ise 90′ların ortalarında ortaya çıkıp 2000′lerin ortalarına kadar en çok sevilen metal müzik türlerinden birisi olan Nu metalin başyapıtlarından birisi, hatta o yapıtların arasında belki de en iyisi.

Türün öncülerinden olan KoRn grubunun 1994′te piyasaya sürdüğü aynı isimli albümüyle görücüye çıkan Hybrid Theory ile zirveye oturan nu metal’i insanlara sevdiren yegane şey türün hem rap/hip-hop severlere için hem de metal müziğin eşiğinde takılanlara hitap etmesi. Bu anlamda nu metal, heavy metal ya da black metal kadar sert bir müziğe yönel(e)meyen dinleyiciler için hakiki metale giriş konusunda numunelik işlevi görüyor.

Şahsım adına konuşmam gerekirse Hybrid Theory’nin bünyesinde tuttuğu bu özellikler sonucunda bana yıllar önce kendisini sevdirmiş ve beni metal müzik dinlemeye başlatmış olan ikinci albüm olduğunu söylemek isterim.

Nu metalin tarihini çok fazla deşmeye gerek yok zira her şey net bir biçimde ortada zaten; KoRn türü icat ediyor, Linkin Park türü dünya arenasına çıkarıyor, Limp Bizkit bundan aldığı gaz ile kendi yapıtlarını çıkarıyor ve benzer zamanlarda Slipknot ve Static-X gibi gruplar türün çeşitlenmesi ve sevilmesi konusunda önemli roller oynamaya başlıyor, en sonunda yine Linkin Park 2007′de Minutes to Midnight albümüyle türden uzaklaşarak türün eski popülerliği kaybolmaya başlıyor.

Hybrid Theory nasıl bir albüm?

Albümün komple metal tarihinde arz ettiği önem tabii ki Metallica veya Megadeth gruplarının başarıları ile kıyaslanamaz ama bu albüm 90′lı yıllarda birtakım dangozların ”Heavy metal bitti” söylemlerini boşa çıkaracak ve hatta yine aynı dönemlerde dünyanın en çok satılan albümleri listesine kafa atacak kadar sağlam.

Esasında Mike Shinoda etkisi neticesinde rap müzik ile yoğrulmuş olan metal hamurunun Chester Bennington’un büyüleyici sesi ve çığlıkları ile birleşmesi ve davul/beat ikilisinin çok etkin ve örnek biçimdeki kullanılması türün standartlarını belirleyen en önemli faktörler.

Genel yapı itibariyle çekici bir intro – Mike Shinoda – Chester Bennington – breakdown – kapanış bölümlerinden oluşan şarkılar içerisinde bu düzeni kıran hiç bir şey yok, bu basit bir formül üzerine inşa edilen şarkıları bu kadar popüler yapan şey ise yukarıda bahsettiğim bölümlerin içinin hakikaten dolu olması; Hybrid Theory’deki tüm şarkılar çekici nakaratları, rap bölümleri ve bunu kusursuz şekilde destekleyen sokak melodileri ile albümün içerisinde birer kutup yıldızı gibi parlıyor.

Sadece In the End şarkısının yarattığı sükse ile yedi sülalesini geçindirebilecek kadar sevilen Linkin Park sadece yukarıda bahsettiğim şeylerden ibaret değil, Hybrid Theory’e yukarıdan baktığımız zaman en önce gördüğümüz şey basit formüller üzerine inşa edilmiş şarkıların bunun aksi yöne gidecek şekilde çeşitlenip dal budak salması; Papercut ve One Step Closer ile albümün agresif ve yırtıcı taraflarına şahit olurken With You ile bir anda atmosferin çaresizce oradan oraya savrulduğunu, Crawling ve Pushing Me Away ile kederlendiğini ve A Place for My Head ve Forgotten ile müziklerinin rap odaklarını görüyoruz. Bu kadar hengamenin ve çeşitliliğin üzerine Don Gilmore gibi bir etkeni katınca da elimizde kalitesi tartışılmaz düzeyde yüksek olan bir yapıt beliriyor.

Bahsettiğim gibi Hybrid Theory oldukça yüzeysel bir iskeletin üzerine kurulmuş derinlikli ve deneysel bir albüm. Artık Linkin Park’ı dinlemesem de grubun bu albümünün metal tarihi için çok önemli bir dönüm noktası olduğu konusunda bir kuşkum yok. Rap müzikten hiç mi hiç haz etmeyen bir dinleyici olarak bu albümü ne kadar sevdiğimi de tam olarak anlatabileceğimi de sanmıyorum, belki geçmişimde çok yer tutması bunda başrolü oynuyordur bilemiyorum ama ben bu albümü müzik dinlemeyi seven herkese önermek istiyorum.

10/10
Albümün okur notu: 12345678910 (9.00/10, Toplam oy: 66)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2000
Şirket
Warner Bros.
Kadro
Chester Bennington: Vokal
Mike Shinoda. Rap vokal, beat'ler, sample'lar
Brad Delson: Gitar, bas
Joe Hahn: Turntable, sample'lar
Rob Bourdon: Davul, perküsyon

Konuk:
Ian Hornbeck: Bas (1, 4, 10)
Scott Koziol: Bas (2)
The Dust Brothers: Sample'lar (3)
Şarkılar
1. Papercut
2. One Step Closer
3. With You
4. Points Of Authority
5. Crawling
6. Runaway
7. By Myself
8. In The End
9. A Place For My Head
10. Forgotten
11. Cure for The Itch
12. Pushing Me Away
  Yorum alanı

“LINKIN PARK – Hybrid Theory” yazısına 47 yorum var

  1. Rzeczom says:

    chester hayattayken bir keresinde sahne başına ortalama 400.000 USD aldıklarını okumuştum.

    ihsanoird

    @Rzeczom, hayır hasenata harcamıştır rahmetli

  2. deadhouse says:

    Hala 21. yy en çok satan albümü rekorunu elinde bulunduruyor.

    Aaron

    @deadhouse, kendi kategorisinde herhalde?

    deadhouse

    @Aaron, Hayır. Tüm türlerde. Adele’in 21 isimli albümü 4 milyon farkla geçmiş Hybrid Theory’i. Kaçırmışım onu. Şu an ikinci sırada. Çok uzun süre 1 numara kaldı ama. Tahminimce Adele 2-3 senedir geçmiştir. Zaten albümü 2011′de çıkmış

    deadhouse

    Şurada ayrıntılı liste var.

    https://bit.ly/3xp3IY7

    Aaron

    @deadhouse, 21. yuzyil dedigin icin suraya bakmak daha faydali olacaktir.

    https://en.wikipedia.org/wiki/List_of_best-selling_albums_of_the_21st_century

    Kaynagin iddiasina gore Meteora daha cok satmis.

    deadhouse

    @Aaron, Benin kaynağım burası değildi aslında. Bu albüm çıktığı günden beri 2010′lara kadar basında en çok satılan albüm diye geçerdi. Oradan hareketle yazmıştım.

    Opethsevenbiri

    @deadhouse, Kanye’nin bir albümü tarihin en çok satan albümü falan olmadı mı geçen senelerde?

  3. Yiğit says:

    Bence Meteora daha iyi albüm. Bir de grubun bir basçısı vardı ama ilk albümde olmayışı şaşırttı.

    Dinlemeyeli 10 sene oldu ama bastım 9′u.

  4. Cryosleep says:

    Hybrid Theory’i sevsemde, Meteora bence grubun zirvesi. İnceleme için teşekkürler.

  5. Erhan says:

    Bu albümle alakalı bir tuhaf bir anım var; 2010′da henüz metin 2 oynadığım zamanlarda tesadüfen Holy Wars şarkısına denk gelmiştim youtube’da, bir arkadaşıma holy wars’in ne kadar güzel olduğunu anlatmaya çalışırken bana Manga diye bir grup var onlar da rock yapıyor seversin demişti, sonra youtube’da Manga’yi ararken bu albümdeki Papercut klibini görmüştüm ve inanılmaz bayılmıştım.

    Eve varınca albümü komple indirip amcamla fırına lahmacun almaya gittik. A Place for My Head şarkısına sıra geldiğinde amcam “Kulaklığı çıkar da şu lahmacunları kucakla hadi” demişti, lahmacun dolu leğeni kucağıma alıp şarkıyı tekrar açtım ve eve kadar iki elimde lahmacunlar ile birlikte A Place for My Head şarkısını dinleyerek evin yolunu tutmuştum.

    O yüzden ne zaman lahmacun yiyecek olsam A Place For My Head aklıma gelir.

  6. mahakali says:

    Bence 21. yüzyılın en iyi albümlerinden biri. En popülerlerinden de biridir kesinlikle. Tiktok videolarında bile “In the End” şarkısının kullanıldığını görüyorum zaman zaman. 13 yaşındayken ve “Linkin Park dünyanın en iyi müzik grubudur” diye düşünürken o kadar çok dinlerdim ki şu an bu albümden şarkılar duydukça o günleri hatırlayıp gaza geliyorum.

  7. Salata says:

    Bu albüme yorum yazmasam çatlardım herhalde. Ortaokuldayken Meteora ile birlikte en çok dinlediğim şey bu albümdü. İkisini arka arkaya her gün defalarca çevirirdim, bence iki albüm de tek bir boş saniyesi olmayan başyapıtlar, şimdi doğal olarak çok daha farklı şeyler dinlesem de kritik vesilesiyle tekrar dinledim ve yıllar albümden hiçbir şey götürmemiş, hala ilk günkü zevkle dinletiyor kendini. Bu adamların diğer albümlerini hiç baştan sona dinledim mi hatırlamıyorum bile ama bu ilk iki albümü favori şarkı bile seçemeyecek kadar çok seviyorum, gerçekten her enstrüman o kadar yerli yerinde kullanılmış ki hayret ediyorum. Çok basit şarkı yapılarına rağmen her şarkı kendini öne çıkarıyor ve çok net şekilde birbirlerinden ayırt ediliyorlar, kolay iş değil gerçekten bu kadar basit bir müzikle bunu yapmak. 10 üzerinden 10 10 10

  8. Guinan says:

    İlk göz ağrım. Bugün türle veya grupla uzaktan veya yakından alakam olmasa da her daim baş ucu kitabım olacak.

    Evet, Runaway’in nakaratında tüylerim hala diken diken oluyor.

  9. Gazapkulu says:

    Birkaç istisna hariç hiç bir zaman nü-metal seven biri olmadım.Ancak Linkin Park başka bir olay,çıkardıkları her yeni işi iyi ya da kötü ilgiyle takip ettim.Hem metal,hem grunge,hem de hip-hop’ı bu derece organik şekilde biraraya getirmiş olan başka bir grup yoktu bana kalırsa.

    Basit gözüküp bu kadar kalıcı olmuş olmaları,yaptıkları işlerin ne kadar kaliteli olduğunu ortaya koyuyor.
    Her seferinde farklı şeyler denemekten korkmadılar.
    Yaptıkları 2-3 albümü de ilk yaptıkları kadar içi dolu ve dinlemeye değer şarkılar barındırdığını düşünüyorum.

    R.İ.P Chester

  10. gXnn says:

    boş şarkının olmadığı , 90 ve üstü doğumluları metalle buluşturan album. benim için metallica,slayer, iron maiden,pantera manowar ları hatim edip opeth,DT, Death, inflmeslere daldığım metalciliğin hakkını verdiğim zamanlara denk gelir bu albumun cıkısı. tv de in the end klibini görmüştüm ilk olarak oha ne güzelmiş lan diyip napsterdan 4 mb şarkının 5 saatte falan inmesini beklemiştim. sonrasında hacettepede tıp okuyan ablama çakma cd’sini şipariş vermemle devam eder anılarım. crawling ve a place for my head favorilerim.

  11. Bugüne dek sadece 2 adet LP şarkısını baştan sona dinledim. Bilinçli bir kaçınma değildi ama nedense hem merak etmedim hem de denk gelmedi. Bunlardan biri In the End, ama sadece nakaratını hatırlıyorum. İkincisi de Crawling. Bence olağanüstü zekice yazılmış bir nakaratı var. Aşırı akılda kalıcı ve yıllaaar önce duyar duymaz oha lan süper nakarat diye düşünmüştüm. Diğer şarkıların isimlerini yazıyı siteye koyarken ilk kez gördüm, gerçekten hiçbir fikrim yok.

    Yiğit

    @Ahmet Saraçoğlu, bence de en iyi şarkı Crawling. Bir de eski Linkin Park dinleyecileri bilir ki Texas konserindeki A Place for My Head kaydı baya iyidir.

    Opethsevenbiri

    @Yiğit, A Place for My Head’in Türkiyede özel okul zili olarak kullanılmışlığı var bir dönem.

    Erhan

    @Yiğit, Dünyanın en iyi konserlerinden biri.

    Erhan

    @Ahmet Saraçoğlu, Linkin Park’ın komple külliyatını dinlemeni öneriyorum abi. En azından bunun ve Meteora’yi dinlemeden bu dünyadan göçme.

    koca

    @Ahmet Saraçoğlu, hocam bunun sanırım yaşla ilgisi var. Yanılmıyorsam geçtiğimiz günlerde 40 olmuştunuz – ben de 38′e yeni girdim ve aynı biçimde hiçbir LP şarkısı bilmiyorum. 1990′ların sonu 2000′lerin başında sıkı bir metalci iseniz, ne kadar açık fikirli olursanız olun LP, Limp Bizkit, Korn vs dinlemek küfür gibi bir şeydi:) Şimdi dönüp baktığımda da, birkaç Korn şarkısı hariç, çok büyük balık kaçırmış gibi hissetmiyorum kendimi:)

    Ahmet Saraçoğlu

    @koca, Limp Bizkit – Significant Other ve KoRn’un ilk 4 albümün orijinali var bende. Özellikle ilk 3 KoRn albümünü baya severim. Nu metale karşı özel bir ön yargım yok yani. Ama LP ile denk gelemedik nedense.

    trombosit

    @Ahmet Saraçoğlu, Korn’un daddy şarkısının sonundaki ağlaması sağlam prim yapmıştı zamanında. Sonraki işlerini de severim ben. u ntouchables da güzel albümdü.

    Bora

    @Ahmet Saraçoğlu, Sanırım biz 40 yaş grubunda o yıllarda nedense alerji yapmıştı (tahminim vokal ve vıcıvıcı efekti:) ). Yoksa ben de Korn’u, Limp Bizkit’i zevkle dinlemiştim kısa süre de olsa.

  12. crowkiller says:

    @deadhouse, meat loaf un bu albümü dünyanın en çok satan 3. albümüymüş, 1 michael jackson ,2 ac/dc , 3 bu :

    https://www.youtube.com/watch?v=BsQHVWBeTUU&ab_channel=ClassicRock

    acayip saçma, 21 milyon satmış lan yuh

    ayrıca bu meat loaf fight club ta edward nortonun terapide sarıldığı memeli abidir bilmeyen varsa

  13. deadhouse says:

    @crowkiller, Abd, İngiltere ve Kanada dışında pek ilgi görmemiş ama o ülkelerde de aşırı popüler olmuş ki bu kadar satmış.

  14. ayı_yorgo says:

    2000 lerin başında bir italyan oyun kanalında izlemiştim ilk kliplerini. 10 yaşında hiperaktif bir velet için muazzam bir olaydı. Müzik denen şeyin beni ne kadar etkileyeceğini 9 yıl sonra everything is fire ile 18 yıl sonra idol ile 20 yıl sonra ise i let it in and it took everything ile tekrar öğrendim.

    en son baştan sona dinlememin üstünden nerdeyse 10 yıl geçmiş olsa da üzerimde bıraktığı etki çok ama çok büyüktür.

  15. Erhan says:

    21inci yüzyılın en çok satan albümü söylentileri var yüksek ihtimalle doğrudur. Yazacaktım ama kaynaklara güvenemediğimden yazmadım. Kanye West kekosu bu adamları geçmiş olabilir zira.

  16. ytncl says:

    Benim grupla tanışmam, tam bir “Arif’in Manchester’a attığı golü ararken, nereye geldim” durumu. Sene 2006, Youtube’da “Tuncay Şanlı’nın Avrupa kupalarındaki golleri (9)”ni izlerken, arka plandaki şarkı çok hoşuma gitmişti. Daha sonra sırf bu şarkıyı dinlemek için videoyu döndürüyordum. En son dayanamadım, üyelik alıp şarkıyı sorduğumda, “Numb’ı da hala bilmeyenler var” tarzı alaycı bir cevap almıştım ama yeni bir kapıyı açmam için yeterli olmuştu. Dinlediğim ikinci şarkı da In the End olmuştu. Sonra tüm diskografiyi hatmetmeye başladım. 2006 – 2008 arası LP ile geçti.

    Albüme gelirsek, Cure for the Itch dışında sevmediğim şarkı yok. O dönem yabancı dili Fransızca olan bir Anadolu lisesi öğrencisi olarak, temel düzeydeki İngilizce’me rağmen, şarkı sözlerini ezberlemiş (anatolianrock.com sağolsun) ve kelime haznemi genişletmiştim. Hala da çoğu şarkının sözlerini hatırlarım.

    Şüphesiz benim gibi bir çok dinleyicinin dark side’a geçiş albümlerinden biri. 10/10.

  17. Opethsevenbiri says:

    Ben Meteora’yı daha melankolik ve deneysel olmasından ötürü daha çok severim ancak bu albüm müzikal değeri ve kimliğinden bağımsız olarak müzik tarihi açısından çok daha önemli bir albüm. Bastım 10′u.

  18. Marvin Yanbasanyan says:

    Kritik altında nu metal tayfasına sallayacak, dinleyenleri ergenlikle yaftalayacak toksik karakter eksikliği var. Gözüm o adamı aradı ama bulamadım yorumlarda. Herkes itidalli ve akil konuşmuş. Hayatımda dinlemişliğim yok ama ihtiyaç halinde ben bu role girebilirim beyler, söyleyin yeter.

    Dysplasia

    @Marvin Yanbasanyan, Ben bu albümü ortaokuldayken dinledim bayağı, sonraki albümleri uyuz bir şeydi; sonrasını bilmiyorum zaten. Eğer birisi çıkar da şu an bu albümü dinlediğini söylese saygı duyarım ama Linkin Park hayranıyım, şöyle süper böyle süper falan filan dese bi dudak kıvırırım.

    Marvin Yanbasanyan

    @Dysplasia, yazılanları okuyunca ben de bi açıp dinliyim dedim. İlk parçadan sonra kulaklarım şikayetçi olmak maksadıyla darp raporu aldı, ikinci parçanın ortalarında beynimde ses iletişiminden sorumlu nöronlarım istifa dilekçesi sundu, parçanın sonlarına doğru bi anda cildim kurumaya başladı, eklem ağrıları çekmeye başladım. Amına kodum şarkısı kulaklarımı aşıp diğer organlarımla hemhal olmaya başladı. En sonunda albümün sonunu getirirsem korona, hıv, reflü, basur, veba meba artık ne sikim varsa hepsinden müzdarip olacam bu gidişle deyip bıraktım dinlemeyi.

    Nü metale karşı bir ön yargım yoktu, çünkü hiç açıp dinlememiştim. Artık var. Hee, 13 yaşında olsam ben de sevebilirmişim bunları ama bu yaşta dinleyince talihsizlik sonucu yaşanmış ve “keşke yaşanmasaydı” dedirten bir deneyimden fazlası olmuyo.

    ismail vilehand

    @Marvin Yanbasanyan, 2000 yılında nu-metali hayatının merkezine koymuş 13 yaşındaki sivilceli bir ergen şu an 34 yaşında olduğundan bu pek tutmaz gibi sanki.

    Marvin Yanbasanyan

    @ismail vilehand, evet, nü metal bu saatten sonra birilerinin triggerlanacağı bir şey değil. Benim derdim de o değil zaten. Benim asıl görmek istediğim o “beğenmeyen adam” modeli. Bizim komünitenin çimentosudur bu beğenmeyen adamlar. Mesela: metalcore görünce “müzik mi bu amını sikim çocuk musunuz siz” diyen, avangart işler dinleyince “ne saçmalıyo bu orospu çocuğu” diyen, power metal duyunca “ibne işi” diyen, deathcore veya teknik death açınca “bu ne amk plastik death metal, sikiyim öyle death metali ver şurdan suffo’yu” diyen, sevdiği gruplardan biri softlaşma eğiliminde değişime gidince grubun tüm akraba-i taallukatına söven modeller. Ben bu adamları ayrı seviyorum. Yavaş yavaş nesli tükeniyo bunların artık.

    erenmahyar

    @Marvin Yanbasanyan, tarhana kokan genconun gavur işleri görmüş halini arıyorsun işte. bir aç televizyonu bak spordan, siyasete aynı kıl edgelord tavır bu ülkenin yüzde sekseninde mevcut zaten amk.

    Marvin Yanbasanyan

    @erenmahyar, tamam kanka açıyorum şimdi tv’yi. Sağ olasın

  19. Unanimated says:

    Çok sevdiğim bir albüm ara ara baştan sona dinlerim. Bir sürü insanı metal müziğe hazırladığına bizzat tanıklık ettiğim güzel albümlerden

  20. Dysplasia says:

    “Forfeit the game.. nınınınıeym put yor neym to şeym nınınını race, nınını face, nınını fast, you just won’t last.”
    Evet, bakıyoruuuuz: Points of Authority imiş.

    Raddor

    @Dysplasia, üç albüm sonraki When They Come For Me parçasının bir kısmında Mike’ın “ben artık forfeit the game diyen çocuk değilim” dediği bir kısım var. Yani “büyüdüm artık, aştım onları ulen, Hybrid Theory deyip durmayın artık aq ergenleri dikecem tahtanızı” diyor ve bizi kırıyor totoş.

    Dysplasia

    @Raddor, Ahah bilmiyordum. Satmış davayı.

  21. enemyofgod says:

    RIP Chester

  22. arple says:

    Beni metale hazırlayan albüm. O açıdan çok büyük saygı duyarım. Hala arada açarım birkaç şarkısını döndürürüm.
    Yorumlarda hiç yazılmamış ama ekşi sözlükte bu grup özelinde nu metal dinleyenleri “gerçek metalci” saymayan çok entry okudum ama sanırım benden önceki nesille alakalı bu biraz

  23. Haymatlos says:

    Sozler ultra sacma ve yogun ergen veryansinlara sahip. Pek sarmiyor bu sebeplerle.

    Duydugum bir rivayete gore de vokalistlerinin intiharinda etkisi olmus bu durumun.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.