# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
MAYHEM – Chimera
| 01.01.2021

Ölünün dirilişi.

Cemil Okumuş

Mayhem’in black metal tarihinin en kült ve efsane albümlerinden biri olan debut albümü “De Mysteriis Dom Sathanas”ın yayınlanmasının ardından grubun kurucusu ve beyni olan Euronymous’un öldürülmesi, hem grubun hem de black metal akımının kaderi ve gidişatı üzerinde ciddi bir etki yaratmıştı. Mayhem’i gerçek anlamda Mayhem yapan kişinin ölümünün ardından grubu devam ettirmenin doğru olup olmadığı meselesi günümüzde hâlâ tartışma konusu. Euronymous’un yaşaması durumunda Mayhem’in şu an ne noktada olacağı sorusu ise ne yazık ki sonsuza kadar bir bilinmez olarak kalacak.

Bir açıdan Euronymous’un ölümünden sonra Mayhem’i devam ettirmenin diğer elemanlar adına iyi bir fikir olmadığı söylenebilirdi. Çünkü doğal olarak Euronymous’un gölgesinde kalmaya mâhkumdular. Bunun en büyük kanıtı, günümüzde Mayhem konserlerine giden insanların esasen hâl⠓De Mysteriis Dom Sathanas”taki şarkıları dinlemek ve bir zamanlar Euronymous ile birlikte çalmış, onu tanımış olan Mayhem elemanlarını görmek için konserlere gidiyor olmaları. Bir diğer problem de Euronymous Mayhem ile özdeş hâle geldiği için Euronymous’un olmadığı bir Mayhem’in ne kadar Mayhem olacağı problemiydi. Fakat Hellhammer ve Necrobutcher belli ki emek verdikleri Mayhem’in unutulmaması ve belki bir ölçüde de Mayhem’in ismini kendi kariyerleri adına iyi bir şekilde kullanabilmek için grubu devam ettirdiler. Bu güne kadar gelinen sürede ortaya konulan işler “De Mysteriis Dom Sathanas”ın efsanevi statüsüne erişemese de bu albümün hâlâ Mayhem’in orijinal elemanları tarafından sahnede çalınması, Euronymous’un adının yaşaması açısından da olumluydu.

Grubun devamına karar verilmesinden sonra verilmesi gereken bir diğer önemli karar ise grubun müziğinin nasıl bir çizgide devam ettirileceğiydi. Grup üyeleri bu noktada ilk albüme kıyasla çok radikal bir değişikliğe giderek 2000 yılında oldukça progresif bir albüm olan ikinci Mayhem albümü “Grand Declaration of War”u çıkardı. Albüm kendi yapısı içerisinde ele alındığında oldukça yaratıcı ve yenilikçiydi ve albüme alışılageldik anlamda black metal demek zor olsa da grup kullandığı konsept içerisinde gerçekten başarılı çalışma ortaya koymuştu. Fakat buna rağmen belirgin bir hayal kırıklığının oluştuğu da bir gerçekti. Çünkü çoğu kişinin albümü dinlediği zaman aklına gelen şey “iyi de bu bizim bildiğimiz ve beklediğimiz Mayhem değil ki” düşüncesiydi. Belki de bu tepkinin bir sonucu olarak grup 2004 yılında kişisel düşünceme göre “De Mysteriis Dom Sathanas”tan sonraki en iyi albümü olan “Chimera”yı çıkardı.

“Chimera”, “De Mysteriis Dom Sathanas”ın sahip olduğu efsanevi statüden dolayı hiçbir zaman onun kadar ön plana çıkamasa da albümde ortaya konan iş her yönüyle üst düzeydi. Mayhem bu albümle hem pure black metal köklerine geri dönmüş hem de “Grand Declaration of War”’daki progresif yapıyı bu sefer müziğin karakterini farklı bir boyuta taşıyacak şekilde değil, pure black metal yapısı içerisinde eriyerek onun kendine has karakterini geliştirecek bir şekilde kullanmıştı. Albüm grubun daha önceki tüm kayıtlarına kıyasla çok daha profesyonel bir prodüksiyona sahipti. Albümün en dikkat çekici yönlerinden biri, hem black metal yapısı içerisine entegre edilen çeşitli küçük progresif ögelerin hem de temiz prodüksiyonun grup elemanlarının üst düzey çabası ve yeteneği sayesinde black metal hissini asla bozmaması, onu son derece güçlü, vahşi, şeytani, karanlık bir sunum içerisinde dinleyiciye ulaştırmasıydı. Bir diğer dikkat çeken nokta ise enstrüman hakimiyetinin ciddi anlamda üst düzey olmasıydı. Grubun gerek enstrüman kullanımı, gerekse besteler konusunda çok ciddi bir titizlik gösterdiği her şarkıda görülebiliyor.

Şarkılarda geleneksel black metaldeki hızlı ve seri tremolo riflerle birlikte black metal yapısı içerisine son derece başarılı bir şekilde entegre edilmiş teknik ve melodik kısımlar, önü alınmaz blast beat’ler, dur kalklar, hız değişimleri, bas gitarın pek çok geleneksel black metal albümüne kıyasla daha belirgin olması ve zaman zaman kendini ön plana çıkarması, karmaşık ve teknik davul partisyonları gibi pek çok öge mevcut. Mayhem tüm bunları o kadar mükemmel bir şekilde harmanlıyor ki black metal için gayet progresif olan tüm bu unsurlar size hiçbir zaman black metalden farklı bir şey dinlediğiniz hissini yaşatmıyor. Hepsi black metalin geleneksel karakterinin üst düzey bir şekilde özümsenmesi sonucunda titizlikle black metale entegre edilen ve orada hiçbir şekilde yabancı ve uyumsuz oldukları düşünülemeyecek unsurlar olarak ortaya çıkıyor. Aşırı saldırgan ve dizginlenemez olmaktan ziyade çok daha kontrollü, tonlaması duruma göre değişen şeytani ve ürkütücü vokaller de albümün karanlık atmosferini ve dinleyici üzerindeki esir alıcı hissi en üst düzeye çıkarıyor.

“Chimera” her ne kadar Euronymous’un yokluğunu telafi edemese ya da statü açısından “De Mysteriis Dom Sathanas”ın gölgesinde kalsa da her saniyesi üst düzey bir işçilik ve yetenek barındıran ve özellikle progresif ögelerin black metalin geleneksel yapısını ve hissini bozmadan bu yapının içerisine nasıl yedirileceği konusunda adeta ders veren bir albüm.

9,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.29/10, Toplam oy: 34)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2004
Şirket
Season of Mist
Kadro
Maniac: Vokal
Blasphemer: Gitar
Necrobutcher: Bas
Hellhammer: Davul
Şarkılar
1- Whore
2- Dark Night of the Soul
3- Rape Humanity with Pride
4- My Death
5- You Must Fall
6- Slaughter of Dreams
7- Impious Devious Leper Lord
8- Chimera
  Yorum alanı

“MAYHEM – Chimera” yazısına 8 yorum var

  1. 2021′in açılışını Mayhem aleyhisselâmla yaptık, cümleten hayırlara vesile olsun, 2020′den çok daha iyi bir yıl olsun. Ki zaten herhangi bir yıl çok da bir şey yapmadan 2020′den daha iyi olabilir.

    Eline sağlık Cemil.

  2. Rzeczom says:

    Mayhem’in ilk EP’si ile debut olan ilk albümleri dışında herhangi bir albümlerinin dinlemedim. Live in Liepzig’i saymıyorum tabii, o canlı performans.

    çünkü Dead’siz, Euronymous’suz Mayhem, MAYHEM olamazmış gibime geliyor. sizce hata mı ediyorum? dinlemeli miyim?

    Ahmet Saraçoğlu

    @Rzeczom, ilk albümünü dinlemişsen Attila Csihar’lı hâlini dinlemişsin demek, ki o albüm black metal tarihinin en önemli albümü muhtemelen, değilse de ilk 2-3 içinde.

    Dolayısıyla Attila’lı Mayhem gayet de Mayhem’dir.

    http://www.pasifagresif.com/2019/11/mayhem-daemon/

    Rzeczom

    @Ahmet Saraçoğlu, sence son çıkan albümleri Daemon’dan geriye doğru mu gideyim yoksa kronolojik sırayı takip mi edeyim?

  3. necrobutcher says:

    bu albüm dayak tabirinin müzikal karşılığıdır. uzun süre bu tarza alışık olmayan birine dinletirseniz kaliteli bir işkence tekniğine dönüşebilir. 10/10

  4. In White says:

    Mayhem denilince benim aklıma Dead’in karanlık şarkı sözlerini Attila’nın mükemmel yorumlaması, Euronymous’un evil gitar tonu ve Hellhammer hayvanlığı gelir. Klasik ilk albümden sonraki tüm Mayhem albümlerini yapmaya çalıştıkları alanda başarılı bulurum ama olmasa da olur albümleridir. Çoğu insan Mayhem denilince hep Euronymous’un olduğu dönem çıkan işleri dinler. Chimera bana göre iyi bir albüm ama açıp da dinleyesim gelmez, ilk albümden sonrakiler Mayhem’in karanlığında gömülmüş gibi.

    Karlos

    @In White, bravo 👍👍👏👏 Euronymous ve Dead ten sonra Mayhem bitti zaten … Hellhammer, Attila ve Necrobutcher mayhem isminden ekmek yiyorlar sadece olay bu . Mayhem in mayhem olmasını sağlayan Euro ve Dead idi onlarsız mayhem pussy siz bir kadın, hurisiz bir cennet, taşşaksız bir boğa gibi

    In White

    @Karlos, Bu yazı ciddi mi ironi mi bilmiyorum ama Dead’den sonra Mayhem bitti demedim. Attila, Euronymous ve Hellhammer üçlüsü gayet iyi işler yapmaya devam ederdi.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.