# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
FURTHERIAL – Liberation Path
| 10.01.2021

Rifleri dile getiriyor, melodilere hayat üflüyorlar.

Ülkemizin son 7-8 yıldaki en aktif ve üretken oluşumlarından biri olan FURTHERIAL’ın altı yıl aradan sonra çıkardığı üçüncü albümüyle birlikteyiz bugün. Son iki albümü arasında altı yıl olan bir grup nasıl aktif ve üretken olabilir diye düşünülebilir tabii. 2014 ve 2015’te sırasıyla “Destroying Atropolis” ve “Un mondo infinito”yu çıkaran İstanbullu grup, 2017 ve 2018’i de “Through Struggle: Part One” ve “Through Struggle: Part Two” EP’leriyle geçirmişti. Grubun %75’i RAZOR INC.’te de çaldığından, 2019’da da o grubun ilk albümü “The Road”u çıkarmış, üretime devam etmişlerdi.

Yeni albümü “Liberation Path”i sürpriz şekilde çıkaran FURTHERIAL’ın melodik death metal ile thrash metali harmanlayan tarzına aşina olanlar FURTHERIAL’ın rif odaklı beste tarzının, melodik yaklaşımının ve çok yönlü vokal kullanımının zaman içinde nasıl demlendiğinin ve kendi kimliğini bulduğunun farkındadırlar. İlk albümünde daha atarlı, daha yırtıcı bir şekilde gördüğümüz grup, ikinci albümünde olayın dramatik kısmına daha fazla yüklenmiş ve derinliği daha fazla olan bir albüm çıkarmıştı. “Liberation Path”in ise iki anlayışın tam olarak bütünleştiği nihai bir çalışma olduğunu düşünüyorum, ki zaten biz bunları yıllar önce yorumlarımızda yazdık.

FURTHERIAL’ı daha en başından heyecan verici kılan şey, grup elemanlarının yıllar boyunca biriktirdikleri fikirleri bir başkası olma amacı gütmeden, kendi sound arayışı eşliğinde sunmasıydı aslında. Eski grubum THROWN TO THE SUN ve FURTHERIAL olarak birlikte pek çok şey paylaştık, konserler verdik. 2011-2015 yılları arasında sadece metal yapma arzusuyla yanıp tutuşurken, bunu o dönem başkalarıyla paylaşmamış olsam da FURTHERIAL’ın müzikal olarak yapmak istediği şeylerin heyecanını da kendi grubumunkine yakın düzeyde paylaşıyor, FURTHERIAL’ın ilerleyişine de sanki THROWN TO THE SUN’ın adımlarıymış gibi seviniyordum.

Bunun sebebi sadece grubun müthiş rifler yazıyor olması veya bence ülkemizde benzeri olmayan bir şey sunuyor oluşu değildi. Bunun sebebi samimiyetti. FURTHERIAL, elindeki imkânlar dâhilinde hep üretmek isteyen insanlardan oluşuyordu ve bunun meyvelerini toplamaları beni çok mutlu ediyordu. Aradan geçen bunca yıldan sonra, FURTHERIAL’ın kendi sound’unu oturtmuş olduğunu görmek gerçekten büyük bir keyif. “Liberation Path”le birlikte, “FURTHERIAL rifi” diye bir kavram olduğunu artık daha net düşünüyorum. Önceki albümlerdeki temayı şekillendiren masalcı karakteri, bu albümde sanki daha kendine güvenli, daha net ifade ediyor anlatmak istediklerini.

Bu müziğe aklımın erdiği ilk günlerden bu yana en çok değer verdiğim şeylerden biri, sadece fon vazifesi görmeyen, bir şeyler anlatan rifler olmuştur. FURTHERIAL’ın yazdığı riflerde bunu net şekilde görebiliyoruz. Rif sanki biyolojik bir organizmaymışçasına nefes alıyor, vokale veya sözlere ihtiyaç duymadan bir şeyler anlatıyor. Albümdeki bazı riflerin bir şeye kızdığını; bazı riflerin bir sıkıntısının olduğunu, canının yandığını, hepsini geçtim bize bir şeyler anlatmaya çalıştıklarını hissediyorum. Grup bunu ilk albümdeki kusursuz “Storyteller”da da yapıyordu, ikinci albümdeki “Elder & Apprentice”te de yapıyordu, bu albümdeki “Dusk Above”da “Estranged”de “Leathean”da “Tailor of Dreams”de de yapıyor.

“Liberation Path”teki şarkılar, “Destroying Atropolis”teki öfke, isyan ve iştahı “Un mondo infinito”daki kederli, yer yer çaresiz, empati arayışındaki tavırla bir araya getirerek daha bilge, daha yaşanmışlık dolu, daha dışarıdan bakan bir farkındalıkla yansıtıyor. Albümü dinlerken, FURTHERIAL’ın, çok iyi olduğunu düşündüğü bir rif veya melodiyle kendisini bize kanıtlama amacı gütmediğini ve tek amacının besteyi güçlendirmek olduğunu hissedebiliyorum. Bu yaklaşım tüm albüme yayıldığından şarkılar bir bütün olarak akıp gidiyor, araya dinamizme ket vuran aykırı bir fikir girmiyor.

Bir açıdan bakıldığında, bu durum albümün sabit bir duygu içerisinde devam etmesine yol açıyor ve farklı yönlere uzanıp çeşitlilik kazanmasına mâni oluyor olabilir. Lakin dediğim gibi FURTHERIAL’ın amacı bir şeyler kanıtlamak değil, kendini ifade etmek. Dolayısıyla buna yönelik, bu tema içerisinde nefes alan şarkılar yazarak net bir bütünlük, birliktelik sağlamayı başarmışlar. Yeri geliyor kederli vokaller ve clean gitarlar çıkıyor sahneye, yeri geliyor kükremeler eşiğinde blast beat’ler yansıtıyor albümdeki öfkeyi, ızdırabı.

Son kelamlara geldiğimde, beste olgunluğu, müzisyenlik ve prodüksiyon açısından “Liberation Path”in FURTHERIAL’ın zirvesi olduğunu düşünüyorum. Albüm gerçekten gayet sıcak ve -bu ifadeyi sık kullanmaktan biraz çekinsem de- samimi bir atmosfere sahip. Hiçbir şey birbirini bastırmıyor, her şey gayet dengeli şekilde akıp gidiyor. “Lethean”ın ilk 30 saniyesinde öne çıkan conk conk’lu baslar, “Tailor of Dreams”deki davul yazımı gibi güzellikler ve hepsini toparlayan lezzetli prodüksiyon ile “Liberation Path”, bana kalırsa grubun yarınları adına son derece heyecan verici bir çalışma. Bu üç albümlük tema içerisinde FURTHERIAL’ın gerçekten değerli bir şey yaptığına inanıyorum ve bundan sonraki yeni, taze başlangıçlarını da merakla bekliyorum. Arayı açmadan devam etmeleri ümidiyle.

8,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (6.22/10, Toplam oy: 54)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2021
Şirket
El Emeği Göz Nûru Plakçılık
Kadro
Başer Çelebi: Vokal, ritim gitar
Bora İnce: Lead gitar
Önder Işkın: Bas
Berkay Yıldırım: Davul
Şarkılar
1. Tailor of Dreams
2. Dusk Above
3. Lethean
4. Estranged
5. Clashing Stories
6. Truth in Existence
7. Back to the Ocean
8. The Old Man
  Yorum alanı

“FURTHERIAL – Liberation Path” yazısına 16 yorum var

  1. enemyofgod says:

    Furtherial ülkemizin en değerli gruplarından bana kalırsa. Bu kadar kendi soundunu yaratabilme herkesin yapabileceği bir şey değil.
    Özellikle ilk 4 şarkıyı çok sevdim bu şarkılara 10/10 veririm ama sonraki 4 şarkıda albüm ağırlaşıyor ve ilk yarısındaki enerjiyi yitiriyor. Son 4 şarkıya da 7/10 veririm. 8,5/10 oluyor benim notum da.
    Un mundo Infinito 9/10 olduğu için kıyamadım 8 bastım.

    enemyofgod

    @enemyofgod, Bu arada eski albümlerini tekrar dinleyince fark ettim bu albümde kayıt kalitesi çok artmış.

  2. tahsin says:

    Uni Rock toplulugunda gecen bu konusma maalesef uzuyor insani:

    x: (link)
    x: Furtherial yeni albumunu halka sunmus
    x: yerli mali yurdum mali cayir cayir metal
    y: 787 aylık dinleyici
    y: İşte gerçek bir metalhead

    10-15 mesaj ile Furtherial ekibini ve Taksim konserlerini anlattim.

    y : Baba ne güzel grup bu
    y : İyi şarkılar haa

    On yargiyi kirarak muzigin kalitesini aktarabildim diye dusuyordum ki bir mesaj daha…

    y: (Beneath the Stars) Avenged sevenfold şarkılarına benziyor bayağı

  3. Alper Ulubey says:

    Bir önceki albüme 9 verdiniz diye yorumlarda ortalık bayağı karışmıştı. Ondan sonra türk grupları puanlamama kararı almıştınız yanlış hatırlamıyorsam. Bu sefer galibe sikerler diyip işinize bakmışsınız. Albümü de beğendim bu arada, 7 çalışır.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Alper Ulubey, Türk gruplarının EP’lerine puan vermemeye başlamıştım, bundan sonra da öyle olacak. EP çıkarmak albüm çıkarmaktan daha az zahmetli olduğundan bir ara çok sık EP çıkmaya başladı ve çok fazla kıyaslamaya neden olacağından 3-4 şarkılık çalışmalara puan vermek istemedim.

  4. cosku says:

    Muazzam albüm ya.. çok beğendim..

  5. Death says:

    8.5 coooook abartili olmus ederi 6.5-7

    Cem

    @Death, Bunu demeye gelmiştim.

  6. Godless Killing Machine says:

    albümün prodüksiyonu kötü. davul tonu özellikle gerçekten çok ruhsuz ve kuru. besteciliğe saygım var ama bana göre en iyi ihtimalle vasat, orijinalliği yok. koskoca albümde tek bir iyi, vay amk bu neymiş ya dedirtecek riff duyamadım. şarkı trafikleri aşırı tahmin edilebilir. ayrıca alt tellerden bi power chord basıp mi telinden jın jın yapmalı riffler bitsin artık be kardeşim bıkmadınız mı cidden.

    Godless Killing Machine

    @Godless Killing Machine, bir kaç kere daha dinleyince tailor of dreams ve back to the ocean gibi güzel şarkılar varmış.

  7. Necrobutcher says:

    grubu cidden çok seviyorum ama kayıt kalitesi cidden iyi değil bence de. başerin sesi muazzam davullar melodiler riffler şahane ama kayıt cidden özensiz biraz. 8 verdim çünkü bunun üstüne çıkacaklarına eminim.

  8. formulas says:

    8.5a şaşırmadım, turk gruplarının albümleri 8.5dan başlıyor değerlendirmeye.

  9. Apriori says:

    👎 4

  10. Alondate says:

    Neden bu puanlama isi bu kadar tartisildi cozemedim. Yazar ile ayni fikirde olmayanlar icin puanlama bari mevcut altta. Kullanabilirsiniz onu. Bence basin dusuk puaninizi gecin cok rahatsiz ettiyse bu puan.

  11. Rzeczom says:

    Kötü bir albüm.

  12. ddeath says:

    hem albümle alakalı hem de gerçekten kötü bir kitle var, onlarla alakalı birkaç şey söylemek istiyorum.

    öncelikle “abi ya niye hiç nitelikli türk grubu çıkmıyor” diye genelleyenlere seslenmek istiyorum. bunu söyleyenler öncelikle kendilerine ya da çevresine bir göz gezdirsinler. bu kadar niteliksiz ve ezik psikolojisinde(müziğin türk işi oldugun ogrenice modunu degistirip kicinin kenariyla dinlere söylüyorum) bir dinlecisi kitlesi hangi ülkede gördünüz arkadaşlar?? konserlerde yerine mıhlanmış gibi duran adamlar gelmiş çalanlara b*k atıyor. değerlendirme kriteri desen o da yok. adam gelmiş sözlerine bakmadan, ne anlatıyor, ne demek istiyor bakmadan 0 birikimle grup/albüm değerlendiriyor, parçanın 10 saniye başını, ortasını ve sonunu dinleyip burda ” abi albüm kuru yaa” triplerine giriyor. bir diğeri gelmiş başı sert de sonlara doğru yumuşamış o yüzden başına şu kadar puan sonuna şu kadar puan veriyorum diyor. burda yorum yapma imkanı size sunuluyor diye jüri tribine giriyor. resmen komedi şöleni.

    bu albüm, 3 albümlük bir konseptin sonuncusu. bu yüzden albümü değerlendirirken diğerleriyle beraber ele almak zorundayız. bunun üzerine önceki albumlerle bağlantısı nedir, 3 albumde ney ele alinmis ve bu son albüm digerlerine ne tür gönderme yapmış, nasıl bir tamamlayiciligi var? sound olarak ne gibi farkliliklar olmuş, son albüm sound olarak geneline kıyasla gercekten hikayenin son buldugunu hissettiriyor mu? daha bir sürü nitelikli soru yazilabilir ve bu soruların her birine uzun uzun cevaplar alabilirsin bu gruptan. çünkü bu ve daha bir cok kriteri planlamış bir grup Furtherial. bunlari sormak yerine yukarda birisi gelmiş başi sert sonu yumuşak olmuş kötü olmus diyor. demiyor ki acaba neden sona doğru yumuşamış, hangi amaçla yapılmış bu? ya da orjinalliği yok diyor. yani ya çocuksun ya da dediğim gibi çok bilinçsizsin. yiyorsa yaz bakalım şu gruba benziyor ya da burayı kopyalamışlar diye. gelip de buraya bak ikisi de la akordunu basmış deme ama.

    çok uzun yazdım daha da yazarım da az çok anlaşıldım diye düşünüyorum. çok doluyum bu konuyor çünkü üzülüyorum. gerçekten başarılı ve emegi geçtim ruh isteyen işler ortaya konulmuş. aşırı niteliksiz dinleyiciler mevzunun içine girmeden yüzeyselce dinleyip gelmiş b*k atıyor. aynı dinleyiciler “abi yha türkiyede niye hiç düzgün grup yok” diye masturbasyon yapiyor. iste bu yuzden yok sevgili kardesim…

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.