# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
NAPALM DEATH – Throes of Joy in the Jaws Of Defeatism
| 26.09.2020

Öteki.

ismail vilehand

Kimi gruplar var; misal çok iyi yapılmış bir şeyi taçlandırarak, orijinalliğini bozmadan üstüne koyarak devam eden, icra ettiği türü daha yüksek seviyelere çıkartan ve dâhil olduğu türü yücelten iddialı gruplardan bahsediyorum. Örnek vermem gerekirse en kafaya “The Black Dahlia Murder” yazabilirim. Çünkü adamlar 90’ların ikinci yarısı itibariyle palazlanan ama 2000’lere girince bu kısacık sürede, lüleden emdiren KUNTİ’lere dönüşen KUNEK’lerin eline kalmış bir müzik türünü gerçek ekstrem müzik seven metalcilere geri teslim ettiler. “At the Gates”in geri dönüşü ile birlikte “The Black Dahlia Murder’ın” varoluşu en kral ekstrem metal sevenlerin tekrardan yüzleri kızarmadan “Biz melodik death metal seviyoruz.” demelerini sağladı. Bu bence hem müzik türünün geneline, hem de dinleyicilere büyük bir hizmet oldu.

Fakat bazı gruplar var ki, hem türü yaratıp hem de üstüne koyup geliştirerek 40. yılına bir kala, hala katliam yaratabiliyorlar. Asıl konumuz olan “Napalm Death” bunlardan biri. Hatta bu konuda en başta gelen grup. 40 seneye yaklaşan müzikal yolculuklarında belirli biz çizgide devam ettiler, asla taviz vermediler. Arada müzikal değişimleri oldu ama yarattıkları tarzın içinde bir şekilde türün amiral grubu olma şerefini asla bırakmadılar ve hala aynı kalitede devam ediyorlar.

“Napalm Death”i ben kendimce farklı dönemlere ayırıyorum. 1987 – 1988 (“Scum” – “From Enslavement to Obliteration” arası) fazlaca punk ama metalcilerin de dikkatini çekebilecek yeni ekstrem müzik türünün doğuşu, 1990 – 1994 (“Harmony Corruption” – “Fear, Emptiness, Despair” arası) o dönem çalıştıkları isimler sayesinde death metal ile temasa geçerek yükselişe geçmeleri, 1996 – 2002 (“Diatribes” – “Order of the Leech” arası) dönemi fena olmayan ancak ortalama albümler yaptıkları duraklama devri, 2005 – 2020, yani günümüz (“The Code Is Red… Long Live the Code” – “Throes of Joy In The Jaws Of Defeatism” arası) ise yeni bir tür yaratan, müzik tarihine şekil veren grubun şarap misali yıllandıkça daha da mükemmelleştiği ustalık dönemi.

Farklı “Napalm Death” elemanlarının 2000’ler başı dönemde verdikleri röportajlarda belirttikleri üzere İsveç’ten çıkıp, kendi yarattıkları türe devasa bir sıçrama yaptıran efsanevi grup “Nasum” ile kanka olmalarından sonra vites attırma kararı almalarıyla birlikte olgunluk dönemlerinin ilk mükemmelliği olan ve nefes kesen “The Code Is Red… Long Live the Code” adlı albümü ile birlikte, son 15 yıldaki korkunç “Napalm Death” çıldırmasının startını verdiler.

Özellikle Shane Embury “Nasum” ile tanışınca “Lan biz çok mu sakinleştik?” diye sormuş kendine ve az önce de bahsettiğim gibi 2005 sonrası aklını kaybeden, amansızca kuduran yeni ve olgun “Napalm Death”i başlatarak, şu an konumuz olan “Throes of Joy In The Jaws Of Defeatism”e kadar gelmemize mantıken ve icraat olarak ön ayak oldu diyebiliriz. Bu adamın “grindcore” dendiği vakit mantar gibi her köşeden fırlaması, bu yıl çıkan muhteşem “Venomous Concept” albümü ile tekrar tescillendi zaten.

Kendisini ne alakaysa “Nasum – Scoop” klibinde bile görebilirsiniz. Çünkü ekstrem müzik ile bir alakanız var ise “Shane Embury” sizi bulur ve hayatınıza girer. Eğer enstrüman çalıyorsanız komple yandınız, çünkü hemen sizinle bir proje başlatır. Bundan kaçmanız imkânsız, çünkü adamın huyu bu.

“Throes of Joy In The Jaws Of Defeatism” az önce bahsettiğim çıldırmanın son ayağı. Albüm çıkmadan önce belirttikleri üzere deneysellikler içerse de, gözlerinizi kapayıp bu albümü dinlediğinizde sonsuz “Napalm Death” öfkesini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Sertlikten en ufak bir taviz yok.

5 sene önce çıkan “Apex Predator – Easy Meat” albümünde ilk fark ettiğim ancak devamı ne derece gelir bilmediğim Barney Greenway – Mitch Harris vokal atışmalarının tarihe karışması tescillenmiş oldu. Uzun yıllarca çift vokal gibi ilerleyen grupta ilk defa bu kadar tek vokal hâkimiyeti gördüğümü söyleyebilirim. Koro vokalleri saymazsak Barney Greenway kendi oyununu oynuyor. Mitch Harris kısımları ise albümün genelinde çok kısıtlı, koro ve haliyle “scream” kısımlarda devreye giriyor. Eski şarkılardaki kadar “aha Mitch Harris geliyor diyemiyoruz ama yine de kendisi yeteri kadar sahada boy gösteriyor.

Belki de müzikten daha önemli olan kısım ise “Napalm Death”in bizim söylemek isteyip de söyleyemediklerimizi, duymak istemeyenlerin kulak zarlarını yırtarcasına söylüyor olmaları. Albümün ana teması olan “öteki” olmak ve aynı fikirde olmayan kişilerin insan yerine bile konulmaması kısmı zaten bizim her gün, her saat yaşadığımız bir durum olması açısından bu korkunç coğrafyanın bireyleri olarak, bu albüm ile ciddi bir duygusal bağ kuracağımızı düşünüyorum.

“Napalm Death” tarihi boyunca hep en iyileri ile hatasız çalıştığı için, işin mutfak kısmından bahsetme gereği duymuyorum. Mix, mastering, hangi enstrümanı ne derece duyduğumuz gibi ayrıntılara girmeye gerek yok çünkü hepsi kusursuz. Deneysel kısımlar ise gayet ayarında, klasik “Napalm Death” kimyasını bozmayan seviyede, gayet işi tatlandıran, kafasının peşinde koşan dinleyicilere çok ciddi “Swans” ve “Neurosis” zevki veren, minimal kısımlar. Yani sonuç olarak hala bildiğimiz taş gibi NAPALM DEATH var sahada.

Finale gelirsek “Apex Predator – Easy Meat” ve “Utilitarian”dan bir tık daha iyi, “Time Waits for No Slave” ile kafa kafaya güzellikte ama daha fazla farklı tat barındıran bir albüm olduğunu düşünüyorum. Bu adamlar hayatta olduğu sürece benzer kalitede albümler illaki gelecektir. “Napalm Death” büyük bir marka, ekol ve hayat duruşudur. Kendilerini en son 2015 yılında Avrupa’daki devasa bir metal festivalinde canlı izledim ve moshpitte tepinirken çok sevdiğim “Devourment” şapkamı kaybettim. Shane Embury ile denk gelirsem “Sizin yüzünüzden en sevdiğim şapkam kayboldu.” diyeceğim ve ertesi gün Pasifagresif haber köşesinde “Shane Embury ile ismail vilehand’den yeni proje.” diye haber göreceksiniz.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.26/10, Toplam oy: 31)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2020
Şirket
Century Media Records
Kadro
Mark "Barney" Greenway: Vokal
Mitch Harris: Gitar, vokal
Shane Embury: Bas
Danny Herrera: Davul
Şarkılar
01. Fuck The Factoid
02. Backlash Just Because
03. That Curse Of Being In Thrall
04. Contagion
05. Joie De Ne Pas Vivre
06. Invigorating Clutch
07. Zero Gravitas Chamber
08. Fluxing Of The Muscle
09. Amoral
10. Throes Of Joy In The Jaws Of Defeatism
11. Acting In Gouged Faith
12. A Bellyful Of Salt And Spleen
  Yorum alanı

“NAPALM DEATH – Throes of Joy in the Jaws Of Defeatism” yazısına 16 yorum var

  1. enemyofgod says:

    ”Pasifagresif haber köşesinde “Shane Embury ile ismail vilehand’den yeni proje.” diye haber göreceksiniz.”
    Bekliyoruz

  2. enemyofgod says:

    Albüm de kritik de mükemmel. Şarkılar bir yandan klasik napalm death dayağını atıyor bir yandan da melodikliğini koruyor, sevdim.

  3. P L A G U E says:

    Ders gibi okutulmasi gereken muazzam albüm. 5. parçadaki bas gitar işciliği♥️ben.

    Beynine sağlik bro👍🏿

  4. Murad says:

    ” … ve ertesi gün Pasifagresif haber köşesinde “Shane Embury ile ismail vilehand’den yeni proje.” diye haber göreceksiniz.” kısmına katılamayacağım, çünkü bazı haberler olay olduktan günler sonra giriliyor :D

  5. deadhouse says:

    Şiir yazabilseydim, Napalm Death üzerine bir şiir yazmak isterdim. Albüm için yorumum budur.

    enemyofgod

    @deadhouse,
    Ne yapsa güzel olur
    Attığı dayak yüzleri buruşturur
    Pişmanlık duyma şarkıyı duyur
    Aklın yolu bir, Napalm Death ikidir
    Listelerde sıra başı
    Müzikleri sıra dışı
    Dayakları alın teri
    En güzeldir Napalm Death
    Alsın basını Shane
    Titretsin Barney ses tellerini
    Hep birlikte söyleyelim: You suffer, but why?

    kaziklubey

    @deadhouse, kalp var canan sever
    benim kalbim napalm death sever
    olmaz onsuz hayat ve dayak
    solar çiçekler ağlayarak
    kaziklubey der ki bu nasıl gönüldür
    gördüğünü öldürür, gömdürür
    ancak napalm death kalacak baki
    ferhat ve şirin, leyla ile mecnun sanki

  6. Dunedain says:

    Muhteşem albüm ve harika kritik emeği geçen herkese teşekkürler

  7. crowkiller says:

    albüm fena değil fakat Napalm Death 2000 lerin başından beri sürekli aynı şeyi yapıyor biraz baymaya başladı, kayıt kalitesi bile aynı.

  8. çaksu says:

    Albümü henüz dinlemedim. Backlash Just Because süperdi. Girişindeki riff/davul kombosu (Twist the Knife’ta da var çok benzeri) müzik yapsam aşıracağım şeyler arasında olurdu.

    Mitch – Barney atışması deyince de şunu koymadan edemeyeceğim.

    https://www.youtube.com/watch?v=3l1lBzc3tZE

  9. Horrendous says:

    Travis Ryan ve Barney Greenway bence amca oğulları.

  10. Necrobutcher says:

    10/1

  11. Exorsexist says:

    Mitch Harris uzun bir süredir kayıp ve Barney roportajlarda hakkında üzeri örtülü yorumlar yapıyordu. Bundan birkaç sene evvel otalıktan kayboldu, açıklama filan yapmadılar. bu yüzden albümde gitarların Kendisinin çaldığına bile şüpheyle yaklaşıyorum.

    Exorsexist

    Dediğimde haklıymışım, Barney hala net olmayan açıklamalarda bulunuyor. Bir roportajında ”nothing sinister” nedenden dolayı ayrıldığını söylüyordu, şimdi de ”circumstances” demiş.

    Albümün yazımında herhangi katkıda bulunmamış, sadece gitarların bir bölümünü kaydetmiş olduğu söylüyorlar, bunun da en büyük sebebi albümden edinilecek gelirin kendisine de katkıda bulunması olduğunu düşünüyorum.

    https://www.blabbermouth.net/news/mark-barney-greenway-discusses-mitch-harriss-involvement-with-new-napalm-death-album/

  12. chuck says:

    easy meat’in etkisinden hala çıkamadığım için bu albümü beğenemedim pek.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.