# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
ARS MAGNA UMBRAE – Apotheosis
| 06.09.2020

Sürprizsizliğin negativitesi.

Oğuz Sel

Gruplar gibi müzisyenler hakkında da birçok ayrıntıyı öğrenebildiğimiz The Metal Archives, hakikaten kıymetli bir kaynak. Mesela bu albüm vesilesiyle, Ars Magna Umbrae insanı Kthunae Mortifer müstear isimli müzisyenin, gerçek adının Petros Xolaiathyos olduğunu öğrendim. Polonyalı sanatçının, baba tarafından Yunan olması, bu herifin black metal konusunda ne denli gelecek vadettiğinin de bir göstergesi belki de. Aman bu kısmı uzatmayayım, çünkü buna benzer bir muhabbeti, grubun ilk EP’sinin kritiğinde de yapmıştım.

3 sene önce bu sayfalarda ilk defa konuk ettiğimiz Ars Magna Umbrae, 2018 çıkışlı ikinci albümün ardından iki senelik bir sessizliğe girmişti. Tabii her gün onlarca albüm çıkarken müziğinde, kendine özgü belirleyici işitsel ögelere fazlaca yer vermeyen oluşumun bu sessizliği, birçoğumuz için ne kadar büyük bir anlam ifade etti, hangimizi ne kadar dertlendirdi, buraya büyükçe bir soru işareti koyabiliriz.

Yazıyı biraz negatif sürdürdüğümün farkındasınızdır; bunda, “Apotheosis” kendi negatifliğinin de albümden beklediğimi bulamamamın yaşattığı hayal kırıklığının verdiği negatiflik de etkili. Söz konusu black metal olunca ve karşımızda Ars Magna Umbrae gibi türün, tekinsiz yönlerinden beslenerek müziğini oluşturan bir tek kişilik grup olunca, müziğin içerdiği negatif enerjiye iyi bir şey olarak bakabiliriz tabii. Ama karanlık atmosferle sırt sırta veren uyumsuz notaların beni hipnotize etmesine, en azından bu seferlik pek niyetim yok.

İlk EP’sindeki göreceli acemiliklerini ikinci albümüyle geride bırakmaya başlayan Kthunae Mortifer, “Apotheosis”e, “Through Fields of Asphodel” adlı ilk parçayla öyle bir başlıyor ki kendimizi, sözlerde de adı geçen kadim bir geçitte buluyoruz sanki. “Üç Yüzlü Anne” Hekate’ye bir yakarış bulunduran ve tamamı Yunanca sözlerden oluşan açılış niteliğindeki parçanın sonlarında giren gitar bölümü, öylesine klas bir iş ki bunun benzerini yapsa yapsa anca Acrimonious yapar derim. Belli ki müzisyenin Yunan tarafı bu defa epey baskın gelmiş ve Yunan black metal sahnesindeki baba oluşumlara öykünen tatlar içeren bir iş koymuş ortaya.

Bir önceki paragrafta bahsettiğim tat kaçırıcı negatiflik de bundan sonra başlıyor işte. Müziğin kendisindeki negativite, yerini, üçüncü şarkıdan itibaren başlayan sürprizsizliğin getirdiği negativiteye doğru eviriyor. Müziğine, bilinçli ya da bilinçsiz şekilde belirgin/akılda kalıcı noktalar eklemeyen Ars Magna Umbrae, bana kalırsa maça birkaç sıfır önde başlamışken albümün seyri içinde kendi kalesine attığı gollerle maçı mağlup bitiriyor. Şöyle bir bakıyorum; sound çok iyi, enstrüman kullanımı gayet başarılı, davullar programlama mı bilmiyorum, keza olsa bile pek anlaşılmıyor lakin gelin görün ki parçalar, bu işlerle içli dışlı olanlar için yeni pek bir şey sunmuyor. Hadi yalan söylemeyeyim “Of Divine Divergence” parçasında gitarla yapılan siren taklidi bayağı yeni bir şey. Hâlbuki açılış şarkısındaki gibi doğal ama tüyleri diken diken eden sakin gitarları bazı başka parçalara da dağıtsaydı, aralara geçiş niteliğinde doğal sesler ekleseydi, maalesef sıradanlaşan “ürkünç” gitar işlerine girişmeseydi, her şey çok daha güzel olabilirdi belki.

Müzisyenlerin, belki yaratımlarının etkilenmemesi adına belki de zaman bulamadıkları için yeni çıkan albümleri yakından takip etmediklerini tahmin ediyorum. Bu ne kadar iyi, ne kadar kötü bir şey tartışılır ama buralarda sıklıkla dert yandığım şu özgün olamama ya da illaki birilerine benzetilme durumunun arkasında da sanırım bu yatıyor. Umarım Ars Magna Umbrae, bir sonraki albümünde, bilmem kaçıncı defa geçilen yollardan geçmeyi denemez ve masaya daha yeni, daha özgün bir şeyler getirebilir.

6/10
Albümün okur notu: 12345678910 (6.38/10, Toplam oy: 16)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2020
Şirket
I, Voidhanger Records
Kadro
K.M.: Her şey

Konuk
G.G.: Gitar solo (6)
Şarkılar
1. Through Fields of Asphodel
2. She Who Splits the Earth
3. On the Wings of Divine Fires
4. Apotheosis
5. Mare Tenebrarum
6. Oracle of Luminous Dark
7. Of Divine Divergence
8. Ignis in Tenebris
  Yorum alanı

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.