# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
BATHORY – Under the Sign of the Black Mark
| 25.06.2020

Karanlık işaretin izinde.

Cemil Okumuş

Çok az grup ekstrem metalin gidişatına yön vermek ve kendisinden sonra gelen pek çok grup için ilham kaynağı olmak konusunda Bathory kadar özel bir yere sahip olmuştur. Kariyeri boyunca müzikal çizgisinde yaptığı her değişimde üst düzey albümler ortaya koyan bu grup yalnızca çok iyi ya da çok başarılı değil, aynı zamanda öncü statüsüne sahip bir grup oldu.

Yalnızca basit anlamda “satanic” bir imaj yaratmanın ötesinde, her zaman yarattığı imajın hakkını veren ve bu imajla son derece uyumlu olan, son derece etkileyici bir müzik ortaya koydu. 1984 yılında çıkardığı kendi adını taşıyan ilk albümü “Bathory” ile speed metal ve belli ölçüde rock’n roll etkileri taşıyan bir altyapıyı karanlık ve ürkütücü bir karaktere büründürerek black metalin ortaya çıkışına öncülük eden grup, 1985’te çıkardığı ikinci stüdyo albümü “The Return……” ile de müziğinin yapısını thrash metale doğru kaydırmış ve bunu yaparken bir diğer yandan da müziğinin karanlık ve şeytani karakterini korumuştu.

Grubun 1987 yılında yayınladığı 3. Stüdyo albümü olan “Under the Sign of the Black Mark”, ise Bathory’nin karanlık ve şeytani müziğini ikinci albümdekine kıyasla thrash metale daha da yakın bir yapı içerisinde ortaya koyduğu bir albümdü. Bathory karanlık ve lanetli bestecilik yeteneğini thrash metalin sert yapısıyla bir araya getirdiği bu albümüyle hem kariyerindeki en üst düzey işlerden birine imza atmış hem de ilerleyen zamanlarda kendisi başta olmak üzere pek çok İskandinav grup tarafından icra edilecek olan Viking metal alt türevi için de belli bir temel ortaya koymuştu.

“Under the Sign of the Black Mark”ta ilk dikkat çeken şey, prodüksiyon kalitesi çok üst düzey olmamasına rağmen ilk iki albüme kıyasla enstrümanların daha belirgin bir şekilde kaydedilmesi ve özellikle davulun tınısının daha sert olması. Bu durum ilk iki albüme kıyasla daha vurgulu ve belirgin bir sound elde edilmesini sağlıyor. Yine ilk iki albüme kıyasla daha thrash’vari ve agresif şarkılar mevcut. Daha da etkileyici olan ise Bathory’nin hem agresiflik hem de şeytani ve karanlık hissiyatı mükemmel bir uyum içerisinde bir araya getiriyor olması. Sert thrash’vari riflerin karanlık, epik ve evil besteler üzerine kurulu olması, hem bu sert ve güçlü riflerin son derece tatmin edici ve doygun bir şekilde hissedilmesini hem de karanlık ve şeytani duygu ve atmosferin en üst düzeye çıkmasını sağlıyor.

Bathory’nin şarkı düzenlemeleri ve enstrümanların parçalar içerisinde oynadığı rol, agresif bir sunum üzerine inşa edilmiş olan lanetli bestelerin dinleyiciyi albümün başından sonuna kadar adeta esir almasını sağlıyor. Bathory teknik bir enstrüman kullanımı ya da kompozisyona değil, genel olarak basit bir yapı üzerinde ortaya koyduğu oldukça yoğun ve etkileyici bir besteciliğe yaslanıyor. Bu besteciliğin bu genel olarak basit yapı içerisinde ortaya çıkardığı güçlü, karanlık ve kötücül his ve atmosfer grubun hem müzikal hissiyat olgusunu çok iyi özümseyip içselleştirdiğini hem de bunu ekstrem metal yapısı üzerinden ifade etmek konusunda ne denli büyük bir yeteneğe sahip olduğunu gösteriyor. Albümdeki klavye kullanımı ve melodik unsurlar da albümün genel anlamda sahip olduğu sert yapı içerisinde hiçbir şekilde kulağa yabancı gelmeyen, genel yapıyla son derece uyumlu, her zaman olması gereken yerde devreye girip istenen duyguyu yaratacak şekilde kullanılan unsurlar olarak karşımıza çıkıyor. Vokaller de albümün genel yapısıyla aynı karakteri yansıtıyor ve şarkılar içerisindeki durumuna göre tonu, hızı ve vurgularının çok iyi bir şekilde ayarlanmasıyla her zaman karanlık ve kötücül hissiyatı en çarpıcı haliyle dinleyiciye ulaştırıyor.

Şarkılardan kısaca söz edecek olursak “Massacre”, “Equimanthorn”, “Chariots of Fire” ve “Of Doom……” parçaları thrash metal karakterinin daha çok ön plana çıktığı hızlı, agresif, sert ve ezici parçalar. “Woman of Dark Desires” ve “Call from the Grave” yine temel olarak thrash’vari rifler üzerine kurulu, orta tempoda seyreden, biraz daha melodik karakterde parçalar. Özellikle üzerinde durulması gereken parça ise albümün parlayan yıldızı olan ve Bathory’nin kariyeri boyunca yazdığı en iyi şarkılardan biri olduğunu düşündüğüm “Enter the Eternal Fire”. Bathory’nin büyük ölçüde basit bir yapıyı ne denli yüksek hissiyata sahip bir şahesere dönüştürebileceğinin en belirgin kanıtlarından biri olan bu parça, büyüleyici rifleri ve solosu, elektro gitar bölümleriyle akustik gitar bölümleri arasındaki mükemmel uyum, bütün vurguları ve tonlamasıyla kusursuz olan evil vokaller, yaratılan epik ve düşsel atmosfer ile her yönüyle mükemmel, tam anlamıyla insanın ruhuna işleyen bir parça.

Özetlersek “Under the Sign of the Black Mark”, Bathory’nin karanlık ve kötücül müzik anlayışını thrash metalin sert ve vahşi yapısıyla kusursuz bir şekilde bir araya getirerek kariyerindeki en üst düzey işlerden birine imza attığı bir albümü.

10/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.71/10, Toplam oy: 42)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1987
Şirket
Under One Flag
Kadro
Quorthon: Davul hariç her şey
Paul Lundburg: Davul
Şarkılar
1- Nocternal Obeisance
2- Massacre
3- Woman of Dark Desires
4- Call from the Grave
5- Equimanthorn
6- Enter the Eternal Fire
7 -Chariots of Fire
8- 13 Candles
9- Of Doom......
Web
  Yorum alanı

“BATHORY – Under the Sign of the Black Mark” yazısına 66 yorum var

  1. bathory’nin ilk 5 albümüne gözüm kapalı 10 veririm.

  2. Ece says:

    Enter the Eternal Fire, Call from the Grave ve Woman of Dark Desires “bana gore” albumun sirasiyla 3 buyukleri.

    Harika kritik, eline saglik.

  3. Karlos says:

    Bu şaheser ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi ❤ barındığı duygu ve atmosfer , riffler davullar solo vokal hepsi eşsiz bir uyum ve ahenk içerisinde … ve türünün eşsiz örneği ❤

    SELAM OLSUN ŞANLI ” THOMAS EMİL BØRJE FORSBERG’e ” (LORD QUORTHON)

    and see you in VALHALLA ❤

  4. Noshophoros says:

    Ellerine sağlık Cemil, albümün hakkını veren bir inceleme olmuş. Bu albüm, kesinlikle 1 numaraya koyduğum Bathory albümü. İlk dinlediğimde, black metal’in nasıl bir kökten geldiğini bana direkt anlatan bir albüm olmuştu. Onca blast-beat’li, soğuk atmosferli ya da cehennemi black metal albümü dinledikten sonra bile, şimdi bir “Enter the Eternal Fire” açsam bu müzik türü namına her şeyin, önem sırası bakımından ikinci sıraya düşeceğini hissediyorum.

  5. \m/ says:

    Gerçekten de ne kadar sert şeyler dinlersem dinleyeyim bathory daha farklı geliyor. Etkisini, önemini bir kenara bırakınca bile elde inanılmaz bir iş var. Neyse 10u yapıştırdım. Quorthon çok büyük adamsın ulan

    tahsin

    @m/, Mgla > Bathory eueueueu diye geziyordun en son, Simdi burda sekil yapma.

    \m/

    @tahsin, misal ki diye yazdık aslan. Ayrıca mgla>Bathory desem bile bathory övemez miyim köylü

  6. necrobutcher says:

    ben bathorynın black metale öncülük ettiğini düşünmüyorum. katkı sağladı dersek daha doğru olur sanırım. bu kotü manada değil. bathory ilk zamanlarında venomu taklit ediyordu zaten sonradan viking metale ya da adı black metal olmayan her neyse ona evrildi. bence gerçek manada black metale önclükten malum norveç çetesi ortaya çıkana kadar söz edilmemeli. sonuç olarak bu tarzın çerçevesini çizenler onlar.

    Ahmet Saraçoğlu

    @necrobutcher, 1982-1988 arasında black metale kayan, sadece speed/thrash denemeyecek türde çeşitli çalışmalar var aslında. 666 – “Nekrofilie”, KAT – “Metal and Hell”, Parabellum’un 1984 demosu, Poison’ın “Sons of Devil” demosu, Bulldozer’ın “Fallen Angel” single’ı gibi geri planda kalan ama black metalle yakın temasta işler de var. Bunların hepsi black/speed/thrash/heavy metal karışımı gibi ama hepsinde de black metalin ayak sesleri hissediliyor. Hellhammer’ın “Apocalyptic Raids” EP’si ve ilk Bathory albümüyle birlikte ciddi anlamda black metalden bahsedilmeye başlanıyor.

    Yoksa black metalin doğumundan bahsederken Venom, Celtic Frost ve Mercyful Fate isimleri de geçer ama onlar daha ziyade yaklaşım ve imaj açısından türe ilham verdiler.

    Öncülük konusundaysa, geçenki Pantera konusu gibi bunu da son 30 yıldır black metal yapan gruplara sormak lazım. Muhtemelen %99′u sana katılmayacaktır. :)

    necrobutcher

    @Ahmet Saraçoğlu, abi benim anlatmak istediğim ritim,akor ya da şarkı trafikleriyle ilgili değil sözler ve duruş. black metali bu sayılan tarzlardan ayıran diğer türlerin aksine sözlerin nihilizm,varoluşculuk ekseninde olması, ve eyleme varacak kadar nefret barındırması değil mi ? yani tüm bunları düşününce mayhem bathory aynı torbaya giriyor ama birbirleriyle ilgileri yok.

    Emre

    @Ahmet Saraçoğlu, ben teorik bir tarihyazımı yaptım. Bunun karşısına “ama bak herkes Pantera’ya ne kadar önem veriyor” diye ampirik veri çıkarmak gayet anlamsız. Rob Halford’un “Pantera çok iyiydi yav” demesinin tarihsel etki açısından tek başına hiçbir anlamı yok. Anlamlı olan bu gazla grup kurmuş olması. Ben grubun yarattığı etkinin “-core” geleneği açısından anlamlı olduğunu iddia ettim. Bunu çürütmek için farklı tarzlardan Pantera etkisiyle yapılmış örnekleri vermek gerekir, gruba dönük övgü cümlelerini sıralamak değil.
    Anvil belgeselini izlemişsinizdir. Orada da Slash’inden Lemmy’sine kadar herkes adamları övüyor. Ne yani metal tarihinde çok büyük etkisi olan bir grup mu Anvil? Hayır, sadece çok erken kurulduğu için ilk döneminde kısmi bir etki yaratmış bir grup.
    Bir grubu sevmekle müzikal tarz olarak ondan etkilenmek gayet farklı şeyler.

    Retrokafa

    @necrobutcher, öyle değil. return’deki the winds of mayhem en black metal şarkı bence. ondan sonra gelen gruplar biraz melodi ve melankoli ekledi diye daha fazla black metal olmadılar.

    necrobutcher

    @Retrokafa, bence de show must go on en black metal şarkı. adam öleceğini anlıyor ama böyle bir şarkı yazmış.

    Retrokafa

    @necrobutcher, neyle uçuyon bilader

    deadhouse

    @necrobutcher, Bu bakış açısına göre türler bir anda tak diye ortaya çıkar. Böyle bir şey yok. Müzik kademeli ilerler, bu sadece black metal için değil, tüm müzik türleri için geçerlidir. Malum çete dediğin adamlara black metal gökten inmedi. Onlar da ilk dönem black metal denilen gruplardan büyük ölçüde etkilenerek bu türe katkı yaptılar. Karakteristik black metal, evet malum çeteyle ortaya çıktı. Ancak bu durum “ilk dönem grupların müziği black metal değildir” sonucunu ortaya çıkarmaz.

    necrobutcher

    @deadhouse, yanlış anlamışsın ben sadece öncülük etmekle katkı sağlamak ayrımı yapıyorum black metal 101 değil derdim.

    deadhouse

    @necrobutcher, Ben de diyorum ki ilk katkı yapan öncü oluyor. Bathory, Venom veya Celtic Frost Mayhem ya da Burzum kadar katkı yapmamıştır black metale belki. Bu konuda katılıyorum sana. Fakat bir türü en çok geliştirmekle öncü olunmuyor. Az da katkı yapsan o türün oluşumuna, ortaya çıkışına katkı yapıyorsan öncüsündür. Sen Bathory’i öncü saymayabilirsin. Fakat A.Saraçoğlu’nun dediği gibi bu müziği icra eden en büyük, en iyi gruplara sorsan % 90′ı Bathory’i öncü sayacaklardır.

    necrobutcher

    @deadhouse, bence öncü 5 grup seçsek ilk beşe girmez. Venom,Hellhammer,Mayhem,Burzum,Darkthrone.

    Dysplasia

    ‘öncü’den anlaşılanlar hep farklı olduğu için insanlar tartışıyor yine bir şeyler.
    ‘proto’ önekini kullanın bence. bathory, venom gibi gruplara proto black metal deyin konu kapansın.

    necrobutcher

    @Dysplasia, evet daha da oturdu şimdi teşekkürler

    Opethsevenbiri

    @necrobutcher, Malum norveç çetesi nedir hocam? Niye Voldemort oldu bu adamlar?

    Necrobutcher

    @Opethsevenbiri, öyle lakaplar buluyorum ben mesela İsveç çetesi de var akerfeldt,swanö,renkse

  7. 9yearsago says:

    Bu albüm için yazılan sololara ayrı bir paragraf açılması lazım. Özellikle Call From the Grave’in inanılmaz bir gitar solosu var.

  8. deadhouse says:

    Daha güzel logoya sahip bir grup yok.

    ismail vilehand

    @deadhouse, bir şey itiraf edeyim o zaman. Hayatımda ilk bikaç defa Bathory logosunu gördüğümde BATLORD diye okudum ve grubu dinleyene kadar ciddi ciddi isminin BATLORD olduğunu sandım.

    \m/

    @ismail vilehand, böyle sanmayan var mı gerçekten

    Ahmet Saraçoğlu

    @m/, bunca yıldır hiç aklıma gelmemişti benim.

    Emre

    @deadhouse, Old English metalin resmi fontu gibi bir şey. Logosunda bu fontu kullanmış bi’ dünya NWOBHM grubu var. İlk aklıma gelen Grim Reaper. Ayrıca Hellhammer, Burzum…
    Grim Reaper deyince direkt canım çekti. Steve Grimmett seviyesinde çığlık çığlığa vokal yapabilen başkası olmayabilir.
    https://www.youtube.com/watch?v=f2YW18yhGio

    deadhouse

    @Emre, Bence burada aslolan “Bathory” kelimesi. O harflerin yan yana dizilmiş olmaları. Neredeyse bir ahenk oluşturuyorlar diyeceğim. Burada bahsettiğiniz font’un etkisi muhakkak ki var. Yine de asıl sırrın, o harflerde ve kelimede olduğunu düşünüyorum.

  9. Rengimiz belli olsun.

    https://www.instagram.com/p/B5cGbX2FNCY/

    pünk

    @Ahmet Saraçoğlu, 10 sene kadar önce kazandığım ilk parayla ebay’den bu tişörtü almıştım da kargo sırasında kaybolmuştu. sonraları yenisini alsam da o kaybolan tişört arada aklıma gelir, üzülürüm.

  10. deadhouse says:

    Bathory o kadar çok sevdiğim bir grup ki her albümüne, her şarkısına övgüler dizmek istiyorum. Bu albüme de diğer Bathory albümlerine olduğu gibi aşığım. Şu müzik içerisinde en saygı duyduğum 1. adam Quorthon. İyi ki var olmuşsun. Kritik çok güzel olmuş. Eline sağlık.

  11. Emre says:

    @necrobutcher, black metal bir müzik türü olduğu için bunu müzikal kıstaslara göre değerlendirmek durumundayız. Duruş, ruh falan gibi şeyleri öne alırsak sana ne olacağını söyleyeyim:
    Önce ’60′ların sonundaki Coven, Arthur Brown gibi isimleri keşfederiz. Oradan blues’un başlangıç günlerine kadar gideriz. Elbet şeytanı adanmış şarkılar vardır. Sonra bakarız “bu topraklar” da o konuda hiç fena değil. Alevi deyişleri içerisinde “sahibi şeytansa tuttuğum elin, şeytanlar ceminde ermeye geldim” diyenleri görürüz. Böyle böyle uygarlığın başına, yani tanrı-şeytan düalizminin çıktığı yere kadar varırız.
    Ben Bathory’yi black metal olarak görüyorum, ama onları Venom ve diğerleriyle beraber ön tarihe dahil edip olayı gerçek anlamda Mayhem ile başlatmak da gayet mümkün. Aslında belli açılardan bu daha da mantıklı.
    Bu arada tarihsel etki konusunda bence Bathory, Venom ile yarışamaz. İlk dönem thrash metalinin temel referansları Motörhead ve Venom. Norveç black metali de Venom etkili esas olarak. Olayı kuran Euronymous’a için varsa yoksa Venom. Bathory’yi onunla aynı cümlede dahi anmıyor. Ayrıca genel olarak bir Quorthon’a gıcık olma durumu var. Götü kalkık bir lavuk olduğunu söylüyorlar.

    deadhouse

    @Emre, Euronymous’un birine götü kalkık lavuk demesi oldukça komik ve ironik. Kendisi en büyük götü kalkık lavuklardan. Ha benim için bir sorun yok. Sanatçı ürettiği sanata mal olmuşsa istediği kadar götü kalkık, lavuk, egoist, kibirli olabilir. Hatta böyle olmalı bence. Büyük sanatçıların alçak gönüllü olması mantıklı gelmiyor bana zaten.

    Emre

    @deadhouse, İsveçli olduğu için asıl Dead’in onunla bayağı bir derdi var. Bir röportajında “Tanışma talihsizliğine eriştiğim en sikik süt oğlanlarından biri… Böyle bir yavşaklık abidesi daha görülmemiştir!” diyor onun için.
    Bu arada, Mert Yıldız’ın derlediği Mayhem kitabını kesinlikle öneririm. Gayet başarılı bir röportaj seçkisi.

    Necrobutcher

    @Emre, ilk cümleden sonrasını okumadım çünkü bu tarz bana sadece bir müzik türünden çok daha fazlasını ifade ediyor.

    Emre

    @Necrobutcher, ilginç kafalar.

    necrobutcher

    teşekkürler.

  12. crowkiller says:

    Call from the Grave Gta IV The lost oyununda rock istasyonunda çalıyordu.

    1996 – In Conspiracy With Satan tribute albümünde bu albümden bazı şarkılar coverlanmış , Woman of Dark Desires (marduk), Call From The Grave /Equimanthorn (Dark Funeral), Massacre (Lord Belial),Enter The Eternal Fire (Necrophobic),13 Candles (Sacramentum) çok iyi albüm tavsiye ederim.

    Norveçli 2. dalga black gruplarının çoğunun Bathory’nin adını anmama sebebi black metali Norveç’e mal etmeye çalışmaları.Oysa bugün bildiğimiz anlamda black metalin kökeni İsveçtir,Bathory’dir. 2. dalganın öncüsü sayılan Mayhem’i Mayhem yapan Dead de İsveçlidir.

    Venom tam anlamıyla black metal yapmamakta. Şeytani heavy metal ya da speed metal icra etmekte bence. 2. dalga black metalini etkilediği su götürmez gerçek fakat devamında gelen kvlt black metal soundunun yaratıcısı Bathory’dir. Venom karanlıktan çok çılgın ve aykırı bir müzik yapıyor. Şeytanlı Motörhead gibi.

    Bathory albüm kapağı, sound ve bazı efektler gibi fikirleri Venom’dan almış doğru fakat o dönem Venom’u abisi gibi görüyor ve selam çakıyor bence.

    necrobutcher

    @crowkiller, hocam mayhemi mayhem yapan dead ise arabeskin babası da ferdi mi müslüm mü ?

  13. Emre says:

    Her zaman çok sevdiğim bir grup olmasına rağmen ben başlarda Motörhead’in etkisini Sabbath’ın çok gerisinde görüyordum. Sonra anladım ki durum hiç öyle değil, Motörhead etki bakımından ilk sırada dahi olabilir. Venom’da da benzer bir durum söz konusu. Metal tarihinin en önemli yazarlarından biri olan Geoff Barton Venom’un NWOBHM’in en etkili grubu olduğunu söylüyor ve bence de kesinlikle öyle. Belki ikinci dalga sonrasında Bathory black metali etkilemek konusunda Venom’u yakalamıştır ama toplamda onun çok gerisinde olduğu açık.
    Bence kronolojik sırayla metal tarihinin en etkili 5 grubu şunlar: Sabbath, Motörhead, Venom, Metallica, Slayer.
    Sabbath zaten kurucu grup. Motörhead zamansız (zaman ötesi) bir rock ‘n’ roll formu yarattı ve bu sayede günümüzdeki black gruplarını bile etkileyebiliyor hala. Ayrıca thrash’in temel esin kaynağı. Venom ekstrem metal için tüm zamanların en etkili grubu. Bütün imajı ve müzikal altyapıyı oluşturan grup (Maiden çok daha büyük, ama Venom daha etkili. İkisi farklı şeyler). Bu konuda Metallica için bir şey yazacak kadar kafayı yemedim! Slayer da, ben sevmesem de, testesteron patlaması şeklindeki agresif ve hızlı müziğiyle her zaman metalde temel bir köşeyi işgal edecek bir isim.
    Death, Mayhem ve DsO ise henüz etki olarak bunlar ayarında değil bence.
    Sizce metal tarihinin en etkili 5 grubu kim?

    Ahmet Saraçoğlu

    @Emre, kendi adıma bu soruya cevap veremiyorum. “5 most influential metal bands” diye arattım bir dolu farklı şey çıktı. Black Sabbath’ın olduğu kesin, diğer dördü için 7-8 tane aday var gibi sanki. Slayer “en büyük ilham kaynağımız Venom’dı” diye kendileri söylüyor. Yani en etkili 5 grup arasından ikisinin (Metallica ve Slayer) diğer üçü tarafından temelden etkilenmiş olması ne kadar mantıklı bilemedim. Bu tarz bir beşli yapmak için Led Zeppelin’i ne olarak gördüğümüzden tut da Judas Priest’in konumuna kadar pek çok şeyi değerlendirmek lazım.

    Dönemsel olarak bakınca daha kolay oluyor bence. Her dönemin kendi en etkili grupları var. DsO 2000 sonrası black metali için devasa bir inovasyon yaptıysa, Meshuggah da aynı şeyi farklı çerçevedeki türler için 1995 sonrasında yaptı. Dream Theater’ın başka etkisi var, Mayhem’in başka, Maiden’ın başka.

    deadhouse

    @Ahmet Saraçoğlu, Judas Priest ve Iron Maiden, Metallica’dan daha etkili gruplardır. Neye göre Metallica ilk beşe giriyor anlamadım. Daha ünlü olduğu ve metali daha fazla kişiye ulaştırdığı için mi? Eğer böyle bakıyorsan Sabbath, Zeppelin, Motörhead hepsi hikaye. Metallica listede yalnız dır. Yok eğer müzikal açıdan ve türleri etkileme açısından bakıyorsan bence Metallica herhangi büyük bir thrash metal grubu kadar etkilidir.

    deadhouse

    @deadhouse, Emre’ye yazılmıştı. Yanlışlık oldu.

    ismail vilehand

    @deadhouse, @Emre, Metallica zaten kendisi öncesindeki rock, metal ve punk gruplarının karışımı bir müzik yaparak dünyanın en büyük ve en tanınan metal müzik grubu oldu diye diğer grupların müziklerinde etkisinin olduğunu söylemek bana da biraz saçma geliyor.

    Benim bildiğim yoğun Metallica etkisi olan gruplar; Evile ve Havok gibi birkaç yeni nesil thrash metal grubu ve çok az kişinin bildiği, yoğun Load ve ReLoad etkisi olan Amerika’lı kıro southern metal grupları. Başka da dinlerken “Aha lan aynı Metallica!” dediğim grup hiç olmadı.

    James ve Lars Motörhead başta olmak üzere; Black Sabbath, Deep Purple, Led Zeppelin, Diamond Head, Ted Nugent gibi isimler olmasaydık olmazdık çekiyor. 2020 çıkışlı bir doom metal albümünde dibine kadar Black Sabbath veya bir hardcore punk albümünde Motörhead duymamak çok rastlanır bişeyken Metallica duymak için epey kasmak lazım.

    Bu bağlamda kendi müzik zevkimi göze alarak şunu söyleyebilirim, deathcore en başta olmak üzere bütün death metal alt türlerinde abartı derecede etkisini gördüğüm tek grup Morbid Angel. Death/doom’dan tutun da brutal death metale kadar, son 20-25 yılda kurulmuş her grubun en az birkaç tane Morbid Angel worship yaptığı şarkısı var. Binlercesine denk geldim. Şaşırmıyorum aslında, saygı duyuyorum. Erken dönem Gojira komple Morbid Angel olduğundan dolayı onu hiç katmıyorum bile.

    Salata

    @Emre, Kesinlikle yaptığın listeye katılıyorum ama bence buraya Judas Priest’ı falan sokmadan olmuyor. Özellikle 20.yy’da kurulup da Judas’tan etkilenmeyen grup mu var. Bence listeyi bir 10 falan yapıp UFO, Judas, Bathory gibi grupları eklemek daha akıl karı :D

    İlker

    @Emre, Black Sabbath ve Metallica kafadan olur, diğer üçüne karar vermek hayli zor.

    Murad

    @Emre, 5li yapmak çok zor, 10 olabilir ben iyi halde. Senin yazdığın 5liye ilaveten 2ci bir küme de bence Judas Priest, Pantera, Death, Meshuggah, At the Gates. Böylece metale etki etmiş en büyük 10 grup tamamlanır.

  14. necrobutcher says:

    @Emre, genel olarak beş grup seçmeye çalışmak popülist bir çaba olur bu da benim için metal müziğe yapılan en büyük darbelerden birisidir. tür tür ya da dönem dönem hatta grupların kendi içlerinde geçirdikleri değişim dönemlerine ayırarak konuşmak daha sağlıklı olur.

    deadhouse

    @necrobutcher, 70′ler erken dönem. 70′ler sonu, 80′ler, 90′lar ve 2000′ler olarak kategorize edilebilir bence. Tür tür de liste yapılabilir, ama bazı türler erken ölmüş, bazı türler geç doğmuş. Genel listeler diğer müzik türlerinde de yapılıyor.

  15. Retrokafa says:

    Belki sizin kadar çok şey dinlemedim ama ben dinlediğim hiç bir grupta ‘metallica’ etkisi göremedim açıkcası.metallica’dan etkilendiğini söyleyeni de pek duymadım.

    deadhouse

    @Retrokafa, Çok grubu etkilemiştir. Yalnız Metallica müzikal etki olarak Kreator’dan, Slayer’dan vs metal müziği daha fazla etkilemiş demek doğru değil bence. Etkileyenlerden biridir, büyük thrash grupları kadar etkilemiştir. Arkadaşlar bence müzik dışı etkenlerden bahsediyor. Metalin tanınırlığı vs. Eğer müzik etkisinden bahsediyorlarsa, bu müziği Metallica gibi etki eden rahatlıkla 50 grup sayabilirim.

    Retrokafa

    @deadhouse, yani tabi,iş tanınırlıksa metallica 1 numara ama etkileşim anlamında pek olmamış sanki. bir grubu dinleyip ‘aha bu metallica dan esinlenmiş’dediğimi hatırlamıyorum.

    metale metallica dinleyip başlamakla müziğini oluştururken,etkileşim almak farklı şeyler.
    zaten ekstrem metale kaymaya başlayınca olay, kimsenin metallica’dan alabileceği de bir şey kalmadı.

    en popüler metal grubu olarak tarihe geçtiler.bir de metale başlama gruplarından biri olarak anılabilirler.ama büyük gruplardan birinin tutup da bathory nin venom dan etkilendiği gibi metallica’dan etkilenip müziğine uyguladığını pek zannetmiyorum.

  16. deadhouse says:

    Bence Metal müziğin 10 mihenk taşı grubu:

    Black Sabbath
    Led Zeppelin
    King Crimson
    Deep Purple
    Judas Priest
    Iron Maiden
    Motörhead
    Diamond Head
    Rush
    Venom

  17. Emre says:

    Metallica zamanında neredeyse heavy metal ile özdeşleşmiş bir grup. Bu müziği dinlemeye (ve sonrasında üretmeye) başlayan insanların çok ciddi bir kısmı onları dinleyerek işe başladı. O yüzden bence onların olmadığı bir liste anlamlı olmaz.
    Eğer “en etkili” değil de “en büyük” veya “en önemli” grupları düşünseydik ben Iron Maiden ve Judas Priest’i kesin yazardım. Ama ben etkiden rüzgar yaratmayı anlıyorum. Oysa Priest her zaman trendlere uyum sağlayan bir grup oldu. Rock ‘n’ roll ile başladılar, ’70′lerde progresifleştiler, NWOBHM ile heavy’leştiler, ’80′lerde ABD’ye ve glam’e yöneldiler, Painkiller ile thrash’ten öğrendiler, Rob’un ayrılışından sonra ise her iki kanaldan Pantera vb. etkisiyle iyice agresifleştiler. Bunu bir olumsuzluk olarak ifade etmiyorum. Aksine, bence Priest’i bu kadar büyük yapan onun diğer büyük gruplarda olmayan uyum yeteneği. Tabii salt müzikal anlamda düşünüyorum. İmaj olarak bakarsak en etkili grup onlar.

  18. Metallica’nın etkisi biraz daha farklı bence. O konuyu en sonda yazayım, önce Metallica’dan direkt etkilenen gruplar arasından ilk aklıma gelenlerden bahsedeyim:

    Avenged Sevenfold: “Hail to the King” albümü komple Metallica worship, zaten sürekli söylüyorlar “olmasalardı olmazdık” diye

    Trivium: “The Crusade” albümünün bir kısmı direkt Metallica worship, genel olarak da çok etkilendikleri belli zaten

    Dream Theater: “My Sound Is The Result Of Listening To A Lot Of Rush And Metallica” – John Petrucci

    “‘Master Of Puppets’ was released when myself, John Petrucci and John Myung were at the Berklee College Of Music. I totally remember picking up the album the day it came out. The three of us sat around my stereo like some sort of religious ritual. I dropped the needle onto the record (what the hell is that?), and we were floored by what we heard. About 50 minutes later, we peeled our faces off the walls and realized that we had just listened to metal’s quintessential masterpiece.” – Mike Portnoy

    Ayrıca “This Dying Soul”, “Metropolis Part 1″, “As I Am” gibi çeşitli şarkılarda aralara sokulan Metallica tribute’ları var, 2003′te konserde “Master of Puppets” albümünü baştan sona çaldılar ve Cover Series adı altında yayınladılar

    Opeth: “By the time “…And Justice” came out, I was already a ‘TALLICA superfan. That record got me to re-evaluate my ideas on what heavy metal was, and through them, I started developing my own style.” – Mikael Åkerfeld

    Volbeat: Elvis Presley + Johnny Cash + Metallica

    At the Gates: “For the At the Gates [1995] record Slaughter of the Soul, we really went back to Master of Puppets and tried to figure the formula that made that great. So “Blinded by Fear” is our “Battery” and the title track is our “Master of Puppets.” – Tomas Lindberg

    Tool: Adam Jones bir röportajında gençliğinde gitar çalma konusunda Kirk Hammett’tan etkilendiğini açıklamıştı

    Gojira: Sürekli söylüyorlar ne kadar etkilendiklerini

    Fear Factory: Belli zaten

    Testament: İlk albümleri çıktığında “yeni Metallica” diyenler olmuştu

    Annihilator: İlk albümleri çıktığında “yeni Metallica” diyenler olmuştu

    Vaktim olsa daha en az 100 tane daha sayarım. Sonuçta Napalm Death ve Dream Theater elemanlarının ortaklaşa cover’ladığı bir gruptan söz ediyoruz. Bunu başka herhangi bir grubun sağlayabileceğini sanmıyorum haha

    https://www.youtube.com/watch?v=510om4YVkOY

    Metallica çok farklı açılardan binlerce grubu etkiledi aslında. Morbid Angel veya Slayer gibi direkt bir “Metallica sound’u” olmayabilir ama adamların beste yapıları ve yaklaşımları muazzam sayıda grubu etkiledi bunca yıldır. Bence Metallica cover’layan neredeyse her grup Metallica’dan etkilenmiştir. Müzikal olarak olmasa da işin business tarafında bile sayısız grup Metallica’nın profesyonelliğinden, sahnesinden, James’in gitarı tutuşundan, sahnede duruşlarından falan ilham almıştır.

    Retrokafa

    @Ahmet Saraçoğlu,olabilir… annihilator ve testament dışında bu gruplardan hiçbirini dinlemiyorum. o yüzden herhalde görememiş olabilirim.

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, Metallica olmasa biz de şu an burada bunları konuşuyor olamazdık ama bence de senin dediğin gibi Metallica’nın; Morbid Angel, Slayer, Motörhead, Pantera veya Black Sabbath gibi farklı türleri etkileyen spesifik bir soundu yok. Avenged Sevenfold, Trivium, Havok, Evile veya House of Broken Promises gibi gruplar harici “aha lan aynı Metallica gibi.” dediğimiz grup saymakta zorlanırız.

    Black metal ve beatdown hardcore gibi iki birbirinden alakasız türde Morbid Angel etkisi duymak veya hem grindcore hem de stoner metal türünde Motörhead etkisi duymak ile kıyaslanabilir bir konu değil bence. Neredeyse 40 senedir doom metal albümleri çıkıyor, içlerinde Black Sabbath referansı geçmeyen albüm yok gibi bir şey. Keza belirli bir tempodaki neredeyse her death metal ve death metal ile teması olan albümde Morbid Angel referansı geçiyorken Metallica kısmı biraz anlamsız geliyor bana.

    Başta da dediğim gibi Metallica’nın farklı türleri etkileyen spesifik bir sound’u olduğunu düşünmüyorum. En fazla Havok son albüm falan yani. Metallica cover’ları demişken en sevdiğim iki taneyi bırakayım.

    https://www.youtube.com/watch?v=2vZy6J1rqaY

    https://www.youtube.com/watch?v=TmwGCJl58YQ

    Ahmet Saraçoğlu

    @ismail vilehand, bence de kesinlikle öyle. Bunun başlıca sebebi Metallica’nın kariyeri boyunca net bir formüle tutunmamış olması. “Damage Inc.”i de “Nothing Else Matters”ı da bu adamlar yaptı, “Dyers Eve”i de “Mama Said”i de. Bu yüzden “Metallica’nın yazacağı türde bir rif çal” dediklerinde gidebileceğin pek çok farklı yön var ve direkt “Metallica worship” yapmaya çalışmak da pek mümkün değil. Ben bu noktada özellikle Morbid Angel’ı vurgulamak istiyorum.

    Sadece sound ve rif karakteri açısından bakarsak ekstrem metalde Morbid Angel kadar baskın etkisi olan başka bir grup olmayabilir. Mesela death metal için Death inanılmaz düzeyde önemli bir grup olsa da Death’ten açık şekilde etkilendiğinde direkt Death’in kendisi gibi oluyorsun. Diğer yandan Morbid Angel’dan alacağın etkileri sadece etki düzeyinde tutup kendi sound’unu genişletebiliyorsun. Death’in çok sofistike ve özgün bir karakteri var ve bunu kendi müziğine yedirdğinde “Chuck’a saygı duruşu” şeklinde algılanıyor. Ama Morbid Angel aşırı net ve özünde basit bir formül üzerinden ilerlediği için Morbid Angel karakterli bir şey yaptığında bunu kendi sound’unda eritmen daha kolay oluyor, “Azagthoth’a saygı duruşu” diye nitelenmiyor. Örnek verirsek, Gruesome’ın yaptığı şey direkt Death worship ve Death dışında bir bakış açısından değerlendirilemez, ama Opeth’in şu şarkının girişinde yaptığı şeyi hem Morbid Angel hem de Opeth olarak değerlendirmek mümkün.

    https://www.youtube.com/watch?v=4hR7S3lLP28

    Motörhead’in, Slayer’ın, Pantera’nın da benzer özellikleri var. D-beat’inden sludge’ına kadar pek çok farklı türde Motörhead var; At the Gates’in, The Haunted’ın içinde Slayer var; Pain of Salvation bir şarkısındaki bir rif özelinde Pantera’dan etkilendiğini söyleyebiliyor ve saire. Çok organik ve iç içe geçmiş bir ilham alma verme ortamı var.

    Cannibal Corpse cover’ına bayılıyorum ben de. Chimaira’nınkini duymamıştım, baya iyiymiş. Ben de The Order of Apollyon’un “Creeping Death” death metal cover’ını ve Luciferion’ın hayvani “Fight Fire with Fire” cover’ını seviyorum.

    https://www.youtube.com/watch?v=k5CBXH6cE2M

    https://www.youtube.com/watch?v=byC4c5hjE7I

    Bir de sen sevmiyorsun ama Megadeth’ten bir cover vereyim, bu Ghoul cover’ına hastayım cidden. Acayip groovy bir şeye dönüşmüş şarkı. 1.14′teki riften sonra davul ve vokal girince acayip gaza geliyorum ahah

    https://www.youtube.com/watch?v=ieetmNk_ym0

    Salata

    @Ahmet Saraçoğlu, Harbiden Master’s Apprentices’i dinlerken hep David Vincent hafif efektli bi sesle böğürmeye başlayacakmış gibi geliyor vokallerin gireceği yerde

    Emre

    @Ahmet Saraçoğlu, ben de farklı bir açıdan bakayım. Thrash metali kurmak konusunda Metallica ile kıyaslayabileceğiniz bir grup var mı? Bence tek ihtimal Exodus ama ilk albümlerini anca ’85′te çıkarabildikleri için onların da bu konuda Metallica ile yarışması mümkün değil. Evet, Kill ‘Em All’a tam thrash denemez, Motörhead etkisi çok baskın, ama Ride The Lightning thrash’in standartlarını belirleyen albümdür. Thrash dediğimiz şey Metallica soundudur basbayağı. Bu çok iddialı geliyorsa Big 4 denen şeye bakalım: Anthrax’ın thrash ile gayet zayıf bir bağı var. İlk albümleri thrash ile alakasız, sonrasında ise rap ve hardcore ile bağlantısı sayesinde büyümüş bir grup. Slayer, klasik thrash’ten epey uzak, speed metal etkisi çok baskın. Megadeth ise zaten Metallica’nın direkt sonucu.
    Uzun lafın kısası, bence hangi grupların Metallica’dan etkilendiklerini araştırmaya çok da gerek yok. Thrash metal zaten Metallica’nın bulduğu bir sound. Thrash’ten etkilenen -dolaylı yoldan da olsa- Metallica’dan da etkilenmiş demektir.

    Salata

    @Emre, Abi sen naptın nasıl RTL KEA’dan daha thrash olur. Şarkılara bile bakınca RTL’nin yarısı orta tempo şarkılardan oluşuyor zaten, daha ”heavy metal” bi albüm kesinlikle, KEA ise tam anlamıyla thrash metalin tanımını yapacak bi albüm. Slayer klasik thrashten uzak? Ney?

    Emre

    @Salata, Show No Mercy proto-thrash de denebilecek bir speed metal albümü bence. Kill ‘Em All veya ondan bile önce çıkmış olan Exciter’ın Heavy Metal Maniac’ı da bana göre thrash değil. Zaten Exciter hep speed metal grubu olarak kaldı, hiç thrash’e kaymadılar. Slayer ise speed metal yönü yoğun bir thrash grubuna dönüştü zamanla. İnsanlar genelde speed metalin ayrı bir tür olduğunu düşünmüyor nedense.

    Mert Nalvuran

    @Emre, Show No Mercy, Kill ‘em All’a kıyasla klasik heavy metale daha yakın bir albüm olsa da yarattığı tekinsiz atmosfer ile ekstrem metal için çok daha önemli bir esin kaynağı olduğunu düşünüyorum.

    Emre

    @Mert Nalvuran, ekstrem metalin geneli için katılırım. Zaten o dönemde ABD’de en ekstrem sözlere sahip metal grubu onlar.

  19. Mert Nalvuran says:

    Celtic Frost, Sepultura ve Entombed’u unutmamalı…

    https://youtu.be/VwhLD7BBJoQ

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.