# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
ABYSMAL DAWN – Phylogenesis
| 16.05.2020

Getirin oradan death metali, ABYSMAL DAWN kardeşim şov yapacak.

ABYSMAL DAWN, “Pär Olofsson dönemi” olarak adlandırdığım 2008-2017 arasındaki 10 yıllık dönemde tanıştığımız ve yaptığı ortalama üstü death metalle sevdiğimiz bir grup. Nedir bu “Pär Olofsson dönemi”? Metal dünyasındaki kalburüstü grupların Travis Smith dönemi yavaştan biterken, death metal dünyasında da yoğun bir Pär Olofsson akımı başlamış ve İsveçli sanatçı bu 10 yıllık dilimde 150’den fazla albüm kapağı yaratarak bir döneme damga vurmuştu.

Bunu vurgulama sebebim, benim de ABYSMAL DAWN’u Olofsson imzalı kapakları sayesinde keşfetmiş olmam. Bu sayede haberdar olduğum grubun özellikle “Programmed to Consume” ve “Leveling the Plane of Existence” albümlerini epey dinlemiştim. Olofsson’un çizdiği kapaklar her ne kadar son 2-3 yılda azalsa da ABYSMAL DAWN bir nevi geri dönüş albümü diyebileceğimiz yeni albümü “Phylogenesis”de yine alışık olduğu çizerle çalışmış.

Görsel açıdan durum böyleyken, müzik açısından ABYSMAL DAWN’un daha bir tazelendiğini, nefes aldığını söylemek mümkün. Albüme dair düşüncemin özünü en baştan söyleyecek olursam; “Phylogenesis”in herhangi bir açıdan ekstra bir sıra dışılık sunmadığını ancak buna rağmen gayet eli yüzü düzgün bir albüm olduğunu söyleyebilirim.

Bazı albümler tekniğiyle, bazısı atmosferiyle, bazısı x bir özelliğiyle öne çıkarak değer kazanır. Açıkçası “Phylogenesis”te böyle bir durum yok. “Phylogenesis” sadece gayet iyi bir death metal albümü. Ama hakikaten iyi, dinlemesi keyifli bir death metal albümü. Bundan birkaç yıl sonra akıllarda yer edecek mi, çalma listelerine ara ara girecek mi bilemeyiz ancak şu an itibarıyla gayet zevk verdiği ortada.

“Phylogenesis”e bakınca aklıma gelen ilk ifade şu: “kemiksiz kılçıksız taş gibi death metal”. Bunu sağlayan şey grubun yaptığı death metalin türün pek çok farklı dinamiğini bir araya getiren yapısı. Grup yeri gelince taramasını da yapıyor, kazımasyon rifleri de birbiri ardına patlatıyor. Açılış şarkısında açık bir DYING FETUS etkisi görürken bir başka şarkıda daha modern yapıda riflere tanık oluyoruz. “Hedonist”te BLOODBATH’in “Iesous”una, “Soul-Sick Nation”da PANTERA’nın “5 Minutes Alone”una selam gönderirken; “Path of the Totalitarian”ın 0.38’inde bildiğin blues karakterli rifleri bile bir şekilde death metale entegre etmeyi başarmışlar.

ABYSMAL DAWN’un önceki işlerini de kafayı yememekle birlikte seven biri olarak “Phylogenesis”in grubun bugüne dek çıkardığı en çekici albüm olduğunu düşünüyorum. Capcanlı prodüksiyonun yanı sıra, grubun bu albüm öncesinde verdiği uzunca aranın da albümün bu derece aç ve kana susamış oluşunda etkili olduğunu düşünüyorum. Aynı şekilde gruba taze kan olarak katılan yeni davulcu ve gitarist de ABYSMAL DAWN’a iyi gelmiş.

Albümün iyi olması konusunda esas payeyi vermemiz gereken kişi elbette ki ABYSMAL DAWN’un kurucusu gitarist/vokalist Charles Elliott. Elliott’ın albümdeki vokalleri death metal vokali nasıl olur sorusuna cevap niteliğinde ve her ne kadar anlayış olarak tekdüze olsalar da albümün ısıran yapısına çok şey katıyorlar. Bunun dışında albüm lezzet katan diğer bir unsur da “Phylogenesis”deki soloların gerçekten son derece lezzetli olması. Bir kere duyduğunuzda aklınıza kazınacak türde sololar değiller belki ama üzerlerinde uğraşıldığı net şekilde belli ve verilen bu emek kendisini kesinlikle gösteriyor.

Peki öne çıkan bariz bir özelliği olmamasına rağmen “Phylogenesis” neden ABYSMAL DAWN’un bence bugüne kadarki en iyi albümü ve neden üst düzey? Çünkü grup albümde her şeyi iyi yapıyor. Müzisyenlikten rif zenginliğine, değişken bestelerden prodüksiyonla gelen yadsınamaz güce, albümde can sıkan, geçme isteği uyandıran hiçbir şey yok. Groove mu lazım? Fazlasıyla var. Jilet gibi kompleks rifler mi arıyorsunuz? İkide bir karşınıza çıkıyor. Akıllıca yazılmış ve çok iyi icra edilmiş vokal paternlerine mi ihtiyacınız var? Elliott vokalleri riflerin uygun yerlerine döşeyip vurucu hâle getirmeyi çok iyi başarmış. Kısacası albümü dinlerken ateş gibi yanan bir death metal dinlediğinizi hissediyorsunuz ve bu da albümü gayet keyifli yapmaya yetiyor.

Tüm bu nedenlerle “Phylogenesis”in gayet iyi bir albüm olduğunu düşünüyorum. Aşırı karakteristik sound’u olan ve öne çıkma konusunda her şarkısı birbiriyle yarışan bir albüm değil, ancak hepsi bir araya geldiklerinde death metal adına taş gibi bir 43 dakika oluşturdukları da ortada.

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.29/10, Toplam oy: 24)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2020
Şirket
Season of Mist
Kadro
Charles Elliott: Vokal, gitar, sample'lar
Vito Petroni: Lead gitar
Eliseo Garcia: Bas, ilave vokal
James Coppolino: Davul

Konuk:
Fredrik Folkare: Gitar solo (7)
Şarkılar
1. Mundane Existence
2. The Path of the Totalitarian
3. Hedonistic
4. A Speck in the Fabric of Eternity
5. Coerced Evolution
6. True to the Blind
7. Soul‐Sick Nation
8. The Lament Configuration
  Yorum alanı

“ABYSMAL DAWN – Phylogenesis” yazısına 2 yorum var

  1. ayı_yorgo says:

    Albümü keyifle dinledim. Özellikle kapak tasarımı çok hoşuma gitti bu yıl solve et coagula ile gözümüzü gönlümüzü açan tasarımlardan. Tek eleştireceğim nokta okur notları her zamanki gibi. Ben bu yorumu yazarken oylayan sayısı üçtü ve 5,20 gibi bir ortalamaya sahipti. Ne ara dinlediniz ne ara 1 verecek kadar beğenmediniz anlamadım :D Zaten bir şeye 1 verebilmek için eserin travmatik falan olması gerekiyor. Her yeni incelemede, tanıtılan her yeni albüm istisnasız birinin travması oluyor demek ki

  2. ismail vilehand says:

    Fazla sürprizsiz diye bu albüm göte gitti sanki. Dozunda melodik ve teknik, abartı bir kısmı yok ama hatasız, aşırı kaliteli besteler içeriyor. Şahane albüm bence.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.