# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
SENTENCED – Shadows of the Past
| 06.02.2020

Yakamızı bırakmayan geçmiş üzerine.

Emir Şekercioğlu

“Geçmiş” denilen kavram, hepimizin hayatında yeri büyük olan bir olgudur diye düşünüyorum. Neticede bugün kendimize atfettiğimiz bir “ben”den konuşuyorsak eğer, inşasında hâlihazırda geçmiş kalan nice olayın, şimdi bir hatıra hâline gelmiş nice hissin önemli bir payı vardır. Bazı şeyleri şu an yapıyor ya da yapmıyor oluşumuzun, bazı düşünceleri şu an taşıyor ya da taşımıyor oluşumuzun gerçeği arkasında sırıtan bir yüz kadar içten pazarlıklı, vakur bir yüz kadar “Ben bir hakikatim” diyerek duran bu olgu; kimimizin hayatında hemen hemen her gün, kimimizin hayatında ise arada sırada gün yüzüne çıkan önemli bir motif. Kendisine pek çok sanat eserinde yer bulan ve en olağan karakterleri de en sıradışı karakterleri de tanımlamamızda bize yadsınamayacak ipuçları veren “geçmiş”, Finlandiya’nın 90’lı yıllarda ekstrem metal camiasına armağan etmiş olduğu önemli bir metal grubu olan Sentenced’ın çıkardığı debut albümün isminde de kendine yer bulmuştu, “Shadows of the Past” olarak.

O yıllarda Avrupa’nın, ikliminden mütevellit soğuk diyarları olan Norveç black metal ile İsveç’de death metal ile metal müziğin bünyesine bambaşka bir soluk getirirken Finlandiya’da da bu minvalde işler önemli atılımlara sahne oluyordu. Her iki türde de kayda değer isimleri piyasaya kazandıran ülkenin öne çıkan oluşumlarından biri Sentenced’dı. 1991’de, yurttaşı Impaled Nazarene’in “Latex Cult” da dâhil olmak üzere ilk dört albümünde bas gitarist olarak yer almış ve alacak olan Taneli Jarva’nın bas gitarist olarak gruba katılmasıyla kadro problemlerini çözüme kavuşturan Sentenced, 1992 yılına geldiğimizde ilk albümü “Shadows of the Past”i yayınladı. Impaled Nazarene ve Beherit gibi grupların bir sene sonra yayınlamış olacağı dudak uçuklatıcı albümlerden farklı olarak Sentenced, old school zihniyetindeki death metal’i melodik tatlarla birleştiren bir müziği icra ediyordu incelemenin konusu olan albümünde.

İsveç ekolünün bilhassa gitar sound’u olarak müzik türünü kıtanın mevcut bölgesinde ne kadar domine ettiği “Shadows of the Past”de de rahatlıkla görülebilir. Öne çıkan farkı ise bu gitar sound’unun daha parlak ve göreceli daha az cızırtılı bir tona sahip olması. Bu yüzden söz gelimi bir “Left Hand Path” kadar kulağa kirli ve vahşi gelmiyor albüm. Elden bırakılmayan yırtıcılık ziyadesiyle elegant olan tatlarla taçlandırılıyor ve melodik, yer yer progresif parça yapılarıyla karşılaşıyorsunuz ki bu durumda da gruba ilham vermiş olduğunu düşündüğüm oluşum Edge of Sanity. Bu albümde adeta Finlandiya’nın Edge of Sanity’ye cevabıymış gibi bir izlenim bırakan Sentenced altı dolu bir müzisyenlik icrası ortaya koyuyor.

Daha ilk şarkı, benim de çalışmada favorilerim arasına eklediğim, “When the Moment of Death Arrives”da gerek vokalist Miika Tenkula’nın growl stili gerekse albümün ortalarından itibaren enstrümantasyonda daha baskın hâle gelen çok katmanlı yapı, klavye kullanımları gibi unsurlar zaman zaman bir “Nothing but Death Remains”, bir “Unorthodox” çağrışımı yapıyor. Albümün “Unorthodox”la aynı sene çıktığını da belirtmekte fayda var. Buna ek olarak, albümün başında “Rot to Dead”, “Disengagement” gibi şarkılarda da bir Entombed ya da Dismember agresifliği ve hızı görmek mümkün. Sadece sound olarak görece daha temiz. Bu karışım albümün hem istenen agresifliği hem de yeri geldiğinde ihtiyaç duyulan nüans zenginliklerini sunmasını sağlıyor.

“Büyük bir şeyler olacak…” şeklinde bir hissi dinleyicide uyandırabilecek kalibrede derin ve güçlü anların varlığı “Shadows of the Past”i başarılı, ambiyansı yüksek bir death metal albümü hâline getiren unsurlardan biri. “Rotting Ways to Misery”nin ve “The Truth”un özellikle açılışlarını yapan intro’ları (bir bütün olarak da epey sağlam besteler) ya da albümün kapanışı yapan ve kulaklar adına sanatsal hazla dolu bir matem olmak için tasarlandığı aşikar olan “Descending Curtain of Death”in bütünü sizi o yoğunlukla sarıp sarmalayabilecek anları içeriyor. Bu anların barındırdığı muhtevayı yabana atmamak gerek, çünkü sevdiğimiz nice albümü hislerimizle başarıyla oynayabildiği, onları istedikleri doğrultuya sokabildikleri için sevdik. İşin bu kısmında, aynı zamanda lead gitar pozisyonunda bulunmasından ötürü albümde işitebileceğiniz, özenle hazırlanmış melodik soloların mimarı olan Miika Tenkula’nın ve gitar partisyonlarını aşırı teknik oyunlara kaçmadan ölçülü bir progresiflikle süsleyen baterist Vesa Ranta’nın önemli rolleri olduğunu belirtmek gerekir.

Öte yandan, “Shadows of the Past” barındırdığı bu niteliklerle klasik mertebesine erişebilmiş kaliteli albümlerden biri olsa da kanaatimce tam anlamıyla kusursuz diyebileceğimiz bir albüm değil. Kararında, ortalamanın bir tık üzerinde bir dengeyi tutturmuş albümlerden birisi. Dinlerken sizi heyecanlandırabileceği, etkileyebileceği gibi bazen tekdüzeleşen ve başlarda şaha kaldırdığı beklentinizi aynı oranda taşıyamayan dakikalara da yer veren bir çalışma. Grubun, hemen bir sonraki albümü “North from Here”da giriştiği işlerin büyüklüğüne ve sergilediği müziğin muhtevasına bakıldığında arada kaydedilmiş mesafenin dinleyicinin dikkatini çekecek cinsten olduğu görülüyor. Tabii bu eleştiriler albüm daha detaylı incelendiğinde ve grubun ilerleyişi baz alındığında belirginleşen noktalar, yoksa “Shadows of the Past”in bir bütün olarak bıraktığı intiba ve türün önemli albümleri arasındaki yeri ortada.

7,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (6.19/10, Toplam oy: 21)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1992
Şirket
Thrash Records
Kadro
Miika Tenkula: Vokal, lead gitar
Sami Lopakka: Gitar
Taneli Jarva: Bas, geri vokal
Vesa Ranta: Davul

Konuk:
Marco Järkkä: Vokal (9)
Şarkılar
1) When the Moment of Death Arrives
2) Rot to Dead
3) Disengagement
4) Rotting Ways to Misery
5) The Truth
6) Suffocated Beginning of Life
7) Beyond the Distant Valleys
8) Under the Suffer
9) Descending Curtain of Death
Web
  Yorum alanı

“SENTENCED – Shadows of the Past” yazısına 1 yorum var

  1. OblomoV says:

    Yıllardır en meşhur birkaç şarkısı dışında dinlemediğim bir grup. Dinlediğim şarkılar da grubun gothic dönemlerinin ürünleriydi ve dolayısıyla beni hiç çekmedi. Grubu bu albümüyle tanımış olsaydım bakışım farklı olurdu. En sevdiğim dönem soundu; 90lar iskandinav death metali.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.