# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
DRAGONFORCE – Extreme Power Metal
| 01.10.2019

Akşamki maça dua et.

Az önce büyük çaplı bir iş bitirdim ve şu anda bunun memnuniyetini yaşıyorum. Önümde yazılmayı bekleyen yeni DRAGONFORCE albümü “Extreme Power Metal” var ve “ben de pek çok açıdan karikatürize bir karakteri olan bu grubu yerle bir etmeye hazırım” deseydim belki de pek çoklarının hoşuna gidebilirdi. Lakin böyle bir niyetim yok. Aksine, bu karikatürizeliği içselleştirmiş ve olduğundan fazlası görünmeye çalışmayı şiar edinmiş bu grubu -bu kez- yermeye değil olduğu gibi kabul etmeye geldim.

Belki bugün huzurlu hissettiğimden, belki de akşamki Galatasaray – PSG maçının gerginliğine karşı bir savunma mekanizması olarak kendimi sakinleştirip huzurlu olduğumu kendime kabul ettirdiğimden, birkaç gündür dinlemekte olduğum “Extreme Power Metal”i hiç de öyle tahmin edileceği türde itin götüne sokmayacağım.

Çeşitli, daha doğrusu fırsat sunulan durumlarda ısrarla belirttiğim üzere kaliteli power metale aşık bir insanım. Değişen müzik piyasasıyla birlikte ister istemez ekstrem türlere kaymak daha elverişli olsa da power metalin iyi örneklerine 20 yıldan uzun süredir doyamayan bir insanım. Zevkler ve renkler tartışılmaz ama şahsen DRAGONFORCE’un power metalin kolaya kaçan bir yönünü uyguladığını düşünüyorum. Çok az varyasyonlu besteler, neredeyse 15 yıldır aynı formüller, çoğu durumda soloların arkasına saklanan beste kalitesi ve tüm bunlara rağmen türün uzun zamandır en meşhur gruplarından biri…

DRAGONFORCE’la ilk tanışmam 2006 yılında, Vancouver’da gittiğim bir IN FLAMES ya da OPETH konseri öncesinde imza sırasında beklerken yanımdaki çocukların gruptan bahsetmesiyle olmuştu. “Inhuman Rampage” çıkalı kısa bir süre olmuştu ve “Through the Fire and Flames” efsanesi tüm ergenlerin dilindeydi. Muhtemelen hiçbiri ciddi düzeyde gitar çalamayan bu gençler, o imza günü sırasında bu şarkıyı ballandıra ballandıra bir anlatmıştı ki, konserden eve dönünce ilk iş albümü indirip şarkıyı dinlemiş ve aynı anda hem “meh” hem de “ne lan bu” olmuştum.

DRAGONFORCE metal sahnesinden çok Guitar Hero ortamlarının yıldızı olmayı kabul eden bir tavır takındığından ve açık şekilde her yeni albümünde önceki işlerinin ekmeğini yemekte bir beis görmediğinden, gruba yönelik saygı da sadece sıkı hayranlar düzeyinde sınırlı kaldı ve power metal dinleyenler de dâhil olmak üzere metal dünyasının genelinde DRAGONFORCE’un çok da ciddiye alınmaması gereken light bir grup olduğu algısı oluştu. “Nasıl oluşmasın…” deyip bin tane eleştirel cümle söyleyebilirim, ancak bu kez bunu yapmayacağım ve doğrudan “Extreme Power Metal”in bence gayet makul power metal karakterine odaklanacağım.

Tıpkı HAMMEFALL’un “Built to Last” gibi sıkıcı bir albümün ardından “Dominion”la çok uzun zamandır en iyi işini düşünmem gibi, DRAGONORCE’un da “Extreme Power Metal” ile bakış açısına göre en kabul edilebilir ya da en iyi albümlerinden birini yaptığını düşünüyorum. Ben de sürüye katılıp grupla taşak geçme arayışına girebilirdim, ama grubun albümün adının hakkını veren ve yine öyle akıllara durgunluk veren şeyler barındırmasa da türün gereklerini olması gerektiği gibi sunan bir albüm yaptığını düşünüyorum. Şarkılar %65-70 civarında muadil olma sıkıntısından muzdarip olsalar da kimi şarkıların ciddi şekilde öne çıkmayı başardığını görüyorum. En azından sololar, anlamsız delirmeler, türlü şaklabanlıklar arkasına saklanmayan besteler yapmaya çalıştıkları ortada ve bu sayede albüm önceki kimi işleri gibi %90 oranında ızdıraba dönüşmüyor.

Bir power metal grubunun kalitesini belirleyen en önemli 3-4 faktörden biri elbette ki vokalisti. DRAGONFORCE vokalist Marc Hudson 8 yıldır boğaz ve diyafram patlattığı grupta son derece öz güvenli bir profil çiziyor ve bence gruba öyle karakteristik bir hava katamasa da en azından sürükleyici bir performans sunuyor. Hudson’ın sesi peslerde Zachary Stevens’a bir miktar yaklaşıyor, tizlerde ise bülbül şakımasına yakın noktalara ulaşıyor ama buna rağmen çok varsayılan, herhangi denebilecek bir ses rengi var. Bu da beni şarkıları uzun süreli dinlemekten alıkoyuyor.

Albümle ilgili esas konu ise grubun “Extreme Power Metal”i bayağı bir seksenler karakteriyle donatmış olması. Nakaratlar, aralara giren klavyeler, şarkı trafikleri, pek çok yerde kullanılan transpozeler falan bir araya gelince ortaya power metal ile seksenler pop/rock karakterini bir potada eriten bir şey çıkıyor. Bu iyi bir şey mi, dinleyicisine göre değişir. Bence “Through the Fire and Flames VII”yi bestelemelerindense bu tarz olayları öne çıkarmaları daha mantıklı.

Albümü nispeten övdüğüm bir yazı oldu, ama bu incelemenin ardından albümü bir daha açıp dinleyecek miyim diye soracak olursanız, cevabım elbette hayır. Ama bunun sebebi “Extreme Power Metal”in vasatlığı veya yüzeyselliği değil, benim sürekli yeni bir şeyler dinlemek, tahlil etmek ve incelemek durumunda olmam. Eminim grubun sevenleri albümde çok sevecekleri pek çok şarkı bulacaktır, hatta çoktan bulmuştur. DRAGONFORCE hayranlığı skalasında 0-10 arasında 0’a yakın duran bir insan olarak ben bile kısmen keyif aldıysam ve yapılmak istenen şeyi görebildiysem, demek ki olumluya giden bir şeyler vardır.

7/10
Albümün okur notu: 12345678910 (5.45/10, Toplam oy: 22)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2019
Şirket
earMUSIC
Kadro
Marc Hudson: Vokal
Sam Totman: Gitar, geri vokal
Herman Li: Gitar, geri vokal
Frédéric Leclercq: Bas, geri vokal
Gee Anzalone: Davul, geri vokal
Şarkılar
1. Highway to Oblivion
2. Cosmic Power of the Infinite Shred Machine
3. The Last Dragonborn
4. Heart Demolition
5. Troopers of the Stars
6. Razorblade Meltdown
7. Strangers
8. In a Skyforged Dream
9. Remembrance Day
10. My Heart Will Go On (Céline Dion cover'ı)
  Yorum alanı

“DRAGONFORCE – Extreme Power Metal” yazısına 4 yorum var

  1. killyourselfchuck says:

    ”maximum overload” albümünün bu sitedeki en büyük aşığı, -eski- PA DRAGONFORCE BAKANI: Samet Özgüler bu kritiği okumuş olsa gözleri dolardı herhalde xd

    işin şakası bi’ yana, dragonforce’u en son dinlediğim tarih 2017′ydi. DEATH – Evil Dead cover’ı için bir bakmıştım ve fena bulmamıştım.

    adamların yaptığı müzik çok samimiyetsiz geliyor, bir türlü içine giremiyorum.

  2. ali says:

    Bir şov grubu için bence o kadar da kötü değiller – üstelik (doğruya doğru) gruba bok atan çoğu müzisyeni de suya götürüp susuz getirecek kadar iyi müzisyenler. Keşke amiga oyunlarına benzeyen bu berbat gitar tonlarını kullanmayıp biraz daha seçici olabilselerdi ama biz bunları Demoniac halleriyle de biliriz, görece severiz bile!

    Ouz

    @ali, Demoniac’ın Stormblade’i, neredeyse 20 yıl önce en fazla dinlediğim albümlerden biriydi. Grubun geldiği noktaya hâlâ çok şaşırıyorum.

  3. Rashid says:

    Önce Reaching Into Infinity, şimdi de bu albüm. Maximum Overload vasatlığından sonra kendilerini toparlamış gibiler. Özellikle ismini zikrettiğim albümlere nazaran melodilerle bol bir albüm olmuş. The Power Within’den sonra en sevdiğim Dragonforce olacak gibi bu gidişle. Bu arada bu albüm grubun kurucu üyelerinden biri olan klavyecileri Vadim Pruzhanov olmadan yaptıkları ilk albüm oldu. Kayıtlarda klavyeleri Epica’dan Coen Janssen çalmış ve ortaya çıkan müzikte açıkcası Vadim’in olmaması pek hissedilmiyor.

    Grubun yaptığı müziğe gelirsek, her kesin beğenmemesi gayet normal ama aldıkları aşırı eleştirinin sebebini anlayamıyorum. Kendi kafalarında eğleniyorlar işte, kime ne zararları var? Sırf bu “nerdy” tarzlarından dolayı alay konusu olmaları çok saçma geliyor bana.

    Adamlar bir nevi retro oyun konsollarındakı müziklerin metal versiyonlarını yapıyorlar. Herhalde bu yüzden Japonyada fan kitleleri baya büyük. Bu arada Dragonforce seviyorsanız mutlaka Japon Power Metal gruplarına(bkz: Dragon Guardian, Unlucky Morpheus, Iron Attack!, Jormungand, Knights of Round, Light Bringer) bi göz atın derim.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.