# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
AEON WINDS – Stormveiled
| 16.07.2019

Türünde yılın değerli albümlerinden.

Oğuz Sel

Daha önce yapmadığım bir şekilde Slovakya’dan bir black metal grubunu PA sayfalarına taşıyacağım bugün. “Slovakya mı?” diyenler olacaktır, ben olsam derdim mesela, yalan söylemeyeyim. Ezberden herhangi bir grup sayamayacağım Slovakya’da, taramalarıma göre epeyce bir grup varmış esasen, sanırım denk gelmiyoruz albümlerine. Umarım Slovakya’dan daha çok grup ve albümle karşılaşırız ilerleyen zamanlarda, hatta karşılaşacağımız gruplar mümkünse Aeon Winds gibi olsun, bunu çok isterim.

“Birlikten kuvvet doğar.” sözünü pek güzel anlayıp doğru bildikleri istikameti, hem kendi grup arkadaşları hem de müzisyen dostlarıyla birlikte katetmeye karar vererek müzikal yolculuğuna bundan 12 sene evvel başlayan Aeon Winds, senfonik ve atmosfer ağırlıklı black metal üzerine eserler veriyor. 2012 çıkışlı albümüne baktığınızda, fena olmayan bestelerin eh işte kıvamındaki prodüksiyona kurban gittiğini gözlemleyeceğiniz grup, geçen süre zarfında müzik dünyasındaki çevresini genişleterek deneyimli müzik insanlarıyla irtibat kurup yeni materyallerini nasıl daha iyi hâle getirebileceği üzerine kafa yormuş anlaşılan ve ortaya, yayınlanmasının üzerinden bir hafta bile geçmeyen “Stormveiled” çıkmış.

Tarz itibarıyla benzerlerine rahatlıkla denk gelebileceğiniz “Stormveiled” öyle yabana atılıp iki dinlendikten sonra unutularak kaderine terk edilebilecek bir eser değil, bunu baştan belirteyim. Öncelikle açılışı yapan parçada klavyeleri, Limbonic Art’ın Limbonic Art olmasını sağlayan Morfeus kişisinin üstlendiğini yazayım. Adamın hünerleri, müzikal bilgisi ve atmosfer yaratma konusundaki başarısını oturup anlatmama gerek yok sanırım, bana kalırsa klavyeleri üstlenmekle kalmayıp beste noktasında da bir şeyler çıtlatmış ya da yönlendirmelerde bulunmuştur kendisi. İlk şarkının yarısı ambiyans yarısı albüme hazırlık niteliğinde, akabinde ise ikinci parça başlıyor ve ilk parçanın dev sound ve doygun tonlarla yarattığı etkileyicilik, bu defa haşin vokallerin de devreye girmesiyle daha ihtişamlı bir yapıya dönüşüyor. Parçanın karamsar veya acayip karanlık bir havasının olmadığını söyleyebilirim, negatif tonlar hazırlayıp sunmak artık bana kolaycılık gibi geliyor, bu tarz işlerde mırıldanarak eşlik edilebilecek iyice melodiler arıyorum ve daha ilk dakikalardan böyle yerlere denk geldiğim için mutlu oluyorum. Yapısal olarak tekdüzelikten uzak kalan parça, grubun bestecilik yönünü zengin tutup “Ver atmosferi, zaten ne çaldığımız anlaşılmaz…” kafasına yaklaşmaması da ayrıca takdir edilesi.

Kulak yırtmayacak bir shriek vokal tarzını benimseyen ve grubun beyni konumundaki Svarthen, ikinci şarkıdan itibaren parçaların kilit noktalarında clean vokal kullanımına gidiyor. Farklı yayınlarda haklı olarak bir Emperor kıyaslaması var ama ben vokal tarafındaki yaklaşımı Grand Alchemist’e de benzettim, PA’da kritiği bulunan albümü ve ikinci albümlerini dinleyenler benzer şeyler düşünebilirler. Tabii konuyu çat diye vokallere getirmem de sebepsiz değil, zira bir dönem Emperor’da bas çalan Mortiis kişisi üçüncü parçaya clean vokalleriyle destek atmış. Morfeus için söylediklerim Mortiis için de geçerli. Bu arkadaş da sahnelerde uzun süredir bulunduğu için beste ve gidişat konusunda bence yol gösterici rolü üstlenmiştir. Söylemeden edemeyeceğim, üçüncü parça albümün en iyi işlerinden biri, hiçbir şarkıya bakmasanız bile üç beş dakikanızı ayırıp bu şarkıya bakın derim.

“Stormveiled”i besteleri ve elbette konuk sanatçılarıyla birlikte değerli kılan etmenlerden biri de değişken ritim kullanarak parçaların daha sürprizli ve dinlenebilir hâle gelmesini sağlayan davullar oluyor. Bunu ilk dakikalarından sonuna kadar rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz. Davul taburesinde oturan Askold müstear isimli arkadaş, tekdüze blast beat ya da double bas davullarla bayıklaşabilecek eserlere değişken ritim kalıplarına başvurarak bambaşka bir çehre kazandırıyor. “O kadar kusur kadı kızında da olur”luk nokta ise klavyelerin aşırı basit melodilerde ön plana fazlaca çıkması. Bilhassa albüme adını veren parçada daha farklı bir ses tonu ve daha düşük ses seviyesi yerinde olabilirdi.

Grubu tanımama ve sevmeme vesile olan “Stormveiled” dominant bas tonları saymazsak bayağı bayağı 1990’lardan fırlamış gibi duran, üzerine kafa patlatılmış, profesyonellerden destek alındığı belli olan, kıymetli bir eser. Kıymetli demişken grubun artwork konusunda da dikkatli davrandığını not düşeyim. 2018’de yayınlanan “Legacy of the Unconquered Sun” EP’sinin kapağı ile “Stormveiled” kapakları tematik olarak benzer. Albümün plak versiyonunun kapağı ise biraz daha farklı ve bence o kapak çok daha güzel. Hakkında aşırı gevezelik ettiğim, bıraksanız bunun birkaç katı daha edebileceğim bu albümü, türe meraklı olan herkese tavsiye ederim. Ben şimdi “Dying Star Remembrance” parçasını loop’a alıp albümün plak versiyonunun kapağına dalmaya gidiyorum.

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (5.00/10, Toplam oy: 14)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2019
Şirket
Avantgarde Music
Kadro
Svarthen: Vokal, gitar, klavye
Skald: Gitar
Axoris: Bas
Askold: Davul

Konuk:
Morfeus: Klavye (1)
Mortiis: Clean vokal (3)
Dis Pater: Koro vokal, clean vokal (1, 2, 6, 7, 10)
Vorth: Davul
Aldaron: Ek vokal (6)
Şarkılar
1. Of Times Forgotten...
2. A Cosmic Sky Ablaze
3. Beyond All Empty Places
4. Dawn of the Untamed Moon
5. It Is Beneath Where the Mountains Sing
6. Legacy of the Unconquered Sun 7. Stormveiled
8. Dying Star Remembrance
9. To Embrace the Void
10. ...and Woods Forlorn
  Yorum alanı

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.