# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
INTER ARMA – Sulphur English
| 20.04.2019

Adamı hasta etmeyin.

İlk olarak “Sky Burial” ile tanıştığım INTER ARMA’nın herkese göre bir grup olmadı ve olmayacağı daha o zamandan belliydi. Grubun farklı çirkinlikleri bir arada kullanan yapısı kendini bir çırpıda belli ediyor, ileride iyicene pisletilecek müzikal bir kanvasın ilk sinyallerini veriyordu. INTER ARMA’da karakter olarak post-metal de vardı, DNA olarak sludge da vardı, hissiyat olarak death metale kayan bir sertlik de, black metale göz kırpan bir karanlık da vardı.

Albümler çıkmaya başladıkça grubun nasıl akışkan, eğilip bükülebilir bir mizacı olduğunu görmeye başladık. “Paradise Gallows” ile birlikte vokal başta olmak üzere tarzını biraz daha köşeli, daha mağaramsı bir derinliğe büründüren INTER ARMA; “hmm, demek post-metal ve sludge ha…” diye düşünerek dinlemeye başlayan kitleyi biraz sersemleten, beklenmedik düzeyde bir sertlik sunuyordu. Yeri gelince güneyli karakterini ortaya koyan ve vokalini yumuşattığı, ortalığı sakinleştirdiği şeyler de sunuyor, ancak içlerindeki ayinsel karanlığın her an ortaya çıkabileceğini de hissettiriyorlardı.

İşte bu ayinsel karanlık, “Paradise Gallows”dan bu yana geçen sürede iyicene demlenmiş, iyicene pişmiş ve “Sulphur English” adıyla karşımıza çıkmış durumda. Ama ne çıkmak… INTER ARMA yeni albümüyle resmen “siz beni tanıdığınızı sanıyordunuz değil mi?” türü iblis bir tebessüm eşliğinde bizleri selamlıyor. Lakin bu selamlamayı başını hafifçe öne eğerek değil, alnımızın çatına tokadı yapıştırıp ardından da uçan kafayla burnumuzu kırarak yapıyor.

INTER ARMA “Sulphur English”de, bugüne dek tanık olduğumuz tüm ilhamlarını cıva ve lav karışımı bir şeye dönüştürür şekilde karşımıza getiriyor. NEUROSIS’i de, SWANS’ı da, MORBID ANGEL’ı da duyuyor, bu albümde iyice baskınlaşan ve müziği epey köşeli ve ötekileştirici hâle getiren atonal, dezonant karakterlerin de işin içine katıldığını görüyoruz. Tekinsizlikten geberten tekrarlar; minimal anlayışlarla yazılmalarına rağmen büyük resme bakınca şahlandıklarını gördüğümüz beste fikirleri; ilk şarkılarda mağara death metaline kadar giden aşırı derin vokallerin “The Atavist’s Meridian”da bir anda daha şirret, daha tiz bir black metal vokaline dönüşmesi; davulun iflah olmaz ritüel havasıyla oradan oraya sürüklenen gitarlar…

Bir kere grubun en ufak bir acelesi yok. Acelenin kırıntısı yok hatta. 7 dakikalık “Howling Lands” gibi bir parçayı 7 dakika boyunca hiçbir yere vardırmazcasına sürekli yükselterek, azar azar itekleyerek nihayete erdirecek kadar dertsiz, “e artık bir sonraki şarkıda patlarlar” diye düşündürürken “Stillness”ta daha bile durgun bir “Planet Caravan”izm sunacak kadar da tasasız bir görünüm çiziyorlar. Albümün ta kalbine saplanan bu 18 dakikalık durağanlığın ardındansa, ilk kısma yakın duran tam bir buhranla tekrar ezme yoluna gidiyorlar.

“Sulphur English”in ithaf edildiği insanlar düşünüldüğünde, albümün neden bu denli derinlikli, kasvetli ve karanlık olduğunu da görebiliyoruz aslında. Esasen vokalist Mike Paparo’nun depresyon kaynaklı sorunlarından kök alan “Sulphur English”, üç yıl önce ölen LORD MANTIS, INDIAN davulcusu Bill Bumgardner (ilk şarkının adından da görülebileceği üzere) ve aynı yıl ölen BELL WITCH davulcusu Adrian Guerra’ya adanmış durumda. Tüm bu acı ve keder kaynakları da albümü daha bir derinlikli, daha yaşanmışlık dolu ve dolayısıyla da gerçek hâle getiriyor.

INTER ARMA kesinlikle herkese göre olmayan bir müzik yapıyor. Odaklanmadan dinlediğiniz takdirde kısa sürede bir şey ifade etmemeye başlayabilecek, başı sonu belirsiz, bulamaçsı bir şekilsizliği olan bir müzik var ortada. Ancak adamlar belirli bir formu olmayan bu ses girdabı içerisinde çok öznel, aşırı derecede sübjektif ve bir o kadar da içten gelen bir şey yaratıyorlar. “Sulphur English” şüphesiz ki yılın en değerli işlerinden biri ve sene sonu geldiğinde bu yanan ağacı sağda solda görmek herhalde hiç de şaşırtıcı olmayacaktır.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (9.14/10, Toplam oy: 21)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2019
Şirket
Relapse Records
Kadro
T.J. Childers: Davul, gitar, bas, akustik gitar, lap steel, klavye, perküsyon, gürültüler, vokal
Steven Russell: Gitar
Trey Dalton: Gitar, perküsyon, vokal
Mike Paparo: Vokal, perküsyon
Joe Kerkes: Bas
Şarkılar
01. Bumgardner
02. A Waxen Sea
03. Citadel
04. Howling Lands
05. Stillness
06. Observances Of The Path
07. The Atavist’s Meridian
08. Blood On The Lupines
09. Sulphur English
  Yorum alanı

“INTER ARMA – Sulphur English” yazısına 11 yorum var

  1. Vırvır Cırcır says:

    albüm gerçekten iyi olmuş,kritikte süper olmuş eline sağlık patron.

  2. Uireb Fuin says:

    “sene sonu geldiğinde bu yanan ağacı sağda solda görmek herhalde hiç de şaşırtıcı olmayacaktır.” kesinlikle katılıyorum yılın en iyi albümlerinden biri olacağını şimdiden söylemek mümkün

  3. 9yearsago says:

    Beklediğim bir albümdü, hemen malum yerlerden ediniyorum.

    9yearsago

    @9yearsago, 2019′un en iyisi oldu benim için şu vakte değin. Prodüksiyonu kim üstlendiyse tanrısal bir iş yapmış. Davul soundu müthiş. Vokaller gayet profesyonel, scream ve growl olarak icra edilmiş. Albümün ortasına o clean parçayı koymak da harika bir fikir. Atmosferden kopmadan bir nefes alma aralığı verilmiş. Göklerden meteor yağdıran en sert parçalarda dahi aradan çıkıveren blues-umsu sololar, albüme çok yakışmış.

  4. P L A G U E says:

    ‘The Atavist’s Meridian’ parçası başladığında sağda solda sataşacak insan arıyorum. Belki kafa göz birbirimize dalarız diye…

  5. Rust in Peace. says:

    Bugün dinledim albümü, gerçekten çok başarılı olmuş. Sludge müziğe önyargımı kıracaklar 1 – 2 kez daha dinlersem :D

  6. deadhouse says:

    Bu sene kaliteli metal albümü sıkıntısı pek çekmiyoruz. Güzel geçiyor. Birbirinden iyi albümler çıktı fakat hiçbiri bu albüm kadar etkilemedi. Galiba sene sonunda birinciliği başka bir albüme kaptırmayacak benim için.

    Bu albüm bir meydan okuma.

    Rust in Peace.

    @deadhouse, Kesinlikle katılıyorum. Albümü dinlemeden önce türüne bakmıştım, sludge’ı görünce dedim ki peh bir sludge albümüne mi bu kadar övgü.

    Önyargılı olmamak lazımmış. Benim için de şu ana kadar senenin en iyi albümü. O Howling Lands var ya… İnanılmaz iyi bir parça

    ismail vilehand

    @deadhouse, şu ana kadar çıkmış ve gelecekte çıkacak albümleri de düşünerek konuşuyorum, umarım göt olurum ama bana göre bundan daha iyi albüm bu sene çıkmaz gibi geliyor. Direk en kafada bu olacak muhtemelen.

  7. poison says:

    paradise gallows’u çok seven biri olarak bu albümü ilk dinlediğimde çok da ısınamamıştım ama şimdi manyağı oldum. stillness favorim.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.