# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
RINGARË – Under Pale Moon
| 13.03.2019

Doksanlar black metalinin günümüzdeki görkemli iz düşümü.

Oğuz Sel

Buralarda albüm tavsiyesi verirken zaman zaman kendimi; Twitter’da 10 takipçisi olan yeni iktisat mezunu birinin “2019 yılı içerisindeki dolar tahminim 5,5 – 6 TL aralığıdır.” şeklindeki paylaşımını profilinin tepesine sabitlerken taşıdığı özgüveni taşır halde buluyorum. Ne duyduğumun ne de dinlediğimin farkında olarak kimi albümlere sıraladığım övgülerin mesnetsiz olmadığını da dilim döndüğünce anlatıyorum, özgüvenimin kaynağını da buraya bağlıyorum aslında. Her ne kadar bazen övgülerin dozu, albümlerin beni ilk dinlemede yakalayıp çarpmalarının etkisiyle artıyor olsa da bu çarpışın ve meydana gelen etkinin uzun süreli olacağını, yıllar içinde benzer duyguları yaşatan başka albümleri deneyimlediğim için biliyorum ve anlatımlarımda, övgü dozu sınırlamalarına gitmiyorum.

Yerini yapmamdan anlamış olacağınız üzere yine iyice bir albüm bugünkü konuğumuz. Aslında “iyice” sözcüğü, albüm için hakaret bile kabul edilebilir; sonda söyleyeceğimi başta söyleyerek sözlerime devam edeyim; “Under Pale Moon” 2019’da pek rakibi olamayacak kalibrede bir eser.

2017’nin son günlerinde ele aldığım Chaos Moon albümü “Eschaton Mémoire” ile tanıdığım Esoterica kişisinin 15 yıllık bir geçmişe sahip atmosferik black metal projesi olan Ringarë, müzisyenin, bunca yıllık zaman dilimini boş geçirmediğinin göstergesi niteliğinde eserlerle dolup taşıyor. Paragrafa Chaos Moon vurgusuyla başlamam nedensiz değil tabii. İlgili albümde klavye bölümünden hem Esoterica hem de Steven Blackburn sorumluydu ancak enstrüman sıralamasında bu enstrümandan klavye olarak söz edilmiyor, çok ama çok haklı olarak klavyeyle oluşturulan atmosfere gönderme yapılarak bu enstrümanın, bir atmosfer yaratma aracı olduğu üstü kapalı şekilde ifade ediliyordu. Albümü dinleyenler zaten anımsayacaklardır, yapımda hakikaten dev ve girdap ayarında bir atmosfer vardı dinleyiciyi içine çeken. Sözün Ringarë’den bu tarafa doğru neden geldiğini tahmin etmişsinizdir, grup klavye ağırlıklı bir müzik üretiyor. Klavyeyi şarkılardan çekip çıkardığınızda ortada kocaman bir boşluk oluşuyor, zira şarkıların kompozisyonları bu enstrümana göre yapılmış, bu çok belli.

“Under Pale Moon” 1990’lar öykünmesi yaşayan albümlerin aksine dinleyiciye doğrudan 1990’ları yaşatma potansiyeline sahip bir yapım. Bu potansiyeli ortaya çıkaran temel etken, ilk bakışta boğuk ve ayrıntısız sound gibi dursa da Esoterica’nın seçtiği klavye patch’lerinin, kullandığı notaların ve parçaların, yer yer düzensizliğe doğru uzanan tasarımları bunda etkili. Korg’un ürettiği eski klavyelere ait sesleri VST olarak sunduğunu biliyorum, diğer enstrüman üreticilerinin de tonları, -muhtemelen lisansları alınarak- profesyonel VST’lere yerleştirebiliyor. Anladığım kadarıyla Esoterica, modern klavye patch’lerinden yardım alıp atmosfer/melodi oluşturup filtrelerden geçirmek yerine doğrudan doğruya 1990’lara ait patch’leri/sesleri kullanmış. Bu sayede son derece doğal, albümün genelinde hiçbir suretle sırıtmayan eserler ortaya koyabilmiş. Burada modern olarak değerlendirebileceğim tek şey, parçalardaki patch’lerin normalden biraz daha katmanlı hali ki bunun nedeni, eski seslerin bulunduğu VST’lerin, polifoni kısıtlamasını 100 küsur ses kadar yapmıyor oluşu. Bunu özellikle yazmamın nedeni, albümün belkemiğini oluşturan geniş analog string’lerin üst üste kayıt gibi durmaması.

Kayıtla ilgili bahsedilebilecek bir ton ayrıntı var ancak seslerin teknik ayrıntılarını daha fazla uzatmak istemiyorum. “Under Pale Moon”u vurucu yapan bir diğer unsur, hiç şüphesiz, şarkıların duygusal yoğunluğu. Albümün geneline yayılan melankoli, isteseniz de istemeseniz de geçmişe doğru, düşünceli bir yolculuğa çıkarıyor sizi. Kimilerine klişe gelebilecek, az sayıda notayla hazırlanan ve icra etmesi kolay parçalardaki ayrıntılar, sizi hazırlıksız yakalayıp tüylerinizi diken diken ederek o güne farklı bir şekilde devam etmenize neden olabiliyor. 4 şarkıdan oluşan bir albümün 39 dakika sürmesinden tahmin edeceğiniz üzere bazı parçalar epeyce uzun sürüyor. Örneğin “Through Forest and Fog” 18 dakikayı biraz aşıyor süre açısından ancak şarkının tekdüzelikten uzak hali, kendi içinde 3-4 bölüme ayrılıyor oluşu, dinlerken sıkılma duygusunun yanınıza bile yaklaşmamasını sağlıyor. Aksine, hem bu hem de 10 dakikalık ilk parçadaki bazı bölümlerin, kompozisyon gereği yerleşimi öyle güzel ve etkileyici ki bütünlüğü bozmamak adına saniyeleri ilerletip oralara anında gelmeyi bile istemeyeceksiniz.

Klavye ağırlıklı atmosferik black metal grupların reverb efektine abanıp sound’u her zaman kıvamında tutturamayıp çorbaya dönüştürebildiğini görüyorum, zaman zaman buralardan saydırdığım da oluyor bu duruma. Ringarë ve dolayısıyla Esoterica, klavye kullanımındaki ustalığını, diğer enstrümanların kullanımı ve bütünleştirilmesinde de gösteriyor. Gitarı, bas gitarı ve davulu adeta buharlaştırıp damıtarak sound’a yediren Esoterica, mikrofon gerisindeki Likpredikaren’in yırtıcı vokallerine de tadında reverb vererek atmosferin bir parçası haline getiriyor. Dinlediğinizde, klavye üzerinden yürüyen ama dikkat kesildiğinizde aslında, bir bütünün ayrılmaz parçaları gibi görünen enstrümanlarla karşılaşacaksınız, benim yaptığım gibi Esoterica’ya böyle bir işi ortaya koyduğu için imrenme temelli küfürler de sallayabilirsiniz, yine benim yaptığım gibi sakinleştikten sonra övgüler de sıralayabilirsiniz.

1990’ların farklı bir ruhu olduğu ve bu ruhun bir şekilde yaşatılması gerektiğini düşünerek eserlerini şekillendiren müzisyenlere ve onların hayat verdiği oluşumlara ayrı bir saygı duyuyorum. Türe yön veren gruplara, daha ilk saniyesinden saygı duruşunda bulunanlara saygım ise sonsuza eşdeğer. Ringarë de bu saygıyı, gösterdiği saygıya binaen sonuna kadar hak eden bir oluşum. Yoksa albüme ve ilk parçaya adını veren eserin ilk notasının ve ilk notayı ortaya çıkaran patch’in, Dimmu Borgir’in “For All Tid” albümündeki aynı isimli eserinin ilk notasının aynı ve ilk notayı ortaya çıkaran patch’le yapısal açıdan benzerlik taşımasını tesadüf olduğunu mu düşünüyordunuz?

9,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (6.31/10, Toplam oy: 13)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2019
Şirket
Iron Bonehead Productions
Kadro
Likpredikaren: Vokal
Esoterica: Gitar, Klavye
Şarkılar
1. Under Pale Moon
2. Sorrow Under Starry Sky
3. In Nocturnal Agony
4. Through Forest and Fog
  Yorum alanı

“RINGARË – Under Pale Moon” yazısına 2 yorum var

  1. Siyah forma says:

    Klavye banyosu yaptım mk! grubun etkilendiği dönem, dimmu,dismal euphony tarzı gruplar o sıralar gerçekten black metale klavyeyle, ıvır zıvırla gereksiz renkler kattılar…öyle ki black metal oldu sana ‘rengarenk metal’…ama algılayamadıkları şey; -bu s..tiğimn müziğine renksizlik yakışıyor.

  2. theravenking66 says:

    Deneriz usta listeye aldık hemen sağolasın

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.