# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
MAKALE: Black Metalde Nazizm Rüzgârları
| 15.04.2018

Cadı Avı Mı, Haklı Bir Serzeniş Mi?

Gürkan Uzunpınar

Nazizm ve müzik tartışmaları aslında Black Metal’e has bir tartışma değil, hatta çok daha öncesine uzanıyor. Belki de daha geniş bir açıdan bu meseleye bakabilmek için öncelikle biraz bu tartışmanın öncelerine de göz atmamızda fayda var.

1

Müzik tarihinde çok az insan müzikte dönüm noktası olabilecek seviyeye gelmiştir. Mozart, Handel, Haydn gibi bugün çok büyük besteciler olduğu aşikar isimler bile kendi dönemlerinde yeterli ilgiyi görememiş, kendi zamanlarından çok daha sonra değerleri anlaşılabilmiş ve anca bu şekilde besteciler arasında büyük ilgi görmeye başlamıştır. Var oldukları dönemde ciddi anlamda müziğin seyrini değiştiren, teknik açıdan geliştiren isimler ise Beethoven, Wagner, Bach ve Berlioz gibi isimler olmuştur. Buradan ele alacağımız isim ise Richard Wagner. Yaşadığı dönemde klasik müziğin globalleşmesine sebep olmuş, operayı İtalya’nın komedi sahnelerinden çekip ciddi müziğin ortasına yerleştirmiş bir isim. Özellikle operalarında kullanmış olduğu atmosfer, bas enstrümanların yoğunluğu ve yaylıları at sürermiş gibi kullanması en öne çıkan özellikleri olmuştur. Hatta biraz aşinaysanız, Wagner’in modern müziği de oldukça etkileyen bir isim olduğunu ve hatta metal müzikte de yer aldığını duymuşsunuzdur.

Nibelung’un Yüzüğü, Richard Wagner’in ortaya koyduğu en etkileyici operası, aynı zamanda müzikal açıdan döneminin eline su dökülemez seviyede bir operası. Etkilerini mesela en bilindiklerinden yola çıkarak şöyle örneklendirebiliriz; John Williams’ın ölümsüz eseri haline gelen Star Wars besteleri. Star Wars teması, İmparatorluk Marşı gibi besteler yukarıdaki Nibelung’un Yüzüğü operasından neredeyse arak seviyesinde esinlenmiştir diyebilirim. Hatta müzikologların bu konuda ortak bir kanısı var: “Moden müzikte hangi türde olursa olsun epik bir şey duyuyorsanız Richard Wagner’in sayesindedir.” Öte yandan Wagner bu operasıyla beraber kendisinden sonraki romantikleri kökten etkilemiş ve ilginçtir ki özellikle Rus besteciler Wagner’in operaları üzerinden koca bir Rus Romantik devrini başlatmışlardır ve bu Sovyetler’in çözülüşüne kadar da devam etmiştir. Tabi Wagner’in etkilediği, hatta kendisinin favori bestecisi olduğu bir kişi daha var, o da Adolf Hitler. Richard Wagner, gelmiş geçmiş en büyük bestecilerden birisi olmasına rağmen hem yaşadığı dönemde, hem de ölümünden sonra en çok tartışılan bestecilerden de bir tanesi olmuştur. Anti-semitist görüşleri, Aryan teorileri ve Yahudi bestecilerin müziği körelttiği gibi görüşleri kendisinin ölümünden sonra kurulan Nazi gruplarını etkilediği yönünde birçok iddia vardır. Aynı zamanda Wagner’in ölümüne yakın zamanlarda yazdığı “Almanlık Nedir?”, “İnsan Irklarının Eşitsizliği Üzerine Bir Makale” gibi yazılar bu tartışmaları çok daha hararetlendirmiştir. Öte yandan Nazilerin yükselişe geçmeden önceki toplulukları olan Beyrut Topluluğu (Bayreuth Circle), Wagner’in Beyrut’taki performanslarını dinlemeye gelen ırkçı teoristlerden oluşmuştur ve Wagner’in onların üzerindeki etkisi de oldukça büyüktür.

Sonuç olarak Richard Wagner’in kişilik olarak cidden berbat bir insan olduğu bilinmekte, fakat bu günümüzde, Yahudi müzikologların bile kabul ettiği gibi, onun müziğinin, müzik tarihinde çok önemli bir yer kaplamadığı anlamına gelmiyor. Peki şimdi bakalım Wagner’den bu yana neler değişmiş?

Günümüzde Black Metal’in iki kolu var diyebiliriz. Bunlardan bir tanesi Norveç Black Metal’i geleneklerine hem müzikal hem de ideolojik açıdan bağlı kalmak isteyen kesim diğer taraf ise Black Metal’in müzikal özelliklerini gelişen müzikal niteliklere yedirerek daha karanlık bir hale getirmek isteyen ve ideolojik açıdan genellikle nihilizm, anarşizm veya apolitizmi seçen kesim. Bu iki kolu daha net bir şekilde gözünüzün önüne getirmek gerekirse bir tarafta Norveç ve İsveç semalarından Marduk, Taake, Tsjuder, Watain, Kampfar gibi gruplar yer alıyorken diğer tarafta ise Deathspell Omega, Mgla, Sinmara, Furia, Portal, Svartidauði gibi özellikle Fransa, İzlanda ve Polonya gibi ülkelerin Black Metal sahneleri öne çıkıyor. Ben bunları yazı boyunca çiğ ve deneysel kesim olarak adlandıracağım. Çiğ kesim özellikle ideolojik olarak da ilk dalga black metal’in devamcısı olduğu kanısında ve bu sebeple günümüzde yaşanan birçok tartışmayla karşılaşıyoruz:

• Marduk’un Nazi eşyaları satın aldığının iddia edilmesi ve dolayısıyla Nazi bağlantılarının olduğunun söylenmesi.
• Watain’in sahne gitaristi ve eski Dissection gitaristi olan Set Teitan’ın Nazi selamı vermesi ve sonrasında gelişenler.
• Taake’nin islamofobik olduğuna yönelik çıkan tartışmalar.
• Inquisition’ın frontman’i Dagon’a ilişkin çocuk pornosu iddiaları ve sonrasında yapılan Nazi suçlamaları.

Son zamanlarda metal müzik dünyası bu haberlerle sarsıldı ve bu haberlerin hepsi metalsucks.net adlı site aracılığıyla servis edildi. İnsanlar ister istemez bu noktada şöyle düşünüyorlar: “Bu acaba bir cadı avı mı?” Öncelikle bu meseleyi bir aradan çıkartalım. Başlıkta sormuştuk ya “Bu bir cadı avı mı yoksa haklı bir serzeniş mi?” Aslında her ikisi de.

Metalsucks.net uzun süredir takip ettiğim metal sitelerinden bir tanesi, kendileri siyasi açıdan “politik doğruculuk” kavramında konumlanmışlar. Yazdıkları haberler, kritikler ve makaleler de bu doğrultuda şekilleniyor. Günümüzde politik doğruculuk özellikle son Amerikan seçimlerinde kendini Clinton’ın Trump’a karşı edindiği siyasi çizgisiyle daha da gün yüzüne çıkan; kadın hakları, cinsiyet eşitsizliği, azınlık hakları gibi konularda radikal bir tutum sergileyen ve bunu günlük hayatın içerisinde, kültür ve sanatta özellikle göze parmak sokar gibi anlatmaya çalışan bir politik hareket. Son zamanlarda özellikle çeşitli Amerikan yapım firmalarının ve özellikle Disney’in “herkese erişebilme” adı altında uyguladığı bu politika günümüzde oldukça önemli bir yer kaplamaya başladı. İşin kötü yanı ise, ideolojik altyapısı oldukça yetersiz olması, tamamen körü körüne uygulanması ve özellikle insanları hiç sorgulamadan zan altında bırakan yapısıdır. Mesela bir film izliyorsunuz, ana karakter siyahi eşcinsel bir müslüman ve bu film bitene kadar size sanki birer ırkçı, islamofobik ve homofobikmişsiniz gibi davranıyor. Politik doğruculuk, günümüzde özellikle kültürel alanda bu halde. Konumuza geri döndüğümüzde ise metalsucks.net’in uyguladığı bu politika aracılığıyla bir cadı avında olduğu zaten oldukça bariz ve kendi politik duruşlarına karşıt en ufak kırıntı gördükleri anda saldıracakları da oldukça aşikar. Bunun en boş örneğini Taake’ye yönelttikleri suçlama ile görebilirsiniz. Site, Taake’yi özellikle ve sadece İslam’a karşı olmak ile suçluyor. Bunun arkaplanında ise, günümüzde radikal islamcıların yarattığı kaosu sebep göstererek kendi halinde yaşayan müslümanlara karşı geliştirilen nefret yatıyor. Yaşadığımız ülkede böyle bir şeyi göremeyiz doğal olarak, fakat çoğunluğu müslüman olmayan ülkelerde hâl böyle.

İşin Taake tarafına baktığımızda ise, Black Metal’in dinlere karşı tutumu belli. Muhtemelen kendileri en az İslam kadar diğer bütün dinlerden eşit derecede nefret ediyorlar. Yani parçalarında özellikle İslam’ı hedef almaları pek de İslamofobik oldukları anlamına gelmiyorlar, adamlar zaten muhtemelen misantropik. Bunun sonucundan oldukça ikiyüzlü bir durum ortaya çıkıyor, yoksa “I saw the virgin’s cunt spawning forth the snake, I witnessed tribes ov Judah reduced to ruin” diyen Behemoth’u direk dar ağacına yollamamız gerekir. Yani olayın özüne baktığımızda bir sitenin kendi politik yapılanması doğrultusunda sağa sola saldırışını görüyoruz. Fakat, bu hedef aldıkları bazı konularda haklı olmadıkları anlamına da gelmiyor. Şimdi işin serzeniş kısmına bir bakalım.

Nazi ideolojisinin metal müzik ile bağlantıları uzun zamandır var olan bir şey. Hatta Marduk meselesi için illa adamların Nazi eşyaları satın almaları da gerekmiyordu, zaten albümlerinde oldukça belli ettiklerini çoğu kişi fark etmiştir. Yeni çıkacak olan albümlerinde “Tiger 1” isimli bir parçaları var veya Fronstschwein albümlerindeki ‘Afrika’ isimli parçaları da Afrika’yı işgal eden nazileri anlatmakta, saldırmak isteyen buralardan da tutup saldırabilir. Ben biraz daha geriye gitmek istiyorum, hatta merceği biraz genişletelim. Rahmetli Slayer gitaristi Jeff Hanneman büyük bir nazi hayranı, kendisinin geniş bir koleksiyonu var. Rahmetli Lemmy Kilmister, nazi üniformalarının ve askeri gereçlerinin büyük bir hayranı; onun da oldukça büyük bir koleksiyonu vardı. Pantera gitaristi rahmetli Dimebag Darrell bayağı ırkçı bir insandı, Phil Anselmo’nun da zaten ondan geri kalır bir yanı yok. Dissection’ın kurucusu Jon Nödveidt homofobikti ve mahkeme belgelerinde ortaya konduğu kadarıyla azınlık karşıtı bir insandı ve bu sebeple bir cinayet de işledi.

Metal müzik ve nazi kelimelerini bu kadar sık yan yana görmemizin en büyük sebeplerinden bir tanesi, metal müziğin özellikle kışkırtıcı ve karşıt olmasında yatıyor. Bu özellikleri ele alarak özellikle Black Metal aleminin “kötülüğü, kışkırtıcılığı ve insanlık karşıtı” olmayı sevdiği için, nazi ideolojisi ile bağlantılı olduğunu görüyoruz. Öte yandan Lemmy Kilmister, Jeff Hanneman gibi insanlara baktığımızda kendileri de zaten bu konuyu röportajlarında tartışan, özellikle Nazi olmadıklarını ve birer II. Dünya Savaşı koleksiyoncusu olduklarını tekrar tekrar belirten kişiler. Hatta zaten Lemmy Kilmister gibi hayatı anarşist düşünceler üzerine kurulu bir insanın nazi olduğuna inanmak oldukça saçma olur. Yani iş Black Metal’e geldiğinde tartışmalar çığrından çıkıyor.

Yazının giriş kısmında müziğin siyasal ortama etkisini ve Richard Wagner’in müzikal anlamda her ne kadar başarılı olsa ve bugün neredeyse bütün müzisyenler tarafından el üstünde tutulsa da, ideolojik açıdan edindiği görüşlerle dolaylı olarak Nazizmi nasıl etkilediğini ve aynı zamanda nasıl tartışmalara yol açtığını gördük. Böylelikle müziğin özellikle ideolojik düşünceleri yayabilme açısından ne kadar kuvvetli bir araç olduğunu da görmüş olduk. Sonuç olarak hangi türde olursa olsun nazizmi ve ırkçılığın her türlüsünü müzik içerisine yedirmek ister sırf reklam amaçlı olsun ister sırf “Yahu biz zaten dünyanın sonu gelsin istiyoruz o yüzden Nazizm.” amaçlı olsun akıl kârı bir iş değil. Hatta günümüzde bu tarz ideolojilerin müziğin içerisinde karikatür gibi kaldığını, hala ikinci dalga black metalin nitelikleriyle bir şeyler yoğurmaya çalışmanın karikatür gibi olduğunun da görülmesi gerekiyor.

Sonuç itibariyle nazizm müziğe ve sahneye yansıtılmadıkça aslında pek bir sorun yok, onun haricinde kendi çapında tuhaf sapkınlıklarla uğraşıp çok büyük müzik yapan isimler de var. Biraz subjektif örneklerden yola çıkalım. Mesela Marduk’u çok sevmezken şu an bu yazıyı yazarken üzerimde bir Dissection tişörtü var. Madem her ikisinin de nefret suçları vb. şeylerle bağlantıları var, o zaman neden diye sorabilirsiniz. Bunu asıl ayıran nokta ise Dissection’ın şarkı sözleri tek kelimeyle nihilistik bir şairenelik iken, genel olarak Marduk’un şarkı sözleri nazi tankları, nazi işgalleri, nazilerin savaşlarından geçilmiyor olması. Şahsen benim düşüncem, Black Metal aslında son zamanlarda daha önce hiç olmadığı kadar kaliteli bir konuma ulaşmış konumda. Özellikle özü itibariyle nihilist ve misantropik düşüncelerin kaliteli şarkı sözleriyle yoğrulduğu ve özellikle deneysel çalışmalarla ve ilerlemeci bir anlayışla yoğrulan bir yapısı var.

Özellikle daha önce de bahsettiğim Polonya, İzlanda ve Fransa gibi ülkelerden çıkan gruplar bu konuda bayrağı ele almış durumda. Hâl böyle olunca hâlâ Black Metal ve Nazizm ve ikinci dalga black metal’den kalan tartışma kırıntılarının günümüzde hala aktif olması gülünç bir durum yaratıyor genel olarak müziğe zarar veren bir yapı haline dönüşüyor. Böylelikle kilise yakmalar, cinayetler ve ırkçılık meseleleri günümüze politik doğruculuk vs. black metal gibi tavşan kaç tazı tut minvalinde karikatür bir meseleyle karşımıza çıkıyor. Black Metal türünün elinde nihilizm gibi bir felsefi bir temel varken, müzikal anlamda günümüzde oldukça güzel işler çıkıyorken; ne nazizme ne de politik doğruculuk gibi kanser gibi yayılan bir akımın nazizm üzerinden bu müziğe saldırı başlatmasının hiçbir alemi yok açıkçası.

Black Metal her iki akımın da karşısında durması gereken bir oluşum hâline evrilmiş durumda artık.

Albümün okur notu: 12345678910 (7.00/10, Toplam oy: 26)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
Şirket
Şarkılar
Web
  Yorum alanı

“MAKALE: Black Metalde Nazizm Rüzgârları” yazısına 51 yorum var

  1. Misanthropic Divisionꑭ says:

    Nsbm dinlemek isteyenler için öneriler bırakıcağım tartışma yaratmak istemiyorum :)
    M8l8th – My Native Land(Single)
    Ad Hominem -Dictator – A Monument of Glory(Album)
    Goatmoon – Voitto Tai Valhalla(Album)
    Peste Noire nin bütün diskografisi (Tam anlamıyla nsbm olmasada)
    Der Stürmer-A Banner Greater Than Death (Album)

    BM Kommando

    @Misanthropic Divisionꑭ,

    Daha fazla öneriye hazırım. Varsa başka yazar mısın ?

    Misanthropic Divisionꑭ

    @BM Kommando, tabiki
    Absurd-Totenlieder var
    şu aralar dinlediğim Satanic Warmaster – Strength and Honour var.Wolfkrieg-Jedem Das Seine.
    Bide hatim indirdiğim şu parça var https://www.youtube.com/watch?v=fgyit_OwoFQ

    BM Kommando

    @Misanthropic Divisionꑭ,
    NSBM’de esen pagan havasını hiç sevmiyorum. Goatmoon’un albümlerinde çokça görüyorum. Tabi bu paganizmin temasının işlenmesinin belli başlı nedenleri de var.

    Bu arada S.W’ın şu albümünü dinlemediysen benden tavsiye gelsin.

    https://www.youtube.com/watch?v=U76DNLSoi5w

    Misanthropic Division ꑭ

    @BM Kommando, Sw nin kötü albümü yok cidden.Tavsiye için teşekkür ederim.

    TAAKE

    @Misanthropic Division ꑭ, aynen satanic warmaster siyasal görüşleri yüzünden yok sayılıp küçümseniyor ama bu gün norveç black metalinin progressiveci bebelerini tokatlayacak bir müzik yapıyor,leş,sert,amansız ve karanlık,ama tüm festivallerden kovuluyor,dışlanıyor ama sikinde olmaz Werwolf reyizin,o asalak insanlığın parıltılı sahnelerinden ve salya sümüklü övgülerindensen kendi karanlık ve hiçlik krallığında bir kral olmayı seçiyor

    My kingdom, where my throne is eternal
    Where my reign is lonely in silence
    Where the bleak sky is guarded by the ravens
    In my kingdom of darkness
    Here the bones lie, like fallen pillars of ivory
    Hundreds of hungry red eyes, slithering tails and poisoned teeth
    Only death is real
    Eaten by rats
    In my kingdom of darkness

    Misanthropic Division ꑭ

    @TAAKE, Ölmeden önce S.W cidden görülmesi bi grup
    My Dream Of 8 ve The Vampiric Tyrant Diyip susuyorum

    Schwarzer haufen

    @Misanthropic Divisionꑭ, e sen sadece asgardsei kadrosunu yazmissin?

    Misanthropic Division ꑭ

    @Schwarzer haufen, Aynn öle Kroda ile Nokturnal Mortum u eklemedim sadece ;)

  2. northern says:

    “Sonuç itibariyle nazizm müziğe ve sahneye yansıtılmadıkça aslında pek bir sorun yok”

    bu cümleden “sanatta ifade özgürlüğü” başlığıyla kallavi bir tartışmaya gidilebilir. bir fikrin tehlikeli/yoz olması onun yansıtılmasını yasaklamalı mı? iğrenç bir fikri fiziksel şiddet gütmeden öven insanlara ne gibi bir yaptırım gerekir? ya da gerekir mi?

    hadi çapı daraltalım. “black metal ideolojisi” diye bir kavramı kabul edersek içinde şeytana tapmak ve nazizmi yüceltmek arasında “kabul edilebilirlik” açısından ne fark var mesela? ikisi de insanları “kötülük yapmaya” yöneltemez mi? yoksa “vuku bulmuş tarigi acılar sebebiyle gücenecek insan sayısı” mı kriterdir?

    bana kalsa gerçek anlamda olgunlaşmış bir dünyada isteyen istediği her şeyi söyleyip bağırabilmeli ama iş dönüp dolaşıp umut sarıkaya’nın “ilk anarşistler” karikatürüne gelip dayanıyor. (*göz dol, duygulan*)

    Gürkan

    @northern, Güzel bir noktaya değinmişsiniz. Nazizm tarihsel gerçeklerle karşımıza bütün çıplaklığıyla çıkan bir ideoloji. Satanizm de ideolojik olarak tarihsel bir örtüşme içerisine girdiğinde 90′lı yıllarda Norveç’te yaşananlar aklımıza geliyor. Aslında dediğiniz gibi pek bir fark yok.

    Fakat Satanizm kurumsallaşmış bir düşünce biçimi olamadı ve sonrasında sembolik bir anlatımın parçası oldu. Black Metal’de satanizm artık felsefi bir boyuta vardığı için nazizm ile arasında büyük bir fark var.

    Bu konuda Terry Eagleton’ın “Kötülük Üzerine” isimli makalesini tavsiye ederim. Kötülüğün tarih boyunca nasıl farklı yönlere çekildiğini, özellikle kurumsal ideolojiler aracılığıyla nasıl göreceli hale getirildiğini ve sembolik ve edebi anlatım aracılığıyla nasıl bir araç haline getirilebileceği üzerine güzel bir makale. Özellikle artık Black Metal’de satanizm dendiğinde benim aklıma Eagleton’ın bu makalesinde anlattığı kötülüğün sembolik anlatımıyla beraber iyi ve kötü dualitesindeki gri alan aklıma geliyor.

    Osman

    @northern, Ben de makalede dediklerine benzer şeyler tartışılacak sanmıştım. Herhangi bir perspektif göremeyince açıkçası biraz hayal kırıklığına uğradım.

    Bence de herkes istediğini söyleyebilmeli ve istediği görüşü savunabilmeli, buna medya da dahil. Ama sözlerini anlamadan dinleyip beğendiğim grupların saçma sapan “haberler” sonucunda “ıkçı, nazi” vesaire olarak etiketlenmeleri, anlamsız baskı görmeleri ve bunun sonucunda konser bile veremez hale gelmeleri sinir bozucu. Bundan 10 sene sonra belki başka gruplar, ne biliyim, “marksist, sataist” oldukları için aynı duruma gelebilirler. Demek istediğim, black metali harcayan ideolojiler değil, “outrage” kültürü.

    Peki nsbm grupları adamı nazi yapar mı? Şimdiye kadar satanist black metal grupları adamı satanist yaptı mı? Doom, GTA gibi oyunlar adamı seri katil yaptı mı? Hayır, yapmadı. Ama herkesin bir günah keçisine ihtiyacı var. Konser verdirtmiyorum çünkü ırkçısın. Çok hoş. Bir yararı oldu mu, hayır, sadece ağır liberallerde biraz rahatlama. Aynısı ülkemizde de oldu, satanist cinayetleri metal gruplarına bağlandı. Aynısı şuan Amerika’da oluyor. Trump efendi school shooting’lerin nedeni bilgisayar oyunlarındaki şiddet dedi. Niye bu amk ülkesinde school shooting olmuyor, bu ülkenin çocukları okuldan çıkar çıkmaz internet kafelerde counter atmadı mı? Tabi suçu oyunlara atmak silahları yasaklamaktan daha kolay. Aynı şekilde, black metal gruplarını suçlamak kendi fikrinde olmayan insanlarla adam akıllı konuşup anlaşmaktan daha kolay. Antifa gibi bir oluşumdan baskıcı olmayan bir yaklaşım görememek ise ayrı bir ironi.

    Gürkan

    @Osman, Makalede tam da bu noktayı ayrıntılı işlemeyi düşündüm fakat sonrasında farklı açılarla harmanlanmış bir tartışmayla yorumlarda işlenmesi daha iyi olur diye düşünerek çok ayrıntıya girmedim.

  3. grotesksovguler says:

    Nazi punks fuck off.

  4. MÜPTEZEL MÜLKİ İDARE SAHASI VE DAHİ TEVFİK FİKRET says:

    Black metal ist krieg hocam.

    Olay allahtan Varg babaya atlamamış. Kendisi şuan çok imanlı, çok optimist ve bayağı sosyalist eğilimlerini açığa çıkartıyor.

    Bir zamanlar Varg nerede şuanki Louis Cachet nerede ?

    Black metal ne kadar minimalist olursa olsun. Bu genişleyen bir evren devamli büyümekte olan bir kanser.

    Ve söylemek isterim kanserler şekil değiştirir, hatta yenilir. Lakin kanser varolmaya devam eder.

    Ad Arma’nın tüm diskografisi

    Heiligier Krieg başlı başına imparator.

    Moonblood.

    Kişi başına bir milyon somon balığının düştüğü Norveç…

    Ulver’ın bir dergiye verdiği röportajda, frontman demişti ki ; “Eğer bizim o dönemde yaptıklarımızı Türkiye’de birileri yapsaydı (kilise yerine cami kundaklama) muhtemelen şiddetli bir şekilde linç edilir veya öldürülürdü. Ama bu gerçek black metal olurdu ”

    Nokta.

  5. MÜPTEZEL MÜLKİ İDARE SAHASI VE DAHİ TEVFİK FİKRET says:

    @grotesksovguler, Bunu The Ekspıloytdıd Fuck Usa adlı parçasının sonunda yer alan bir röpörtaş da söylemişti ama kardeşim bilmeni isterim Chaos Z olsun Daily Terror olsun Volkriegjugend var iken büle sölemen hiç hoş değil. Nazi punk müziği sırf bir takım hümanist ve hippiciler tarafından sevilmemesi bu müziğin varlığını yok sayamaz aksine yok sayanları yok sayar.

    Çalıyordu Chaos Z – Gewalt

    Noshophoros

    @MÜPTEZEL MÜLKİ İDARE SAHASI VE DAHİ TEVFİK FİKRET, kullanıcı adının black metal logosu yapılsa ortalık kan gölüne döner. Tebrikler :)

  6. Şafak says:

    Her 3 yazı içinde yazara çok teşekkür ederim. Hepsini keyifle ve merakla okudum; ve bir çok şey öğrendim.

  7. necrobutcher says:

    Hayatımda bu kadar sığ bir yazı okumamıştım.

  8. Gürkan says:

    @necrobutcher, Neyi sığ olarak gördüğünüzü belirtirseniz daha sağlıklı tartışabiliriz, aksi taktirde yorumunuz oldukça havada kalıyor.

  9. LifeHunter says:

    TAAKE isimli üyeyi biri çağırabilirmi onun da bu konudaki fikirlerini okumak isterim.

  10. LifeHunter says:

    Dimebag Darrell’ın ırkçı olduğu kısmına katılmıyorum Gürkan hocam. Yani o kadar hayat dolu birinin ırkçı olmasının olanaksız olması bir yana, siyahi müzisyenler ile çekildiği fotoğraflar da var. Her ne kadar bende pek taktir etmesem de, Confederate Flag olayı işin biraz daha sembolik kısmı. Texas sevgisini göstermek için yapılan bir hareket,yani ırkçılıktan ziyade milliyetçilik demek daha doğru olur,ki taktir ettiğimden değil dediğim gibi. Phil Anselmo içinde aynı durum geçerli. Son zamanlarda yaşanan white power olayı ve Dimebag Darrell’ın kine benzer şekilde kendi doğup büyüdüğü eyaletin çok fazla fanatizmini yapması ırkçı olduğu anlamına gelmiyor. Atheism Is Unstoppable kanalında yaptığı konuşmalara bakınca aslında ne kadar iyi niyetli biri insan olduğu görülüyor.

    Godless Killing Machine

    @LifeHunter, Amerikalılar ırkçılık konusunda çok riyakar insanlar. O konfederasyon bayrakları, Teksasçılık dalgaları masum işler değil. O sembolleri benimseyen insanların hemen hiçbiri hakkında ırkçı değildir dememek lazım. Dimebag ya da Anselmo özelinde konuşmuyorum. Amerikan milliyetçiliği diye bir şey yok, çünkü Amerikan ırkı diye bir olay yok zaten. Amerika’da ırkçılık dediğimiz şey türcülük üzerinden gider beyaz-siyah-asyalı-hispanik şeklinde. Beyaz Amerikalılar, yüzyıllarca Avrupa’da birbirini kesen Avrupalı milletlerin yeni bir kıtada sıfırdan başlayarak karışmasının neticesidir.

    Benim kesin bildiğim bir şey var; her beyaz Amerikalının beyninin bir köşesinde ama az ama çok, diğer ırklara, özellikle de zencilere karşı olumsuz bir düşünce her zaman vardır. Kimisi korkar, kimisi nefret eder, çok azı zaten çıkıp ben ırkçıyım der. O da göt ister. Anselmo ya da Dimebag’dan ziyade bu toplumun bir karakteristiği bu.

    LifeHunter

    @Godless Killing Machine, Haklısınız hocam,toplum yapısından dolayı elbet her beyaz Amerikalının zihninde siyahlara karşı negatif düşünceler olabilir. Özellikle güney eyaletlerinde daha fazladır. Zaten Dimebag ve Phil’in hümanist insanlar olduğunu iddia etmiyorum,The Underground In America şarkısında homofobikçe sözler vardır mesela. Ama benim demeye çalıştığım şey Nazi seviyesinde aşırı bir ırkçılıkları olmadığıdır çünkü yazıda bu seviye ırkçılık konu alınıyor. Merhum Dimebag’in yanına siyah bir kişi gelip imza istediği zaman,onu geri çevireceğini hiç zannetmiyorum şahsen.

  11. Misanthropic Divisionꑭ says:

    Konu hakkında düşüncem herkes istediği boku yiyebilir kendimce.Red Anarchist Black Metal gibi bi tür varken neden ona baskı yapılmıyor gibi bi soruda doğrultabiliriz bence eğer bu kadar politik takılıyor isek.

  12. Rabies says:

    Bazı black metal grupları “evil” gözükmek için çok boş işlerle uğraşıyor. Bana göre metalin içerisinde ekstrem boyutta siyaset olması rahatsız edici.

    Şuna da değineyim: Slavlardan NSBM yapan grupların olması pek ilginç. Nazizmin ırk politikasına göre Slavlar untermenschen ‘ dır. Yani aşağı insandır. Slav birinin sarışın beyaz tenli olması onu kurtarmaz. Evil olacağız diye Nordic ırkı kendisinden üstün gören bir ideolojiyi öven Slav komiktir

  13. TAAKE says:

    ilk başta söylüyeyim olay tamamen cadı avı
    bunu yapanda medya
    medya bu gün tüm insanlığı yok edecek bir güçte ve istediğini kral yapıp istediğini yok ediyor
    black metalin burda hatası underground dan çıkıp,piyasaya karışması ve yeni nesil black metalcilerin tam bir şovmen olup kendi götünden korkan ana kuzusu olmaları,her zaman söylüyoruz black metal normal insanlar için değildir,içinde zerre hümanistlik,insan ve yaşam sevgisi taşıyan,insani değerleri olan duyarlı bireyler için değildir kesinlikle bu müzik,black metalde anti-hümanistlik var,savaş ve ölüm seviciliği var,ırkçılık ve misantropi var demek ve bunu eleştirip yargılamak çiğköftede acı var ya tatlı olsun ya yasaklansın demekle aynı şey,ikinci dünya savaşındaki acılar,ölümler ve baskıcı rejimlerin insan hayatını zindana çevirip kitlesel insan kıyımları yapması ve bu yüzden oluşan hassasiyet black metalin skinde ve alanında değil,hatta bunları zevkle izliyor ve insanlığın 3. dünya savaşını ve kökten dünya üzerinden silinip gitmesini arzuyla bekliyor,fazla uzatmadan yok şu nazi işaretiyle çıkmş,yok şu selam vermiş,yok kapakta panzer var bunlar medyanın minecraft çocukları sayko yapıyor,pokemon izledi damdan atladı tarzı abuk subuk bir cadı avı,asıl berbat olansa black metalci tayfanın bunlardan gerçekten tırsıp geri çekilmesi,taviz vermesi,pılını,pırtını toplayıp arazi olması,son olarak metalsuck siktirsin gitsin angelina jolienin,lady gaganın sosyal sorumluluk projelerini yazsın

    LifeHunter

    @TAAKE, Bana göre içinizde ya çok iyi ve insancıl biri yatıyor ya da gerçekten mizantropist’siniz hocam, bir gün sizinle oturup muhabbet etmeyi çok istiyorum

  14. TAAKE says:

    yazıda şöyle bir eksiklik var ki bu aslında olayın anlaşılmasını zorlaştırıyor,o da nazizmin doğru bir şekilde anlatılmaması,naziler belkide en çok hakkında dezenformasyon yapılan,savaşı biz kazandık,tarihide biz yazarız kafasıyla bir çok olayı gizlenen,hatta yok sayılan kimseler,insanlara denen şu,naziler ırkçı ve insanları yaktı,hadi sövelim bu kadar,felsefesi ve asıl arkasaındaki olay atlandığı zaman black metalle ilişkisi çözülemez,hitler ilk başlarda basit bir sosyal toplumcu ve çok az derecede Alman milliyetçisi idi,hatta yahudiler hakkında bir nefreti ve kötü düşüncesi yoktu,ama parapisikoljiye ve paganizme düşkündü,cephedeyken pagan tanrılarına şiirler yazardı,cephede yaşadığı bir olay kendisinin ruhani bir lider ve özel bir gücü olduğuna onu inandırdı,siperde otururken köpeği-ki kendisi tam bir hayvanseverdir,ciddi hayvan hakları yasaları vardır nazi almanyasında,ama bundan ne bbc,ne history channel hiç bahsetmez-aniden huysuzlandı ve gürültülü şekilde havlamaya başladı,hitler köpeği susturmaya üşendi ama içinde bir sıkıntı duydu ve içinden bir sesin siperden çıkmasını istediğini defalarca duydu,önemsemedi,bunlar artınca siperden çıktı,o anda içi ferahladı ve havlayan köpeğin yanına doğru yürüdü,köpek görünmeyen bir şeye havlıyor gibiydi,siperden epeyce uzaklaştığı sırada kulakları sağır eden bir sesle bir top mermisi siperin tam göbeğine düştü ve siper nerdeyse tamamen yok oldu,tabi içindekiler de mefta,ayrıca savaşın sonuna doğru kendi askeri birliği tamamen yok olmuş ama kendisi sadece atılan hardal gazından geçici kör olmuş ve şans eseri alman sıhhıyesinin eline geçmişti,ondan başka kurtulan olmadığını görünce şaşırdı,artık kendisinin kesinlikle özel bir insan olduğuna inanıyordu,paganizm yanı sıra okültizme ilgisi arttı,fakat savaşın kaybedilmesinden yahudileri sorumlu tutmaya başladı,artık tam bir pagan,katı bir milliyetçi idi,partinin başına geçip eski sefillik günlerinden kurtulunca dünyanın her yerinden okült kitapları toplamaya başladı,hatta necrominocon un gerçeğinin birinin vatikanda,birinin nazilerde olduğu söylenir,fakat asıl ilgisini Helena Petrovna Blavatsky nin mavi dağların halkı çekti,dağlar ardında elit,insanüstü,ari bir ırkın yaşadığı söyleniyordu,asıl büyük olay ise thule örgütünün hitleri ele geçirmesidir ki hitler o günden sonra ne kadar alman ırkı için çalıştığını söylese de aslında bu örgütün inanç ve hedefleri için çalıştı,tüm ordusunu bu örgütün ezoterik simgeleri ile doldurdu,açıklanamayan bir şekilde çok üstün bir savaş teknolojisi ve militarist yapı kursu,Wolfenstein denen oyun serisinde anlatılanlar abartı olsa da gerçeğe uygundur,yani nazilerin ırkçı olduğunu herkes bilir ama elitist ve okültist olduğunu çok az insan bilir,bilir veya saklar,tarihin ilk ve tek okültist partisidir nazier ve iktidara gelip dünyayı dümdüz etmişlerdir,avrupa da bu gün youtube un rockefeller,reptilian,dünyayı yöneten aileleri falan gibi şeylerde anlatılan bir çok aile bunlara o yüzden destek verdi,black metalcileri asıl ilgilendiren ksım bu,onlar sadece kuru ırkçılık peşinde değiller,nazilerin tüm dünyayı yok etmeye niyetle okültist yapısı ve gizemli bilgisinin de peşindeler,çünkü bu black metal için sadece mükemmel bir konsept değil,aynı zamanda peşinde oldukları kötücül gizem,belki de üyesi oldukları orderlar ve gruplar onlara daha fazlasını söyledi ve onlar da thule ve nazi okültizmiyle alakalı,ben black metal camiasının olaya sadece naziler ovv,panzer,savaş,kıyım,katliam olarak baktığını düşünmüyorum,bu aslında çok uzun bir konu bununla ilgili google nazi occult yazınca onlarca döküman,belgesel çıkıyor zaten,ama konunun daha iyi anlaşılması için bence bu gerekli

    Gürkan

    @TAAKE, Öncelikle Black Metal’in özünde anlattığınız gibi bir savaş seviciliği veya ırkçılık yoktur. Türün temel yapısını oluşturan Venom, Celtic Frost, Bathory, Hellhammer, Mercyful Fate gibi gruplarda bunu göremezsiniz. Bu tamamen ikinci dalgada Burzum’un başının altından çıkan bir şey. Nazilerle ilgili anlattıklarınız birçok şey de neredeyse hayal ürünü olmaya varıyor. Özellikle Nazilerin okültizm bağlantıları meselelerinin çoğu komplo teorisi. Varg Vikernes’in kanalını biraz daha az izleyip, elinize bir tarih kitabı alıp okumanızı tavsiye ediyorum.

    Misanthropic Divisionꑭ

    @Gürkan, Birincisi nazizme ilgisi olan tek kişi varg değildi 2. dalgada Necrobutcher,Hellhammer dahada sayabilirim. http://www.spirit-of-metal.com/membre_groupe/photo/Necrobutcher-13294.jpg
    İkinciside okültizmin çoğu komplo teorisi değil schutzstaffel in bulunduğu çoğu yerde black sun görmekteyiz https://www.pinterest.com/pin/856176579133280274/
    Üzerime alınarak bi cevap yazdım ama kusra bakmayın

    Bir Dinleyici

    @TAAKE, anlattığın olay AKP’lilerin gruplarında paylaştığı “RTE ile Azrail’in Serüveni” olayı kıvamında. Türü dram ve gizem olan skecine -hikaye bile diyemiyorum- 10 üzerinden 3 veriyorum, o da üzerinden B sınıfı bir parodi filmi çıkarılabilir olması sayesinde.

    kenibıl

    @TAAKE, anam anam anam, bunları ciddi ciddi anlatmış, ben bir yerde şaka yaptığını itiraf edecek diye bekledim…

  15. Alperen says:

    Çok güzel bir yazı fakat şunu söylemek isterim ki bu mantıkla hareket edersek müziğin içerisinden her türlü ideolojinin çıkması lazım. İkinci dünya savaşında Almanlar tank topla dalarken Ruslar gözyaşıyla counter attack yapmadı sonuçta. Tarihte herkes katliam yaptı. Sadece siyasi değil bir çok görüş müzik içerisinden temizlenmeli gibi bir durum çıkıyor benim gözümde ortaya. Bunun sonunda da elimizde Beatles ve Demet Akalın kalıyor

  16. necrobutcher says:

    Yazı kadar havada kalmadığı ortada. Öncelikle bir nazizm tanımı yok. “Ha nasıl olsa sitede yorum atan pembiş metalciler var. İnsan hakları eşitlik ama black metal !!! sert bakalım sıkı duralım of kan vahşet şeytan nefret. NAZİ NAZİ ovv nazi öcü nazi kötülük koş stalin nerede bu gulaglar atın bunları zindana” Hadi oradan sen o işin özünü kavrayamamışsın. Black metal felsefesinin ( ki bence death metal ya da heavy metal gibi sadece bir müzik akımı değildir) ve nazizm gibi fikir akımlarının beslendiği yer aynıdır. İnsanın karanlık yani doğal olan tarafıdır. Biz neden her fırsatta kendimizi bir maymuna oranla daha beyefendi olmaya çalışma çabasıyla buluyoruz? Biz primatız. Bölgelerimiz var tek fark işeyerek belirlemiyoruz. Wagner bir ırkçıdır yukarıdaki parça da almanların en büyük destanı olan Nibelungene yazılmıştır. Uzatmadan: bu konu hakkında kitap yazılır ama bu bakış açısıyla değil. Bu yazı kısır gibi olmuş çiğköfte yemek istiyorsun ama içinden mor lahana çıkıyor.Tıpkı Sovyetler zamanında sovyet milliyetçilerinin arasından çıkan sibiryalı türkler gibi.

  17. OblomoV says:

    Black Metalin felsefik boyutunu araştırıp kafa yoran arkadaşlar bana açıklayabilir mi; şu insanlığın yok olması gerektiği meselesi nedir? İnsanların doğa ve diğer canlılar için en tehlikeli tür olduğu gerçeğinden hareketle ortaya çıkan bir düşünce mi yoksa altında yatan farklı güdüler var mıdır?

    necrobutcher

    @OblomoV, Bu aslında bir birikimin sonucu. İnsanlar toplu olarak yaşamaya başladıkları zamandan beri biriken bir şey var o da birbirimize olan katlanabilme sınırımız. Bu toplumların en büyük sorunlarıdır ki devletler,anayasalar hatta hepsinin ötesinde dinler bile bu soruna çözüm aranması sonucunda çıktığını düşünüyorum. Bütün bu sistemler sadece toplu olarak yaşayan zeki canlıların birbirlerine karşı olan katlanabilirlik derecesini yükseltmek ya da en azından asgari düzeye çıkarmak için zamanın doğal akışı gereği keşfedilmiş gibi duruyor. Ama insan nüfusu önü alınamayacak derecede çoğaldıkça bu sistemler yavaş yavaş ( bizim zaman algımıza göre yavaş ama evrenin geçmişini düşündüğümüzde oldukça hızlı bir şekilde) ve bir bir çöküyor. Bu, insan her kendini boşlukta bulduğunda savaş olarak kendisini gösteriyor. Özellikle yaşanan iki büyük dünya savaşının nedenlerine bakıldığında hepsinden önce yaşanan küresel ekonomik krizler ve büyük işsizlik oranları göze çarpıyor.İşsizlik oranları ne zaman küresel olarak devasa boyutlara ulaşmış işte o zaman bir dünya savaşı patlak vermiştir.Kendisini bir şekilde bir takım uğraşların içinde bulamayıp etrafını izlemeye başlayan insanlar bir anda kendilerini etrafa karşı doldurmakta bulmuş. Ama diğer yanda buna hiç aldırmadan normal akışına devam eden bir doğa söz konusu. Bunu gözlemleyen insan sorunun insan varlığında olduğunu düşünebilir ki bana sık sık oluyor. Biz neden doğa gibi her şeye rağmen günlük rutinimizi yaşayamayalım? Hangi rutin? Tüm bu arayışların ortasında kaosa sürüklenen topluluklarda fikir insanları neredeyse hergün ortaya yeni görüşler atıyor tabi. Bence bu noktada kırılma yaşanan yer Machiavelli nin yazdığı bir kitap ki kendisi faşizmin fikir babası olarak bilinir. Fikir adamlarından sonra işin içine sanatçılar da katılıyor, Wagner gibi. Önce kendi milletlerini bu konunun dışında tutup övmeye başlıyorlar Nibelungen operası buna bir örnek. Şimdi bir film şeridi gibi düşünüp arada geçen zamanı ve buna paralel olarak artan insan nüfusunu, insanın doğaya karşı yaptığı katliamları, yönetim şekillerinde yaşadıkları başarısızlıklar,sürekli olarak yaşanan geçim zorlukları toplumu kitlesel olarak olmasa da birey birey olarak kendine düşmanca tavırlar sergilemeye sevk olmaları bir tepkiler zincirine dönüşüyor ki bu çok doğal. Her şey giderek sertleşiyor, savaşlar,çalışma koşulları ,insanların birbirlerine olan bakış açıları ve tabi ki sanatları. Black metal bu nefretin dışa vurumu noktasında başvurulan belki de en küçük kalemdir ama etkilidir bence. Bunun için dinlere,devlet yapılarına ya da adı her neyse, kurallara bir tepki olarak yapılır. Black metal kravatlı takım elbiseli insanların aslında içlerinde nasıl bir nefret taşıdıklarını konu alır,almalı. Tabi hepsi benim fikrim.

    OblomoV

    @necrobutcher, Cevabın için teşekkürler.

  18. Noshophoros says:

    Yazıda ele alınan meselenin bence açıldığı iki ana tartışma başlığı var ki, bunların ikisi de birbirinden bağımsız olarak yorumlarda kendine yer bulmuş. Birincisi “sanatta ifade özgürlüğü” meselesi ikincisi de “metal müzik içerisinde ne nereye kadar var olmalı” gibi esasen birincisiyle bağlantılı olan mesele. Öncelikle, eğer “sanat sanattır, kimse kafasına göre sanatta düşünce-ifade temizliği yapamaz, isteyen istediğini söyler; sanat boyutunda kaldığı sürece” derseniz, satanizminden nazizmine, pedofilisinden nekrofilisine kadar hiç bir temaya karşı karşıt bir tavır alma hakkınız yok.En fazla seçici olur ve istemediklerinizi dinlemezsiniz. Ama derseniz ki, ” sanatın politikaya,ideolojiye, felsefeye, psikolojiye; kısacası insanın tarih boyunca toplumsal olarak inşa ettiği her şeyle doğrudan ya da dolaylı ilişkisi vardır, bu nedenle etki alanına sahiptir, manipule de edebilir, yoldan da çıkarabilir, o nedenle bir sınırı olmalıdır” derseniz de tutarlı olmanızı gerektiren daha çetin durumlar ortaya çıkar. Çünkü işin bu kısmı etik ile estetik arasındaki gerilime uzanıyor.

    Black Metal ile Nazizm arasındaki ilişki üzerinden ele alınarak bağlamı daraltılmışsa da, konunun özü çok daha derin tartışmalara yol açıyor. Black Sabbath’da ilk çıktığında belirli görüşler tarafından hazmedilmesi zor oldu, Cannibal Corpse çıktığında da, satanist ve ırkçı black metal gurupları çıktığında da. Eğer hem etikte hem de estetikte kendinize bir yer ayırıyorsanız, benim nacizane görüşüm; çelişki kaçınılmazdır. Çünkü bu durumda, bir yandan ortaya konan sanatsal icranın cazibesinden kaçamama, bir yandan o icra içinde dile getirilen ve varsa şayet tasvip etmediğiniz herhangi bir radikal düşünceye tavır alıp almama konusunda bir tansiyon ortaya çıkıyor. Bu tansiyonun kendini gerçekleştirdiği en kilit nokta, esasen estetik bir yolla “kötücül” bir fikrin,eylemin ya da imgenin “güzellenmesi” oluyor. Morbid Angel’ın “Covenant”ı, Cannibal Corpse’un “Tomb of The Mutilated”ı, Mayhem’in “De Mysteriis Dom Sathanas”ı bu noktada kişiyi, daha aşırı uçtaki örneklerini dinlemeden evvel sağlam bir teste tabi tutan albümler.

    Satanizm,ölü sevicilik,cinayet,tecavüz, yamyamlık, savaş çığırtkanlığı, ırkçılık, homofobiklik ve daha nicesi, gerçek hayatta icra edilmesi itibariyle çoğumuzun tasvip etmediği ama sanatsal bir mecra içerisinde kendine yer bulduğunda (film,albüm,resim vb) kendimiz için bir tüketim nesnesine dönüştürdüğümüz olgular. Bu durumda, nazizim ve black metal arasındaki ilişki üzerinden tartışılan meselenin özü, esasen sanata ne ölçüde bir anlam yüklediğiniz ve o anlamın sınırlarını nereye kadar genişlettiğinizle doğru orantılı.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Noshophoros, gayet katılmaktayım.

    Noshophoros

    @Ahmet Saraçoğlu, Teşekkür ederim :)

    LifeHunter

    @Noshophoros, “Satanizm,ölü sevicilik,cinayet,tecavüz, yamyamlık, savaş çığırtkanlığı, ırkçılık, homofobiklik ve daha nicesi, gerçek hayatta icra edilmesi itibariyle çoğumuzun tasvip etmediği ama sanatsal bir mecra içerisinde kendine yer bulduğunda (film,albüm,resim vb) kendimiz için bir tüketim nesnesine dönüştürdüğümüz olgular.”

    Çok doğru bir tespit hocam. Bana göre bunun sebebi her insanın içinde var olan şiddet eğilimi. En hümanist olan insanın içinde bile bir parça şiddet eğilimi olduğunu düşünüyorum ve bu tarz şiddet içeren olayları direk günlük hayatta uygulamak normal insanlar için çok extreme bir şey olduğu için, şiddetin film,albüm ve resim gibi şeylere yedirilmiş olması bizim şiddet açlığımızı bir şekilde doyuruyor. Savaş karşıtı olan bir kişi Amon Amarth dinlediği zaman içinde anlık olarak savaşma isteği olabiliyor mesela. Ve ya Chuck Schuldiner gibi hayatımda gördüğüm en barışçıl ve pozitif diyebileceğim bir kişi,hayatının bir döneminde Scream Bloody Gore denen ve gayet vahşi sözler içeren bir albüm yaratabiliyor. İnsan olmanın bedeli gibi bir şey…

    Noshophoros

    @LifeHunter, Şiddet tabi ki temel bir dürtü ama aynı zamanda bu konu için çok genel bir başlık. Biraz daha detaylandırmanın gerektiğini düşünüyorum. Özellikle extreme metal başlığı altında death ve black guruplarını dinlediğimde bana mesele “sanatta kötülüğün dışavurumu” olarak göründü.Edebiyatta,filmde, resimde olduğu gibi müzikte ve müziğin özellikle heavy metal gibi agresif bir kanadında da kötülüğün dışavurumu kendine yer bulacaktı. Burada işi daha kaotikleştiren bir mesele daha var aslında, yukarıdaki yorumumda bunu yazmak aklıma gelmedi.O da “yapılan işte, dile getirilen fikirler konusundaki samimiyet dereceniz.” Yani yalnızca işinizi mi yapıyorsunuz,sanatınızı mı yapıyorsunuz yoksa ideolojik bir gayeniz, insanları etkilemek gibi bir amacınız da var mı gibi. Bu da, yine yukarıdaki yorumumda değindiğim sanata verilen anlam ve bu anlamın sınırlarını belirleme veya bir sınır tanımama konularına evriliyor.İşin bu noktasında birbirinden farklı öyle örnekler çıkıyor ki tartışmaya net bir cevap da veremiyorsunuz. Şimdi bu kısmı biraz örneklendireyim bazı isimleri sayarak.

    Jon Nödtveidt, Per Yngve Ohlin, Glen Benton, Varg Vikernes,Pete Sandoval, Chuck Schuldiner. Hepsinin ortak noktası extreme metal dediğimiz branşta sanat icra eden adamlar olması. Hangisinin ne yaptığını bildiğimiz için bilinen şeyleri tekrarlamayacağım. Jon Nödtveidt, kendisini inançlı bir satanist olarak tanımlayan bir insandı ve kendisini böyle bir düşüncenin doğrultusunda öldürdü. Dissection’un ilk iki albümüne baktığımızda, sözlerde muazzam bir şairanelik, müzikal anlamda son derece melodik ve atmosferik bir biçimde yansıtılmış karanlık bir müzik görüyoruz. Ama son albümü dışında, ilk iki albümde sözlere baktığımızda şeytan için kurban verme, kendini şeytana adama gibi dışavurumlar görmüyoruz.Zaten son albümüyle “görevini tamamladığını” söyleyip işi bitiriyor. Burada sanat esasen bir inancın,ideolojinin kendini gerçekleştirmesi için araçlaşıyor. Bu da bir ölçüde “sanat için sanat” olmuyor. Mayhem’in “Life Eternal” parçasının sözlerine baktığımızda aynı şey Per Ohlin için de geçerli. Varg Vikernes’in şiddet eylemleri temellerini ırkçılıktan alıyor. Yani bu adamlar, aslında ifade ettiğin gibi sadece şiddet dürtülerini bastırmak için sanatı kullanmıyor, tersine bunu yeterli görmeyip, sanat üzerinden bu şiddete devam ediyorlar.Diğer yandan, Pete Sandoval’ın Morbid Angel’dan ayrılma sebebi Born Again Christian durumu. Morbid Angel’ın müziğini ne kadar “salt sanat” olarak dinlemeyi tercih edersek edelim, ciddi fikir ayrılıkları olduğunda gerçekleşen bu kopuş bize Morbid Angel’ın da aslında icra ettiği sanatta ileri sunduğu görüşlerin belirli bir oranda savunucusu olduğunu gösteriyor.İçerisinde Chuck Schuldiner ve Allen West’in de olduğu röportajda eski gitaristleri Richard Brunelle, gurubun, kendini satanizm üzerinden bir temellendirmeye gittiğini de belirtiyor. Röportajın tamamı İngilizce olarak verdiğim linkte mevcut.

    https://www.emptywords.org/GuitarWorld11-92LostBoys.htm

    Diğer yandan Glen Benton gibi, yola bir radikal olarak çıkıp, esasen söylediklerinin ilk akla gelen anlamını kast ederken zamanla bunları değişen düşünce ve tavırlar sonucu metaforlaştıran bir tavır da söz konusu. Özellikle İtalya’da Beast of Satan isimli gurubun satanist cinayetler işlemesi ve hem öldürülen hem de öldüren kişilerin dinledikleri guruplardan birinin Deicide olduğunun ortaya çıkmasından sonra, bir konserinde Glen Benton şunu deyiveriyor; “It’s all about fuckin metal man, it is all about.” Youtubedan izlediğim Death Metal Murders isimli belgeselde de, en sonda Benton’un bunu söylediğini duyabilirsin. Zamanında şeytan için yanıp tutuşan,ayinlerden bahseden, ona “Father” diyen adam,daha metaforik bir satanizme kaydı, zamanla şeytanı methetmekten çok İsa’yı eleştirmeye, öğretileri itibariyle Hristiyanlığı lanetlemeye kayan bir eğilim gösterdi. Bir tarafa ilk 4 albümlerini,diğer tarafa “Till Death Do Us Part”ı koyunca o sadeleşme seçilebilir oluyor. İkisi de aynı kapıya çıkıyor olabilir, esas nokta bakış açısındaki değişim. Benton, önceki örneklerden farklı olarak, sanatı ideolojinin dışavurumu olarak kullanırken değişen düşünce ve tavırları sonucunda yaptığı işi sanat için sanat boyutuna çekti.(It’s all about metal.) İnsanların Hristiyanları öldürmesini istemiyor, bunun yerine onlardan nefret etmelerini istiyor.(Death Metal Murders).

    Bir de Chuck Schuldiner var. Belirttiğin gibi esas düşünceleri ile sergilediği müzikteki agresyon arasında bariz farklar olan biri. Felsefi ve duygulu bir müzisyen. Extreme müzik yapıyor, ama extreme aktiviteler, ideoloji pompalamalar gibi taraklarda bezi yok.

    Tüm bu farklı örneklerin ışığında söyleyebilirim ki, sanatta kötülüğün ne derece kendine yer bulacağına, bu yer bulma içerisinde ne kadar söylediğine inandığına, ne kadar inanmadığına, kötülüğün sanat içindeki yerinin sanat çerçevesinde mi ideoloji çerçevesinde mi olduğu gibi sorulara genel geçer bir cevap veremeyiz. Sanatta kötülüğün varlığı ve onun derecesi, icra edenin insiyatifine kalmış. Ona nasıl tepki vereceğimiz de bizim insiyatifimize.

    LifeHunter

    @Noshophoros, Çok güzel yazmışsınız hocam elinize sağlık…

  19. BM Kommando says:

    Benim konu hakkımda düşüncelerim : Black metal’e karşı toplumsal algı operasyonuyla provakasyon ortamını fitillemeye çalışıyorlar. Zaten black metal’in işlediği konular belli. İşlediği konular bakımında Nazilerin Almanya’da iktidardayken yaptıkları ve 2 .Dünya Savaşında uyguladığı katliam ve soykırımlar elbette müzikte kullanılacak. İsterse X grubunun elemanı kafatasçı , Hitlerci bir tip olsun nazi selamını versin. Bu kimseyi ilgilendirmez. Ta ki insanların canlarına ve mallarına zarar vermediği sürece.

    Ama şöyle bir korku da var. Politik olarak dünyada milliyetçi bir dalga var. Ve bu dalga en çok ırkçıların işine geliyor. Göçmen karşıtı eylemler , beyaz-siyah ayrımı vs olaylar halen ölümle sonuçlanıyor. Bununla birlikte dünyada ırkçı partiler bu milliyetçi dalgayı arkasına alarak seçimler de iyi oy alıyor ve çoğu ırkçı parti parlemantoda. İşte bu ırkçı dalgaya karşı birşey yapmak isteyenler de – ki yapmak isteyenlerin çoğu cahil bana kalırsa – bir yandan black metal’i de kendilerince baltalamaya çalışıyor. Sanki Black Metal’de daha önce böyle olaylar yaşanmamış gibi. Sanki NSBM türü bu yıl piyasaya çıkmış gibi.

  20. Şafak says:

    Yukarıda geçen bazı yorumlara binaen:

    Ben satanizm konusunun 25 li yaşlardan sonra bırakılan, bir tür ergen ideolojisi olduğunu düşünüyorum. Bunun kanıtlarını 2.dalga black metalin neferlerinin şuanki haline bakarak anlayabiliriz. Fenriz, İhsahn, Varg, Garm, vs. Bunların şuan satanizmle uzaktan yakından bir alakalarının kaldığını düşünmüyorum. Ayrıca deathspell omega örneği var; şahid olduğumuz gibi yıllar geçtikçe müzikleri ve sözleri de gelişiyor. İş sadece basit bir şeytan seviciliği değil, ciddi bir dini başkaldırıya dönüşüyor. Satanizmle ilgili son olarak,
    toplumdan kendini tecrit edilmiş hisseden herkesin -bilhassa gençlerin- biraz olsun hissedebileceği “insanlığa nefret” duygusunun, anlamsız ve saçma sapan bir sembolü olduğunu söylemekle yetiniyorum. Bakın aklıma şuan enteresan bir örnek daha geldi. Alcest: Neige 17-18 yaşlarında, Fransa’nın ıssız bir bölgesinde yaşayan yüzü kara bir black metalciydi. (ilk demoyu kastediyorum)
    Şuan birçok manevi öğretinin en büyük hedefi olan insan ahlakının yüceltilmesi konusunda insanlığa büyük katkılar sağladığını düşünüyorum. Nereden nereye….

    Black metalcilere dönecek olursak;

    Yaşlar ilerledikçe bu tip insanların ve black metal icra edenlerin felsefe yapmaya başladıklarını ve doğal olarak nihilist temayüllerinin arttığını görüyoruz ki işin ciddiye alınması gereken kısmı bu. Bir insan neden insanlık nefret eder sorusunu ben cevaplayacak olsaydım; kendi dürtülerimi, aklımdan geçenleri, içgüdüsel olarak yapmak isteyip de kendimi durduğum eylemlere ancak buna mukabil birçok insanın bunun tam aksini yaptığını şahit gösterirdim. Bilhassa insanların ölüm ve seks konusunda kendilerini koskoca bir yalan içine soktuklarını görüyorum. İkisi de hayatın en temel kavramıdır ama hala herkes insancıllık oynuyor.

  21. grotesksovguler says:

    https://bit.ly/2EY7qMJ

    Muzikte nazizm temasi islemekle nazi ve fasist olmayi ayni kefeye koyup sanat sanat icindir demek istemissiniz heralde.
    Islensin, metalin sinirlari her yere ulassin yapilsin.
    ama NAZI SELAMI VERIP IRKCI OLMAKTAN FALAN BAHSEDIYORUZ.
    FASIZM almis basini gidiyo basta Amerika’da ve Avrupa’da olmak uzere hani ‘humanist daha insancil’ diye tabir ettigimiz topraklarda ve belli kesimlere YASAM HAKKI VERMEYEN dusuncelere ifade ozgurlugu deme gafletine dusmeyecegim.

  22. Neler oluyor hayatta.

    https://www.ntv.com.tr/dunya/hitlerin-dogum-gununde-isvecte-nazi-bayragi-dalgalandi,YBrP0iocF0GmOiXxHyIO1A

    LifeHunter

    @Ahmet Saraçoğlu, Hocam dünya genelinde aynı anda hem hümanizm hem de ırkçılığa göz kırpan milliyetçilik moda olmuş durumda. Nereye gidiyoruz belli değil…

  23. deadhouse says:

    Black metal, karanlık olan her düşüncenin, temanın peşinden gider. Naziler de tarihin en karanlık oluşumlarından biri olduğuna göre Black metalde Nazi ideolojisinin işlenmesi kadar doğal bir şey olamaz.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.