# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
DARKEST HOUR – Godless Prophets & the Migrant Flora
| 15.03.2017

Bugüne dek çıkardıkları en iyi albüm.

Dünyanın en güzel şeylerinden biri, çok uzun zamandır dinlediğiniz ancak zaman içinde biraz kaybettiğiniz bir grubun yıllar sonra, günün birinde, size en iyi albümünü sunmasıdır. Çok iyi başlayan bir kariyerin albümden albüme inişler çıkışlar izlediğine tanık olur, ortalamanın düştüğüne şahit olup grubu hep o ilk intiba ile ya da arada çıkan bir başyapıtla hatırlamak durumunda kalırsınız; ama sonra grup size kendini tekrar hatırlatır. “Dur hele koçum, bizde daha fazlası var, zamanında yaptıklarımızı ne çabuk unuttun…” der.

DARKEST HOUR tam 17 yıldır dinlediğim, “Mark of the Judas”la vurulup “Hidden Hands of a Sadist Nation”la dağılıp, “Undoing Ruin” ile de ilk ve tek başyapıtını sunduğunu düşündüğüm bir gruptu. Melodik death metal, metalcore ve hardcore’u nefis bir karışımda sunuyor ve takipçisi olan kitleyi nasıl memnun edeceğini biliyordu.

Tüm bu düzlem içindeki temel -ve bir hayli büyük- sorun ise DARKEST HOUR’un bir türlü tam anlamıyla büyüyememiş ve devler arasına girememiş olmasıydı. Bunun sebebi; grubun şarkı yazımı konusundaki belirgin tutarsızlığı, albümden albüme gösterdiği bariz iniş çıkışları ve kendi adlarını taşıyan bir önceki albümlerinde görüldüğü üzere, büyüme adına zaman zaman çok fazla uğraşmasıydı.

Birkaç gün önce çıkan “Godless Prophets & the Migrant Flora”ya baktığımızda, kafasını toplamış ve odaklanmış bir DARKEST HOUR’un ne derece müthiş olduğunu bir kez daha görüyoruz. “Godless Prophets & the Migrant Flora” muhtemelen DARKEST HOUR’un bugüne dek yarattığı en güzel şey.

Bu şerefi bunca yıldır “Undoing Ruin”e vermiş biri olarak grubun 2017’de, kuruluşundan bunca zaman sonra “Undoing Ruin”i geçebileceğini hiç ama hiç ummazdım, lakin DARKEST HOUR gayet oturaklı bir yumrukla bu düşüncemin yersiz olduğunu bana bunca yıl sonra göstermeyi bildi.

Kurt Ballou gözetiminde yaratılan ve mükemmel bir prodüksiyonu olan “Godless Prophets & the Migrant Flora”; DARKEST HOUR’un şarkı yazımı konusunda ne denli ustalaştığını, istediğinde ne kadar yaratıcı, güçlü, büyük ve tehditkâr olabildiğini gözler önüne seriyor. Grup “Darkest Hour”daki büyük abilik rolünü, djent öykünmelerini çıkış yolu olarak görürken, bir de bakmış ki asıl büyüklük, asıl kudret damarlarındaki asıl kanda zaten mevcut. Bu yüzden de eskiye dönmüş, bugüne dek yaptıkları güzel olan ne varsa hepsinin en kusursuz hâllerini bir araya toplamış ve “Godless Prophets & the Migrant Flora”yı yaratmışlar.

Albümde o kadar fazla iyi şarkı var ki; hangi birinden bahsetsem bilemedim. Güçse güç, duyguysa duygu, atarsa atar, melodi, çılgın rifler, mükemmel sololar, dayak gibi davullar, John Henry’nin en iyi vokal performansı… “Godless Prophets & the Migrant Flora” bir bütün hâlinde nefis bir albüm. Grubu sevenleri coşturacak, gruba burun kıvıranlara “vay anam bunlar böyle miydi?” dedirtecek, DARKEST HOUR’u yıl sonu listelerine sokacak kadar güçlü bir albüm.

Albümün en büyük güçlerinden biri son derece dinamik olması. Gazıyla pataklayan, dört duvar arasında koşturan şarkıların, yeri geldiğinde yerlerini tempo olarak da, duygu olarak da daha ağır parçalara bırakması, aradaki kısacık olağanüstü enstrümantal Widowed’un bir anda bambaşka dünyalara götürmesi… Ustalık belirtileri, olgunluk, oturmuşluk göstergeleri.

“Godless Prophets & the Migrant Flora”yı çıkışından bu yana yaklaşık 20 kez dinledim ve görünüşe göre bu yıl içinde iyi bir albüm dinlemek istediğimde aklıma direkt gelecek birkaç albümden biri hâline şimdiden geldi bile. DARKEST HOUR ciddi anlamda çok iyi bir albüm yapmış, Mart ayından yıl sonu listeme göz kırpan ve türü adına daha iyi ne yapılabilir diye sordurtacak düzeyde sağlam, sevilesi, hayran olunası bir iş çıkarmış.

Kariyeri 20 yılı aşan bir grubun deneyimi ile daha dün yola çıkan bir grubun açlığını ve tutkusunu 45 dakikalık bir pakette sunulurken görmek için, DARKEST HOUR ve “Godless Prophets & the Migrant Flora”nın ateşli dünyasına adımınızı atın.

9,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (9.81/10, Toplam oy: 36)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2017
Şirket
Southern Lord Recordings
Kadro
Mike Schleibaum: Gitar
John Henry: Vocal
Michael Carrigan: Gitar
Aaron Deal: Bas
Travis Orbin: Davul
Şarkılar
01. Knife In The Safe Room
02. This Is The Truth
03. Timeless Numbers
04. None Of This Is The Truth
05. The Flesh & The Flowers Of Death
06. Those Who Survived
07. Another Headless Ruler Of The Used
08. Widowed
09. Enter Oblivion
10. The Last Of The Monuments
11. In The Name Of Us All
12. Beneath It Sleeps
  Yorum alanı

“DARKEST HOUR – Godless Prophets & the Migrant Flora” yazısına 26 yorum var

  1. 33 yaşındayım says:

    gelmiş geçmiş en değeri bilinmeyen gruplar listesine kafadan girer.
    farklı türleri karıştırıp müzik yapan gruplara olan ön yargımı yıllar önce bu adamlar yıkmıştı.
    fazla söze gerek yok.
    beni bu yaşımda hala kapı cam kırdırtacak hale getirebiliyorlar

  2. killyourselfchuck says:

    Anladığım kadarıyla bu kadar teknik bakmadan, üstün körü konuşursam grubun popüler olmama sebebi yada ilgi çekmemesinin sebeplerinden birinin insanı içine çeken çok fazla şey barındırmaması. Gerçekten iyi müzisyenlerden oluşuyor, gitarlar, davullar vs. ama ilgi çekici gelmedi bana. Bana kalırsa vokalden kaynaklanıyor bu durum. None Of This Is The Truth’ u beğendim, Widowed’ un soundu çok hoş, onun dışında iki veya üç parça direk davul atağı ile başlıyor direk. Bana o çok gereksiz geldi. Bence kendilerini yavaş törpüleyen bir grup bunlar. Diğer albümlerini ve bu albümü iyice dinleyip ondan sonra notumu vereceğim.

    killyourselfchuck

    @killyourselfchuck, notum 8.5 ama veremediğimiz için 9 veriyorum. 4. dinlemeden sonra anladım tarzlarını. Yetenekli grupmuş.

  3. Godless Killing Machine says:

    Aslında Undoing Ruin de dahil olmak üzere ilk dört albümü çok iyi bunların. Ama nedense 2000′lerin ortasındaki o metalcore furyasında biraz geri planda kaldılar, o zamanlar Göteborg death metaline daha yakın bir türleri vardı. Ahmet başkanın gruba vurulması da bundan herhalde. Albümün çıktığını görmüştüm ama uzun zamandır pek siklediğim bir grup değildi. Hakikaten merak ettim bu yazıdan sonra ne yapmışlar diye. Ama bir gerçek var ki çok yetenekli bir grup, isimleri çok daha fazla duyulmayı hakediyor.

  4. deatheist says:

    son paragraf tüm kritiği özetlemiş sahiden de, kesinlikle çok doğru

  5. circleperspective says:

    İlk defa bunların tarzında bir grup dinledim. 2017 listeme alıyorum.

  6. 33 yaşındayım says:

    The Flesh & The Flowers Of Death !!

  7. 33 yaşındayım says:

    The Last Of The Monuments !

    Ahmet Saraçoğlu

    @33 yaşındayım, of of…

    33 yaşındayım

    @Ahmet Saraçoğlu, Ahmet dengemi bozdu bu albüm benim.başka birşeye odaklanamıyorum kafamda dönüyor sürekli şarkılar.sosyal hayatımı kısıtladı herifler :)
    timeless numbersın ilk 40 saniyesine ne diyorsun

    Ahmet Saraçoğlu

    @33 yaşındayım, nefis . Davullar falan çok tatlı. Ben de bugün birkaç kez Widowed dinledim. Taş gibi albüm her şeyiyle.

  8. ismail vilehand says:

    bugüne kadar baştan sona dinlediğim ilk Darkest Hour albümü oldu. ve bu sene içerisinde dinlediğim en iyi dördüncü albüm. ilk çıktığından beri durmaksızın dinliyorum.

    melodik death metal, thrash metal ve hardcore arası, modern metalcore ezberine girmeyen inanılmaz bir albüm. sound olarak muhteşem olması da cabası. albümün kayıt kalitesi en üst düzey. öyle böyle değil.

    kritikte bahsedilmemiş ama bence albümde clean vokal olmamasının da büyük payı var.

    dinlediğim Darkest Hour şarkılarını sevmememin sebebi hep en nefret ettiğim tür olan, Gothenburg melodik death metalinden beslenen clean vokalli metalcore olmasıydı. bu albümde o işler hiç aklıma bile gelmedi.

    cidden harika besteler ve muhteşem sound ile üst düzey bir metal albümü yapmışlar. grupla ve türle mesafeli olanlar hiç çekinmesinler. albüm inanılmaz. Power Trip albümü kadar mükemmel olmasa da yağ gibi akıyor. affetmeyin yardırın.

  9. ozzy says:

    herkes güzel yorumlar yazmış ancak ben bir türlü ısınamadım albüme bana göre bir undoing ruin,deliver us yada hidden…sadist nation ayarında değil,bilmiyorum belki fikrim değişir.darkest hour benim için kris norris demekti o ayrılınca eski yeri kalmadı bende.

  10. x23 says:

    guzel album, this is the truth, black dahlia tadı veriyor. seviyorum boyle işleri<3

  11. 33 yaşındayım says:

    hala sabah akşam dinliyorum.
    gram sıkmadı.
    dev albüm

    33 yaşındayım

    @33 yaşındayım, röportaj yapacağım ben bu adamlarla.yüxexes , enred zamanlarıma döndüm.gaza getirdiler beni :) ahmet senin bir kanalın varmı yoksa ben irtibata geçeyimmi

    Ahmet Saraçoğlu

    @33 yaşındayım, ben kendi yollarımla deneyeyim bi, haber veririm bugün yarın.

    33 yaşındayım

    @Ahmet Saraçoğlu, tamam mail adresimi görüyorsundur sen muhtemelen.haberleşiriz

    Ahmet Saraçoğlu

    @33 yaşındayım, tamamdır.

  12. ismail vilehand says:

    Priyanka Chopra gibi albüm. her ayrıntısı çok güzel.

    den4x

    @ismail vilehand, ahhahahah

  13. Doyulmuyor.

    ismail vilehand

    @Ahmet Saraçoğlu, bugün hala doyulmuyor.

    Ahmet Saraçoğlu

    @ismail vilehand, aynen ya, özleyeyim de susuzluk giderir gibi dinleyeyim diye çok seyrek dinliyorum bu albümü.

  14. Sinan Ceylan says:

    Bonba gibi bir albümmüş, bugün dinleyebildim. 2017 listelerinde göreceğiz bunu üst sıralarda.

  15. şeyh hulud says:

    Kurt Ballou + Southern Lord gazıyla ayrıca uçmuş Darkest Hour, gereksiz işlere girmeden tertemiz albüm.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.