# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
ATRATUS – Tacit (Demo)
| 30.01.2017

İstanbul’dan gizli kalmış black metal hazinesi.

Oğuz Sel

Etkileyici ve insanın içine işleyen melodiler bulmanın yolunun, duygusal acılar çekmekten geçtiğini düşünüyorum; durumu kendi açımdan ele aldığımdaysa, maalesef biliyorum. Hissedilen negatif duygular, müzik konusunda yeteneği olan hemen herkese, melodi olarak dönse de, oluşturduğu müziği, vokaller aracılığıyla zenginleştirmek isteyen toplulukların birçoğunun düştüğü hata, melodileri, vokallere güvenerek zaman zaman arka planda tutmak olabiliyor. Enstrümantal müzik yapan çoğu grup ise rif ve melodi zengini şarkılar üreterek vokalin yokluğunu hissettirmiyor. 2002’de kurulup bir demolarının ardından dağılan Atratus gibi.

Black metal ögelerini kullanan ancak diğer alt türlerden de istifade ederek şarkılarını oluşturan grup; kısa süren aktif olma sürelerine değil bir demo, birkaç albüm bile oluşturabilecekleri nitelikte şarkılarla kendini gösteriyor 2005 yılında “Tacit” ile… Türkiye’den çıkıp böylesine zengin içerikli ve armonik açıdan dolup dolup taşan bir demoyla tanınır olamamalarını; yanlış zaman, yanlış ülke, yanlış tarih ve yanlış prodüksiyon dörtlemesiyle anlamlandırabileceğim Atratus, derdini davasını demo isimlerinde olduğu gibi “Söylenmeden anlaşılan” bir formda sunuyor dinleyicilerine.

Grup içerisinde yaşanan ayrılıklar nedeniyle, hafızam beni yanıltmıyorsa İlker’in davul programlama, mix ve master işlemlerinden sonra tamamlanan “Tacit”, gitar işçiliği konusunda demo olmasına rağmen fantastik düzeydeki bir yapım. Durmak bilmeyen melodilerin çeşitli şekillerde icra edildiği, kimi zaman tek gitar kimi zamansa çift gitarla, parçaların kâh şahlandığı kâh ağladığı “Tacit”, kesinlikle ama kesinlikle sıkıntılı, dertli, kasvetli bir zihnin eseri.

Zamanında grubu, o dönem gönüllü olarak kadrosunda yer aldığım sitenin “metalci” ziyaretçilerine bir şekilde tanıtmak ve anlatmak istediğim için İlker’le iletişime geçip röportaj bile yapmıştım. İlgili siteden ansızın ayrılmamla elimde kalan röportajı o dönem sıklıkla girdiğim kesikkafa.com sitesinde yayınlamıştım (aha da kimliğimi ifşa ettim); kaç kişi gördü kaç kişi tanıdı bilemiyorum ama sonrasında grubun dağılmasıyla içimde bir sızı da oluşmadı değil. Keşke grubun üyeleri aralarındaki bağları koparmasalardı, keşke bu demoyu biraz daha eli yüzü düzgün hâle getirselerdi ve daha nice keşkeler…

Bu cümlelerin ardından “Silent Words of Thy Lament”ın altıncı dakikasının ortalarında başlayan ve ilerleyen saniyelerde de döngü olarak devam eden hüzünlü kısım, bu keşkelerin melodik yanı gibi oluyor belki de.

Pek tanınmamış olsanız da, sizi dinleyen birileri oldu buralarda; bunu bilmek yapacağınız yeni çalışmalara yön veremeyecek belki ama “Bunları da boşa yaptık hacı, emeğimiz resmen zayî oldu…” diye düşünmeyin sakın. Bu hoş melodiler birçok kişinin zihninde yankılanmaya devam ediyor, bugün bile.

8,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (6.78/10, Toplam oy: 9)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2005
Şirket
El Emeği Göz Nûru
Kadro
Çağrı: Gitar
İlker: Gitar, klavye
Cağlar: Bas
Gürkan: Davul
Şarkılar
1. ...And Derelict Was the Night
2. Darkened As Virtue
3. Sleepless Children of Mourning
4. Silent Words of Thy Lament
Web
-
  Yorum alanı

“ATRATUS – Tacit (Demo)” yazısına 6 yorum var

  1. Eline sağlık. Adını duyduğum ancak ne yazık ki henüz hiç dinlemediğim bir grup. Bu demoya mutlaka bakacağım, vesile olduğun için sağ ol.

    Yazıyla ilgili ufak bir itirazım, ya da en azından eklentim var.

    “Etkileyici ve insanın içine işleyen melodiler bulmanın yolunun, duygusal acılar çekmekten geçtiğini düşünüyorum; durumu kendi açımdan ele aldığımdaysa, maalesef biliyorum.”

    Ben de bunun tek yol olmadığını ve duygusal olarak hiçbir sıkıntısı olmayan, son derece mutlu bir insanın da yeterli müzikal birikimi ve fikirleri varsa damarın damarı melodiler yazabileceğini düşünüyorum, hatta biliyorum.

    deadhouse

    @Ahmet Saraçoğlu, Katılıyorum. Victor Hugo’nun Sefiller’i yazması gibi.

    Ouz

    @Ahmet Saraçoğlu, Rica ederim. Yazı işe yaradıysa ne mutlu.

    İtiraz veya eklenti için de ben teşekkür ederim. :)

  2. emptyfields says:

    Yılar önce dinlediğim , hala da ara ara dinlediğim etkileyici bi demo.yıllar sonra bu demo hakkında yazı görünce heyecanla okudum.
    “Etkileyici ve insanın içine işleyen melodiler bulmanın yolunun, duygusal acılar çekmekten geçtiğini düşünüyorum; durumu kendi açımdan ele aldığımdaysa, maalesef biliyorum.”

    Duygusal açılar çekmek şart mı… bence değil ama sanırım burda bahsedilen “duygu yoğunluğu” durumu.

    Bir de bir demo veya albüm yapıp dağılan gruplara “tüh yazık oldu” yaklaşımı çok yaygın.Tabi ki sevdiğin bir grubun başka eser üretmemesi iyi değil ama bu durum yapılan eserin değerini azalmışcasına; “olacakmış ama olmamış” tavrı bence yanlış.(kritikte böyle bi hava var diye değil genel olarak böyle bir algı var diye)Sonuçta ilk albüm veya 21. albüm,önemli olan o eserle senin ilişkin.

  3. Duuk says:

    Seneler evvel, Ouz tarafindan Kesikkafa’da paylasildigi vakit haberdar olup dinledigim bir albumdu.

    Atratus muziginin enfesliginden ote ismi ile bile farkliydi; manasi karakugu olarak bilinse bile Latince olarak karalara burunmus anlamina gelmektedir, eger yanilmiyorsam…

    Aklimda hep Ankarali kalmistir bu grup, kimbilir neredeler simdi…Eger buralari okuyorlar ise, ve halen muzikle, metal olmasa bile, ugrasiyorlarsa bir ses vermeleri ne guzel olurdu.

    Ouz’un kesikkafadan oldugunu bilmiyordum, sayesinde 2006′da Drudkh ile tanismistim. Pasifagresif’e buyuk katki sagladini da belirtip saygilarimi sunarim.

    Ouz

    @Duuk, Merhaba Duuk.

    Kesikkafa’da o kadar çok şey konuştuk o kadar çok şey paylaştık ki, inan çok ama çok büyük kısmını anımsamıyorum (araya, hafızamı neredeyse sıfırlayan bir askerlik kısmı da girince tabii). Ama buralarda da zaman zaman yorum olarak belirttiğim gibi yazıp çizdiklerim birilerinin işine yarıyorsa “Aha bu ne güzel grupmuş/şarkıymış” diyorlarsa, dünyanın en güzel şiirini, en güzel romanını yazmış kadar çok seviniyorum.

    Tam nikin o zamanlar Duuk-Tsarith miydi? (yanlış anımsadıysam ve hatırlayamadığım bir dolu şey için kusuruma bakma) / (belial999, Legion, Kaaria, wololo ve Shule gibi arkadaşları anımsadım bak şimdi.) O zamanlar süper kısa albüm incelemeleri yazıyordum sanırım, kendimce bilmiş bilmiş eleştiriyordum albümleri :) Muhtemelen Drudkh’u da o dönem keşfedip hakkında bir şeyler karalamışımdır.

    PA için yazdıklarımsa, PA’nın bana kattıklarına küçük bir teşekkür olabilir ancak. Zihnimin ve yazma kabiliyetimin elverdiği ölçüde katkıda bulunmaya devam edeceğim buraya. Hele böylesine değerli bir yorumdan sonra daha bir şevkle yazarım artık.

    Yorumuna gerçekten çok sevindim, çok teşekkür ederim. Saygı ve kucak dolusu sevgilerimle.

    Ouz / Oğuz

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.