# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
AENAON – Hypnosophy
| 08.10.2016

Ege’nin diğer tarafından çarpışık güzellikler.

Yunan black metal sahnesi her zaman için black metalin en ilginç ve farklı yerlerinden biri olmuştur. Seksenlerin sonu ve doksanların başlarında kök salmaya başlayan bu akım; NECROMANTIA, VARATHRON, ROTTING CHRIST gibi isimler sayesinde hatırı sayılır işler ortaya koymuş ve Hellenic Black Metal ateşini yakmışlardı. Doksanların ortalarında ortaya çıkan ve bu başlığın genişlemesini sağlayan AGATUS (özellikle “Dawn of Martyrdom” albümüyle), Yunan mitolojisinin derinlerine inen KAWIR, ilk dönem ZEMIAL gibi gruplar, Ege’nin karşı kıyısının doksanlardaki karakteristik karanlığından sorumlu isimler arasındaydılar.

2000 sonrasında da Yunanistan hep karanlık gruplarla öne çıktı. ROTTING CHRIST’ın ve yeniden bir araya gelen SEPTICFLESH‘in kanatlarını oluşturduğu ekstrem Yunan metali içinden pek çok kaliteli genç grup da baş göstermeye başladı. Bunlardan biri, şu anda bahsetmekte olduğumuz AENAON. Bir önceki albümleri “Extance” ile nefis bir avangart/deneysel/progresif black metal sunan grup, 25 Kasım’da çıkacak üçüncü albümü “Hypnosophy”nin promosunu bana göndererek bu güzellikle dünyada ilk tanışanlardan biri olmama vesile oldu. Şu anda okuduğunuz bu inceleme, “Hypnosophy”nin dünyada yayınlanan ilk kritiği. Bu sebepten, bana bu ayrıcalığı tanıdıkları için gruba teşekkür ederim, kendilerine yardımcı olmak adına kritiğin İngilizcesini de yazdım.

“Extance”ın değişken ve zengin yapısına alışık olanlar için “Hypnosophy”nin de son derece zevkli bir albüm olacağını şimdiden söyleyeyim. Grup “Extance”daki 65 dakikalık 11 şarkıyı, bu albümde 55 dakikalık 7 şarkıya çekmiş. AENAON’un alışık olduğumuz black metal gruplarından biri olmadığı ortada. Grup sadece nüziğine saksafon gibi dış enstrümanları katması veya bir dolu vokal türüne yer vermesiyle farklılaşmıyor, genel karakter ve kendini sınırlamama anlamında da epey ayrı bir yerde duruyor. Bu açıdan AENAON’un, Selanikli dostları HAIL SPIRIT NOIR’la benzeşen yanları olduğunu söyleyebiliriz. Daha genele baktığımda aklıma yer yer son dönem IHSAHN, hatta “Vilosophe” dönemi MANES bile geliyor, ancak müziğin genel olarak agresif tarafta seyrettiğini vurgulayalım.

“Hypnosophy”ye baktığımızda gördüğümüz ilk farklılık, “Exance”a göre daha bir güçlenen ve canlanan prodüksiyon. Bu şekilde gayet çekici bir hâl alan albüm, grubun tecrübesindeki artışını ve şarkı yazımının daha bir oturaklı duruma gelişini net şekilde yansıtıyor. “Extance”taki A Treatise on the Madness of God ve Der Müde Tod gibi şarkılarda bolca gördüğümüz clean vokaller “Hypnosophy”de daha da baskın, daha da etkileyici şekilde karşımıza çıkıyor. Net şekilde albümün en büyük bombalarından olan ilk single Oneirodynia’daki heavy metal haykırışları şarkıya kesinlikle olağanüstü bir tat katıyor. Fire Walk With Me’deki “black metal panayırı” havası ve Void’daki kadın vokaller de yine aynı şekilde grubun pek çok şeyi bir arada kullanıp tutarlı ve anlamlı kalma konusundaki başarısını gösteriyor. Aynı şarkı sitar kullanımıyla öne çıkarken, bir sonraki Tunnel ise darbukalı girişiyle tatlışlıklar yapmadan edemiyor.

Thus Ocean Swells’in ilk kısımlarında aklıma “Oi Magoi”vari bir HAIL SPIRIT NOIR benzeşmesini getiren AENAON; “Exance”taki Palindrome’da olduğu gibi “Hypnosophy”yi de yine uzun bir şarkıyla, 15 dakikalık Phronesis – Psychomagic’le kapatıyor. Bu şarkı AENAON’un ne olduğunu anlamak adına iyi bir örnek. Değişken yapısı ve grubun sahip olduğu her şeyi içinde barındıramasıyla son derece zengin bir yapıt. Aklıma takılan olumsuz bir taraf olarak, albümdeki bazı şarkılarda kullanılan çeşit çeşit clean vokal arasından bazılarının, vokali yapan kişinin ses renginden ötürü amaçlanan etkileyiciliği tam veremediğini düşünüyorum. Bu son şarkıda da aynı durum var ve bence bu bölümler için daha ayrıştırılır, daha tutkulu bir ses seçilebilirmiş. Yine de 15 dakikalık bu koca şarkı için herhangi bir baltayıcılık yaratmıyorlar.

Sonuç olarak AENAON elbette ki standart black metal grubunuz değil. Aslında tam bir black metal grubu bile sayılmayabilir. Kaşık dolusu avangartlık, kepçe kepçe deney, cesur bir anlayış ve hepsini bir araya getiren tutkulu bir müzisyen grubu. “Extance”ın bıçkınlığının yanında “Hypnosophy” daha sanatsal, daha dramatik, detaycı ve olaylı bir albüm. “Extance”ın çirkinlik vurgusu yapan kapağı ile “Hypnosophy”nin daha dramatik kapağı da bu farkı gösteren örnekler olarak öne sürülebilirler.

Doksanlarda olduğu gibi, 2000 sonrasında da Yunanistan’da farklı türlerden çok güzel işler oluyor. DEAD CONGREGATION‘dan PLANET OF ZEUS’a, RAVENCULT’tan SPECTRAL LORE’a, KATAVASIA‘ya kadar ülkede kalitesini belli eden çok fazla grup var (bu konuya dair detaylı Yunanistan metal sahnesi dosyamız yakında Pasifagresif’te). AENAON da bu gruplardan biri ve birilerinin izinden yürümeden, içlerinden gelen müziği yansıtıyorlar.

Artık Yunanistan’ın zengin kültürel geçmişinden midir, alengirli mitolojisinden midir bilmem, içlerinden güzel şeyler geliyor. Epey güzel şeyler geliyor.

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.36/10, Toplam oy: 11)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2016
Şirket
Code666 Records
Kadro
Astrous: Vokal
Achilleas C.: Gitar
Anax (J.M): Gitar
Orestis Z.: Saksafon
Nycriz: Davul
Şarkılar
1. Oneirodynia
2. Fire Walk with Me
3. Earth Tomb
4. Void
5. Tunnel
6. Thus Ocean Swells
7. Phronesis - Psychologic
  Yorum alanı

“AENAON – Hypnosophy” yazısına 2 yorum var

  1. ahmetarkun says:

    Bu yüzden yunanlara orospuçocuğu diyorum işte.

  2. Rashid says:

    Böylesine muhteşem ve hatta yılın en taş albümlerinden birine yalnızca 1 tane yorum gelmesi üzdü.
    Bugün nihayet dineleyebildim albümü ve bağımlısı oldum. “Avantgard”a eğilimli grupları normalde hiç sevmem ama Aenaon bunu müziklerine öyle güzel yedirmiş ki, insanın gıkı bile çıkmıyor. Albüm resmen her anlamda akıyor. Müzik desen on numara, albüm kapağı desen on numara, kayıt kalitesi desen on numara, üyelerin tarzı desen on numara. Değil bir şarkı, bir nota bile tüm albüm boyunca “bu olmasa da olurmuş” dedirtmedi. Astrous vokalleri bana yer-yer bizim saykodelik arkadaş Niklas Kvarforth’un vokalleri aratmadı değil. Müzikal anlamda cidden başka bir boyuttalar. Sitar’dan Ud’a kadar binbir türlü enstrüman kullanmışlar ve bir tanesi bile sırıtmıyor.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.