# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
THE 3RD AND THE MORTAL – Tears Laid in Earth
| 31.07.2016

Yalnızlık.

Oğuz Sel

Eskiden neyi eleştirsem, bir zaman sonra onu uygular hale geldim çoğu zaman. Davranış bütünlüğünden tutun da hayata bakış açısına kadar çok geniş bir yelpazede yer alıyor bu söylediğim. Tabi bunlara dinlediğim müzikleri eklemezsem olmaz. Ölümüne Pantera’cıyken, death metal dinleyen arkadaşlarımla alay ederdim, Cannibal Corpse ile komaya girdim. Ölümüne Cannibal Corpse’çuyken black metalle alay ederdim, ölümüne black metalci oldum. Ve gelelim olayın konumuzla bağlantısına… Ölümüne black metalciyken doom metalle alay ederdim, “Bu ne bayıklık arkadaş…” diyerek, gelin görün ki artık bu türün de ciddi bir takipçisi oldum.

Melodik doom metal denince akla bir çırpıda gelen grupların başında yer alan ve bilhassa ilk dönem eserleriyle birçok müziksever için efsane haline gelen The 3rd and the Mortal, oluşturdukları sakin ve melankolik dünyaya adım atmanıza imkân tanıyan “Tears Laid in Earth” ile bu yazıdaki konuğumuz. Müziğin, sanat dallarından belki de en önemlisi sayılabileceğinin dayanak noktalarından biri olabilecek albüm, bu müzik türünün başına gelen en güzel kadın vokallerden Kari Rueslåtten’in o billur sesiyle açılışını gerçekleştirirken, kısa süreli olarak içinize kapanmanızı salık veriyor.

Albümün genelinde vokal melodilerinin, usul usul akan bir nehirmişçesine sürekliliğini baştan sona koruduğu yapımda yer alan ve kimi zaman doğrudan rif, kimi zamansa zengin akorlarla örülen gitarlar, o nehrin yanına gelen birer yavru ceylan görünümündeler. Kırılganlığının zirvesindeki davul tonlarının hiçbir şeyi ürkütmek istemeyen hallerine şahit olacağınız “Tears Laid in Earth”, adeta; güneşin önünden zaman zaman geçen ve çevrenin kısa süreliğine kararmasına neden olan bulutları temsil eden klavye bölümleriyle; mukadderatın, mükedder olacağını fısıldıyor.

Dönemine göre gayet temiz bir sound yakalandığı için keyifli bir dinleme süreci yaşatan albüm, özellikle reverb ve ekonun akılıca/ustaca kullanılmasıyla zengin bir hava kazanmış. Belirgin ve akılda kalıcı melodilerin en güzel örneklerini bulabileceğiniz yapım, grubun kendine has bir çizgi yakalamasında önemli bir rol oynamış. Sınırları belli belirsiz çizili olan türe farklı bir boyut kazandıran ve dinleyicilerin, albümün çıkışı üzerinden 22 yıl geçmiş olmasına rağmen aynı hazzı almalarını sağlayacak şekilde yapılandırılmış.

Benzerlerini bulabileceğiniz ancak herhangi bir şekilde aynı tadı alamayacağınız müziklerini, hüzünlü ve dinledikçe gama, kasvete boğulacağınız birer hediye olarak bizlere bıraktı ve gitti The 3rd and the Mortal. Çalgı aletlerinin, bazen minimal düzeyde kullanılarak bazense tansiyonu kısa süreliğine arttırıp kaçınılmaz doğal formuna yeniden dönen parçalarla oluşturulan ve “Müzikte atmosfer nedir, nasıl oluşturulur”un kitabını yazan “Tears Laid in Earth” de, acı bir hatıra olarak kaldı zihinlerde.

Bu acının en büyük sorumlularından biri hiç şüphe yok ki, Kari Rueslåtten ve onun paralize edici sesi. Dağılıp gittiniz ya, alacağınız olsun bıraktığınız acılardan.

10/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.46/10, Toplam oy: 35)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1994
Şirket
Voices of Wonder
Kadro
Kari Rueslåtten: Vokal, klavye
Trond Engum: Gitar
Geir Nilsen: Gitar
Finn Olav Holthe: Gitar
Bernt Rundberget: Bas
Rune Hoemsnes: Davul
Şarkılar
1. Vandring
2. Why So Lonely
3. Atupoéma
4. Death-Hymn
5. Shaman
6. Trial of Past
7. Lengsel
8. Salva Me
9. Song
10. In Mist Shrouded
11. Oceana
  Yorum alanı

“THE 3RD AND THE MORTAL – Tears Laid in Earth” yazısına 6 yorum var

  1. northern says:

    albümü görmemle kalbim sıkıştı yine. salva me ne biçim bir şarkıydı ya. burzum mu la bu derken bir anda alıp gidiyordu. açmaya korkuyorum şu vakit yeminle.

    90ların ilk yarısındaki doom albümlerindeki avangart tadı süper bir şey. o akortsuz gibi veyyyvöyyy gitar tonları… (teknik yoruma gel) bi de kari rueslattene aşık olmayan ergen metalci var mıydı acaba. o kızıl saçlarını yidiiim norveçlim… öhö koptuk gidiyoruz.

    bu albüm nerden akla geldi valla helal olsun. teşekkürler. ama açıp dinlemicem, yoo dostum. o mdb, anathema, paradise lost, winter, disembowelment, funeral günlerine yarım saatliğine de olsa dönemem.

  2. Çok damar albüm. Çoğu doom gothic gruba ilham kaynağı olmuş bi grup. Melodikliğin yanında progressive bir tarafı da var. Üstteki fotoda grubun ikinci vokali var, Kari ablamızın olduğu foto daha uygun olur bu albüme. Kari’li Sorrow EP si Nordavind le Spindelsinn albümleri de güzeldir.

    Ahmet Saraçoğlu

    @thefakefloydian, evet önceki yanlış olmuş, düzelttik sağ ol.

  3. büyük hadron çarpıştırıcısı says:

    90 lı yılların o tuhaf iç burkucu acayıp sassizliği içinden kopup gelmiş bir albüm hatta bir tarz diyelim…Ne güzel yıllardı hüznü arar bir şekilde bulurduk belamızı bulduğumuz belalardan biridir THE 3RD AND THE MORTAL…

    22 yıl sonra çok ağır geldi bu dayanamadım valla… hala varmı böyle tarz takılan gruplar çok takip edemiyorum artık(Draconian var onu biliyorum :P)

    Yaş oldu 43 gençliğim gibi öldü gitti çoğu grup… keşke o heyecan olsa yeniden deli gibi kaset çektirsek akmardan ama yok işte…bol üç noktalı tuhaf bir yorum oldu ama üç nokta doom metal dostlarının imzası gibidir af ola sacmaladıksa

    Not: ÜÇ NOKTA

    Nox

    @büyük hadron çarpıştırıcısı, şu yorum sigara yaktırdı yine.

  4. Nox says:

    Tarif etmesi zor bir ruh var bu albümde. Kaç zamandır aklımın ucundan bile geçmiyordu grup. Gerçekten teşekkürler kritik için.

    10/10

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.