# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
THE NIGHT FLIGHT ORCHESTRA – Skyline Whispers
| 27.07.2015

Yaz albümü.

Son senelerde “yaz albümü” terimi sıklıkla kullanılmaya başladı. 2013’te GHOST’un “Infestissumam”ı ve 2014’te MASTODON’un “Once More ‘Round The Sun”ı ile o senelerin yazları temel olarak bu albümlerle geçti. Bir taraftan çeşitli albümler çıkmaya devam ediyor olsa da yolda müzik çalarla dolaşırken çoğumuzun eli büyük ihtimalle bu albümlere gidiyordu. Bu sene buna adaylar olsa da tam olarak hit olacak bir albüm çıkmadı. Birazdan bahsedeceğim albüm de büyük ihtimalle hit falan olmayacak: Fakat şu havalarda keyifli, kulak kanatmayan ve bunaltmayan bir albüm aradığımda artık direkt olarak playlist’ime alacağım bir albüm var. THE NIGHT FLIGHT ORCHESTRA, ikinci albümleri “Skyline Whispers” ile karşımızda.

Kısa bir tanım yapalım. THE NIGHT FLIGHT ORCHESTRA bolca farklı projeden isimler içeren bir süper grup aslında. Başta vokallerde SOILWORK’ten Björn Strid olmak üzere gitarda yine SOILWORK’ten David Andersson, basta ARCH ENEMY ve SPIRITUAL BEGGARS’tan tanıdığımız Sharlee D’Angelo, klavyede VON BENZO’dan Richard Larsson ve de davulda ORCHID’den Jonas Källsbäck bulunuyor. Hepsinin “abi bir taraftan da rahatlayalım ya” modunda giriştiğini düşündüğüm bu proje, daha ilk albümden ses getirmişti. SOILWORK ve ARCH ENEMY gibi melodik death metal gruplarının ismi geçip de kafası rahat olan bir projenin bu kadar iyi olacağını büyük ihtimalle kimse düşünmemişti. Fakat ortaya oldukça kaliteli bir iş çıktı ve THE NIGHT FLIGHT ORCHESTRA yoluna aynen devam ett; iyi ki de ettiler, zira bu kritiğin anahtar kelimeleri “zevk” ve “keyif” gibi kelimeler olacak.

Albüm daha ilk şarkı “Sail On”dan bomba gibi geleceğini belli ediyor. Şarkı boyunca gayet basit bir rif olsa da bu rif akıldan çıkmıyor; önemli olan da bu zaten. Fakat bu şarkıda ve sonraki şarkılarda da görülen konuşmalara pek de gerek olmadığını düşünüyorum, müziğin kendisi yeterince iyi şekilde yer kaplıyor zaten. Öteki taraftan dev bir problem de değil tabii ki, zira dikkat dağıtacak seviyede değiller. İlk şarkıdaki yakalayıcılık “Living for the Nighttime”da da kendini belli ediyor: İşin güzel tarafıysa bu yakalayıcılığın basit kelime oyunlarıyla değil, çok iyi vokal melodileriyle yapılmış olması. Björn o kadar versatil bir sese sahip ki hiçbir yerde kendini sınırlandırmıyor. Zaten SOILWORK’te de mükemmel bir clean vokal performansı gösteren Björn, bunu THE NIGHT FLIGHT ORCHESTRA ile bir kez daha katlıyor. Hatta kendisini bu albümde projeyle o kadar bağdaştırdım ki SOILWORK dinlerken bir taraftan bu projede de söylediği sürekli aklıma geliyor; ama bu projeyi dinlerken SOILWORK’te söylediğini unutuyorum. Çığlıkları çok iyi olsa ve SOILWORK’e herhangi başka bir vokalist daha fazla yakışamayacak olsa da Björn benim gözümde o “rockstar” havasına gittikçe daha çok bürünüyor diyebilirim sanırım.

Björn’ün vokallerinin parlamasına klasik rock etkileşimli gitar tonları da buna mükemmel bir uyum gösteriyor, klavyelerde de birleşince 70’lerin sonunda çıkmış bir albüm havası veriyor. Hatta klavye kullanımı direkt olarak o dönemlerin disko müziklerini andırıyor, özellikle de “I Ain’t Old, I Ain’t Young”da afro bir peruk alıp herhangi bir dans pistine zıplayasım geliyor. Albümün modern rock ve bu hissiyat arasında gidip gelmesi de çok güzel bir bonus aslında, neredeyse her şarkıda bir zaman dilimi geçişi oluyor fakat albüm o kadar güzel akıp gidiyor ki bunu hissettirmiyor bile. Albüm bu ve kalan neredeyse her alanda başarılı, fakat şarkıların yakalayıcılığı konusunda biraz daha fazlası olabilirmiş gibime geliyor. Bunu “The Heather Reports”taki gibi sadece müthiş bir rifle de yapabiliyorlarken albümün bazı yerlerinde biraz fazla basite kaçılmış gibime geliyor. Yine de bu duygu albümün geneline hakim olmuyor, belki de böyle bir şeyi sadece dinledikten sonra öylece dururken aklınızdan geçirebilirsiniz. Kapağı dışında albümün kalitesine vurulan hiçbir darbe yok.

İster arabanızla günbatımına doğru sürüyor olun ister yerinizde öylece duruyor olun: Bu tür müziği seviyorsanız “Skyline Whispers”tan keyif almamanız için hiçbir sebep yok. Sadece yoğun turne veya kayıt programlarına ara verip keyifli müzik yapmak adına toplanan birkaç adamla karşı karşıyayız; bu en son olduğunda da THEM CROOKED VULTURES rock müzik tarihinin en iyi albümlerinden birini çıkarmıştı. THE NIGHT FLIGHT ORCHESTRA da kesinlikle dinlemesi en keyifli albümlerinden birini çıkardı.

8,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (6.68/10, Toplam oy: 22)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2015
Şirket
Coroner Records
Kadro
Björn "Speed" Strid: Vokal
David Andersson: Gitar
Sharlee D'Angelo: Bas
Richard Larsson: Klavye
Jonas Källsbäck: Davul
Sebastian Forslund: Perküsyon, gitar
Şarkılar
1. Sail On
2. Living For The Nighttime
3. Stiletto
4. Owaranai Palisades
5. Lady Jade
6. I Ain’t Old, I Ain’t Young
7. All the Ladies
8. Spanish Ghosts
9. Demon Princess
10. Skyline Whispers
11. Roads Less Traveled
12. The Heather Reports
13. Floridian Eyes
  Yorum alanı

“THE NIGHT FLIGHT ORCHESTRA – Skyline Whispers” yazısına 4 yorum var

  1. Berca B. says:

    Baybora kardeşim ellerine sağlık, dediğin gibi tam bir yaz albümü cidden. Albümden ilk single’lar yayınlanmaya başladığında biraz şaşırmıştım zira ilk albümden baya farklı karakterde bir albüm olmuş. Özellikle ilk dinleyişlerde albümün AOR havasının yoğun olduğu ilk yarıda ufak dumurlar yaşamamak elde değil. Mesela I Ain’t Old, I Ain’t Young birebir olarak “Modern Talking hard rock yapsaydı ne olurdu?” sorusunun cevabı.

    Onun dışında albümün bana göre en iyi iki şarkısı harika nakaratıyla Spanish Ghosts ve Jon Lordvari mükemmel klavye solosuyla Demon Princess.

    Böyle kafa dağıtmalık yan projeler “METAL DÜNYASININ EN HAYVAN KADROLU GRUBU” allstar projelerden çok daha iyi oluyor genelde ve asıl projelerden daha çok seviyorum çoğunlukla. Şu anda da tNFO’yı Soilwork’ten, ne bileyim bir Down’ı da Pantera’dan daha çok seviyorum. Gerçi Down’ın ilk 3 albümdeki kadrosu bütün allstar projelerin kadrolarından daha hayvan ya neyse.

    Tekrar ellerine sağlık.

    Baybora Topaloğlu

    @Berca B., Abi evyallah, sanırım ben de grubu Soilwork’ten daha çok sevmeye başladım ahahah.

  2. ismail vilehand says:

    tarife göre benim herkesten daha fazla seveceğim bi grup gibi duruyor ama ilk albümden sonra bu albümü de baya sevmedim. çok net sevemiyorum grubu yani. sebebi ise, besteleri ve en fazla Björn’ün vokalini yapmacık bulmam. “evet, biz metalciyiz ama eğlencesine bu tarz müzik yapıyoruz.” durumları çok belli. fazla klavyeli ve diskoya devrilen kısımları falan hiç olmamış bu yüzden.

    Spiritual Beggars, Firebird, Imperial State Electric ve daha bir çok grupta olmayan bi durum bu. örnek vermem gerekirse şuan kırklı yaşlarının sonlarında olan ve hayatında en çok sevdiği gruplardan biri Carcass olan bi abime yıllar önce Firebird dinletmiştim, baya beğendi ve bütün albümlerini dinledi. belli bi zaman sonra yine muhabbeti açıldı bende dedim “Firebird vokal-gitarda Bill Steer var.” diye. adam en başta inanmadı netten falan baktı kalp krizi geçiriyordu az kalsın hahaha. aynı şeyi bu grupta yapsak vokal girer girmez en fazla ilk 15 saniyede “aha bu bizim Björn lan.” der herkes. Soilwork seven sevmeyen yani.

    tabi ki bu grubu kötülemek için geçerli bir sebep değil. dinleyen adam kim olduğunu bilerek dinliyor sonuçta. ama ilk paragrafta dediğim gibi klavyeler falan baya kötü bana göre. müziğini yapmak istedikleri dönemin uzak ara en yavşak ve “ara” soundunu benimsemişler.

  3. Stiletto başta olmak üzere 2015 yazının jenerik şarkılarının birkaçını barındırıyor bu albüm benim için. Björn’ün vokali ve sıkmayan ama akılda kalıcı şarkı yapılarıyla senenin en keyifli albümlerinden biri bence de, Bora’ya tamamen katılıyorum. Hakkında söyleyecek çok fazla şey bulamasam da özellikle sahilde yürürken albümü dinlemenin bana verdiği bu dümdüz keyif inanılmaz hoşuma gidiyor ya, türün sevenleri kaçırmamalı gerçekten.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.