# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
NE OBLIVISCARIS – Citadel
| 23.12.2014

Yıkılan kalelerin ardında.

Metal müzik, gerek karanlık atmosferi gerekse kompleks ve katmanlı yapısı dolayısıyla, doğru kullanıldığında müziğe geometrik olarak artan seviyede güç kazandırabildiği gibi müziğin doğal yapısına yedirilemediğinde oldukça rahatsız edici olabilen klasik müzik temelli enstrüman kullanımlarına oldukça maruz kalmış/kalmakta olan bir tür. Bu yüksek hassasiyet ve ciddi altyapı gerektiren öğeleri(enstrüman bazında sadece kemanla sınırlı olsa da) müziğine yedirmedeki başarısı ve genel olarak yarattığı yoğun atmosferiyle 2012’nin en çok ses getiren albümlerinden birine imza atan Avustralyalı grup NE OBLIVISCARIS’in, “Portal of I”da farklı bir şey ortaya koymamasına, hatta metalde uzun zamandır aşina olduğumuz, kendine ait bir alt türü dahi olan azman riflerle dolu şarkılara epik orkestrasyonlar ekleme olayını temel alan müziğin standart denebilecek bir türevinin icrasından fazlası olmayan bir yapıyı barındırmasına rağmen insanlarda yarattığı heyecan aslında grubun yaptığı işte ne kadar başarılı olduğunu doğrudan gösteren cinstendi. NE OBLIVISCARIS müziğinin varlığında, heyecan verici bir şey ortaya çıkardığını hissetmeye başlayan her insanda rahatça fark edilebilecek o yegane duygunun somutlanması durumu hüküm sürüyor. İşte tam bu noktada insanlar için notalardan fazlası olmaya başlayıp dinleyiciyi yarattığı konsepte hapsedebilecek güce kavuşan grubu, müzikal ve kavramsal olmak üzere ikiye ayırmak çok ama çok zor bir hâl alıyor.

“Citadel” için , en basit şekilde, “Portal of I”ı dinledikten sonra içinizde oluşan “grubun bundan daha iyisini yapacağı hissi”nin notalara dökülmüş hali diyebilirim aslında. Grup ,her ne kadar konservatuvarlarda okutulacak bir şarkı yazabilecek kadar teknik yetkinliğe ve müziklerinin üzerinde onun dinamiklerini istediği gibi kontrol edebilecek beceriye sahip olsa da, progresif metal etiketi altında kendine tam bir karakter ve sound yaratma konusunda pek de başarılı olamamıştı. Zaten birkaç istisna dışında, düşüncelerini bu kadar yoğun şekilde müziğe aktarma yoluna giren grupların ilk albümden kendine has bir yapıya sahip olabilmesi ihtimalinin de zayıf olduğunu düşünüyorum, zira ortada etiketler üstü olabilmiş, bir şeylere benzetilerek anlatılamayacak kadar güçlü bir müzikal yansıma var.

48 dakika olan süresini, üçü enstrümantal olacak şekilde, 6 şarkı içinde paylaştıran albümde “Portal of I”a kıyasla dikkat çeken ilk fark keman kullanımındaki anlayış. İlk albümdeki şarkılarda, kemanı daha extreme kısımlarla yedirme kaygısının olduğu zaman zaman kulağa batacak derecede hissedilirken “Citadel”de bu olay müziğe o kadar akıcı ve şık oturtulmuş ki, ilk albümde fiziksel anlamın dışında zaman zaman hissiyat anlamında dahi metalden uzaklaşan ve ister istemez kopuk kalan kısımlar tamamen ortadan kaldırılabilmiş. Az önce bahsettiğim sound meselesinde NE OBLIVISCARIS’in şaha kalkmasının önündeki en büyük engelin de bu şekilde ortadan kalkmasıyla büyük resme baktığınızda aklınızda kalan tek şeyin yaratılan atmosfer ve bireyin ruhsal yapısına ait konsept olması sağlanmış.

Elbette bu devasa ve her parçası emekle birleştirilmiş yapbozun detaylarına dikkatlice bakarsanız bu atmosferin ortaya çıkmasını sağlayan soğuk ama melodik rifleri, akustik pasajları, derdini anlatma kaygısıyla zaman zaman clean zaman zaman brutal olmasına rağmen geçişlerde dikiş izi bırakmayacak kadar natural kalabilen vokal partisyonlarını, black metal’e göz kırpan ve oluşturduğu temelle öne çıkma kaygısı beslemesine gerek kalmayacak kadar oturaklı davulları, tüm parçaları bir arada tutan ama gerektiğinde kendini belli ederek müziğin hissiyatını bambaşka yerlere taşıma görevini üstlenen bas gitar yazımını ve elbette müziğin sakinleştiği yerlerde tüm diğer enstrümanları arka plana atabilecek ve notaları tek başına yönlendirebilecek kadar güçlü kemanları fark edebilirsiniz. Fakat karmaşık bir yapboza bakarken nasıl ki ustaca birleştirilmiş bu bütünde parçaları kendi başlarına anlamlandırabilmek için yakınlaşmanız ve içine girmeniz gerekiyorsa, “Citadel”deki bütünden aldığınız hazzı kaybetmenize olanak vermeyen müzikal altyapıya da aynen bu dikkati ve zamanı ayırmalısınız.

“Citadel” , NE OBLIVISCARIS’in anlatmak istediği kaygı, depresyon, heyecan, sinir ve huzur gibi hisleri somut dünyaya aktarırken sadece kendilerinin kullanabileceği bir yola sahip, parçaların niteliğini anlamsız kılacak derecede bütün ve tam da bu sebepten ötürü hiç ama hiçbir anında özünden uzaklaşmayan, eşsiz bir sanat eseri. Bundan sonraki dileğim ise grubun duygu dünyası ile ortaya koyduğu eserin arasındaki bağın ne denli güçlü olduğunu; aradaki köprüyü kısaltmak için progresif müziğin içerdiği çeşitliliğin amaç doğrultusunda kullanılabilmesiyle bu işin ne denli direkt yapılabileceğini görebilmeye devam ettiğimiz albümler yapmayı sürdürmesi. Çünkü NE OBLIVISCARIS, artık özgün olmanın da ötesine geçip ilham verici bir hâl almaya başlamış durumda.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (9.25/10, Toplam oy: 51)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2014
Şirket
Season of Mist
Kadro
Brendan "Cygnus" Brown: Bas
Daniel "Mortuary" Presland: Davul
Matt Klavins: Gitar
Benjamin Baret: Gitar
Tim Charles: Keman, clean vokaller
Xenoyr: Sert vokaller
Şarkılar
1. Painters of the Tempest (Part I): Wyrmholes
2. Painters of the Tempest (Part II): Triptych Lux
3. Painters of the Tempest (Part III): Reveries from the Stained Glass Womb
4. Pyrrhic
5. Devour Me, Colossus (Part I): Blackholes
6. Devour Me, Colossus (Part II): Contortions
  Yorum alanı

“NE OBLIVISCARIS – Citadel” yazısına 8 yorum var

  1. saw you drown says:

    Vasat bir albümdü bence. 5.5 Sanırım benim için oldukça sıkıcı bir grup olmaya başladı Ne Obliviscaris.

  2. Yapboz benzetmesi guzelmis, ilgimi cekti album. Yayinlanan sarkilara dibim dusmustu ama dinlemeye hic vakit bulamadim. Bugun egileyim ustune, eline saglik.

  3. Melkor says:

    Portal Of I kadar olmasa da oldukça sanatsal bir albümdü.
    Beklediğimi aldım diyebilirim.

  4. Swedish says:

    Ünal ellerine sağlık.Bekliyordum ne zaman yazılacak diye.
    Albümün altyapısı o kadar sağlam ki ben 2014 te Epyrium un albümünden sonra ikinci sıraya koydum Ne oblivis i.
    Sırf bu sebepten alt sesleri ve düzenlemeleri rahat duyabileyim diye plağını aldım.Albüm bu şekilde dinlenildiğinde muazzam bir haz yaşatıyor insana.
    Pyrrhic parçasının sonunda giren davul atakları ve vokalin mükemmel uyumu insana duvarları yumruklatıyor.
    Özellikle bu albümü en azından flac yada cd formatında dinleyin.320 mp3 olarak albüm hiç oluyor çünkü

  5. ÖNCÜL says:

    Benim için net bir hayal kırıklığı oldu. Geçtiğimiz sene Portal of I’ı keşfettiğimde nasıl bir aydınlanma yaşadıysam, şimdi de o denli büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum. Son derece tahmin edilebilir ve fabrikasyon buldum. Belki Portal of I’ı hiç dinlememiş olsam, beğenmem mümkün olabilirdi. Ancak öyle bir albümden sonra kendi klişeleri içinde boğulmuş olduklarını görmek canımı sıktı. Maalesef 5/10.

  6. İlker says:

    Çok net bir şekilde yılın en iyi 3 albümünden biri benim için. Portal of I’ın üzerine koyabilmişler ve orjinallik katabilmişler müziklerine, özellikle bu çok önemliydi.

    Painters of the Tempest (Part 2) ve Pyrrhic, albüm yılın son çeyreğinde çıktığı için 2014′te en çok dinlediğim olmasa da en beğendiğim 4-5 parçadan ikisi oldular.

    9.5/10

  7. anders_björngiller says:

    albüm güzel, portal of i da güzel, ne obliviscaris de güzel çok kasmayın gençler. Bu arada eleştirmek gibi mi oluyor yoksa tavsiye mi oluyor bilmiyorum ama yazar arkadaş biraz daha noktalama işareti kullansaymış keşke. En azından yazısı daha okunabilir olurmuş. Uzun cümleler kurmak iyi yazmak değildir hem yazarı hemde okuyucuyu yorar.

  8. Rashid says:

    Portal of I albümü pek sarmamıştı ama albüm mükemmel olmuş benim için. Özellikle kayıtın ilk albüme kıyasla gelişimi bariz ortada. Kayıt ne kadar güzel olursa albümü bir o kadar çok seviyorum. Grup hakkında konuşmaya bile gerek duymuyorum. Zaten adamlar kendilerini çoktan belli ettiler. Umarım bu yıl ve ya önümüzdeki yıl içinde yeni bir albümle geri dönerler.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.