# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
ARTILLERY – By Inheritance
| 19.05.2014

Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler.

İyi bir rif duymak, benim için hayattaki en büyük zevklerden biridir. Cidden. Bazen tek bir rif, bir gitaristin ne derece yaratıcı olduğunu göstermek için yeterlidir. Duyup da “ofmnskimbeee…” dediğim, gitarıma koşup hemen çıkarmak istediğim çok rif olmuştur. O yüzden rif tabanlı grupları her zaman sevmişimdir; misal bir “Slaughter of the Soul” veya “Day into Night“, ilk duyuştan aklımı başımdan almış, müzik konusundaki algımı belli oranda değiştirmiştir.

İnsanın kendine sunulanlarla yetindiğini fark etmesi geç gerçekleşen bir durum olabiliyor. Dış dünyadan aldıklarına bakıp, “Yahu bundan daha iyi bir şeyler mutlaka olmalı” dediği, “Bir yerlerde birileri, benim tecrübe ettiklerimden daha iyileriyle muhattap oluyor” diye düşündüğü zamanlar oluyor… Bu maddiyatla ilgili bir konu değil; daha fazlasını istemekle, daha iyisine aç olmakla, dolayısıyla da bunun için emek harcamakla, aramakla, araştırmakla ilgili bir şey.

Hele ki internet yokken, bu konu tahmin edilenden çok daha zor, meşakkatli, ancak çok çok çok daha zevkli ve tatmin edici bir şeydi. İnternet olmaksızın, araştırarak, sorup soruşturarak, hatta bazen de tesadüfi şekilde yeni ve çok süper bir şeyler keşfetmek, ucundan duyup da bayıldığınız ve ne olduğunu bulmaya çalıştığınız bir şeyi bulmak, hatta onu bulmaya çalışırken başka harika gruplar, albümler keşfetmek; yaşamayanın tadamayacağı, günümüzdeki çoğu dinleyicinin empati kuramayacağı, gerçekten de anlayamayacağı ve müziğin gerçekten de nasıl bir tutku, bir ihtiyaç ve zevk kaynağı olduğu konusunda insanın içini titreten durumlardı.

ARTILLERY’nin çeyrek asır önce çıkardığı “By Inheritance”, thrash metal dünyasının gördüğü en süper riflerden bazılarını içinde barındıran, her şarkısı süper, manyaklık düzeyinde yaratıcı, enfes, çılgın, harika bir thrash metal albümü. Peki radyoda çalmayan, televizyonda gösterilmeyen, ülkemizdeki çok sınırlı derginin bahsetmediği takdirde keşfedilmesi mucizelere kalmış bir albüm. Bir tanıdığınız bir şekilde duyacak da, size önerecek de; ölme eşeğim ölme.

Dayımın, seksenlerin başlarında, kendisine çekilen karışık bir pop müzil kasedinin sonuna, sadece boşluğu doldursun diye öylesine konmuş YES şarkılarını duyup da kasedin asıl çekilme amacı olan pop şarkılarını unutup hayatını YES’e, RUSH’a adaması gibi, ben de çok alakasız bir şekilde tanıştım “By Inheritance”la.

1996 civarlarıydı. O sıradaki en iyi arkadaşımın evine gittiğim bir gün, televizyonun altındaki plakların arasında üzerinde NAZARETH yazan bir plak gördüm. Grubun ne tür bir müzik yaptığını bilmiyordum. Plağı inceledim, şarkı isimlerine baktım. NAZARETH’le olan ilişkim o birkaç dakika içinde başladı ve bitti.

Birkaç yıl sonra, internet diye bir şey hayatımıza girince ve ben dünyanın en hızlı grup keşfeden insanına dönüşünce (56K modemin elverdiği ölçüde), hayattaki tek amacım yeni iyi gruplar keşfetmek olmuş ve ben önme gelen ve adını, logosunu, bir şarkısının ismini falan sevdiğim her gruba saldırmaya başlamıştım. İşte o dönemde, yine birtakım gruplar araştırdığım sırada, sitenin birinde 01-Razamanaz.mp3 diye bir dosyayla karşılaşmıştım.

“Razamanaz neydi ulan? Ben bu ismi bir yerden hatırlıyorum” diye düşünürken, dönemin efsane arama motoru altavista’dan arattım ve Razamanaz’ı, yıllar önce o plakta gördüğümü anladım. Şarkıyı indirdim, dinledim, afalladım… Neyse daha fazla uzatmayayım, bu şekilde –yanlışlıkla- ARTILLERY ile tanışmış oldum. Araştırmalar devam etti ve nihayet bu grubun “By Inheritance” diye çok iyi bir albümü olduğunu öğrendim, abuk subuk yerlerden, bir şekilde albümü indirmeyi başardım (birkaç şarkı kazaa’dan, birkaç şarkı napster’dan, vs).

Albüm inanılmazdı. Yıllar boyunca thrash metalin bize hep sunulan grupları ile yetinmek durumunda kalmış biri için, çılgınlar çılgını, enfes, deli bir şeydi. O manyak rif senin, bu mükemmel melodi senin, coştukça coşan bir 47 dakikaydı…

7:00 from Tashkent ile “vay?” dedirtiyor, Khomaniac ile de “şimmmdi banaaa kayyybolannn yılllllarımııııı verrrrseleeerrr” diye inletiyordu. Khomaniac, tek kelimeyle- yok tek kelimeye sığmaz bu, altı kelimeyle: çok süper manyak deli bir şarkıydı. Muazzamdı. Rifler, melodiler, thrash metalin tüm güzellikleri ağzınıza burnunuza vuruyor, sizi resmen folloş ediyordu. Gitarlar, davullar, hepsi akıyor, Flemming çığlıklarıyla yardırıyordu. Khomaniac’ın ardından “Oha o neydi lan?” deme fırsatı vermeden devam eden albüm, her şarkısıyla sallıyordu. Hangi birini sayayım? Hepsinden bahsedesim geliyor.

Şimdi bakınca, tüm bunlar akla tek bir şeyi getiriyor:

Stützer kardeşler.

Metal dünyasının hak ettiği ilgiyi göremeyen nice müzisyenlerinden ikisi. Bu adamların rif yazma konusundaki yeteneği, isim vermeyeyim ama, metal dünyasının pompaladığı binlerce meşhur ismin ulaşamayacağı bir noktada. Teknik ile melodiyi, yaratıcılığı ve sikerticiliği öyle güzel birleştiriyorlar, arka arkaya yarman rif patlatmalarına rağmen şarkı trafiklerini öyle güzel kuruyorlar ki, bu adamların dört büyüklerle yetinen ve “treşçiyiz abi” diyen kitlenin büyük çoğunluğu tarafından bilinmiyor oluşuna şaşırıp kalıyorsunuz.

Albüm öylesine yaratıcı, öylesine yenilikçi, çığır açıcı ve zamanının ötesinde bir havaya sahip ki, şu an bu yazıyı yazdığım sırada dinlerken dahi “Ulan bugün bile bunun gibi rif yazabilen yok” diye düşünüyor, ARTILLERY’nin böyle “bilenin bildiği” bir grup olarak kalmış olmasına uyuz oluyorum. Adamlar resmen thrash metali yalamış yutmuşlar ve “nasıl daha yaratıcı, nasıl daha kusursuz yapabiliriz?” diye düşünmüş ve bu düşüncelerini gerçeğe dönüştürmüşler. Şu Khomaniac, cidden gelmiş geçmiş en efsane metal şarkılarından biri; her anıyla, her notasıyla.

“By Inheritance” öyle bir albüm ki, konu thrash metal olduğunda bu albümün ismini anan, bu albümden bahseden, herhangi bir thrash metal muhabbetinde ağzından “By Inheritance” çıkan insana saygı duyma, o kişinin fikirlerine çok fazla katılıp “evet evet aynen bence de ARTILLERY evet aynen müthiş kesinlikle hmmm evet” şeklinde yavşama durumlarına yol açabiliyor.

Neyse, böylesi albümü yazma fırsatı bulmuşken, farkında olmadan biraz fazla uzattım. “By Inheritance”, gelmiş geçmiş en iyi thrash metal albümlerinden biridir. En iyi olarak görülen çoğu albümün ötesinde, bir thrash metal başyapıtıdır. Çeyrek asır önce çıkmıştır, bundan çeyrek asır sonra da bir klasik olarak görülecektir.

Net.

10/10
Albümün okur notu: 12345678910 (9.50/10, Toplam oy: 107)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1990
Şirket
R/C Records
Kadro
Flemming Rönsdorf: Vokal
Carsten Nielsen: Davul
Peter Thorslund: Bas
Morten Stützer: Gitar
Michael Stützer: Gitar
Şarkılar
1. 7:00 from Tashkent
2. Khomaniac
3. Beneath the Clay (R.I.P.)
4. By Inheritance
5. Bombfood
6. Don't Believe
7. Life in Bondage
8. Equal at First
9. Razamanaz (NAZARETH cover'ı)
10. Back in the Trash
  Yorum alanı

“ARTILLERY – By Inheritance” yazısına 20 yorum var

  1. ali ihsan balı says:

    Muazzam bir albüm gerçekten. Tarihin en underrated grubu belki de Artillery

  2. suat says:

    Adamlar resmen memleketten kaybediyor kanımca, tıknaz ve çirkin olmaları da cabası. Posterlik grup değiller bir kere. Buna rağmen en favori thrash albümümdür. Şarkı olarak da By Inheritance.

  3. Şu listeye (http://loudwire.com/best-thrash-albums-not-released-by-big-4/) bile
    giremeyen bi albüm. Çoğu kitle yavşaklıkta sınır tanımıyo. Herkes bilip piç olacağına, bileniyle sınırlı kalıp sır olsun daha iyi.

    bascivegobekli

    @Osman Gümüş, Biz listenin başına “0″ numara bu albümü ekleyelim, tam olsun.

  4. GiantZillerIndo says:

    b.a.c.k’in modern kaydı bunda olsaydı herhalde bu kadar öküz olamazdı bu albüm. prdoüksiyondaki o leşlik -yani nasıl desem o ilkelimsi doğallık- apayrı yapıyor canına yandığımını ya.

    bi de NEYSE ÇOK UZATTIM diyip bir tutam balı ağzımıza akıtıp gidiyorsunuz ahmet bey. UZATIN çok rica edicem. hiç değilse böyle albümlerde çağıp gürlenmesinden ysanayım ben. dolsun taşsın yorumlar, kritikler. bayinheritıns’miş rastinpiğs’miş filan bunlaı kaldırır hatta ister yani. ÖVÜN BENİ der. adamlar BANA TAPINACAKSINIZ AQ EVLATLARI der gibi albüm yapmış zira.

  5. beterin bateri says:

    en iyi thrash albümleri listesi yapsam ilk 5′te kesnilikle yer alır bu albüm. bombfood ise bence en güzelidir albümün.

  6. atoutlemonde says:

    Tartışmasız bir thrash efsanesi, kapak da oldukça anlamlı.

  7. cenkozmercan says:

    Şu gitar işçiliği götüme girsin o kadar seviyorum hahaha

  8. Sagittal crest says:

    Uzun zamandır thrash metal dinlerim. Öyle yıllar yıllar dinlemişliğim yoktur tabi. Bir çok thrash metal grubu, bir çok ta albümlerini dinledim. Öyle övüncek bir şey de değil aslında. Ama abi artillery lan. Bu grup nasıl bu kadar underrated olur, nasıl olabilir bu.. Yani bu albümü dinledikten sonra öyle bir övmüşümdür ki kendimi. Ulan popüler değil. Ulan bir tek ben dinliyorum lan galiba oldum İlk zamanlar.. Ya uzatmaya gerek de yok sanki. Şimdiye dek dinlediğim en iyi thrash metal albümü. Benim istediğim tam olarak budur. Bu albüm resmen beynimdeki albüm. Hani beyin muhteşem sololu rif li albüm ister ya :D
    bu ya.. Galiba hayatım boyunca bundan daha iyi bir thrash metal albümü çıkmayacak. Çıkmamıştır da. 10 üzerinden 10. 20 üzeri olsa 20. 100 olsa 100 ulan. Kendime ve artillery ye teşekkür ediyorum. İsteğimi de görmezden gelmeyip muhteşem de bir kritik yazdığın için sana da çok tekeşkür ederim ahmet abi. Saygılar pasifagresif’e..

  9. Koray says:

    Riff çalışmak için bulduğum daha sonra da “vaymnskim” dediğim tek albümdür.
    “Vaymnskim”

  10. t_oskay says:

    bu albumdeki en iyi sarkilardan biri bence Beneath the Clay dir, ama biraz gozden kaciyor gibi geldi bana, mesela istanbul konserlerinde calmadilar ve kimse bu sarkinin adini bagirmiyordu. sozlukte de fazla bisey yazmamislar sarkinin basligina.

    neyse album 10 numaradir, riff nedir dersi dir.

  11. Akın says:

    10 puanlık bir albüm ve ayrıca Anthrax-Among the Living albümünü de bekliyoruz

  12. Deathamphetamine says:

    Daha iki gün önce By Inheritance kritiği de yokmuş ne ayıp lan ben mi yazsam derken kritiğin gelmesi beni ziyadesiyle mutlu etti. Bu albüm kadar Allahsal gitar işçiliği(bass gitar dahil) içeren başka bir albüm var mı a metalheadler? Bence yok. Grupla ilgili garip bi durum da underrated gruplar listesinde her zaman yer bulması şahsen ben öyle bir listeden tanıdım grubu.

  13. Tabii ki 10′luk bir albüm ancak bence thrash metal’in riff konusunda en iyisi değil, en tepede Victims of Deception yer alıyor benim için. Onun kritiğini de en kısa zamanda bekliyoruz.

  14. saw you drown says:

    Adamlar ağır thrashçi. Kült albüm.

  15. ihsanoird says:

    Uzaya fırlatılacak albümler listemin en üst sıralarında yer alıyor. Bu mükemmelliğin mimarı büyük ölçüde Morten Stützer. Bu albümü baştan sona o bestelemiş.

    1 ve 6 nolu parçalar ise Rusya’dan sınırdışı edilmelerinin akabinde, Trans-Sibirya tren yolculuğu esnasında bestelenmiş. Sanırım müzikleri o dönem Komanizler tarafından sert ve tehlikeli bulunmuş.

  16. kuruntu says:

    Şahane albüm. Thrash metali sevmemi sağlamıştır.

  17. Rohat says:

    Muhteşem bir albüm cidden. Kritikte pek tatlı olmuş.

  18. Diken says:

    Uzun zamandır dinlememiştim Artillery. Hemen hasret gidermeli.
    Kritik güzel olmuş. Çoğumuzun benzer tanışma hikayeleri vardır ve her dinleyişinizde o günlere geri götürür adamı.

  19. OnurOnur says:

    Neşe doluyor insan.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.