# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
AMON AMARTH, CARCASS, HELL – 7 Aralık 2013, Fryshuset, Stokholm, İsveç
| 09.12.2013

Yıldızlar geçidi.

Ömer Kuş

Oldukça yoğun geçen bir haftasonunun ardından yeni bir konser yazısıyla geri dönmüş bulunuyorum. İki hafta önce Bircan’ın Münih’te gidip yazdığı AMON AMARTH/CARCASS/HELL turnesi Cumartesi günü de Stockholm’deydi. Kendi evlerinde verdikleri konserde bizlere kıyak geçerek ufak sürprizler hazırlayan AMON AMARTH çok özel bir konsere imza attı. Resmen bir death metal devi haline gelen, büyüdükçe büyüyen bu grubu tekrar canlı izleyeceğim için çok mutluydum elbette. İngiliz death metal efsanesi CARCASS’ı da “Surgical Steel” albümünden sonra izleyecek olmak zaten bir nimet. Neyse kısa kesip konsere gidelim.

Konser akşamı benim için ufak pürüzlerle başladı bu sefer. Hava sıcaklığının -7 derece olduğu buzlu bir Stockholm’de yürüyüp konser mekanına gayet mutlu bir şekilde vardıktan sonra montumu vestiyere bırakmak istedim. İsveç’te neredeyse her yerde kart geçtiği üzerimde hiç nakit para yoktu, vestiyer de kart kabul etmiyordu. İyi dedim bardan gidip para alayım, oradakiler de nakit veremiyoruz dışarı çıkıp geleceksin dediler mecbur. Adeta bir öküz ölüsü gibi olan montumu bütün konser boyunca elimde taşımak söz konusu bile olamayacağı için mecbur dediklerini yapmak zorunda kaldım tabii. Tavırlarına uyuz oldum ve söylene söylene dışarıda para çekecek yer aramaya başladım. Neyse ki fazla zaman kaybetmeden bir yer bulup para çekip geri geldim. Bu ufak pürüzün ardından yine her zamanki gibi sap sap beklemeye başladım.

HELL

Mekan büyük sayılabilecek bir yerdi ve daha ilk grup çıkmadan baya bir dolmuştu. Kısa bir gecikmenin ardından İngiliz heavy metal grubu HELL sahneye geldi. Elemanlar baya teatral bir performans sundular. Bircan’ın da yazdığı gibi vokalist dikenli bir taçla çıktı ve birkaç şarkı sonra üstünü çıkararak kendini kırbaçladı falan. Gözlerinin de beyaz olması gereken yerleri kırmızıydı. Adamlar uğraşmış kısacası. Kitle baya destek verdi ama gruba, o da güzel oldu. Benim tarzıma hiç uygun bir grup değil o yüzden bir daha açıp dinleyeceğimi sanmıyorum ama konser keyifliydi. Bir de grup ne zamandır ortalarda bilmiyorum ama grup elemanları baya yaşlı gibi geldi bana.

CARCASS

CARCASS başlamadan sahneye daha da yaklaştım. Sırf sizler için, daha iyi fotoğraf çekebileyim diye. Yoksa ne işim olur? Leş imajı ve klasik İspanyol paça pantolonuyla Jeff Walker, Bill Steer ve diğerleri sahneye çıktılar. CARCASS TV adı verilen ve bilimum iğrenç şeyin gösterildiği iki adet monitör vardı sahnenin yanlarında. 1985 introsundan sonra Buried Dreams ile direk yardırmaya başladı grup. Ama ne yazık ki tüm konser boyu Jeff Walker’ın vokalleri çok az duyuldu. O karakteristik böğürtüyü yeterince iyi duyamamak hafiften tadımı kaçırsa da deliler gibi kafa salladım. Bir diğer ufak sorun da kitlenin çoğunluğunun AMON AMARTH’ı beklemesi ve CARCASS’a (bence) yeterli katılımı göstermemesiydi. Ama ben kendi işime baktım ve gayet eğlendim. Ardından Incarnated Solvent Abuse ve son albümden Unfit for Human Consumption geldi. CARCASS’ın “Heartwork” ve “Surgical Steel” albümlerini çok daha fazla seven biri olarak This Mortal Coil, Cadaver Pouch Conveyor System, Captive Bolt Pistol ve Heartwork performanslarında boynumu kırarcasına kafa salladım. Daha sonra birazdan AMON AMARTH’ın çıkacağını hatırlayıp dizginledim kendimi. Eski şarkılardan da Corporal Jigsore Quandary ve Ruptured in Purulence gibi şarkılar çalındı. Tam setlist aşağıda zaten. Kısacası iyi duyulmayan vokallere ve pek olmayan katılıma rağmen bu efsaneyi bir kez daha canlı izlemek çok güzeldi. 45 dakikalık süre biraz kısa ama yapacak bir şey yok.

Setlist

1. 1985
2.Buried Dreams
3. Incarnated Solvent Abuse
4. Unfit for Human Consumption
5. This Mortal Coil
6. Cadaver Pouch Conveyor System
7. Genital Grinder / Exhume to Consume
8. Corporal Jigsore Quandary
9. Captive Bolt Pistol
10. Ruptured in Purulence / Heartwork

AMON AMARTH

Kısa bir aranın ardından beklenen isim AMON AMARTH çıktı sahneye. Seyircinin coşkusu görülmeye değerdi. Son albümden Father of the Wolf ile girişi yaptı grup. Son albümü pek dinleyemediğim için benim için en iyi açılış şarkısı olmadığı kesindi ama böyle olacağını biliyordum zaten. Tabii bilmediğim şeyler de olacaktı.

İkinci şarkı yine son albümden Deceiver of the Gods idi. Seyirci ısınmaya başlamıştı ve ardından Death in Fire anons edildi. İşte o an çıldırdım ve bir pervane misali kafa sallamaya başladım. Millet de baya coştu ki bir anda kendimi birkaç sıra önde ve kenarda buldum. Neyse ki iyi bir yere konuşlandım bu sayede. O değil de Death in Fire ne kadar mükemmel bir şarkı ya? Eski AMON AMARTH’ı ne kadar da sevdiğimi hatırlattı yine. Ardından Free Will Sacrifice geldi. Pek favorim olan bir şarkı değil ama yine gereken ilgiyi gösterdik tabii. İsveç seyircisi baya iyiydi bu arada. AMON AMARTH hakikaten çok seviliyor belli.

Ardından tempoyu biraz düşürelim dedi Johan ve As Loke Falls geldi. Enerjimizi topladık biraz. Çok kısa bir sürelik aranın ardından ise Runes to My Memory’yi anons etti grup. Bu sırada sahneye iki tane büyük rün taşı (maketi diyelim) getirildi ve ışıklandırıldı. Hoş bir enstantane oldu bence. Daha önce de Viking gemisi koyduklarını duymuştum sahneye ama burada sahne ona yetmezdi herhalde. Neyse. Johan bu şarkının ardından bize “Bir sonraki şarkıda daha önce hiç zıplamadığınız kadar zıplamanızı istiyorum. Bu şarkı Varyags of Miklagaard.” dedi ve ben “aha İSTANBUL! İSTANBUL dedi İSTANBUUUL.“ tepkisi vererek zıplarken buldum kendimi. İnanılmaz eğlenceliydi tabii ki. O anda aklımdan geçen düşünce “Ah Bircan ah, bu konser izlemeden çıkılır mı?” idi.

Bu performansın ardından yine enerjiye ihtiyacımız vardı ve grup The Last Stand of Frej çalarak bu imkanı verdi bize. Johan Hegg’in seyirciyle iletişimine diyecek bir şey yok, adam işi çözmüş. Zaten görüntüsü bile yeterken, hal ve hareketleriyle de bu işe ne kadar alıştığını belli ediyor. Vikingstar oldu herif. Göz kırpıyor falan arada gülücükler saçıyor sdf.

Sıra gecenin ilk sürprizine gelmişti. Johan’ın “Bu şarkıda biraz yardım almamız lazım. Buraya birisini çağıracağız, ona büyük bir alkış yollayın, Lars Göran Petrov!” anonsuyla beraber bir İsveç death metal efsanesi, leş metalin bayraktarı LG geldi sahneye. Söyleyeceği şarkı ise tabii ki Guardians of Asgaard idi. Johan ve LG’nin birlikte icra ettiği unutulmaz bu performansın ardından Johan LG’ye sarıldıktan sonra uğurladı kendisini. Yeni albümden Blood Eagle ile devam etti konser, ben bu arada enerjimi toplayayım dedim biraz.

Sonra Johan bize bir kıyak daha geçeceklerini söyledi. “Daha önce hiç canlı çalmadığımız bir parçayı burada, evimizde, sizler için çalacağız. Daha önce çalmamış olmamızın nedeni belli bir kişinin eksikliği olabilir tabii… O olmayınca tam doğru olmaz biliyor musunuz? Alkışları görelim, Messiah Marcolin!” Johan’ın bu anonsuyla birlikte başka bir İsveç metal efsanesini, eski CANDLEMASS vokalisti Messiah Marcolin’i de AMON AMARTH ile birlikte sahnede görme şansını yakaladık. Böylece canlı olarak ilk defa Hel çalındı. Messiah gerçekten fark yaratan bir performans sergiledi. O olmadan kesinlikle olmaz bu şarkı. Şarkının sonlarına doğru Messiah Marcolin’in kollarını bir aşağı bir yukarı savurarak yaptığı o karakteristik kafa sallama olayını Johan Hegg’le birlikte karşı karşıya gerçekleştirmeleri görülmeye değer bir olaydı. Şarkı bittikten sonra Johan “Messiah… the one and only!” diyerek bir kez daha alkış rica etti.

Ardından Destroyer of the Universe, Cry of the Black Birds ve War of the Gods çalındı ve grup bis yapmak üzere içeri girdi.

Döndüklerinde ilk olarak Twilight of the Thunder God ile girdiler. Bu sırada Johan kocaman bir Mjölnir (Thor’un çekici) ile sahne şovuna devam etti. Son şarkı ise Pursuit of the Vikings idi. Artık bir death metal marşı haline gelmiş olan bu şarkıda herkes enerjisini sonuna kadar harcadı. “Odiiiin! Guide our ships…” ile başlayan kısmı seyircilere söyletti Johan. “Sözleri bilmiyorsanız da fark etmez. Bu death metal, zaten kimse ne söylediğimizi anlamıyor, yardırın gitsin.” dedi. Bu efsane kapanışla birlikte bir konser daha bitti. AMON AMARTH kesinlikle her gün konser verse her gün gidilecek gruplardan, en azından benim için. Bir daha izleyeceğim günü iple çekiyorum. Yeni albümlerden biraz daha az şarkı çalsalar daha süper olacak tabii.

Konser bitti ama haftasonu henüz bitmemişti…

Setlist

1. Father of the Wolf
2. Deceiver of the Gods
3. Death in Fire
4. Free Will Sacrifice
5. As Loke Falls
6. Runes to My Memory
7. Varyags of Miklagaard
8. The Last Stand of Frej
9. Guardians of Asgaard (LG Petrov ile)
10. Blood Eagle
11. Hel (Messiah Marcolin ile)
12. Destroyer of the Universe
13. Cry of the Black Birds
14. War of the Gods

15. Twilight of the Thunder God
16. Pursuit of Vikings

  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Yorum alanı

“AMON AMARTH, CARCASS, HELL – 7 Aralık 2013, Fryshuset, Stokholm, İsveç” yazısına 6 yorum var

  1. ali ihsan balı says:

    Abi benim anlamadığım, bu adamlar kendi ülkelerinde demi İngilizce anons yapıyor?
    Anlattıklarından ağzımın suyu aktı bu arada..

    Ömer Kus

    @ali ihsan balı, yok yok, Amon Amarth, Ghost hatta daha önceki kritiklerde yazdigim Isvecli gruplar falan hep Isvecce konusuyorlar. Artizlik yapana rastlamadim. Sabaton ve Watain yurt disindan gelenlere tesekkur etmek icin birkac cumle Ingilizce konusmustu o kadar.

    ali ihsan balı

    @Ömer Kus, Johan, Messiah’ı anons ederken “Messiah… the one and only!” demiş ya ondan sordum.

    Ömer Kuş

    @ali ihsan balı, o kısmı İngilizce söyledi bi tek evet. O kalıp da İngilizce dışında aynı etkiyi vermez herhalde o yüzden :)

  2. Abi valla yazını okurken bir an canım çekti benim de ama o gün o kadar yorgundum ki valla pişmanlık yaşamadım izlemedim diye sdfsf.

    Bu arada konserden sonra ben de “Ulan ben bu HELL’i yeni duydum ama adamlar kadayıf olmuş.” diye düşünüp MA’ya bakmıştım, aktif oldukları yıllar baya abuk ya haha: “1982-1987, 2008-present”.

  3. Korhan Tok says:

    Messiah Marcolin’in sesini o kadar seviyorum ki, yazıda en çok yutkunduğum (bir-iki yerde daha oldu çünkü, evet, göt.) bölüm Hel performansıyla ilgili kısım oldu.

    Mis gibi yazı.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.