# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
ORIGIN
10.11.2013

PAUL: YENİ OLAN HER ŞEY BERBATTIR!!!!
JASON: PAUL RYAN YENİ ŞEYLERDEN NEFRET EDER!!!

Haftalar ilerledikçe, adını dünya çapında duyurmuş, duyurmaya başlayan ya da yakında duyuracağına inandığımız grupları sizlerle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu haftaki konuğumuz, death metalin her açıdan “EN” gruplarından biri olan, tekniğiyle, süratiyle, brutalliğiyle, kaosuyla, kısacası her yönüyle uçlarda bir yerde konuşlanan, 17 yıllık death metal canavarı ORIGIN.

Hani böyle sert gruplar için yapılan yorumlar vardır; “X adamın aklını alır”, “Y domine eder”, “Z hükmeder” tarzında. İşte bu yorumların tümünün ORIGIN için geçerli olduğunu düşünüyoruz. ORIGIN, konu death metal oldu mu hakikaten şakası olmayan, bire bir cover’lanması çok çok zor şarkılar yapan, kısacası bir çok anlamda üstün bir grup. Şakası yok dedik ama, bu sadece konu müzik olduğu takdirde geçerli. Röportajı okuyunca göreceğiniz üzere, adamlar gayet kafa, hoşsohbet, eğlenceli insanlar. “-lar” diyoruz çünkü röportajı iki kişi olarak cevapladılar. Biri grubun kurucusu, gitaristi ve ana bestecisi Paul Ryan, diğeriyse gruba 2 sene önce katılan yeni vokalist Jason Keyser.

Evet. Pasifagresif, ORIGIN röportajını gururla sunar.

Selam Paul, selam Jason. Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. Umarız o taraflarda her şey yolundadır. Son albümünüz “Entity” yayınlanalı 2 yıl oldu. Yakınlarda yeni albüme dair bir şeyler duyabilecek miyiz? Ya da bu konuda bizle paylaşabileceğin herhangi bir şey, yeni materyallerinizin nasıl olacağına dair bir ipucu var mı?

Paul: Aslına bakarsan, şu anda yeni albümün yazım sürecindeyiz!!! Ayrıca, Aralık ayında GORGUTS ile turlayacağız! ORIGIN Ocak 2014’de stüdyoya girecek. Mayıs 2014 gibi bir kulağınız bizde olsun… Sonrasında da TÜM DÜNYAYI turlayacağız!

“Entity”deki kimi “garip” bölümlerin, mesela “Committed”taki keskin ve tiz rifler ya da “Expulsion of Fury”nin hoş bir şekilde HATE ETERNAL’ın “The Art of Redemption”ına benzeyen girişinin ilhamları ne, nasıl oluştular?

Paul: Farklı tınılar yaratmak ve öncekilerden farklı bir albüm sunmak için uğraşıyorum. Tabii farklı besteler de. Albümü ilk kez dinleyecek birini şaşırtmak için albümün ikinci yarısına böyle şeyler yazdım! İlginç bir şekilde HATE ETERNAL ve bizim albümlerimiz benzer zamanlarda çıktı, ikimiz de birbirimizin albümlerini yayınlanmadan dinlememiştik. Zeki kafalar benzer düşünürler haha!

Şarkılarınız epey kompleks yapılara sahipler. Albümlerinizde durmadan garip garip şeyler olup duruyor haha. Şarkı yazım süreci hakkında neler söyleyebilirsin? Şarkıları genelde baştan sona tek seferde mi yazıyorsunuz, yoksa iyi rifleri biriktirip bunları daha sonra şarkı haline mi getiriyorsunuz?

Paul: Genelde şarkının yazımı iskelet görevi gören bir rif ile başlıyor. Bu sırada şarkının ne kadar uzun olacağı falan henüz belirsiz oluyor. Birkaç kemiği birbirine bağladıktan sonra artık üzerine biraz et ekleme vakti geliyor. Sonrası da biraz kişisel zevklere bağlı… Yazılıp da şarkılarda kullanılmayan birçok rif oluyor aslında.

Eski vokalistiniz James Lee ile yaşadığınız tartışmadan sonra, “Entity”de vokal görevini Paul ve Mike üstlendi ve baya güzel ve yerinde bir performans ortaya koydular. Peki Jason yeni albümün atmosferini nasıl etkileyecek?

Paul: Bence Jason vokallere yeni bir soluk getirecek. Ayrıca kendisinin kelime hazinesi çok geniş ve şarkı yazma konusunda da çok yetenekli. Bazı şarkılar eski stilimizi sürdürecek ve bazıları da Jason’ın kendi yaklaşımını ORIGIN müziğine yaratmasına izin verecek… Jason şimdiden bizi heyecanlandıran yeni fikirlere sahip ve eminim ki benim ve Mike’ın da grubun eski hayranlarını memnun edecek katkılarımız olacak.

Yakın zaman önce Asya’da birkaç konser verdiniz. Oradaki seyirciler baya çılgın oldukları için Asya ülkelerini turlayan çoğu grup, ülkelerine yüzlerinde kocaman sırıtışlarla dönüyorlar. Sizin turunuz nasıl geçti, söylenenler doğru muymuş haha?

Paul: Oradaki insanlar çok iyi ve düşünceliler. Gerçekten çok eğlenceliydi, biz de hep turnelerin keyfini çıkartmaya çalışıyoruz. Umarız bir gün geri gelmemizi isterler!

Jason: Japon metalciler kesinlikle karşılaştığımız en saygılı hayranlardan bazılarıydı. Hem müziğin tadını çıkartmak, hem de gerçekten çıldırmak konusunda eşsizdiler. Çoğu konserde biletler tükenmiş oluyordu ve biz ekipmanlarımızı kurarken hareketsiz ve tamamen sessiz şekilde bekliyorlardı; ama biz ilk notayı çalar çalmaz adeta deliriyor, oradan oraya uçuyorlardı! Şarkı bitince diğeri başlayana kadar yine saygılı bir sessizlik, sonra yine aynısı. Harika bir Japonya turu oldu. Peş peşe iki kapalı gişe Tokyo konseri verdik!

ORIGIN deli gibi turlayan bir grup. Müziğinizin yoğunluğu ve vahşiliği yüzünden iyi bir ses sistemine ihtiyaç duyuyorsunuzdur diye tahmin ediyoruz. Kötü bir sistemle şarkılarınız tamamen kaos haline geliyordur, öyle değil mi? Küçük mekanlarda konser verirken hiç sorun yaşıyor musunuz?

Paul: Bir yerde çalmadan önce, belli başlı bazı gereksinimler öne sürüyoruz. Konserin hem bizim, hem de seyirciler için eğlenceli olması için bu olmak zorunda. Yine de, ses sistemi bize müsaade etmezse, kaotik bir grindcore seti de çalabiliriz!

Jason: Seyircilere canlı performansta iyi bir ses verebilmek için tabii ki elimizden geleni yapıyoruz; ama Paul’ün de dediği gibi, elimizde olanla yetinmemiz gerekirse, çıkıp patır kütür grindcore usulü de çalabiliriz. Asla çalmayız etmeyiz diye zırvalayıp rockstar muamelesi çekmiyoruz, gerekirse tencere tavayla da olsa seyircilere hayatlarının en iyi şovunu yaşatabiliriz! Geçen yıl Fransa’da bir konser için gittiğimiz mekanda ne doğru dürüst bir soundboard, ne de düzgün bir sistem vardı. Hiçbir şey yoktu. Neredeyse birinin oturma odasında prova yapmak için kurduğu bir düzen vardı. Sinirlenip gidebilirdik, ama sikeriz deyip elimizde olanlarla turnenin en çılgın konserlerinden birini verdik. Sanıyorum oradaki 300 kişinin -ki 100 kişinin bile zor sığacağı bir yere tıkılmışlardı- asla unutamayacağı bir gece oldu.

2005 yılında Derek Roddy Kuzey Amerika turundan bir hafta önce HATE ETERNAL’dan ayrılmış ve yerine gelen Kevin Talley, özellikle de HATE ETERNAL’ın ne kadar zorlayıcı bir müzik yaptığını da göz önünde bulundurunca, inanılmaz bir iş başarmıştı. Siz de icrası oldukça zor bir müzik yapıyorsunuz, o yüzden merak ettiğimiz şey, herhangi bir şekilde “destek” müzisyenlerinizin olup olmadığı. En azından aklınızdan geçirdiğiniz ve eğer grup elemanlarından birisi herhangi bir sebepten dolayı sahneye çıkamayacak durumda olursa, yerine hemen arayıp ulaşacağınız birisi var mı? Müziğinizin deliliğinden dolayı size uyum sağlayabilecek insan sayısı da epey az olsa gerek. Buna benzer herhangi bir durum yaşadınız mı, veya böyle bir durumda ne yaparsınız?

Paul: Maalesef elimizde böyle bir telefonla yanımıza çağırabileceğimiz ve bizimle çalabilecek birileri yok. Eğer konser kesinleşmişse zaten iş işten geçmiştir ve iptal etmenin bir anlamı olmaz… Gruptaki elemanların hepsi çok yetenekli müzisyenler. Onlarla birlikte çalabildiğim için kendimi şanslı görüyorum!

Işık hızında gitar rifleri ve dur kalklarla dolu müzikler tarafından domine edilen günümüz death metal piyasası hakkındaki düşünceleriniz neler? Ortalıkta stüdyo kaydını dijital ortamda daha da hızlandıran grupların olduğuna dair dedikodular bile dönüyor, bu konuda neler söyleyebilirsin?

Paul: Eğer bir grubu ilk defa dinleyeceksem, bunun online bir ortamda olmasından ziyade kanlı canlı bir sahnede olmasını tercih ederim. Hali hazırda çok fazla iyi müzik var ve aslında enstrumanlarını tam olarak kullanmayı bile beceremeyen grupları dinlemeye kimsenin vaktinin olduğunu düşünmüyorum.

Jason: Teknolojik açıdan bakacak olursak, kimi grupların gelişen teknoloji ile birlikte bu tip bir yöne eğilmesini normal karşılayabiliriz aslında. Elbette bu çok utanç verici bir şey. Yeni bir şeye erişmek için tek yapmaları gereken bir düğmeye tıklamak olduğu için, hayranlar kolaylıkla şımarabilir ya da sıkılabilirler. Üstelik artık en hızlı veya en çılgın olabilmek için en hızlı veya en çılgın olmana bile gerek yok. Ancak gerçek kalite, her zaman varlığını koruyabilendir ve koruyacaktır. Bence hayranlar da bunun farkındalar.

Facebook ve diğer sosyal medya araçlarını aktif olarak kullanıyorsunuz. Sizce hangisi sizin uluslararası hayran kitlenizi yaratmanıza daha çok yardımcı oldu; aktif bir Facebook hesabı mı yoksa Nuclear Blast gibi büyük bir şirketle anlaşmanız mı?

Paul: Nuclear Blast hayranların dokunabilecekleri fiziksel bir ürün ortaya koyuyor. Yaptığımız albümün reklamı ve promosyonu konusunda çok iyi bir iş çıkarıyorlar. Facebook ise gelecek konserler ve grup üyeleriyle ilgili neler olduğunu duyurmanın bir yolu. Nuclear Blast’in çıkardığı ORIGIN materyallerini ya da bizi canlı görmek istiyorsanız, bizi internetten takip edebilirsiniz.

Jason: Bence materyal ve canlı performanslar kesinlikle uluslararası bir hayran kitlesi yaratmanın en önemli kısmı. Eğer iyi şarkılarınız varsa ve bunları her gece kendinizi vererek icra ediyorsanız adınız duyulacaktır. Biz her zaman insanların konser bittikten sonra hatırladığı bir grup olmaya çalışıyoruz; ya müzik/çılgın sahne şovu yüzünden, ya da mosh pit sırasında aldıkları yaralardan! Facebook eğlenceli ve geçtiğimiz birkaç yılda çok yardımı oldu, ama gerçek faydasını insanları konserlerimiz hakkında bilgilendirmesi yönünden görüyoruz. Ama asıl olay o konserlere gelip tecrübe etmek tabii ki!

Facebook sayfanızdan bahsetmişken, şöyle bir göz gezdirirken şu alttaki fotoğrafa rastladık. Bir soru soracağım ve inanın sarkastik değil: Gerçekten buna değdi mi? Haha.

Paul: “Mükemmeldi”. Mezuniyet törenini kaçıran ben değildim ama Jason’ın harika vakit geçirdiğine eminim!!!

Jason: HAHA evet, harikaydı… Bunun üzerine biraz bilgi vereyim. Üniversiteden mezun olmak üzereydim ve tam mezuniyet töreninin olduğu gün Meksika’da ilk defa çalmak için teklif aldık. Vermem gereken bir karar vardı; ya anlamsız ve modası geçmiş bir törene katılıp, ailem benim rahatsız göründüğüm birtakım fotoğraflarımı çeksin diye bir göt deliği gibi giyinecektim, YA DA Guadalajara’da bir açık hava festivaline gidip 30.000 insana çalacaktım! Metal okulunda ömür boyu öğrenci olduğum için seçim kolaydı. AMA sadece eğlenmek için, konserin girişinde mezuniyet töreni yapmaya karar verdim. Kepli, cübbeli, cafcaflı, detaylı ve gaz maskeli. Annemi gururlandıracak bir fotoğraf! Ama bu gerçekten de gururlandı! Meksika’da çalmak için mezuniyet törenini kaçırdım ve buna KESİNLİKLE değdi!

Peki son zamanlarda duyup da beğendiğiniz yeni gruplar var mı?

Paul: Yeni mi??? Haha!

Jason: Haha, Jason’la aynı fikirdeyim. Yeni şeylere pek fırsat verdiğim söylenemez. Hoşuma giden yeni gruplara, birlikte turladığımız gruplar arasından rastlayabiliyorum ve duyduğum şeyler benim için gerçekten de hep yeni oluyorlar. SVART CROWN, ABNORMALITY, TROGLODYTE, ULCERATE, SEXCREMENT, HAMMERFIGHT, RE-ARMED, UNBREAKABLE HATRED’a mutlaka bakın. Ayrıca !!!TENTACLES!!!, GUNTHER WEEZUL, COMIC ARSON, INCONTINENCE gibi New Yorklu gruplara da. Arkadaşımız olan ve bahsedilecek çok fazla grup var.

Son sorumuza geldik. Geleneksel sorumuz olarak, röportajın manşetine koymamız için bize ilgi çekici bir manşet cümlesi söyler misin?

Paul: YENİ OLAN HER ŞEY BERBATTIR!!!!
Jason: PAUL RYAN YENİ ŞEYLERDEN NEFRET EDER!!!

Röportaj bu kadardı arkadaşlar. Böyle ikiz ejder oluşturup röportaja renk kattığınız için çok teşekkürler. Umarız sizi Türkiye’de de görme şansını yakalarız.

Paul: Fırsat olduğunda mutlaka!
Jason: İmkân olduğunda gelmeyi elbette isteriz. Kendinize çok iyi bakın!

Sorular
Ahmet Saraçoğlu

Tercüme
Ertuğrul Bircan Çopur
Ömer Kuş
Nazım Kemal Üre

etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Yorum alanı

“ORIGIN” yazısına 9 yorum var

  1. Koray says:

    ”Vay Amk” dedirtti.

  2. Sitenin en yorumsuz röportajı oldu lan. Böhüüü…

  3. Ümit says:

    Teşekkürler röpörtaj için :)
    Origin en sevdiğim death metal gruplarından biridir, sürekli daha iyisini yapıyorlar. Röportajda John Longstreth de olaydı, tadından yenmezdi.
    Ellerinize sağlık.

  4. ali ihsan balı says:

    Sevdiğim ender teknik death gruplarından. Her albümleri tam 1 hayvanlık gösterisi ama son iki albümlerinde bambaşka işler yaptılar. Sorulara verdikleri cevaplar da baya düzgün. Eğlenceli adamlarmış..

    Aslında buranın eski yazarlarından Ertuna vardı. O sağlam Origin hayranıydı işte. Şimdiye kadar yorumları tek başına şenlendirirdi.

  5. patognomonic says:

    Ahmet Abinin düşüncesi benim için talimattir.

    Gercekten cok güzel bir röportaj olmuş.Teknik islerden pek haz etmem ama aldigi ovguler sebebiyle, grubun Entity albümünü bir kere dinlemişligim var, ona da sardıramadim zaten.Kisacasi ben bi Origin tanırım o da Borknagar origin

  6. Bu yazı da sorunlu.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Osman Gümüş, artık değil! sağ ol. :)

    daud

    @Ahmet Saraçoğlu, yeniden sorun çıktı, ama biraz anlam ifade ediyor bu sefer. “Röportaj teklifimizi kabul phone tracker gps spy free download ettiğiniz için teşekkürler” kısmında röportajı phone tracker gps spy free download diye bir şey ile yapıldı sandım ilk okuduğumda.

    Ahmet Saraçoğlu

    @daud, ahah, sağ ol söylediğin için, düzelttim hepsini.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.