# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
KALMAH – Seventh Swamphony
| 12.06.2013

Adıyla özdeş albüm.

Malik Aslanyürek (MetaLchesH)

Uzun süredir beklenen Kalmah’ın yedinci stüdyo albümü sonunda geldi. 3,5 yıldır sessiz kalan Kalmah kendi kalitesine yakışır bir albümle bizlerle birlikte.

Albümün ismi “Seventh Swamphony” olarak belirlendikten sonra akıllara “bir albümün ismi neden o kadar basit bir isim olarak seçilir?” gibi sorular gelmişti. Ben de defalarca sorguladım bunu ve anladım ki bu sorunun cevabını bulmak için Kalmah’ın önceki albümlerine bakmak yeterli. Kalmah grubunu oluşturan üyeler yaptıkları müziği “Swamp Metal” olarak tanımlıyorlar. Kendilerine göre onlar Finlandiya’daki bataklıkların senfonisini yapıyorlar. Bu albümünde ismini” Swamp” ve “Symphony” kelimelerini birleştirip “Seventh Swamphony” olarak belirlemişler.

Kalmah bana göre Melodic Death Metal dünyası içerisinde kendi bütünlüğünü baştan sona kadar korumuş ve müziği satış kaygısına kurban gitmemiş ender gruplardan birisi. Gerçekten Kalmah’ın yaptığı müzik incelendiğinde parçaların bir Klasik Müzik eseri gibi nitelikli çalışmalar olduğunu görüyoruz. Günümüz Metal Müzik Dünyası içinde Kalmah kendi türünün, Mozart’ı, Beethoveen’ı gibi. Kalmah kanaatimce bu türün en üst düzey müzik yapan grubu. Kalmah’ı son yıllarda birbiri ardına türeyen Melodic Death Metal gruplarıyla kıyaslayacak olursak, Kalmah’ın gerek politik şarkı sözleri, gerek şarkı yapıları, enstrüman kullanımındaki uzmanlık ve parçaların güzel bir mühendislikle işlenmesi nedeniyle bu tür gruplardan bayağı bir şekilde önde olduğu yadsınamayacak bir gerçektir.

Kalmah’a düzülecek methiyeler belki de sayfaları aşabilir, ancak biz asıl amacımız olan albüm kritiğine geçelim.

Klavyeci Marco Sneck’in gruptan ayrılması elbette hepimizi üzmüştü; fakat kaybın Kalmah’ın müziği üstünde çok çok büyük bir etkiye sahip olmayan bir alandan yani Klavyeden olması çok da dert değildi. Zira Kalmah gibi büyük bir grup bunun üstünden kolaylıkla gelebilecek bir kapasiteye sahipti. Derken, Veli-Matti Kananen isimli sarışın kardeşimiz dâhil oldu gruba. Aynı zamanda Tacere isimli Finlandiya’lı grupta çalan genç klavyecinin Marco Sneck gibi usta bir klavyeciden sonra gruba adapte olup olmayacağını görmek adına bu albüm önemliydi.

Uzun bir bekleyişin ardından ard arda gelen “Windlake Tale”, “Seventh Swamphony” ve “Deadfall” isimli şarkılar albümün alışagelmiş Kalmah soudun’a sahip olacağını müjdeler gibiydi.

3,5 sene bekledik. Bu süre bir albümün yapılabilmesi için gayet yeterli bir süreydi. Ama açıkçası beklentiyi yükseltmemek gerekiyordu. Sürenin çok uzun olması sound ve kalite açısından çok da büyük bir albümün geleceği anlamına gelmiyor ne de olsa.

Albüme genel olarak baktığımızda tipik bir 2006 sonrası Kalmah albümü olduğunu görüyoruz. Kalmah’ın müzikal olarak iki dönemi var çünkü. İlk dönem daha yumuşak bir sound’un ve genellikle scream vokalin kullanıldığı prodüksiyonun pek de iyi olmadığı 1998-2003 arasındaki dönem, diğeri ise üç yıllık aranın ardından Kalmah’ın daha sert bir sound ve brutal vokal kullanmasıyla birlikte başlayan kaliteli prodüksiyonlu 2006 ve günümüz arasındaki dönem. 2008 yılındaki iki dönemin melezi olan “For The Revolution”u saymazsak bu albüm 2006’da çıkan “The Black Waltz” ve 2010’da çıkan “12 Gauge” isimli albümlerle paralel bir yapı taşıyor. Önceki albüm olan “12 Gauge”a çok yakın olduğu aşikar. Bu albümü hiç dinlemeseniz de önceki Kalmah albümlerini birkaç kez dinlemişseniz ne demek istediğimi gayet iyi anlayabilirsiniz.

Şimdi tek tek parçaları inceleyelim. Albümün standart versiyonu 41 dakikalık bir süreye sahip ve 8 parçadan oluşuyor. Sınırlı sayıda basılacak (Limited Edition) versiyonunda ise bir cover yer alacak; fakat bu cover’la ilgili herhangi bir bilgi mevcut değil şu anda.

İlk parça albümün ismiyle benzerlik taşıyan “Seventh Swamphony”. Bu parçaya Finlandiya’nın bataklıklarında geçen eğlenceli bir klip çekmişti Kalmah. Parça albümde ön plana çıkan parçalardan birisi. Klip parçanın gerilimli yapısına paralel olarak çekilmiş. Belli ki parçada gerilim dolu bir hikaye anlatılıyor, fakat şarkı sözlerinin elimizde olmamasından dolayı ne anlattığını çözemiyoruz; yine de vardığımız kanı şu: klipte çevreye zarar veren atıkları bataklıklara bırakmak üzere olan bir adamın bataklıkların lordu “Kalmah Dede” (bizdeki Gulyabani’ye benziyor) tarafından cezalandırıldığını görmekteyiz. Şarkı kesinlikle tek düze bir yapıya sahip değil ve baştan sona inişli çıkışlı bir tempo söz konusu, kullanılan ezgiler ise enfes. Hele parçasının ortasında klasik gitar ve elektro gitarın üst üste çalınmasıyla atılan bir solo var ki yeme de yanında yat. Bu güzel ara solonun ardından, Antti Kokko’nun elinden çıkan gerilim dolu (klipte Swamplord’un gölden çıktığı sahne) bir solo var ki parçaya enfes bir kalite katmış. Bu solo klip eşliğinde dinlendiğinde çok daha fazla anlam kazanıyor.

İkinci parça “Deadfall”. Kalmah’ın alıştığımız gaz parçalarından. Pekka Kokko’nun yırtıcı vokalleri eşliğinde temposu düşmeyen eğlenceli ve etkileyici bir parça. Arkada parçanın belirli bölümlerinde bağıran koro vokal mevcut ve bu inanın parçayı çok daha etkileyici kılmış. Parçada Klavyeci Veli’nin genel olarak albümün tümünden daha fazla etkili olduğunu görmekteyiz. Ve yine parçanın sonlarına doğru Antti Kokko güzel bir soloyla devam ediyor. Ritim gitar da kardeşi Pekka Kokko ile çok güzel paslaşıyorlar. İki kardeşin bu denli uyumlu bir şekilde çaldığı başka bir grup yok sanırım.

Üçüncü parça albümün en gaz parçası “Pikemaster”. Size parçayı tarif etmem zor. Çünkü şu anda bu parçayı dinlerken yerimde duramıyorum. Davulcu Jane Kusmin, pek de abartılı olmayan bir davul kurulumuyla çok iyi işler çıkardığını bir kez daha gözler önüne seriyor bu parçada. Ve parçada yer yer düşen tempo parçayı tekdüzelikten kurtarmış. Kalmah asla pata küte çalan tek düze bir grup olmamasını bu tip tempo değişimlerine borçlu çoğu zaman. Ve son olarak söylemem gerekir ki, Klavyeci Veli, eski klavyeci Marco Sneck’in yerini fazlasıyla dolduracağa benziyor. Parçanın 3. Dakikasında giren klavye solosunu dikkatli dinlemenizi tavsiye ederim.

Dördüncü parça “Hollo”. Albümün slow parçası. Kalmah her albümüne mutlaka bir adet slow parça yerleştirir ve bu gelenek “Hollo”yla birlikte yine bozulmamış. Düşük tempolu parça, su gibi akıp giden albümde biraz mola vermenizi sağlıyor. Kalmah bu parçayla birlikte yalnızca gaz bir Melodic Death Metal grubundan çok daha fazla olduğunu bir kez daha gösteriyor bize. Parçada brutal ve scream vokalin dışında clean vokalin de mevcut olduğunu hatırlatmak isterim. Bu 7 dakikalık enfes parça Kalmah severlere tavsiyemdir. (Not: parça bir ballad tadında olmasını beklemeyin, parçasının yarısından itibaren tempo yükselmeye başlıyor.)

Ve geldik “Windlake Tale” (Rüzgar Gölü Masalı) isimli 5. Parçaya. Bu parça albümdeki en gaz ikinci parça olarak dikkatimizi üstünde topluyor. Şarkıyı fazla tanımlamaya, anlatmaya hiç gerek yok; çünkü parça Kalmah’ın en klasik yapılarındaki, aynı anda hem acıyı hem hızı içinde barındıran isyankar vokallere sahip. Arkada Klavyeci Veli’nin masalımsı klavye kullanımı dikkate değer.

“Wolves on the Throne” (Taht üstündeki kurtlar) albümün 6. Parçası. Emin olun ki sözler elimizde olmasa bile parçanın isminden dolayı bir Kapitalizm eleştirisi yapıldığını tahmin edebiliriz. Zira Kalmah’ın zira çeşitli metaforları kullanarak parçalarında sık sık ekonominin sosyal politiğini ve Kapitalizm eleştirileri yaptığını biliyoruz. Bu parça albümdeki orta tempoya sahip parça. Orta tempo deyip sırt çevirmeyin. Güzel parça, yalnız diğer parçalara oranla biraz daha daha arka planda kalıyor.

7. ve sondan bir önceki parça “Black Marten’s Trace” (Siyah Sansar’ın İzi). Bu parça albümdeki en extreme parça. Kalmah’ın 2003 yılında çıkardığı Swampsong isimli albümünde “Tordah” adında bir parça vardı. “Tordah”, Kalmah tarihindeki en ezber bozan ve en deneysel parçadır. Bu parça da tıpkı “Tordah” gibi, albümdeki en ezber bozan, en çok tempo değişimlerinin ve çığırdan çıkışların yaşandığı parça.

Son parça “The Trapper”. Düşük tempolu güzel bir ezgiyle başlıyor, ardından hızlanmaya başlıyor. Kalmah’ı çok sevmemi sağlayan ritim ve lead gitarın üst üste çalınıp aynı anda bir melodiyi bizlerle paylaşma olayı bu parçada da çok iyi uygulanmış. Güzel girişin ardından Pekka Kokko’nun kimilerine göre zayıf; ama bana göre gayet güçlü olan scream ve brutal vokalin bir aradaki kullanımı bu parçada gayet oturaklı kullanılmış. Parça önce düşük, sonra yüksek, sonra orta bir tempoyla devam ediyor ve en sonda da düşük ama sitemkar bir tempoyla kapanıyor. Niye sitemkar diyorum? Bana göre Kalmah’ı Kalmah yapan en önemli şey parçalarında anlattıkları şeyleri gerek vokal gerek de müzikle olsun haykırarak isyan ederek anlatmalarıdır.

Albümdeki parçaları çok da detaya girmeden tek tek inceledikten sonra albüm hakkındaki son yorumumuzu yapalım. Albüm tamamiyle bir Kalmah albümü olmuş ve yukarıda da söylediğim gibi, 2006 sonrası Kalmah müziğiyle oldukça uyumlu bir yapıya sahip. 3,5 seneden sonra çok çok büyük bir beklentiye girmeyin. Diyebileceğim şudur ki gerçekten güzel bir albüm ve önceki albüm olan 12 Gauge’den daha kaliteli olduğu konusunda şüphem yok. Albüm tüm Melodic Death Metal ve Kalmah severlere şiddetle tavsiyedir. 40 dakika boyunca hiç sıkmadan kulaklarınızın pasını silecek bir albümle döndü Kalmah. Adıyla özdeş bir albüm “7th Swamphony”. Bu albümü Kalmah diskografisinde The Black Waltz ve Swamplord’tan sonra en iyi üçüncü sıraya yerleştirmek mümkün. Dilerim ki Kalmah, Fin bataklıklarının daha nice senfonisini dinletir bizlere.

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (9.05/10, Toplam oy: 75)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2013
Şirket
Spinefarm Records
Kadro
Antti Kokko: Gitar
Pekka Kokko : Gitar, vokal
Timo Lehtinen: Bas
Janne Kusmin: Davul
Veli-Matti Kananen: Klavye
Şarkılar
01. Seventh Swamphony
02. Deadfall
03. Pikemaster
04. Hollo
05. Windlake Tale
06. Wolves on the Throne
07. Black Marten´s Trace
08. The Trapper
  Yorum alanı

“KALMAH – Seventh Swamphony” yazısına 17 yorum var

  1. MetaLstorM says:

    10′u hemen bastım oy bölümüne

  2. komedi_ says:

    12 Gauge bundan çok çok daha iyi bir albüm bence.

    Exorsexist

    @komedi_, Bence de.

    progressive

    @komedi_, Bu da güzel ama bi 12 Gauge değil bencede.

  3. patognomonic says:

    Yazar dostumuz gruba bu kadar hakimken, keşke albümü şarkı şarkı degil de daha genel baglamda inceleseymis dedim.Emegine sağlık

    Kalmah da benim icin muzikalite ve muzisyenlik açısından epey yüksekte bir grup oldu hep ..Amma ve laakin o vokalist yok mu o vokalist,iste ona zar zor tahammül edebiliyorum ya

  4. Baybora says:

    Kalmah hiçbir zaman beni hayal kırıklığına uğratmamış bir grup olsa da bu albümün kesinlikle 12 Gauge’dan daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Seventh Swamphony ve Deadfall direk efsaneleşti bir kere gözümde,diğer şarkılar da hiç fena değil. Yeni klavyeci dehşet birşey olduğunu kanıtladı,özellikle de Deadfall gibi şarkılarda. Sadece şu albüm kapağı kıl etti beni. Ben de 8′i basıyor ve çok yaşa Kalmah diyorum.

  5. Son of Moonshine says:

    helal malik başkan. :D sınav maratonu bitsin bende Yayınlancak kalitede bir şeyler yazabilirsem aklımda olan bir kaç albüm için kritik yazıp göndermek istiyorum siteye. İnşallah yayınlanır. Pek tanınmayan ama pasifagrasif ahalisinin dinlediği zaman seveceği bir kaç albüm var aklımda. Özellikle son zamanlarda albüm kritklerinde metal dışı müziklere de yer verilmesi hoşuma gitti. Vardır belki ben bilmiyorum ama her gün bir albüm kritiği yayınlayan türkçe site yok galiba.

  6. burningeyes says:

    Taş gibi albüm. Dün indirdim, 5-6 kez dinledim heralde.

  7. Koralp says:

    Haco düktürmüşsün yine :D Senin kadar metal müzik bilgisine sahip olan insan Türkiye’de çok azdır heralde. Albüme yorum yapmama gerek yok, her şey anlatılmış zaten, 10u yapıştırdım.

  8. sambalici says:

    beni hiç kesmedi albüm, hatta kalmah’ın en vasat işi olabilir.

  9. OnurOnur says:

    Ulan sen ne güzel bi albümsün öyle!

  10. dysplasia says:

    bu albümü dinlemedim daha ama 12 gauge dedin mi akan sular bi duracak bence.

  11. pacerized says:

    entrumanlar iyi, sarkılar vasat otesı.

  12. Swedish says:

    İlk dinleyişe göre epey sardı beni bu albüm.Aklıma nedense yedi bela hüsnü filminde geçen “KIZ İSMET GELDİĞİNE GÖRE İŞLER YOLUNDA EFENDİM” diyen eleman geldi :))

    Hakikaten bu albüm geldiğine göre adamlar doğru yoldalar.Plağı alınabilir bir albüm

  13. Ronn says:

    Kalmahın müziğinin fazlasıyla güzel olması kendini dinlettiriyor. Zaten bildiğimiz gibi çoğu insan grubun vokalini pek beğenmese bile müzikal olarak “true melodic death” olduğundan her kes el üstünde tutuyor doğal olarak. Albümü hala dinleyemedim ama klibi izlemiştim. Bence gayet başarılı çalışma olmuş. Bide bu yıl tam olarak melodic death metalı yılıdır.

  14. burningeyes says:

    İlk 3 parça Melodeath tarzında dinlediğim en güzel şarkılardan.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.