# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
ACT
30.06.2013

Camiye ayakkabıyla girdiler!

Son bir ayda ülkemizde yaşanan olaylar nedeniyle yerli gruplarla röportaj yapma şansı bulamamış, daha doğrusu gündemin böylesine yoğun olduğu bir zamanda, müzik konuşmak istememiştik. Zaman akıp gidiyor ve biz de eski tempomuza geri dönmek niyetinde olduğumuzdan, bir yerden başlayalım dedik ve İzmir’e doğru şöyle bir gidelim, yakın zamanda kurulan ve ilk albümü “World’s a Stage”in hazırlıklarını sürdüren ACT ile bir röportaj yapalım dedik. ACT’i birçoğunuz duymamış olabilirsiniz, ama bizde duymanızda fayda var. Grup, geçtiğimiz aylardaki bir tartışma konumuzda, sahnede en çok görmek istenilen yerli gruplar arasında kendine sıkça yer bularak, şimdiden bir kitle oluşturmaya başladığının sinyallerini verdi. Daha fazla uzatmadan, grubun vokalisti Kaan’la olan röportajımıza geçiyoruz.

Selam arkadaşlar. Umarız ACT’e dair her şey yolundadır diyerek sorulara başlayalım. Öncelikle son 1 ayda yaşanan olaylarla ilgili söylemek istediğiniz bir şeyler varsa onları alalım. Biz bu röportajın sorularını hazırlayalı epey oldu, ancak hem biz röportaj düşünecek durumda değildik, hem de sizin böyle bir kaos ortamında müzikten bahsetmek isteyeceğiniz konusunda şüpheliydik. Olan biteni nasıl değerlendiriyorsunuz?

Selamlar. Genel itibariyle her şeyin yolunda olduğunu söyleyebiliriz grup adına. Çalışmalarımız, malum süreçle alakalı olarak kısa bir ara sekteye uğradıysa da müzikal anlamda işler eski seyrine dönmüş durumda bizim açımızdan. Ancak geride kalan günlerde yaşadığımız ve halen yaşamakta olduğumuz toplumsal süreci hiç kimsenin es geçmesi pek söz konusu olamaz sanıyorum. Biz de hem toplumun birer ferdi olarak, hem de toplumsal ve çevresel koşullardan beslenen müzisyenler olarak süreci üzüntüyle takip ettik. İnsanların demokratik taleplerini gayet barışçıl ve demokrat yollarla dile getirdikleri bir ortamda muhatabın aynı demokrat düşünsel yapıya ve karaktere sahip olamamasının doğal sonuçlarıydı yaşananlar. Açıkçası, genç kardeşlerimin talepleri ve hakları söz konusu olduğunda, ne kadar ateşli birer aktivist olabildiklerini görmek bana gurur ve umut verdi. Sanıyorum 80’li yılları takiben yaşananların yarattığı birikim, toplumsal bir tepkiyi kaçınılmaz kılmıştı. Ve Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki ilk gerçek demokratik hareket demek çok da yanlış olmaz (konunun tamamen halkın talepleri tabanlı olması ve istenildiği takdirde direkt muhatap olarak halkın kendisini karşınızda bulabilecek olmanızdan da kaynaklı). Gerçekten idarenin tepki, yaptırım ve müdahalelerinin ne kadar insanlık dışı olduğunu görmek çok yıpratıcı oldu. Yine de ayrımcılıktan olabildiğince uzak şekilde ülkedeki bütün renkleri ve çeşitliliği omuz omuza mücadele ederken ve zaman zaman da eğlenirken görmek tarifsiz bir mutluluk bizler için.

ACT’in kuruluşundan ve bugününden biraz bahseder misiniz? Başka gruplarda çalan üyeler de var, ACT nasıl oldu da bir araya geldi?

ACT’in kuruluşu sanıyorum karmaşıklıktan uzak, direkt belirli hedefler çerçevesinde bir araya gelindiği için olsa gerek; gayet sancısız oldu. Uzun zamandır ciddi proje ve platformlarda müzik yapan ve dirsek teması bulunan 5 kişi net bir amaç için bir araya geldi. İlk etapta Kemal, Umut ve Harun; vokal pozisyonu için bana teklif getirdiler. Şekillenmeye başlayan parçaları dinlediğimde karar vermek zor olmadı benim adıma. Akabinde Emin de aramıza katılınca direkt olarak bestelerin tamamlanması ve stüdyo çalışmaları geldi. Daha önce çeşitli organizasyonlarda birlikte çalmışlığımız da olduğundan uyum sürecini atlatmak oldukça sancısız şekilde sonlandı. Yakın zamanda CD kopyalarını ellerimizde tutana kadarki sürecin özeti bu sayılır aslına bakarsan. Görece koşuşturmalı bir süreç. Sonrasında grup adına yeni denilebilecek bir süreç başlamış oldu; albümün tanıtımı ve albüme dair gelen tepkilerin bir elekten geçerek yapıcı eleştiriler olarak müzikal vizyonumuza katılması. Biraz geri çekilip; yaptığınız şeyin neye benzediğini, resmin bütününü görmek çabası da sanırım şu an içinde bulunduğumuz süreci özetler diye düşünüyorum. Stüdyo çalışmaları tam gaz devam ediyor tabii bir yandan da.

ACT ismi nereden geliyor? İngilizce’den bildiğimiz “act” mi yoksa bir şeyin baş harfleri mi?

ACT, İngilizce’deki bildiğimiz düz “act” :) … İsim; yola çıkarken aldığımız bir karar üzerine şarkı sözlerinin arkası dolu olması, mesaj içermesi, içimize atmak istemediklerimiz üzerine kurulmasıyla ilgili olarak seçildi. Aktivist bir yanı da olacaktı grubun kısacası. Bu sebeple ACT ismini, sadeliğini de göz önünde tutarak gruba vermek konusunda karar kıldık. Aslında bir yerde de anlamının içinde grubun kimliğini gizliyor.

“World’s a Stage” şu an ne durumda? Albüme dair neler söylemek istersiniz? Yazım süreci nasıldı, nerede kaydedildi, genel olarak bahseder misiniz?

Albümün kayıt aşaması sonlandı bildiğiniz üzere. Kayıtları; FREEDOM GRAY’in eski gitaristi Abdurrahman Şimşek’e ait olan Stüdyo Ege’de, daha önce Seth.ECT ve RAVEN WOODS ile de çalışmış olan İzmael ile birlikte tamamladık. Sakin bir kayıt süreci geçirdiğimizi de söyleyebilirim. Aşağı yukarı her şey takvime uygun gitti. Dolayısı ile panik havasına maruz kalacağımız bir ortam da oluşmamış oldu. Harun, Umut, Kemal ve Emin’in parçalara ait beste süreçlerini tamamlamasının ardından stüdyo ve ev çalışmalarıyla sözleri de göz önünde bulundurarak parçaların genel trafik ve hatlarını belirledik. Sonrasında ilk olarak ev stüdyomuzda deneme kayıtları alarak şarkılara son hallerini kazandıracak olan yorum ve düşüncelerimiz doğrultusunda parçaları şekillendirip kendimizi kayıt sürecinin şefkatli kollarına bıraktık.

Albümde müzikal veya sözel anlamda bir konsept var mı? Sözlerde nelerden bahsediyorsunuz?

Evet, albüm konsepti genel itibariyle toplumsal ve çevresel temalar üzerine kurulu. Daha önceki sorulardan birine verdiğim cevapta da olduğu gibi, toplumsal ve çevresel unsurlardan beslenen müzisyenleriz. Söylemek istediklerimiz ve aktivist bir yanımız var. Dolayısı ile hem bestelerde hem de sözlerin yazım sürecinde jargonumuza bu konular temel teşkil ediyor. Uzun zamandır Dünya ve Türkiye’nin içerisinde bulunduğu buhranı üzüntüyle seyreden müzisyen bireyler bu konularda fikirlerini bildikleri şekilde beyan ediyorlar demek pek yanlış olmaz diye düşünüyorum. Saf insanî değer ve insanlık onurunun hak ettiği yere duyduğu özlemden tutun da etnik ayrışma ve bu durumun bireysel etkileri üzerine kadar geniş bir banttan anlatmak istediklerimizi aktarmaya çalışıyoruz. Bütün bu yansımaların toplumsal ve bireysel düzlemdeki etkilerinden bahsediyoruz sözlerde ağırlıklı olarak.

Şirket konusundaki gelişmeler neler? İnternetten yayınlamak ve fiziksel olarak satma konularında nerede duruyorsunuz?

İnternet üzerinden bir kaç video ve teaser gösterime sunduk. Akabinde yurt dışı menşeli bir booking kuruluşu ile anlaştık. Şu anda orayla organize bir şekilde yurt dışı ağırlıkta olmak üzere şirketlerle görüşme aşamasındayız. Oradan gelecek tepki ve teklifler çerçevesinde son hali netlik kazanacak albümün şeklinin. Belirli sayıda kopya elden ve kargo yoluyla iletilebiliyor şu aşamada. Ancak asıl süreç önümüzdeki günlerde alacağımız dönüşler çerçevesinde belli olacak. Bu noktada biraz temkinli olmaya gayret ediyoruz. Sektöre bakış açımız maalesef önyargılı. Ve benim şahsen müziğin underground ruhuna duyduğum saygıdan ötürü, bu değerlere zarar vermeyecek bir anlaşma sağlayabilirsek yakın zamanda konuyla ilgili sevindirici haberler ACT cephesinden size ulaşacaktır.

Pasifagresif’te yayınladığımız bas kaydı videonuzun ardından site kitlesinin bir hayli ilgisini çektiniz. Tartışma bölümümüzde açılan “Bu yaz sahnede kimleri görmek istersiniz?” başlığında, yerli grup olarak bayağı bir insan ACT ismini de söyledi. Bunu nasıl değerlendirirsiniz? İnsanların bir bas kayıt videosu ve yayınlanan bir şarkı ile sizi böyle hızlı şekilde benimsemiş olmasını neye bağlıyorsunuz? Sizce siz neyi farklı yapıyorsunuz da insanların ilgisini çekti ve çekecek?

Zor bir soru. Her şeyden önce Pasifagresif takipçilerinin teveccühüdür bu. Sadece gerçekten müzik yapmaktan keyif alan ve bu konuda ısrarcı olan arkadaşlar olarak bir araya geldik ve belki de şarkıların arka planında anlatmak istediğimiz şeyler olması müzikteki samimiyeti istediğimiz ölçüde yansıtma fırsatı yaratmıştır bize diye tahmin yürütebiliyorum. Elimizdeki materyallerle, elimizden gelenin en iyisini ortaya koymaya gayret ediyoruz. Eğer ki dönüşünü bu şekilde alabiliyorsak, kendi yapmak istediğimiz şeyi yapabilmişiz demektir. Bütün ticari başarılar bir kenara; müziği icra etmenin bile zor olduğu, hele hele müziğin bu türünü icra etmenin sabır sınavına dönüştüğü bir ortamda söylemek istediklerimiz bir yerlere ulaşıyor diye düşünüyorum.

Konserler konusunda neler söylemek istersiniz? Planlanan konserleriniz var mı?

Şu anda takvimi %100 netleşmiş bir konserimiz yok görünürde. Zaten geçen haftaya kadar tamamen albümün yayınlanması işine odaklanmıştık. Ancak tahminlerime göre yaz bitmeden tarihleri duyurmaya başlarız. Grubun genç bir proje olmasından ötürü konserler konusunda heyecanlıyız elbette. Biz de en kısa zamanda sizlerle tarihleri paylaşmayı bekliyoruz. Ki provada da sahnede de grubun bir parçası olmak oldukça keyifli açıkçası. Söylemek istediklerinizi insanların direkt yüzüne söylemenin ferahlığı hissi uyandırıyor bende hep. Konser olsa da çalsak. :)

Size benzer türde müzik yapan hangi gruplardan ilham alıyor veya etkileniyorsunuz? Türün en iyileri olarak kimleri görüyorsunuz?

Hehe zor yerden sormak için özel bir çaba mı sarf ediyorsun? Grupta herkes farklı kafalarda, ki bence işin güzel yanlarından birisi de bu. Ben tür olarak bir liste yapamayacağım, çünkü şunun gibi müzik yapalım diye yola çıkmadık. Yani öyle bir ortak paydada buluşmamız da zor gibi. Ben müziğimi bir kalıba sokmak istemiyorum gibi bir klişe anlam çıkmasın ama. Zaten müzik bir süre sonra bizi kategorize edecek, hatta etti de. Biz sadece bu sınırın zorlama değil doğal çizgiler dâhilinde olması taraftarıyız. Ama şahsen SOULFLY, PANTERA, DOWN, MOTÖRHEAD, FEAR FACTORY, BLACK SABBATH, DARK TRANQUILLITY, LAMB OF GOD, BLACK LABEL SOCIETY benim severek dinlediğim ve müzikal bakış açıma her daim bir şeyler kazandıran gruplar olmuştur. MOTÖRHEAD çok iyi be hacı be. :)

Türk grupların son yıllardaki durumunu nasıl değerlendirirsiniz? Piyasada bir canlanma var mı sizce? Sevdiğiniz yerli gruplar kimler?

Eskiye kıyasla Türk grupların sayısı azaldı gibi bir kanı var bende. Yani eskiden sık sık yeni demolar, albümler görürdük stüdyo ve müzik market raflarında. Şimdi bu durum oldukça seyrek gerçekleşiyor eskiye kıyasla. Tabii download gerçeği de var. Bunu da göz önünde bulundurmak lâzım, ama birkaç mekân birkaç organizatör ve birkaç grup arkasına dinleyiciyi de alarak bu kültürü ayakta tutmaya çalışıyor gibi bir izlenim var bende. Karamsar değilim buna rağmen. Canavar gibi konserler izledim bu süreçte. HECATOMB ve PITCH BLACK PROCESS (eski-AFFLICTION) bomba gibi kayıtlar yayınladılar bu yıl. SOUL SACRIFICE (Özgür Özkan benim düşünceme göre gayet başarılı bir bas/vokal). Bunun yanında NOTWITHSTANDING ve ONE AGAINST ALL var hardcore gruplarından, SHOTGUN SLUDGE arada takip ediyorum, kayıtlar yayınlıyorlar (şu anda fonda çalıyor hatta). SERAF geçtiğimiz aylarda iki set halinde ufak turneler düzenledi ki yerli gruplar açısından başarılı sayabileceğimiz bir işti. Durup bakınca ciddi sayıda grup var halen takip edip başarılı bulduğum. Yazdıkça döşeyesim geliyor. Vallahi çok var yav.

Dinleyiciler konusundaki görüşleriniz neler? Sizce son yıllarda dinleyicilerde bir aydınlanma, vizyon genişlemesi durumu var mı?

Dinleyici bilinçleniyor, ister istemez seçici oluyor. Core dinleyicisi ve konserleri iyiden iyiye ayrışmaya başladı. Aslında olumlu bir gelişme ama burada metalin oluşum içerisinde olduğuna da işaret ediyor bu durum. Benzer durumlar alt türler kendilerine sağlam yerler edindikçe meydana gelmeye devam edecek ve bunun sonunda da gerçekten oturmuş ve oluşumunu tamamlamış bir metal müzik piyasası şekilleneceği fikrindeyim. Belki eskiden olan 2 death metal, 2 black metal, 1 heavy metal, 1 core gruplarından oluşan line up’lara sahip organizasyonlar, gittikçe spesifik türlere ayrılarak başlı başına bağımsız, şu ankinden daha başarılı konserlere dönüşebilecek. Özellikle bağımsız konserlerde çok olan ve eskiden mecburiyet barındıran bu durum şimdi biraz daha şekil değiştirdi kanımca. Tabii ki büyük festivaller bu şekli korumaya devam edecek ama küçük çaptaki underground organizasyonlar türlere ayrılma işini düşünmeye başlamalılar gibisinden bu sorunun altına fikir beyan edebilirim..

Geleneksel sorumuz olarak, röportajın manşetine koymamız için bize ilgi çekici bir manşet cümlesi söyler misiniz?

Manşet için istediğimizi söyleyebiliyor muyuz? “Camiye ayakkabıyla girdiler!” olabilir mi mesela? Harun’dan da “Kahrolsun BaĞzı Şeyler!!” önerisi geldi. Senin hayal gücüne bırakıyoruz…

Zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Umarız albüm ve sonrasındaki her şey istediğiniz gibi gider. Son olarak söylemek istediklerinizi alalım.

Zaman ayırmak konusunda ben ziyadesiyle Pasifagresif ekibine ve takipçilerine teşekkür ederim. Bütün bunlara ek olarak ise kısa vadede toplumun her kesiminin sesini duyan bir siyasi düzlem içerisinde, sosyal refah temenni etme şansımı kullanayım. Pasifagresif takipçileri izlemede kalsınlar. Yakın zamanda konserler ve albüm dağıtımıyla ilgili gelişmeleri de duyuracağız. Siz de kendinize çok dikkat edin bu arada, malûm havalar sıcak… Zaman ayırıp bu röportajı hazırlayan sizlere ve okumak için ayrı zahmetlere giren saygıdeğer okuyuculara çok çok teşekkür ediyorum. Saygı, sevgi ve selamlarımla. :))

Facebook

Röportaj
Ahmet Saraçoğlu

etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Yorum alanı

“ACT” yazısına 16 yorum var

  1. Baybora says:

    En çok merak ettiğim gruplardan biriydi,röportaj çok iyi ve baya bilgilendirdi grup hakkında. İzmir’den böyle bir oluşum çıktığını görmek çok güzel cidden.

    Sample’ları da dinledim,sağlam geliyorlar gibi. Merakla bekliyorum albümü. Konser programında İzmir kesin olur herhalde.

  2. Kemal says:

    Ben de baya sevdim bu grubu, merakla bekliyorum albumu. Bas videosu hakkaten cok iyiydi ya :D

  3. tranquillist says:

    Süper olmuş röportağj.

  4. Can Yakay Darbaz says:

    4-5 ay önce It Makes You Right’ı dinleyip hayran kalmıştım ve yaklaşık 1 ay sonra da Kadıköy Shaft’da konserlerinin olduğunu öğrenince çok sevinmiştim. Pasifagresif’de grubu çok merak eden arkadaşları görünce cidden şanslı olduğumu hissediyorum :) Sahnede gerçekten mükemmellerdi ve it makes you right’dan çok daha güzel parçaları vardı. Aklımı başımdan almışlardı o akşam, takipte olacağım yerli grupların başında geliyolar diyebilirim.. Albüm çıkar çıkmaz edincem.

  5. devrim says:

    album enfes bu arada, izmirde oldugum icin edinebildim, diger illerdeki arkadaslara da ulastirilmasi konusunda diretiyorum.

    Batu Sarıtürk

    @devrim, İzmir’de nereden ne şekilde aldın acaba?

    progressive

    @Batu Sarıtürk, ben karşıyakadan stüdyo frekanstan aldım ama az vardı.

    devrim

    @Batu Sarıtürk, cafe quartet’ten aldim hacim ben, karsiyaka kiz teknik ve meslek lisesinin arka sokaginda tatli bi mekan, hala duruyo olabilir bir iki tane bi bak frekansta da yoksa.

    Berker İlhan

    @devrim, grup benim de ilgimi çekti umarım albüme ulaşabilirim, teşekkürler :)

  6. ihsan says:

    grup isminin doğrudan oluşuna ve promo fotoğrafa kanarak “eyvah, bir tool vakası daha” diye düşünmüştüm. iyi ki yanılmışım. ancak, sanırım vokalistleri -soulfly t-shirt’ü giyen- keenan’ı çokça andırıyor, en azından fotoğrafda ki duruşu itibariyle.
    albüm sampler’ı ve it makes you right’ı youtube’dan dinleyebilmiş biri olarak, grubu prodüksiyon -özellikle mixing- anlayışları nedeniyle kutluyorum. gerçekten çok temiz kaydetmişler.
    bir de, ilk izlenim itibariyle, lead gitaristlerinin farklı bir herif olduğu tonları ve melodi tarzından baya baya belli.

  7. progressive says:

    albümün promosu var bende hehehe şahane olmuş uzun süre sapık gibi dinledim albümü hala da dinliyorym :D

  8. serdar91 says:

    abi albümü cidden merak ettirdiniz ha :D nerede buluruz bu albümü?

    progressive

    @serdar91, şu an dergilere ve radyolara dağıtım için promo olarak basıldı diye biliyorum az sayıda var.İlerde dinleyiciler içinde basılır sanırım.

  9. ACTivist #1 says:

    selam arkadaşlar, yorumlar için çok teşekkür ederiz. World’s a stage albümüne şu an için Karşıyaka Stüdyo frekans, Cafe Quartet ve bostanlı Kordelia Bar’da bulabilirsiniz…

    İlerleyen günlerde daha çok noktada satış gerçekleşecektir.

    https://www.facebook.com/actbandofficial adresinden irtibata geçerseniz yine yardımcı olmaya çalışırız.

    Saygılarımızla…

  10. Can Yakay Darbaz says:

    Act 15 Aralık Pazar günü Kadıköy Shaft’da sahne alacak! Bugün kesinleşti şimdiden duyurmakta fayda var buyrun etkinlik sayfası: https://www.facebook.com/events/558335324232157/558382274227462/?comment_id=558382650894091&ref=notif&notif_t=event_mall_comment

  11. Can Yakay Darbaz says:

    Edit: Grubun davulcusunun eli kırıldığından dolayı Act sahne alamıycakmış. Onun dışında Mary Jane Hits ve Hecatomb gibi sağlam gruplarımız o gece sahne alacak yine de kaçırmayın..

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.