# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
DARK TRANQUILLITY – Construct
| 27.05.2013

Şahlanış.

Görkem Şahin

Dark Tranquillity, hakkında yazarken tanıtıma ihtiyaç duymayacağınız, hani şu meşhur 4 büyükler misali, unutulmayacak işler yapmış, geleceğe kendini ışınlamayı başarmış bir grup. Kızıl Mikael ve tayfası 3 sene sonra, kariyerlerinin 10. albümüyle karşımızdalar.

Albümle ilgili söylenecek tonlarca şey var. Albüm daha çıkmadan öyle bir reklamı yapıldı ki, muhtemelen Dark Tranquillity tarihinin en büyük reklam kampanyası oldu bu. Albümün çıkmasına henüz epey zaman varken internette ardı ardına yayınlanan şarkılarla dinleyiciler hem albüme ısındırıldı, hem de Dark Tranquillity’nin fanatik kitlesinin merakı iyice arttırıldı. Ya grup ya da Century Media albüme çok güveniyorlardı anlaşılan. Şahsen bir süredir kapsama alanım dışında kalan Dark Tranquillity, yeni albümden yayınladığı klas parçalar ve Uniformity’ye çektikleri kliple, beni yıllar sonra ilk defa böylesine heyecanlandırdı

Dark Tranquillity’nin en önemli avantajlarından birisi, yıllardır bozmadan korudukları kemik kadrosu ve tüm grup elemanlarının beste yapabiliyor olmaları. Diskografilerini şöyle bir inceleyince, grubun tüm albümlerinin genel olarak müşterek çalışma ürünü olduğunu görüyoruz. Bundan olsa gerek, grup üretmekte pek de sıkıntı çekmiyor. Dark Tranquillity, albüm yayınlamak anlamında en istikrarlı gruplardan birisi. Ancak kalite ve istikrar devamlılık arz etse de, bunlar her zaman yeterli olmuyor.

Dark Tranquillity’nin müzikal yolculuğunda aldığı ilk keskin viraj “Projector” albümü oldu. Grup o albüm sonrası sınırları zorlamayı, değişiklikler yapmayı adeta bir görev bildi. Bu değişiklik aslında hemen “Projector” sonrası gruba dahil olan Martin Brändström’e bağlanabilirdi, ancak kronolojik açıdan imkansız olduğu ortada. Belki de bu değişim ihtiyacından olacak ki Martin’i kadroya katma ihtiyacı hissettiler. Sonrasında gelen albümlere baktığımızda pek çoğunda Martin’in bestelere ağırlığını koyduğunu görüyoruz.

Şahsen “Haven” sonrasında çıkan “Damage Done”ı Dark Tranquillity diskografisinin en sağlam işlerinden birisi olarak görüyorum. Fakat ondan sonra gelen albümler genel olarak beğenilmiş olsa da, ben bir türlü sevemedim, ve üzülerek de olsa çok sevdiğim Dark Tranquillity ile olan irtibatım gitgide zayıfladı. Her albümün şöyle bir tadına bakıp bir kenara bırakmaktan öteye gidemedim. Belki müzisyenlik anlamında çok kaliteli işler olabilirler ancak belirttiğim üzere kalite her zaman yeterli olmuyor. Sanki bir şeyler eksik gibi geliyordu; ruh yerli yerindeydi, amaç da iyiydi, ortada bir davayı satma durumu da yoktu ancak yoğun klavye kullanımı ve zaman zaman fazla katmanlı bulduğum müzikal yapı genel olarak sıkıcı bir hâl almıştı.

“Construct” bence “Damage Done” sonrası çıkan en iyi Dark Tranquillity albümü. Hatta şahsım açısından Dark Tranquillity’de bir toparlanmanın da habercisi. Martin Brändström albümü ciddi anlamda domine etmiş, klavye kullanımı da çok yoğun, yani aslında formül yine yakın ancak neyi nasıl değiştirdilerse, bu sefer gerçekten olmuş. Grup bu sefer, albüm miksini Fascination Street Studios’dan ünlü Jens Bogren’e yaptırmış. Bogren, her zamanki kalitesini konuşturmuş, çok başarılı bir işe imza atmış.

Albümden genel olarak bahsedecek olursam, bütün olarak gayet başarılı bir albüm olduğunu söyleyebilirim. Grubun klip şarkısı olarak seçtiği Uniformity harika bir parça. İlk klip için, Dark Tranquillity’nin şahsına münhasır manevralarını güzel yansıtması bakımından iyi bir tercih olmuş. Albümde, What Only You Know ve Weight Of The World gibi bazı gizli hitler de mevcut. Şahsen, bu iki parçaya da bayıldığımı söylemeliyim.

Son olarak Niklas Sundin ve Mikael Stanne’den bahsetmeden geçemeyeceğim. Niklas’ın yaptığı müthiş görsel tasarımlar Dark Tranquillity kapaklarını süslediği gibi grubun albüm lansmanlarında da büyük önem taşıyorlar. Gerçekten çok estetik, içeriğe yakışan kapaklar tasarlıyor. Mikael de her yerde yazılıp çizildiği üzere vokalistlik anlamında kendini müthiş geliştirmiş. Vokalleri ve şarkı sözleri albümün etkisinde muazzam önem taşıyan iki unsur. Neticede Dark Tranquillity’nin tekrar şahlandığı, melodik death metal sevenler için derde deva bir albüm olmuş. İsveç death metalinin yıkılmaz kalesi kapılarını tekrar açıyor; müzikleriyle zehirlenmiş ruhlarımıza zarar vermek için.

9,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.85/10, Toplam oy: 120)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2013
Şirket
Century Media
Kadro
Mikael Stanne: Vokal
Niklas Sundin: Gitar
Martin Henriksson: Gitar, bas
Martin Brändström: Klavye
Anders Jivarp: Davul
Şarkılar
1-For Broken Words
2-The Science of Noise
3-Uniformity
4-The Silence In Between
5-Apathetic
6-What Only You Know
7-Endtime Hearts
8-State of Trust
9-Weight of the End
10-None Becoming
  Yorum alanı

“DARK TRANQUILLITY – Construct” yazısına 33 yorum var

  1. Ubeydullah İndiroğlu says:

    İlk dinlemede State Of Trust ve None Becoming bayağı vurucu geldi bana. Projector’dan beri gelen en deneysel işleri olduğu konusunda sanırım haklılar.

  2. atoutlemonde says:

    Aslında kendi adıma yorum yapmak için erken olabilir zira dün gece ve bu sabah ilk kez tamamen dinledim. İlk izlenimlerime göre acayip deli manyak etkilendiğim bir parça olmadı. (albümden önce paylaşılan ilk 3 şarkıyı hariç tutuyorum) Tekrar dinlediğimde sevdiklerim oldu. İçine girilmesi çok zor bir albüm değil ama bazı detayları yakalayabilmek için daha çok dinlemek gerekiyor. Yine de vasat şarkıların bulunduğunu söylemeden de edemicem.

    The science of noise a da bir parantez açmak isterim ki zaten paylaşıldığı günden beri birçok platformda methiyeler düzmekteyim. Bence şimdiden dt efsaneleri arasında yerini aldı bile. Solo sonrası tekrar nakarata girdiği yerde kendimden geçiyorum, coşumlardan coşum beğeniyorum. Nooooooow bend it to our wiiiiiiiill !!

    Her neyse toparlayayım artık yoksa bir albüm kritiği de benden çıkacak ki bunu istemeyiz. Bu tabi birçok albüm için geçerli ama albümü iyice dinleyip sindirmek gerek. Şu anki halimle 8 veririm, ilerde belki değişir belki de değişmez bilemem. Albüm iyi işte dinleyin.

  3. Baybora says:

    10.

    Aslında State of Trust’ı hiç sevmedim,hatta nedense baya baya kıl oldum ama bunun dışında kusur yoktu albümde,9′luktu gözümde. Ama abi o bonus şarkılar…hele de Immemorial. Başka bir ”bonus şarkının albümdekilerden daha iyi olması” durumuyla karşı karşıyayız gibi. Bu kesinlikle diğerlerinin değerini azaltmıyor tabii ki,albümdekiler de müthiş şarkılar.

    Belliydi dehşet olacağı. DT olması bir kenara,Uniformity’nin bildiğin köpeği olmuştum. Albümün karanlık havasını resmileştirmişti. Zaten bu gidişle sıradaki albümleri DSBM falan olacak ahah. Olsun varsın,o da şaheser olur.

    Yani bonus şarkıları da katıyorum ve kritikte bahsedildiği gibi albümdeki inanılmaz bütünlüğü de katıyor ve 10 puanı basıyorum. Evet,The Gallery’ye basılan puan. The Gallery kadar klasik bir albüm olarak görülmeyecek kesinlikle,ama albümden bu kadar zevk almışken ve günlerdir zar zor başka şeyler dinliyorken 10 vermekten başka bir yol göremiyorum.

    Cansın DT,kansın DT.

  4. onurtoptas says:

    her dt albümü ortalığı dağıtan, perişan eden bi parçayla açılış yapardı. genellikle de ilk dinleyişte sevdiğim parça olurdu bu. fakat bana göre bu albüm en sıradan parçayla yapıyor açılışı.

    en çok doom havası taşıyan ve epey farklı “none becoming”‘i beğendim. “the science of the noise” ve “what only you know” da süper. ama bunlar dışında sevdiğim ilk 5 dt albümü arasına girmez. napalım, kısfmet be.

    bir de evet, “apathetic” tam thrash parça. brutalleri çıkar kreator ya da ilk dönem metallica gibi.

  5. Baya güzel albüm; ama beklentilerimi aşamadı yine de. Köpeği olduğum birkaç şarkı var, onun dışında kulağıma vasat gelen bir durum da olmadı ama deneysel deyince ‘daha da Projector’ bir şey bekliyordum sanırım, o yüzden eksik kaldı içimde bir parça.

    O değil de bir ara komple NEVERMORE öven site olmuştuk, bu ara da DARK TRANQUILLITY över olduk durmaksızın. İkisinden de şikayetim yok o ayrı.

  6. Swedish says:

    Albümün plak versiyonu önümüzdeki hafta İstanbul da olacak.Bu yüzden henüz albümü dinlemedim.Herkes albümü o kadar çok övüyor ki hakikaten denildiği gibiyse 198 veya 328 kpbs ile rezil etmek istemiyorum
    haftaya bugünlerde tüm duygu düşüncemi paylaşıcam

  7. aliihsan balı says:

    DT’nin aldığı ilk keskin virajın Haven değil, Projector olduğunu düşünüyorum. Albüme gelince de beklediğimize fazla fazla değmiş daha ne olsun..

    Ahmet Saraçoğlu

    @aliihsan balı, yazar o kısmı düzeltti sonradan. O da “Projector” diyor.

    ali ihsan balı

    @Ahmet Saraçoğlu, Benim dediğime geldiniz yanında sonunda hahahaha

    Mardukcan Belphegorgil

    @aliihsan balı,

    Keskin viraj güzel bir kelime olmuş. Kesinlikle ilk manevra Projector oldu ama Haven ile otobandan çiçekli araziye girdiler resmen :)

  8. Mardukcan Belphegorgil says:

    2 yazı da pek kaliteli olmuş. Albüme bakışımı bi gıdım da ola arttırdı. Özellikle şu yorumlar 90 a çakmış;

    1 – “Fiction” ile “We Are The Void” evlililiğinden doğan bir çocuk gibi duruyor “Construct”.

    2- Yalnızca belirli anlarda parlayıp sönen bir agresiflik düzeyi var albümde
    -Bence de :( Malesef bu yüzden B+ da kalıyor albüm-

    3 – Ancak kalite ve istikrar devamlılık arz etse de, bunlar her zaman yeterli olmuyor.

    4 – Şahsen “Haven” sonrasında çıkan “Damage Done”ı Dark Tranquillity diskografisinin en sağlam işlerinden birisi olarak görüyorum. Fakat ondan sonra gelen albümler genel olarak beğenilmiş olsa da, ben bir türlü sevemedim…

    Gerçi daha bonusları dinlemedim ama puanımı 79 dan 82 ye yükseltiyorum :) 9.5 biraz abartı gibi ama zevkler renkler bir yerde objektif olmanın önüne geçiyor. Weight of the End ve Uniformity hala hit gibi gelmiyor bana :)

  9. tranquillist says:

    Albümü baştan sona yaklaşık 50 kere falan dinledim.

    ”Bu albümde hit parça yok” denilmesinin sebebi çok açık; bu albümde ilk dinlediğinizde ”oooo süper olmuş lan bu şarkı” diyebileceğiniz bir şarkı yok. Ama biraz dinleyince, şöyle 7-8 defa albümü tekrar ettirince durumun hiç de öyle olmadığını gördüm. Uniformity ilk yayınlandığında ”daha iyi bir parçaya klip çekebilirlermiş” demiştim. Weight Of The End’i ilk 5-6 dinlememde hiç ama hiç ısınamadım ki bu durum benim için cidden şaşırtıcıydı. Apathetic’e yine aynı şekilde ısınamamıştım. Ama zamanla, ben dinledikçe, albümü benimsedikçe görüşlerim değişti. ”Kan akışını hızlandıran bir şarkı yok”.. Katılamayacağım buna çünkü Endtime Hearts ve The Science Of Noise tüm güzelliğiyle orada duruyor. State Of Trust ve None Becoming’in neden beğenilmediğini de anlamadım henüz. Onun dışında Immemorial’a aşık oldum, abi niye böyle parçaları albüme koymazlar anlamıyorum amk ya. Photon Dreams bence bir diğer şaheser. Ex Nihilo’ya çok benzetiyorum Photon Dreams’i, zira mistik bir havası var. Albümün hit parçaları kesinlikle What Only You Know, Endtime Hearts, The Science Of Noise, Uniformity, State Of Trust, For Broken Words ve None Becoming’dir bana göre, bir de işte bonus şarkıların tamamı. Clean vokaller falan da müthiş.

    3 yıl beklediğime değdi, hem de fazlasıyla değdi. Zira bence 10 üzerinden 10′luk bir albüm Construct. Albüm kapağına da ayrı bir parantez açmak lazım; Niklas’ın hastasıyız aga. Ellerin dert görmesin Sundin abi. Sonuç; dinleyin, dinlettirin, zira bu albüm şahsen beni bi 10 yıl götürür.

    Mardukcan Belphegorgil

    @tranquillist,

    None Becoming düşük tempolu tatlı sert bir parça. Özellikle girişi çok güzel ama nakarat ya da akılda kalıcılığı zayıf. Aslında ideal bir kapanış parçası. Bu açıdan değerlendirince biraz hakını yediğim kabul ediyorum. Bir de biraz fazla uzatılmış gibi. Tabi sözlerin birazını anladığım için bu da biraz sıkıntı. Lyriclerle dinlemek lazım bir de :)

    State of Trust’ın girişi çiçeğe böceğe bağlamış gibi geliyor kulağa. Parçanın geneline de melodic death demek biraz zor açıkçası. Atmosferik doom gibi daha çok. Albüme de çok yakıştığını söyleyemeyeceğim ne yazııki. Bir de damdan düşer gibi bitiyoır. Yani nerden baksan albümün en zayıf parçaşarından biri. DT nin de standartlarnın altında açıkçası

    atoutlemonde

    @tranquillist, Immemorial konusunda tamamen katılıyorum. Mümkün olsa neden böyle bir şarkıyı koymazsınız diye yakalarına yapışmak istiyorum. Keşke şu günlerde olsaydı konser, ben ulaşamasam bile pasifagresif ekibi röportajında illaki bunu sorardı.

    Photon dreams hakkında aynı fikirde değilim, bana çok özelliği olan bi şarkı gibi gelmedi.

  10. Mardukcan Belphegorgil says:

    Concept Art dehşet gerçekten

  11. dysplasia says:

    şimdi insanlar uniformity’nin köpeği olmadı mı yani? ben miyim bi?

    Baybora

    @dysplasia, Kedisi,köpeği,zebrası neyi varsa oldum. DT diskografisinin en iyi şarkılarından biri gözümde.

    dysplasia

    @Baybora, o sondaki davul çok harika düşünülmüş be. her dinleyişimde içim sızlıyor. dt’nin de başka böyle etkileyici bir davul atraksiyonunu hatırlamıyorum.

    Baybora

    @dysplasia, Aynen. Anders coştu mu tam coşuyor.

    burningeyes

    @dysplasia, ben de köpeğiyim evet.

  12. Bir de şu var, DT epeydir son şarkıyla süründürme geleneğine devam ediyor. None Becoming nedir lan öyle, terbiyesiz adamlar.

  13. DrAQA says:

    Yine DT’nin bir albümünde çoğunluğun beğenmediği şarkıyı beğenmişim (Apathetic) :) hemen her albümde böyle oluyor bu, sanırım benim DT’ye yaklaşımım daha farklı.

    Uzun bir süre en sevdiğim şarkıları Day to End’di zaten, oradan fasoyu vermişim ben.

    Şu mayıs ayının başından beri çok deli bir iki gruba takıldığım için bu albümü es geçtim. Tam anlamıyla dinledikten sonra yorumumu belirteceğim. Şimdilik yalnızca Apathetic’i dinleyip başka albüme geçiyorum. (Ayrıca bu şarkıyı konserlerinde çalarlar, demedi demeyin)

  14. Ali Meral says:

    Construct sırasında yazılan bi parçayı yayınlamışlar:
    https://soundcloud.com/decibelmagazine/dark-tranquillity-sorrows

  15. Jester says:

    Manyak albüm, We Are The Void’den üstün. Tüm şarkılara yayılmış belli bir atmosfer var ve clean vokaller de bu atmosferde mükemmel yer bulmuş kendine.

  16. Mert Öncel says:

    Daha ne istiyosunuz 10 numaralık albüm ben en çok The Silence In Between’ i begendim. Albüm genel olarak çok iyi. Şimdi merakla In Flames’in 2014 yılında çıkarıcağı albümü bekliyorum.

  17. Ç A P U L C U (B U R Z U M) says:

    bu sabah işe gelirken dark tranquillity diskografisinde baştan sona dinlediğim ilk albüm oldu…ilk dinleyişim olmasına rağmen aklımda bir kaç şarkı baya bi yer etti…1, 7 ve 10. parçalar gerçekten harika olmuş…özellikle sound beni fazlası ile memnun etti…bu albümü hatim ettikten sonra daha önce buradaki bir kaç arkadaştan aldığım önerileri dikkate alarak d.t. ye ağırlık vereceğim…bakalım neler kaçırmışız bu zamana kadar…bu arada bu albüm için bana göre büyük bir gerizekalılık yapmışlar.hacı ‘Immemorial’ gibi bir parça nasıl bonus parça olur ya??? nedir bunun mantığı??? ki aynı mallığı katatonia – l.f.d.g.d. albümünde ‘Sulfur’ isimli parçayı bonus yaparak yapmıştı…cidden neyin kafasında yapıyorlar bu işleri anlamıyorum…neyse sonuç olarak tanıştığımıza fazlası ile memnun oldum d.t.

    violence

    @Ç A P U L C U (B U R Z U M), projector-we are the void ve bu en karanlık, en sevdiğim albümleri. the minds i, terminal spirit disease ve slaughter of the soul’la aynı yerdedir bence.

    tranquillist

    @Ç A P U L C U (B U R Z U M), bence bundan sonra ilk dinlemen gereken albüm projector. projectorun ardından da haven ve damage done’ı dinlemelisin bence. daha sonra Dt’nin nasıl bir grup olduğunu anlaman için the gallery ve daha sonra da the minds i, character, fiction ve we are the voidi dinlemelisin. d.done’dan gallery de soundun nasıl farklı olduğunu ve minds i dan sonra da character’de soundun yine nasıl farklı olduğunu anlayınca bence baya tutucaksın dark tranquillity’yi.

  18. Mechanix says:

    yaklaşık olarak 30. dinlememden sonra farkettim ki character ve the gallery’den sonra en sevdiğim dt albümü. uniformity ve the silence in between de klasik olmaya aday parçalar.

  19. Korhan Tok says:

    The Silence In Between övmeye geldim. Çoh eyi be.

  20. İlker says:

    Ya sanırım DT’nin en sevdiğim 4-5 albümünden biri oldu bu zamanla. We Are the Void ve hatta Fiction’dan bile çok üstün bence.

    Bir de, Immemorial 3:04′te grubun birden Iron Maiden’a dönüşmesi.

  21. Alk says:

    Beni bu albumde en pis vuran şarki for broken words oldu, dark tranquillity nin dinledigim gruplar arasinda en iyi sözlere sahip oldugunu soyleyebilirim.Sanki bazi gruplarin sozlerini hayata sinirlenmis herkes yazabilirmis gibi gelirken dt nin sozlerindeki entelektuel birikim beni bitiriyor.fanboyun krali da olsam gercekci olup 8.25 veririm bu albume.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.