# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
SOILWORK – The Living Infinite
| 09.03.2013

20′de 20.

“Korkan hayvan saldırır” lafını bilirsiniz. Açıklamaya gerek yok, pek çok hayvanın karşısındakine saldırıda bulunmasının sebebi, kendini tehlikede hissetmesi, paniğe kapılması veya korkmasıdır.

Peter Wichers gruptan bir kez daha ayrıldığında aklıma gelen, olmasını istediğim şey buydu. Zira SOILWORK’ün ana adamı Wichers’dı ve Wichers’sız tek albümleri “Sworn to a Great Divide” insanların aklını başıdan almamış, hatta çoğu kişi tarafından yetersiz bulunmuştu. O albümdeki beste yükü, Peter Wichers’ın de DAYISI olan Ola Frenning ile ilk kez gruba katılan Daniel Antonsson’un üzerindeydi. Lafı uzatmayalım, albüm “eh” olarak bulundu.

Akabinde Frenning gruptan ayrıldı, yerine Verbeuren’in SCARVE’dan grupdaşı Sylvain Coudret geldi. Wichers’ın da geri dönüşüyle, “Panic Broadcast” çoğu kesim tarafından olumlu bir adım olarak görüldü. Kanımca “Stabbing the Drama”dan da iyi bir albümdü.

Sonra Wichers tekrardan gruptan ayrıldı ve işte tam da bu anda aklıma, yazının ilk cümlesi geldi. Wichers’ın ilk ayrılığının ardından çıkardıkları albümle eleştiri alan grup, bu sefer aynı duruma düşmek istemediğinden, “Wichers olmadan da yapabiliriz” diyebilmek adına başka bir şeyler yapması gerektiğinin farkındaydı. Zaten fazlasıyla şahsına münhasır ve zaman içinde kendi kendini sınırlayan bir sound’ları olduğundan, bildiğimiz SOILWORK’ten ekmek yemeye çalışmak, albüm ne kadar iyi olursa olsun insanları şaşırtamayacaktı.

Şimdi “The Living Infinite”a geçelim. Buradaki en önemli kilit nokta, şüphesiz ki Sylvain Coudret ve David Antonnsson. Gruba sonradan giren, ancak SOILWORK’e dair her şeyi çok çok iyi özümseyen ikili, olabilecek en iyi SOILWORK albümünü yapmak adına kolları sıvamış.

Albümü farklı kılan ve yine yazının ilk cümlesine atıfta bulunan olay, “The Living Infınite”ın bir double albüm olması. Bu durumun sebebinin “elimizde ne varsa kullanalım” olduğunu sanmıyorum. Bence bu, “geri adım atacağımızı düşünenleri şaşırtmak, daha sağlam bir cevap vermek adına bir double albüm yapalım” şeklinde verilmiş bir ilk karar.

Yayınlanan ilk iki şarkı Spectre of Eternity ve This Momentary Bliss’e bayılmış ve “The Living Infinite”i 2013 içerisinde en çok beklediğim birkaç albümden biri ilan etmiştim. Şarkılar hem her şeyleriyle SOILWORK’tü, hem yeni denemeler vardı, hem de grubun ta ilk albümlerini hatırlatan çeşitli hislere, oyunlara sahipti. Bunlar belki grubu çok yakından takip edenlerin daha iyi fark edebileceği şeylerdi, ancak öyle ya da böyle SOILWORK tekrardan heyecan verici bir hale gelmişti.

Albüm çıktı, defalarca kez dinledim ve diyebileceğim en gerçekçi şey, “The Living Infinite”in üzerinde çok uğraşılmış, ince ince işlenmiş ve sonuçta da başarıya ulaşmış bir albüm olduğu. Seksen küsür dakikalık müzik ihtiva eden albüm, kendisine her açıdan bayılmayanların “tek CD de olabilirmiş” yorumlarına maruz kalabilir mi, kalabilir; ancak sunulan malzeme miktarı ve ortalama ve üstü materyalin oranına bakıldığında, “The Living Infinite”in başarıya ulaştığı rahat şekilde söylenebilir.

Burada bahsedilmesi gereken en önemli konu, SOILWORK’ün sınırlı olarak gördüğümüz ve belli kalıpların dışına çıkılamayacağına inandığımızı müzikal yapısını pek çok anlamda, hem de rahat şekilde kırdığını görebiliyor olmamız. Çeşitli ve tanımın hakkını verecek şekilde progresif öğelerle, SOILWORK müziğinin daha önce hiç dokunmadığı mecralara dokunduğuna, hem de grubun ihtiva ettiği mükemmel müzisyenliği ve kariyerleri boyunca zaman zaman bocalayan ancak aslen hep içlerinde olan yaratıcılığı da olanca gücüyle kullandıklarına tanık oluyoruz.

Eski SOILWORK formülleri yok mu? Elbet var, hem de bayğı fazla var. Ancak bunun üstüne inşa edilen sayısız yeni ve başarıya ulaşmış fikir var. Gitaristlerin gövde gösterisi yaptığı albümde, Verbeuren her zamanki gibi yardırıyor; Speed ise bugüne kadarki en varyasyonlu, en sofistike performansını sergileyerek albümü olduğundan da üst kademelere çıkarıyor.

Kısacası, “The Living Infinite” bariz bir “biz sandığınızdan daha fazlasıyız” adımı. İsveç modern metal sahnesinin en önemli iki grubundan birinin bu denli iddialı bir çıkış yapması, bunca yıl, bunca albümden sonra böyle bir iş ortaya koyması takdire şayan. Spectre of Eternity ile başlayıp Owls Predict, Oracles Stand Guard ile biten bu hem miktar, hem de muhteviyat anlamında “büyük” müziği bize sundukları ve yıllar içinde kendilerini bu derece geliştirebildikleri, pes etmedikleri için SOILWORK’e teşekkür ediyorum.

Kendileriyle geçmişi 13 yıl öncesine giden gerçek bir dinleyicileri olarak, tutkularını kaybetmedikleri ve hep daha zorlayıcısını amaçladıklerı için SOILWORK’ü çok seviyorum.

8,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.51/10, Toplam oy: 90)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2013
Şirket
Nuclear Blast
Kadro
Björn Strid: Vokal
David Andersson: Gitar
Sylvain Coudret: Gitar
Ola Flink: Bas
Sven Karlsson: Klavye
Dirk Verbeuren: Davul
Şarkılar
01. Spectrum Of Eternity
02. Memories Confined
03. This Momentary Bliss
04. Tongue
05. The Living Infinite I
06. Let The First Wave Rise
07. Vesta
08. Realm Of The Wasted
09. The Windswept Mercy
10. Whispers and Lights
11. Entering Aeons
13. Drowning With Silence
14. Antidotes In Passing
15. Leech
16. The Living Infinite II
17. Loyal Shadow
18. Rise Above The Sentiment
19. Parasite Blues
20. Owls Predict, Oracles Stand Guard
  Yorum alanı

“SOILWORK – The Living Infinite” yazısına 39 yorum var

  1. Ugur says:

    “SOILWORK’ü çok seviyorum.”

    Bu. Benim için yılın albümü.

  2. Itachi says:

    kesinlikle tek cd olabilirmiş diyen kesim arasındayım. albümdeki 12-13 şarkı çok iyi ama geri kalan şarkıların çoğu nakarata abanılmış ve bir soloyla süslenmiş filler parçalar. onun dışında disk 1>disk 2 bence. özellikle let the first wave rise baya hayvan.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Itachi, ilk 3-4 dinlemede bana da öyle geldi ama aslında baya dolu şarkılar. 5. dinlemeden sonra tam olarak havasına girdim. Bence birkaç kez daha dinle bu şekilde bakmadan.

    Ugur

    @Itachi, Bir iki dinlemede tam olarak anlaşılmıyor sahiden.Ben 4. den sonra benimsedim şarkıları.Hepsi ayrı birer ‘hayvanlık’.

    Itachi

    hakkaten daha fazla dinleyince filler diyebileceğim bir şarkı kalmadı ama bi tek realm of the wasted’ı pek sevemedim. albümün en zayıf halkası olmuş bence :)

    Jumbo Armor

    @Itachi, Disk 2 albümü dinledin şimdi keyiflenme zamanı gibisinden bir hava taşıyor. Bence çok iyi.

  3. Baybora says:

    Albümü daha dinlemedim,özellikle hepsini adam gibi dinleyecek bir zaman bekliyorum. Ama önceki single’lar ve bu incelemeyle beraber beklentilerim epey yüksek.

  4. Jester says:

    Çok iyi albüm, Soilwork’ün diğer işlerini de dinledim bu albümden sonra ama bu albüm daha güzel ya. İki disk de dolu dolu.

  5. neant et rien says:

    sıkıntıdan indirmiştim albümü, sonrası bağımlılık yaptı. gerçekten şaşırtıcı, böyle güzel bir albüm beklemiyorduk.

  6. Jumbo Armor says:

    Favorilerim: Let The First Wave Rise, Tongue, Whispers and Lights, Memories Confined

    neant et rien

    @Jumbo Armor, aryan mısın gardaş? :D

  7. junkman afatsum says:

    tüm şarkıları ile sıkılmadan dinlenebilecek nadır güncel albümlerden. resmen meydan okumuşlar ve başarmışlar, rahat 10/9 hep böyle devam çocuklar ;)

  8. owlboss says:

    Disk I’ı albüm ilk düştüğünde iki tur dinlemiştim.Sonra zaten güzel bir albüm beklemiyor olmamın da etkisiyle ‘neyse artık yaza dinleriz devamını :p’ demiştim.Ama bir kritik neleri değiştirdi ki ‘ulan açayım bi o zaman Clutch biraz beklesin:)’ dedim.Fikrim dinledikçe değişiyor…yamult beni Soilwork!!

  9. Can Gelgec says:

    Ellerine saglik Ahmet tekrardan.

    Wichers gidince “eyvah nereye sicacaklar” tribimi resmen ELIME aldim, 1 haftadir zebellah gibi loopta donuyor album.

    Vesta’nin 3:14′unden sonra baslayan groove felaket hoplatiyor beni.

  10. ali ihsan balı says:

    Oldum olası Soilwork’u çok sevemedim. 40-45 dakikalık albümlerini bile sıkılmadan dinlediğim pek olmamıştır. Bu açıdan bakınca 2 cd’lik, 20 şarkıya sahip ve neredeyse 100 dakika süren bu albüm benim için büyük sürpriz oldu. Şimdiye kadar üç kere falan dinledim ama hiç bir seferinde de sıkılmadım kesinlikle. Aksine her seferinde gayet keyif aldığım dinlemeler oldu. gayet iyi. Üstelik 20 şarkının 20′si de dolu dolu. Öylesine yer doldurmak için konmuş tek şarkı bile yok. Yılın ters köşe albümü oldu benim adıma.

  11. MARDUK says:

    Yılın en sağlam albümlerinden biri. 9/10

  12. Lex Luthor says:

    Hiç sevdiğim bir grup değil…

    Arşivime baktım:
    Spirits of the Future Sun,
    Burn(Cover),
    Soilworker’s Song of the Damned,
    Weapon of Vanity
    If Possible’dan başka şarkıları yok bende..

    O kadar albüm çıkarmışlar aralarından sadece bu 5 şarkıları hoşuma gitti…

    Bu albümlerini de seveceğimi sanmıyorum.. Bu benim alışık olduğum bir sound değil.. Videolarında ‘Melodic Death Metal’in bilmem nesi’ gibi tabirler kullanmışlar.. Şurda dinlediklerim bana hiç Melodic Death Metal gibi gelmedi..

    Haberde dinlediklerimden birinin introsu iyiydi sadece.. Buna rağmen hiç düşünmeden 1′i bastım

    Ahmet Saraçoğlu

    @Lex Luthor, dinlemeden 1 basmak sitede en sevdiğimiz olay zaten.

    Jester

    @Lex Luthor, Aferin sana.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Jester, bu site “Henüz dinlemedim ama beğenmedim”i de gördü. Kimin yorumuydu hatırlamıyorum ama “malum olma yoluyla değerlendirme” kavramını sokmuştu insanlık tarihine.

    Onun yanında bu çok da başarılı değil aslında. :)

    Jester

    @Ahmet Saraçoğlu, Dinlemeden ve düşünmeden 1′e basmak ve övülecek bir şey gibi yazmak da övgüyü hak ediyor bence. Abi adamlar 9 albüm çıkarmış, sen 5 şarkı dinleyerek yargılıyorsun. Ne güzel.

    Söylemeden de edemeyeceğim, Spectrum of Eternity bildiğin modern/melodik death metalin en süper örneklerinden biri, öyle bir toplama albüm olsa kesin olması gereken bir şarkı.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Jester, manyak bi şarkı evet. Kusursuz.

    Lex Luthor

    @Jester, Kör topal cevap yazma güzel kardeşim… ben: ”şu kadar albüm çıkardılar, ama sadece 5 şarkılarını dinledim” demedim!!!

    Soilwork’un bütün albümlerini, her şarkılarını tek tek dinledim((öyleki bazı şarkıları 3-4 defa dinledim başa sardıra sardıra)) ve ürettikleri sound hiç hoşuma gitmedi…

    Aralarından da ”e bu kadar dinledik bari 1-2 şarkısı olsun” diyerek o 5 şarkıyı ayırdım… Bunu da inanılmaz derecede kastırarak yaptım, normalde onları da silmem gerekirdi..

    Jester

    @Lex Luthor, Orada haklısın, yanlış yazmışım evet. Fakat sonuç olarak bu albümü dinlememişsin ve 1 vermişsin, benim de dikkat çekmek istediğim şey oydu zaten.

    Lex Luthor

    @Jester, haberdeki örneklerden de anladığım kadarıyla öteki albümlerden çok da farklı, benim sevdiğim tarza yakın bir albüm olmadığı açık… eski sistem devamsa 1 tabii..

  13. GiantZillerIndo says:

    henry ranta alemin en kadri kıymeti bilinmemiş davulcularından biri değil mi ya? bu albümü dinlemedim daha da, soilwork’le ilgili ne zaman wildoer!bir11!! helelölööyy!!! gibi yorumlar görsem, buruk bir gülümsemeyle henriciğimi anasım gelir :( çekip gittiğin güne lanet olsun be henri! diye haykırırım. bir türlü alışamadım wildoer’in grupta oluşuna sırf bu yüzden. henry varken bir başka güzeldin sen soilwork. hep yazık ettiniz amınakoduklarım.

    Ahmet Saraçoğlu

    @GiantZillerIndo, Ranta çok iyiydi de, Soilwork’te Dirk Verbeuren var, Wildoer Darkane’de.

    GiantZillerIndo

    @Ahmet Saraçoğlu, ahahah, he yav. sonradan fark ettim karıştırmışım. çok munis çocuktu. ince görür, temiz çalardı. chainheart’ın davullarını pek severim :(

    GiantZillerIndo

    @GiantZillerIndo, o kadar alışamadım ki, wildoer yazmışım verbeuren yerine sgdafgdsf. dön evine henry diyorum tekrardan. sevgiler.

  14. Albüme dair bilmediğim bir şey:

    Björn 7
    David 9
    Sylvain 2
    Sven 2

    şarkı yazmış albüm için. Dirk de bir şarkı yazmış ama sonra bonus diye çıkacakmış.

    The Momentary Bliss’i falan Björn yazmış komple. O kadar gitar çaldığını bilmiyodum, helal dedim.

  15. Exorsexist says:

    Ne soilwork dinlerim ne de takipçileriyim ama bu albümün esiri oldum lan. uzun zamandır melodik death dinlemiyordum. Daha doğrusu böylesine dengeli yapılmış. Bu seneki diğer bir favorim olan Sons of Aeon’u ikinci plana atmış oldu Soilwork. Tebrik ederim.

  16. Beleg says:

    Hep bir önyargım vardı soilwork’e karşı, bu modern metal olaylarında nakarata abanan grupların babası olarak tahmin etmiştim, pek de yanılmamışım da ama adamlar cidden yıllardır bu tarz müzik yapmışlarsa hakikaten helal olsun. Tüketime o kadar açık türde ki sanki sürekli şarkılarla savaş veriyor ve kazanınca da bi daha dinlemiyormuşum gibi. Nakarat üstünden gidilen, kulağa hemen hoş gelen bu denli rahat bir yaklaşımla ele alınan melodik death’i bir adım ileri taşımışlar demek ki. Tabi bu laflar hep albümün verdiği gazla yapılan genellemeler.
    2. şarkıdan 7. şarkıya kadar tüm nakaratlar gün aşırı dilime dolanıyor. Keşke önceden dinleseymişim lan grubu, çok geç oldu.

  17. nordson says:

    notum 7 albüme. sentetik soundlu albümler çok yormaya başladı beni. ne varsa analogda var.

    bu arada sevgili Ahmet, bir ara “A Predator’s Portrait” kritiklese de bizden genç nesil albüm neymiş görse .)

  18. Ömer Kuş says:

    Baya sarmaya başladı bu albüm. Spectrum of Eternity ne lan öyle? Embrace meeaaaaaa diye çığırmaktan bir hal oldum evde. Björn kendini aşmış iyice.

  19. crowkiller says:

    albüm çok iyi de uzun süre dinleyince içim dışım melodi oluyor amk

  20. Wildchild says:

    O kadar uzun bi’ albüm olmasına rağmen dinlendiğinde ne ara bitti bu albüm dedirttiriyor. Giriş şarkısı hakkaten acayip bi’ şey olmuş.

  21. Ömer Kus says:

    Selam, yine ben. Ne kadar mukemmel bir album lan bu? Son yillarda cikan en iyi melodik death metal albumu benim acimdan, net. In Flames’in farkli yollara saptigi, Dark Tranquillity’nin (bence) yaraticiliktan uzak, birbirine benzeyen ortalama albumleri tekrar tekrar pisirip önumuze sundugu su yillarda Soilwork Isvec melodik death metal bayragini alip yuruyor. Gitarsa gitar, melodiyse melodi, besteyse beste, modernlikse modernlik, davulsa davul, vokalse Allah’i var zaten.

    Gercekten kusursuza yakin bi album.

  22. Burak Özmen says:

    Soilwork’ü muhteşem seven biriyim. Yorumlardan da bu albümün çok iyi olduğuna adım gibi eminim ama şu 20 parçayı görünce her seferinde “sonra dinlerim ya ” diyip dinlemekten vazgeçiyorum :(

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.