# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
RUSH – Grace Under Pressure
| 14.12.2012

Bir klasik.

“Grace Under Pressure” progresif müziğin öncü ismi Rush’ın 1984 senesinde çıkardığı en özel ve güzide albümlerden biri. Buram buram Rush kokan bu 10. stüdyo albümleri, 80’lerin karakteristik özelliklerini de içinde barındırması itibariyle grubun tarihinde önemli bir yere sahip.

1968 yılında kurulan Rush’ın kurulduktan sonra 15-16. yılına denk gelmesinin verdiği olgunluk ve tecrübe ile, müzikalite çıtasını bir kademe daha yukarı taşımışlar. Özüne bağlı kalarak, yeniliklere ve günün getirdiği teknolojik gelişmelere her zaman açık olan gruplardan biri Rush. Bu albümde de “Signals” albümü ile gitar “synthesizer” kullanımına yoğunca rastlanıyor.

Açılış parçası Distant Early Warning; yavaş, bas gitar ağırlıklı girişin ardından, Geddy Lee’nin vokali ile kademe kademe tempo yükselmekte. Açılış parçası olarak güzel seçim, şarkıda temponun yavaşladığı esnalarda arka planda müthiş bas partisyonları var, es geçmeyin derim. O dönem bu parçaya bir video kaydedilmiş. Şarkının sonlarına doğru diğer şarkılardada sık sık öveceğim Alex Lifeson’ın melodik solosuyla ve davul filozofu Neil Peart’ın güzel partisyonlarıyla şarkı sona ermekte. Geddy Lee’nin arka plandaki klavye esintilerinin de tamamlayıcı olduğunu belirtmeden geçmek hata olur. Boş şarkısı olmayan albümün öne çıkan parçalarından biri.

İkinci parça Afterimage. Albümdeki favori şarkım ve ayrıca da en sevdiğim Rush şarkısı. Gitar/klavye/davul ile dolu dolu başlayan şarkıda Geddy Lee bizi vokaliyle başka diyarlara götürüyor. Distorşını diğer parçalara nazaran yüksekten olan şarkıda grubun 3 elemanı da sonuna kadar övgüyü hak etmekte. dört dörtlük bir de klibi bulunan şarkı nakaratıyla, nakarat esnasında arka plandaki gitar nameleriyle, inişli çıkışlı temposuyla ve orta kısımda düşen tempo sonrasındaki müzikal şov ile albümün öne çıkan bir diğer parçası. Gitar müziği seven her bünyenin farklı tatlar bulabileceği, tekrar tekrar dinlenilesi bir yapıt.

Bu kadar övgü sonrası bir diğer parça, Red Sector A. 2. Dünya Savaşı’nda ve holokost temalı bir şarkı. Nazi soykırımından sağ çıkmış bir ailenin çocuğu olan Geddy Lee’nin de en sevdiği Rush parçalarından biri olan Red Sector A, grubun en sevilen şarkılarından biri olarak çoğu konserde çalınıyor. Sözleri gibi duygusal, kalite akan bir çalışma.

4. şarkı The Enemy Within, Rush’ın en çok cover’lanan şarkılarından biri. Gümbür gümbür baslarıyla, bir oraya bir buraya salınan davullarıyla, klavye esintileriyle, bana her zaman neşeli vakitleri hatırlatan şarkılardan biri.

Beşinci şarkı The Body Electric, davul/bas/gitar soundcheck edası ile başlayan bir parça. Adım adım ilerleyen şarkının nakaratı tekrar edilesi; “One-Zero-Zero (1 0 0 1 0 0 1)…. S.O.S…..” Güzel bir gitar solosu içeren şarkı albümden klibi olan bir diğer şarkı.

Kid Gloves, synthesizer efektli bir gitar melodisiyle açılıyor, şarkının ana melodisi de sürekli bu çevrede dönüyor. Lifeson’un yaratıcı sololarından biri de bu şarkıda.

Yedinci şarkı, Geddy’nin “I see red” sözleriyle açılan Red Lenses. Melodiden melodilere, daldan dala atlayan ve bu farklı ezgilerin başarıyla birleştirildiği şarkılardan. Her an yeni bir melodiyle şaşırtıyor.

Son parça Between the Wheels da albümün ağır toplarından. Klavye ile açılan parça distorşınlı gitarın karanlık bir hava yaratmasıyla devam etmekte. Alışılagelmiş tempo iniş çıkışları ve güzel bir solo.

Toplam 39:23 süresiyle damaklarda tat bırakan “Grace Under Pressure” 12 Nisan 1984 tarihinde Mercury firması etiketiyle piyasaya verilmiş. İngiltere listelerinde 5. sıraya kadar, Bilboard 200′de 10. sıraya kadar yükselmiş albüm, ABDde Platinium satış ödülü de almış.

Rush bilenlerin, dinleyenlerin sevdiğinden şüphem olmadığı “Grace Under Pressure”, Rush dinlememiş kimseler için de Rush’a başlangıç yapabilecekleri güzel bir albüm. Her biri kendi alanında idol, virtüöz, efsane mertebesinde olan grup üyeleri için zaten fazla nefes tüketmeye gerek yok. Genel anlamda hard rock sevenlerin kaçırmaması gereken bir albüm.

Çok yaşa Rush!

Barış DALGIÇ

10/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.97/10, Toplam oy: 60)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1984
Şirket
Mercury
Kadro
Geddy Lee: Vokal, bas, klavye, synthesizer
Alex Lifeson: Gitar, synthesizer
Neil Peart: Davul, perküsyon
Şarkılar
1. "Distant Early Warning"
2. "Afterimage"
3. "Red Sector A"
4. "The Enemy Within"
5. "The Body Electric"
6. "Kid Gloves"
7. "Red Lenses"
8. "Between the Wheels"
  Yorum alanı

“RUSH – Grace Under Pressure” yazısına 14 yorum var

  1. Red Sector A en sevdiğim Rush şarkısı. Muazzam bi şey.

  2. Kapağıyla,sözleriyle,içindeki müzisyenlikle cidden aşmış bir Rush albümü klavyene sağlık sade ve güzel bir kritik olmuş.

  3. Ugur says:

    Bu albümden yalnızca bir sene sonra daha iyisi yaratılmıştır (bkz.Power Windows)

  4. Berca B. says:

    En yogun duygulari yasadigim Rush albumu bu sanirim. Dunyanin en guzel klavye/synth albumu de olabilir ayrica.

  5. Bayılarak dinlemediğim bir Rush albümü ne yazık ki. Sebebin temelinde havalarda uçuşan synth’ler yatıyor tabii ki. Ama Red Sector A gerçeği var bi de.

  6. Bahadir Sarp says:

    Rush’in en sevdiğim albümlerinden biri. Hatta belki en sevdiğim albümü. Sound ve şarkıların o nostaljikliği itibarıyla bambaşka bir albüm. Ha bir de Afterimage’ı gece arabada bir yere giderken dinlemeyin. Ya da rağmurda yürürken falan.

  7. saw you drown says:

    Keşke 2112 albümü de kritiklenseydi.

    Baybora

    @saw you drown, Katılıyorum,umarım o da çıkar bir aralar.

  8. Beleg says:

    Zor duruyorum zaten, yapma

  9. burock1988 says:

    Rush’ın 1976 – 1982 arası çıkan harika albümlerinin ardından tarz değiştirdiği ve synth kullanımlarını arttırdığı ve şahsi fikrimce düşüşe geçtiği albümdür.Bu albümden önce çıkan Signals’da bu albüme tarz olarak yakın olsada bu albümü o kadar beğenemedim bir türlü. Kritik için teşekkürler …

  10. Jester says:

    Tabi ki müthiş bir albüm ama ben Signals’i daha iyi buluyorum, bir tık farkla daha güzel bir albüm o bence. Bu albümde ise özellikle ilk üç şarkı öyle müthiş ki türü sevmeyen biri bire bu şarkıları dinleyip Rush’a merak salabilir bence. Ha bir de Dream Theater’ın en etkilendiği Rush albümü bu gibi geliyor bana, atmosfer açısından DT’ın ilk iki albümü ile çok benzerlikleri var bence.

    Jester

    @Jester, Yukarıdaki yorumu yok sayın, albüm her Rush albümü gibi kusursuz.

  11. Kingdom of Tyrants says:

    Hemispheres ve Moving Pictures gibi iki kusursuzluk abidesi varken bu albüme Rush’ın en iyisi demek ya da 10 puan vermek -bence- doğru olmaz, ancak Moving Pictures sonrası Rush’ın Signals ile birlikte en sevdiğim albümü. Ve evet, Red Sector A benim de en sevdiğim Rush şarkılarından biri.

  12. burak35 says:

    rush’ı 1 senedir dinliyorum ve daha önce ben bu grubu niye dinlememişim dedim kendi kendime sonra dinledikçe çok ama çok sevdim adamlar annihilator ve april wine ile birlikte kanadanın gururudur bana göre tüm diskografisini baştan sona dinledim birtane bile kötü albüm parça olmazmı arkadaş adamalr buram-buram kalite kokuyorlar dinlemeyen biride çok şey kaybetmiştir bana göre ….

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.