# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
LINKIN PARK – A Thousand Suns
| 07.04.2012

Durgun sulara akan yol.

Nu metalin çöküşüyle birlikte başlayan süreçte neredeyse tüm nu metal grupları ya tarz değiştirmiş ya da dağılmayı tercih etmişti. Birkaç örnek vermek gerekirse, KoRn daha alternatif metal yollarına başvurmuş, formül tutmayınca günümüz popüler müziği dubstep ile metali birleştirme yollarına gitmişti. Slipknot ise daha heavy metal yolları tercih etmiş, ikide bir dağılıp birleşme modunda kafasına göre takılmıştı. Limp Bizkit ise uzun bir süre dağınık kalmayı tercih etti, günümüzde ise yeniden birleşip safkan nu metal albümü yapmıştı. Ama şu an death metal yapmak bile nu metal yapmaktan daha kârlı olduğundan albüm yeterince ilgi çekmedi.

Linkin Park ise değişim sürecine diğer gruplar gibi 2003 yılından sonra başladı. En somut örneği 2007 yılında “Minutes to Midnight” albümü ile geldi. Tarzını iyice yumuşatarak daha ılık sularda yüzmeyi tercih eden Linkin Park, hayranlarınca epey tepki almıştı. Ama grup üyeleri belirli bir yaş kitlesine hitap eden müzik yapmak yerine, başına buyruk, sade ve değişken bir müzik yapmak niyetindeydi. Bu isteğin ikinci meyvesi olan “A Thousand Suns” 2010 yılında raflardaki yerini aldı.

Albüme baktığımız zaman, Linkin Park’ın müziğinin daha elektronik tabana oturtma isteğini görüyoruz. Oysa ki “Minutes to Midnight”da sade bir rock albümü yapma isteğini fark etmiştik. Linkin Park’ın her albümde farklı bir tarz takılma isteği ve kendini tekrar etmemesi gayet takdir edilesi bir durum. Kapağa baktığımızda ise dikkat çekmek istemeyen ve sade bir kapak görüyoruz. Bana göre Linkin Park’ın en kötü kapağı olarak tarihteki yerini aldı. Sanki zorla kapak yaptırılmış gibi bir hava da estirmiyor değil. Ama grubun tercihi bu yönde olmuş, yapacak pek bir şey yok.

Albümü açtığımızda The Requiem isimli güzel bir intro karşılıyor bizi. Aslında albümün neredeyse yarısı intro’dan oluşuyor, 15 şarkıdan 6 tanesi intro diğer 9 tanesi normal şarkı. Neden bu kadar çok intro koymuşlar bilemeyeceğim ama sadece intro olarak The Requiem kalsa bile çok daha güzel olurdu kanaatimce.

Burning in the Skies albümü açan asıl parça. Albümün en leziz şarkılarından biri olarak dikkat çekiyor. Dinlendirici havası ve ağza dolanmaya müsait nakaratı ile çok hoş olmuş. Chester’ın vokali gözlerimizi kapağımızda bizi yolculuğa çıkarıyor, şarkının atmosferi güzel bir şekilde birleşip, eski tozlu raflarda kalmış anılarımızı yeniden canlandırıyor sanki. Kendini tekrar tekrar dinleten bir şarkı.

When They Come For Me ise Mike’ın rap vokali ile ön plana çıktığı şarkılardan biri. Kafiyeli sözlere eşlik etmesi çok zevkli. Ama asıl bomba şarkının sonlarında Chester’ın inanılmaz vokaliyle geliyor. Vokalden sonra akışına devam eden şarkı tüyleri diken diken etmeye yetiyor. Robot Boy ise albümün en iyi şarkısı olarak aday gösterdiğim parça. Chester’ın en iyi vokal performansının bu şarkıda olduğunu düşünüyorum. Tamamen bir yere uzanılıp dinlenecek ya da yolculuk anında dışarıyı manasızca seyrederken beynimize işleyecek. Bu şarkıyı tekrar tekrar dinlemenizi tavsiye ediyorum, alıştıkça daha da çok seveceksiniz, alıştıkça başka boyut kapılarından süzüleceksiniz.

Waiting for the End albümün ortalama şarkılarından biri. Ben bu şarkıyı çok beğenmesem de, genelde albümde en çok dinlenen şarkılardan biri olmuş. Kişinin zevki değişiyor tabii ki. Blackout albümün azgın ve ateşleyici şarkısı. Uzun bir durgun havadan sonra dinleyiciyi ayağa kaldırmayı amaçlıyor. Ama şöyle bir nokta var ki, albümde Chester’ın bağırmalı vokalini kullandığı tek şarkı bu. Bu da Blackout’ı albümde diğer şarkılardan daha özel bir konuma getiriyor. Böyle olması açıkça hoşuma gitti. Şarkıya bakacak olursak Chester’ın rap yapma yeteneğinin zaman zaman Mike’dan bile daha iyi olabildiğini görüyoruz. Şarkının ortalarından sonra tekrar albümün genel havasına, yani daha sakin bir havaya dönüyor. Kızgın hava albümün sonuna kadar sürmüyor maalesef. Wretches and Kings de hareketli sayılabilecek bir şarkı. Linkin Park’ın eski tarzına en çok benzeyen ve Mike ile Chester’ın en uyumlu gittikleri şarkı olduğunu söylemek mümkün. Iridescent daha durgun sularda yüzüyor. İki hareketli şarkıdan sonra albümün temposu daha da yavaşlıyor. Pek beğendiğim bir şarkı olduğunu söyleyemeyeceğim, insanı içine çeken bir hava yakalayamadım. The Catalyst çıkış şarkısı olarak karşımıza çıkıyor. Gayet elektronik bir şarkı olmuş ama sonlarda tekrar normal Linkin Park havasına dönüyor. The Messenger ise Chester’ın kendine has bir parçası. Iridescent ile beraber albümün en durgun bölümlerini oluşturuyorlar.

Anlatacaklarım bu kadar. “A Thousand Suns” Linkin Park albümleri içerisinde gayet güzel bir yerde duruyor. İlk 2 albümü tam bana göre diyenlerin sevmeme ihtimali yüksek, ama Linkin Park’ın kendine has tarzının da hakkını veriyor.

Enver KANGAL

7,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (4.60/10, Toplam oy: 110)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2010
Şirket
Warner Bros.
Kadro
Chester Bennington: Vokal, gitar
Rob Bourdon: Davul, geri vokal
Brad Delson: Gitar, geri vokal, klavye
Joe Hahn: Turntable, synth, geri vokal
Dave "Phoenix" Farrell: bas, seri vokal
Mike Shinoda: Vokal, gitar, klavye
Şarkılar
1. The Requiem
2. The Radiance
3. Burning In The Skies
4. Empty Spaces
5. When They Come For Me
6. Robot Boy
7. Jornada Del Muerto
8. Waiting For The End
9. Blackout
10. Wretches And Kings
11. Wisdom, Justice, And Love
12. Iridescent
13. Fallout
14. The Catalyst
15. The Messenger
  Yorum alanı

“LINKIN PARK – A Thousand Suns” yazısına 50 yorum var

  1. saw you drown says:

    çocukken müzik falan bilmediğim dönemde kendilerini dinleyip mest olduğumu adım gibi hatırlıyorum.geçmişimize saygı duymalıyız arkadaşlar.1 puan verip kaçmakla olmuyor bu işler.kimse anasının karnından pink floyd cynic death dinlemedi değil mi.sadece linkin park’ı gördüğü için 1 puan veren arkadaşlara sesleniyorum..
    MÜZİK YOBAZISINIZ…!!!

    Gereksiz biri

    @saw you drown, Anamın karnından Coroner eşliğinde doğdum.O yüzden 1 verdim.

    Osman

    @Gereksiz biri, kardeş olmayalım biz? ben de divine step’in introsu eşliğinde doğdum…

  2. saw you drown says:

    albüme gelince albüm bir kere metal albümü değil.rock albümü bile değil.oldukça deneysel şarkılar yapılmış.bence on yıl sonra birileri linkin parktan bahsederse bu albümden bahsedilecek.çünkü diğer albümleri çabuk tüketilir şarkılar ve albümler.

  3. özgür says:

    bi klibi vardı bunların. dağların taşların üstünden bi şey diye bağırıyolardı ama neydi ya

  4. Deli says:

    Abi “bu ne lan” demiştim resmen ilk dinlediğimde. Adamlar bildiğin hafif duygusal atmosferli sikli daşşaklı hip hop yapmışlar. Hip hop sevenlerin bile burun kıvırabileceği bir albüm.

  5. saw you drown says:

    yorumumu kim sildi:S metal müzik sitesi mi monarşi imparatorluğu mu belli değil.küfür mü yazdım.yoksa yazdıklarım bazılarının zoruna mı gitti:S yorumumu kim sildiyse aynaya bakıp midesi kendinden bulanabilir.iğrençsin çünkü.adamsan tartışırsın.ha korkaksan o ayrı mesele..!

    Ahmet Saraçoğlu

    @saw you drown, yazının altındaki 1. ve 2. yorumdan bahsediyorsun herhalde. Yorumunu kimse silmedi, sadece geç onaylanıyor. Sakin olmak lazım.

  6. osman says:

    Yok abi yok ilk 2 albüm benim için hala 1 numara 37 yaşındayım hala dinlerim tamam bunlar da kötü değil ama eski albümlerin ışıltısı yok

    Zeynel

    @osman, Bende ilk 2 albümü çok severim ama diğerlerine katlanamıyorum.

    Ext_Aggression

    @osman, en ateşli savunucunum.

  7. osman says:

    37 değil 27 bu arada yanlış yazmışım daha o kadar yaşlanmadım :)

  8. Ext_Aggression says:

    Linki Park’ın elektronik müziği ve yaylıları bolcana kullandığı en iyi albüm Hybrid Theory’deki şarkıların remixlendiği ve yeni birkaç çeşitlendirmenin bulunduğu Reanimation olduğunu düşünüyorum.

    Albüme gelirsek; bu kadar becerikli ve yetenekli 6 tane insanın geldiği nokta üzüntü vericidir. Elde tutabilecek bir tane şarkı bile yoktur değerlendirmenin tersine.

  9. İlginçlik olsun diye söylemiyorum ama hayatımda duyduğum ilk ve tek Linkin Park şarkısı Crawling. Sanırım ilk albümlerden birindeydi, nakaratını çok sevmiştim, bir daha da grubun tek bir parçasını bile duymadım. Aslında hakkaten ilginç çünkü dünyanın en popüler ve büyük gruplarından biri.

    Khmer Rouge

    @Ahmet Saraçoğlu, linkin park dinlemeyi kendine yediremedin herhalde. herşeyi dinliyorsun ama en popüler gruplardan birinin sadece tek bir şarkısını duydun :) başka açıklaması yok

    Ahmet Saraçoğlu

    @Khmer Rouge, o kadar derine gitmeye gerek yok. Radyo dinlemezsen, TV izlemezsen, popüler grupları duymamak gayet kolay oluyor. Sadece istediklerini ve merak ettiklerini dinliyorsun böylece. Tavsiye ederim.

    saw you drown

    @Ahmet Saraçoğlu, sabaha kadar yorumlarımı sil.bir yere varamayacaksın.ama üzülüyorum.çünkü bu siteyi özgür bir düşünce ortamı sanıyordum.farklı görüşleri ezip yok etme yeri değil.

    Batuhan Bekmen

    @saw you drown, Farklı görüş dediğin Ahmet’in “Radyo dinlemedim, TV izlemiyorum.” adlı savına verdiğin “Hiç inandırıcı değilsin.” cevabı mı? Hani adamın kendine hayatına dair söylediği bir şeye inanmıyorsun ve bunu farklı görüş olarak mı nitelendiriyosun? Müziğe dair niteleyici, eleştirel bir laf ettin mi? İnsanların kişisel hayatları dışında bir fikir belirttin mi? Sildiğim mesajların arasında bir tane bile göremiyorum bunlardan. Hepsi de kişisel polemik başlatıcı söylemler. Bu gibi provakatif şeylere de izin vermiyoruz. Bir yandan da komik yani. Özgür düşünceye falan nerden nasıl geldin hiç anlamadım.

    Arkadaş ne özgür düşünceymiş yahu, herkes bir yerinden çekiyor.

    saw you drown

    @Batuhan Bekmen, tamam abi ya ne desem boş bişey demiyorum ben.hevesimi kırdınız.sindirdiniz beni.tebrikler.şimdi mutlusunuzdur.

    Batuhan Bekmen

    @saw you drown, Şampiyon Fenerbahçe.

    hen

    @saw you drown, Dünyada özgür düşünce ortamı diye bir şey yok abi. Şimdi hüngür hüngür ağlayabilirsin.

    Ahmet Saraçoğlu

    @saw you drown, karşı tarafı ti’ye alma amaçlı yorumları siliyoruz elbette. Sen de biliyorsundur yazdıklarının niye silindiğini. Gayet normal bir yorum yaptım üstte, boş yere oradan ekmek çıkarmaya çalışma işte. Şimdi neden silindiğini biliyorsun, bundan sonra ona göre yorum yazarsan silinmez. Günde 1.500 kişinin girdiği sitede neden sadece senin son birkaç yorumun silindi onu da düşünürsen, zaten anlarsın iddia ettiğin tarzda bir yaklaşımımızın olmadığını.

    hen

    @Ahmet Saraçoğlu, benimkiler de siliniyor arada. (çok önemli bir şey olurken “şu benim işi de halletsek” diye araya giren adam)

    Ahmet Saraçoğlu

    @hen, onlar da tartışmanın gereksiz uzamamasına yönelik “pembe silişler”.

    Strakosch

    @Ahmet Saraçoğlu, İtiraf edeyim o 1500 kişiden 1490ı benim. Yani toplam 11 kişiyiz aslında.

    Ext_Aggression

    @Ahmet Saraçoğlu, Hybrid Theory albümünü dinlemen lazım. Bir tane bile boş şarkının olmadığı nu-metal penceresi içerisindeki en sert albümlerden birisidir.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Ext_Aggression, tamam bir bakayım ona.

  10. Khmer Rouge says:

    ilk iki albüm tam ergen müziği.son iki albüm daha güzel.bu albüme benden 9 puan işler

  11. İlk iki albümün ve Reanimation adlı remix albümünün hastasıyım. Ondan sonra takip etmeyi bıraktım. Minutes to Midnight rezaletti bence. Bu albümü de merak edip dinlemedim, dinlemek de lazım aslen. O kadar yeri var.

    Aykan

    @Batuhan Bekmen, +1

    hen

    @Batuhan Bekmen, İlk 2 albüm zaten aynı. Aynı şekilde ben de dinlemedim Reanimation sonrasını. Açıkçası ciddi bir tarz değişikliği de beklemiyordum. “Ne yapmışlar acaba” diye bakmaya çok üşeniyorum lan. Bi bunlar bi de Anathema. Şu yorumu yazacağıma gidip dinleyebilirdim mesela yeni işlerini ama hala çok zor geliyor.

    Batuhan Bekmen

    @hen, Ulan aynısı resmen, Anathema bende de öyle. Ama merak da etmiyo değilim zira seviyorum kerataları sdf

    hen

    @Batuhan Bekmen, Feci flasback yaşarım şimdi dinlersem ikisini de. Hatta bazen Anathema’dan Shroud of False falan açıp gülerim “hey gidi” deyü. Belirli bir zaman ve yer ile dinlenilen müziğin tamamen bütünleşmesi çok olan bişey zaten.

    Koskoca bir “if” var bence, Linkin Park çıktığında 18′den küçüksen dinlememe şansın yok hacı. Aynı şey Anathema için de geçerli. Bi de Pokemon.

    Batuhan Bekmen

    @hen, Anathema’yı 18 yaşın tam ucunda keşfettim ama diğerleri için aynı şeyi söyleyebilirm valla. En azından bi kulak aşinalığı oluyo. Ki iyi ki de oluyo, Hybrid Theory genel olarak baya hayvanat bi albüm olduğu için sağlamından bi temel oluşturuyo. Bennington’ın bağırmalı vokallerini ilk duyduğumda ufak çaplı şoklar geçirdiğimi hatırlıyorum. Ortaokulun verdiği ergen parlaklığımla kalakalmıştım ortada.

    hen

    @Batuhan Bekmen, Bi de küçükken sana Manowar dinletirlerse “Doktor Dayım” olayı gerçek olabiliyor. Bana oldu mesela. Küçükken Manowar dinleyen adam sonra Anathema mı dinler yaa. Dinliyor işte bak.

    http://i39.tinypic.com/111s3r6.png

    Batuhan Bekmen

    @hen, Benim ilk dinlediğim metal albümü o kadar saçma sapan bişey ki, şimdiki last.fm listeme her baktığımda aklım çıkıyo.

    hen

    @Batuhan Bekmen, ne dinledin, Ayna mı dinledin. ahı ahı.

    Batuhan Bekmen

    @hen,

    Ya bu ya da Humanure olması lazım. Arkadaş abisi sağolsun, bi süre bu civarlarda bi sürü şey dinlemiştim sdfsd.

    wikus van de merwe

    @Batuhan Bekmen, Ayna da baya beklenmeyen bir tahmindi ama. Önemli olan yarışmaktı.

    stonecoldjesus

    @wikus van de merwe, Ayna’ya kurban olun. Ben hala dinlerim, çocukluğumun grubu. Öyle grup çok az gelir bu topraklara.

    Ext_Aggression

    @Batuhan Bekmen, LP dinlemeden önce Eminem felan dinliyordum o derece feci yani. Ama dediğin gibi o Chester’in vokal tarzını duyduktan sonra Atılgan’a binmiş gibi oluyorsun. Bugünlere gelmememin temelinde Chester vardır.

  12. osman says:

    Neden bazı grupları aşırı küçümseme oluyor anlamıyorum.Ergen şarkısı ne demek oluyor ? Güzel nakaratlı gaz şarkıları sevince ergen mi oluyorum ? Nu metal i seviyorum bana göre hala kaliteli şarkılar üreten gruplar var.İlk 2 albüm evet birbirine benziyor olabilir ama unutmayalım linkin park’ı linkin park yapan şarkılar bu albümlerden çıktı.Ben seviyorum umarım bu yaz yayınlayacakları albüm gaz parçalardan oluşur da biraz kafa sallarız :)

    Ext_Aggression

    @osman, sakin ol rambo. LP dinlerken bizde ergendik.

  13. Junkie Budgie says:

    kaslarımı gererek albüme 1 puanı bastım. şimdi baltamı alıp ormanlara koşturmaya gidiyorum.

  14. caksu says:

    Vay ulan en sevdiğim grup falandı bir ara. Şimdi hatırladığım yegane kelimeler “In The End” ve Şinoda.

  15. devilsadvocate says:

    eski albümlerden elle tutulur bir kaç şarkıların hatırına bir açayım dinleyeyim demişliğim vardır. umutsuz bir zaman kaybı.

  16. Erşah says:

    İlk çıkardıkları efsane 2 nü-metal albümünden sonra dağıldılar gittiler. Adele’e cover yapmaya kadar düştüler (tarz olarak, kalite açısından değil). Bu albümleri de en tekno, en ilahi ve en progresif albümleri olmuş.

    Beğenmedim, eskiden sıkı bir LP dinleyicisiydim, ne yazık ki anamın karnından Rolling Stones, Iron Maiden ile doğmadım. Ergen grubu diyenlere biraz daha sallayacağım da, herhalde şu an 40-50 yaşlarındasınız, bu kadar rahat konuşabiliyorsunuz. Bu büyüklük komplekslerini herkesin aşması gerek artık.

  17. Satan's Cunt says:

    Linkin Park iyice elektronik olmuş. 26 Haziranda çıkacak albümden klip:
    http://www.youtube.com/watch?v=dxytyRy-O1k

  18. atoutlemonde says:

    Vay be seneler ne çabuk geçiyor, bundan 6-7 sene önce tesadüfen tanışmışıtm Lp ile. Numb’ı duyduğumda kendimden geçmiştim. Sonra yavaş yavaş tüm şarkılarını dinlemeye ve ezberlemeye başlamıştım. Minutes to midnight’ı heyecanla beklemiştim ama 2-3 şarkı dışında bu ne amk demekten kendimi alamamıştım. Bi süre eski şarkılarıyla idare ettim ama artık daha sert müziklere yelken açmak gerekiyordu. Sonra bi daha geri dönmemek üzere koptum.

    Eminim ki birçok kişinin de metal müzeiğe grişi LP ile olmuştur. O yüzden yeri ayrıdır ama şu an yaptıkları müziği dinlemedim bile. Ha nu-metal tarzında devam etselerdi dinler miydim onu da bilmiyorum. Her neyse “ben metalci olucam” diyen gençlerimize beginner seviye olarak ilk 2 albümünü tavsiye ederim.

  19. Mert Öncel says:

    sanırım dinlediğim ilk müzik grubu linkin parktı ilk 2 albümüne hastayım özellikle hybrid theory e fakat artık nedense dinleyesim gelmiyor hatta hybrid theory albümünü cd’sini bile arkadaşıma verdim sanırım linkin park ergen grubu olarak kalıcak hayatımda. Ama ilk 2 albümü harbi new metal denen tarzın kral albümleri.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.