# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
MUNICIPAL WASTE – The Art of Partying
| 09.08.2011

Acil kavga aranıyor.

Berca B.

Siteye ilk defa yazı yollamaya karar verdiğimde aklımda iki albüm vardı. O zamanlar ultra gaz dönemlerimde olduğumdan kelli, bu iki albümü döndürüp duruyordum ve yazı konusunda da seçimimi Violator‘dan yana kullanmıştım. O zamandan bu zamana neden Municipal Waste’e sıra gelmedi bilmiyorum fakat, artık bu koca nükleer bombayı siteye kazandırma vakti geldi.

Alabama Thunderpussy, Lamb of God, Birds of Prey, Pig Destroyer gibi çoğunlukla ahlâk yoksunu grupların çıktığı Virginia’dan “rethrash” hareketine katkıda bulunmak için doğan Municipal Waste’i, Slayer’ın ölüm hızının, Tankard’ın alkolikliğinin, S.O.D., D.R.I. ve benzeri crossover gruplarının enerjikliğiyle bileşiminin, grubun kendine has parti atmosferiyle buluşması olarak özetleyebiliriz. Gerçekten Municipal Waste o kadar hızlı ve sert ki, içinizde her an bir şeyler kaynıyor ve grubun içinize yüklediği enerjiyi bir yerlere kusmak, şarkılara dana gibi bağıra çağıra eşlik etmek, duvarları yumruklamak istiyorsunuz. Her şarkı birbirinden gaz, her şarkı birbirinden kışkırtıcı. Öyle ki, dünyanın en pısırık insanı bile, birkaç turluk Municipal Waste seansından sonra her türlü kavgaya balıklama dalacak potansiyele sahip olacaktır.

Yine de Municipal Waste’in en güzel yanlarından biri, her türlü ortama uyum sağlayabilmesi bana göre. Az önce dediğim gibi, insanın en vahşi dürtülerini dürtebildiği ve olası bir fiziksel şiddet öncesi motivasyon kaynağı olabildiği gibi, bol alkollü bir ev partisi ortamında da akla ilk gelen gruplardan biri olabiliyor. Tabii sabah sağlam bir baş ağrısıyla uyanıp, duvarlarda balyoz darbeleri görmek, kırık bira şişelerine basıp ayak kesmek, abuk subuk yerlerde abuk subuk pozisyonlarda sızmış insanlarla karşılaşmak da gayet olası bir durum.

Bu caniliğe en çok kim sebep oluyor diye soracak olursanız, işaret edeceğim ilk kişi, biraz düşünmekle beraber -zira gruptaki herkes terbiyeden bihaber- muhtemelen vokalist Tony Foresta olacaktır. Vitesi hiç 6′nın altına düşürmemesiyle, son hızda ve son volümde boğazını patlatırcasına vokaliyle tüm bu gaza gelmelerin, bu yumruk sıkmaların baş müsebbibi kendisi oluyor diyebilirim. Ayrıca grubun canlı performanslarında da bu çılgına dönme durumunun nasıl kitlesel bir hal aldığı gayet net belli oluyor. Aşağıda göreceğiniz videoda insanların nasıl delirip leblebi gibi stage dive yaptığını görebilirsiniz.

Gitarist Ryan Waste’e gelecek olursak, adamın gitar işçiliğini şu ucu spiral bir şekilde sivrilen, matkap benzeri beton delmeye yarayan aletlere benzetebiliriz. Beynin içine içine saldıran, kimi zaman son hız, kimi zaman melodik ama her zaman delip geçen bir performansı var Waste’in. Albümdeki rif sayısı gerçekten çok fazla, en uzunu 3 dakikayı bulmayan şarkıları bu kadar rifle doldurmak herkesin harcı değil. Pek rastlanmasa da sololar da kısa ve etkili. Aynı şekilde basçı Philip Hall da kütür kütür çalımıyla, beyninizin zonklamasının bir diğer sebebi. Bu kadar hızlı ve sert bir müzikte basın ortalıktan kaybolması alışık olmadığımız bir durum değil ama Municipal Waste neyse ki basın sesini kısmamış ve göğsünüze inen dirsek darbelerini sonuna kadar hissedebiliyorsunuz.

Ama benim albümdeki kişisel favorim, tonlarca gruplarla çalmışlığı olan, kendi çapında bir kültlüğü bulunan davulcu Dave Witte. Şarkılar Witte’nin elinde o kadar seviye atlıyor ki, davulla ilginiz olsun olmasın, şahit olduğunuz yıkım karşısında ağzınızın açık kalacağı kesin. Harika bir ritm anlayışı, yerinde ve gümbür gümbür blast’ler, azgın ataklar derken, bir başka davulcunun elinde o kadar da gaza getirici olamayabilecek şarkılara hayat üflüyor adeta bu davul derisi düşmanı güzel abimiz.

Albüm toplamda 32 dakika sürdüğü için ben de daha fazla uzatmıyor ve yavaş yavaş toparlıyorum. Municipal Waste, birkaç yıl önce zirve yapmış, şimdilerde hafiften sönme eğiliminde olan 80′ler thrash’ini ayağa kaldırma hareketinin en iyi birkaç grubundan ve bu hareket eninde sonunda bittiği zaman ayakta kalacak 2-3 gruptan biri ve kişisel fikrime göre the Art of Partying de çıkardıkları en iyi albüm.

Biraz stres atmak istiyorsanız, bir kavgaya çağırılmışsanız, alkolle iyi giden bir albüm dinlemek istiyorsanız, yavaşlamamaya yemin etmiş bu adamları gözünüz kapalı dinleyebilirseniz. Son olarak da Headbanger Face Rip, Mental Shock, The Inebriator, Sadistic Magician ve Born to Party’yi bir başka dinleyin diyor, huzurlarınızdan çekiliyorum.

Sevgiyle.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.04/10, Toplam oy: 94)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2007
Şirket
Earache
Kadro
Ryan Waste: Gitar, geri vokal
Tony Foresta: Vokal
Philip "Land Phil" Hall: Bas
Dave Witte: Davul
Şarkılar
1. Pre-Game
2. The Art of Partying
3. Headbanger Face Rip
4. Mental Shock
5. A.D.D. (Attention Deficit Destroyer)
6. The Inebriator
7. Lunch Hall Food Brawl
8. Beer Pressure
9. Chemically Altered
10. Sadistic Magician
11. Open Your Mind
12. Radioactive Force
13. Septic Detonation
14. Rigorous Vengeance
15. Born to Party
  Yorum alanı

“MUNICIPAL WASTE – The Art of Partying” yazısına 14 yorum var

  1. özgür says:

    hehehehehehehe.

    yüzde aptal bir sırıtmayla okunan romanlar, dinlenen albümler vardır, izlenen oyunlar olur.

    inanılması güç bir albüm.

  2. Blakkheim says:

    Mükemmel bir albüm. Metalci insanların partilerinde eksik olmaması gerekir.

  3. comfortinBRUTALiTY says:

    çıktığı günden beri her hafta bir kez döndürdüğüm albüm. ben de 9 verdim şahsen

  4. like fire says:

    Chemically Altered <3

  5. Milky Flames says:

    bana thrash ile nu metal karisimi gibi geldi. dinledigim bu 3 $arki super. albumude tumden indiririm yakin zamanda

  6. Sadistik mecişının bas introsu ve ana rifi yeter yahu

  7. kantele says:

    Hazardous Mutation albümü daha çok beğenilmiş genel olarak, ben ordan başlayayım. İşin içine biraz punk karışmış gibi, crossover dediğimiz şey punk-metal birleşimi mi oluyor?

  8. Mustafa Sakallı says:

    Bi’ bar konserine kesinlikle gelmeliler.

  9. sedatem says:

    thrash’till death

  10. Avcı says:

    Bu albümün hastası-köpeği-herbirşeyi olarak albümü yazıdada bahsedilen Dirty Rotten Imbeciles’ın Thrash Zone’u ile birlikte dinlemeyi orgazmdan öte buluyorum.Biri 1988′de diğeri 2007′de yapılmış ama ikiside aynı leşlikte aynı kafada…

    Bu arada Berca kardeşime soramadan edemiyeceğim, albümün neresinde blast beat var Berca?

    Berca B.

    @Avcı, Bu yorumu şimdi gördüm. Kritikteki ilk videoda bile blast var. Ama dediğim gibi kısa olduğu için farketmemişsin demek ki.

    Avcı

    @Berca B., Inebriator’daki küçük bölüm dışında albümde hiç blast yok Berca.Ama illa Dave Witte’nin elinden blast beat duyacam diyorsan eski grubu Burnt By The Sun’ı dinlemelisin.Dave reis oradada harikalar yarattı…

    http://www.youtube.com/watch?v=EYRhE2GnzE0

  11. Thrashinatör says:

    biri nu metal etkisi görmüş, neremle güleceğimi şaşırdım ağzımı yormadım götümle güldüm. municipal wasteden art albümü benim için ikinci sıradadır aslında. neden bilemiyorum tam açıklamasını yapamadım, hazardous mutation albümünü daha çok sevdim. belki şöyle açıklayabilirim, metallicanın vazgeçilmez albümü kill em alldur bir çok açıdan, fakat kariyerlerinin baş yapıtı şüphesiz master of puppetsdır. art bir başyapıt ama hazardous bana daha çok hitap ediyor. dinleyin dinletin, municipal tişörtü gördüğünüz bir thrasherın önüne atlayın ve yüzüne doğru municipal waste is gonna fuck you up diye özgürce bağırın

  12. saw you drown says:

    Hayvan herifler.Sadistic magician şarkısı aşmış bu arada.Ama çok ta müthiş bir albüm olmadığını söylemeliyim.Yine de dinleyip dinletmek lazım.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.