# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
PAIN OF SALVATION – Be
| 02.12.2010

Sabah 05.00′te bir otobüs koltuğunda.

Sofistike tavrından dolayı seveni ve gıcık olanı bol bir grup PAIN OF SALVATION. Hatta bu iki uç, köpeği olanı ve aşırı derecede nefret edenine kadar uzanıyor. Ben son yıllara kadar köpeği olanlar kısmına dahilken, bir süredir sadece çok sevenler kategorisinde yer alıyorum.

“Be”, gerek dinleme, gerek de hakkında yazma açısından öyle herhangi bir albüm değil. Grubun fanatiklerinin gördüğü kadar felsefi bir doluluğa sahip olduğunu düşünmediğim, ancak müzikalite olarak cidden çok güçlü anlara sahip bir çalışma. Kelimelerle ifade etmenin zor olduğu yanları olmasından mütevellit, hem benimsemesi, hem de hakkında yorum yapacak düzeye gelinmesi kolay olmayan bir şey “Be”.

“Be”, öncesinde kendini çok merak ettiren bir şekilde piyasaya çıkmıştı. Ağır, ihtişamlı bir şeylerin geldiği, “Be”nin herhangi bir albüm olmadığı belliydi.

Albümü ilk birkaç dinleyişimde, dinlediğim şeyin iyi mi kötü mü olduğunu anlayamadım. Tabii ki kötü değildi, ama hâlâ “Remedy Lane“in etkisindeki bir kişi olarak, “Be”deki farklı tarzın ve deneyselliğin ne derece becerilebildiğini tam olarak kavrayamamıştım. CD’yi müzik setime koydum, grubu benle aynı düzeyde seven kardeşimle birlikte albümü dinledik, şarkılar arasında yorumlar yaptık, resmen kafa yorduk. Ve koca albüm bittiğinde ikimiz de “Sence nasıl?” sorusuna cevap bulamadık.

Ama karşımızdaki grup PAIN OF SALVATION’dı ve ne yapılmak istendiğini bir an önce anlayıp, bizi bekleyen güzelliklerin keyfine varabilmeliydik.

“Be”yi anlamak ve çok sevmek zorundaydık.

Biz de bir kez daha play tuşuna bastık.

Şarkılar aktı gitti, “Be” bir kez daha bitti.

Tekrar birbirimize baktık;

“Sence nasıl?”

“Bilmem? Cidden bilmiyorum. İyi, ama ne kadar iyi olduğunu hâlâ anlayamadım.”

Zaman geçti. “Be”yi tekrar tekrar dinledim, anlamaya kastım. Ama olmadı. Belki 20. dinlememde, hâlâ “Be”nin özüne inememiştim. Demek ki hata bende değil diye düşündüm. “Demek ki albüm çok da iyi değil ki, bana gizlediği şeyleri, zenginliklerini sergileyemiyor” türünde denyoca düşünceler geçti kafamdan.

Albümü dinlemeyi bıraktım ve hayatıma devam ettim.

Haftalar sonra bir sabah 05.00 sularında şehirler arası bir yolculuk için otobüse bindim. Hava karanlık, otobüs boştu. Bu kez belki anlayabilirim türünde fazlaca bir ümit taşımadan “Be”yi tekrar başlattım.

Ve oldu. Bu sefer oldu. Albüm kendini bana açmak için o ana kadar bekliyormuşçasına tüm beynimi ele geçirdi. Daha önce otuz kez dinleyip çok da bir şey göremediğim Imago, bir anlığına da olsa dinlediğim en güzel şarkılardan birine dönüştü; Nihil Morari görkemiyle beni oturduğum koltuğa çiviledi, Iter Impius camdan izlediğim gün doğumuna fon müziği oldu.

Albüm bittiğinde “Be”yi tam anlamıyla çözmüştüm. “Be” aşırı derecede kişisel, yoğun ve özel bir albümdü. Bir müzik markete girdiğinizde raftaki diğer sayısız albümle aynı değerde, yan yana görmek isteyeceğiniz bir şey değildi. “İçime çok fazla şey akıtıldı” diye bağırıyordu adeta.

Albüm bittiğinde anladığım diğer bir şey de, “Be”nin öyle her zaman dinlenecek bir albüm olmadığıydı. Uygun bir ruh hali, neredeyse bir ön hazırlık gerektiren bir yapısı vardı. En sevdiğim üç PAIN OF SALVATION albümünden biri olmasına rağmen açık ara en az dinlediğim PAIN OF SALVATION albümü olması da bunun kanıtı zaten.

“Be”nin müzikal içeriği, sözel konsepti, grubun diskografisindeki yeri gibi konular da var elbet.

Ama konu “Be” olunca olayın maddi kısmı pek de önem taşımıyor. “Be”yi sayfalarca anlatarak yorumlayan yazıları da hiçbir zaman anlayamadım zaten. Hele ki “Be”yi kelimelere dökmenin imkânsızlığını ve anlamsızlığını, son birkaç dakikadır okumakta olduğunuz bu gayet başarısız yazıda başarıyla kanıtlamışken.

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.31/10, Toplam oy: 108)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2004
Şirket
InsideOut
Kadro
Daniel Gildenlow: Vokal, gitar
Johan Hallgren: Gitar, vokal
Kristoffer Gildenlow: Bas, vokal
Fredrik Hermansson: Klavye
Johan Langell: Davul
Şarkılar
1. Animae Partus (I Am)
2. Deus Nova
3. Imago (Homines Partus)
4. Pluvius Aestivus
5. Lilium Cruentus (Deus Nova)
6. Nauticus (Drifting)
7. Dea Pecuniae
8. Vocari Dei
9. Diffidentia (Breaching the Core)
10. Nihil Morari
11. Latericius Valete
12. Omni
13. Iter Impius
14. Martius / Nauticus II
15. Animae Partus II
  Yorum alanı

“PAIN OF SALVATION – Be” yazısına 23 yorum var

  1. Ufuk says:

    Bir kere bile konserine gitme amacıyla evden çıkmayıp tesadüfen de olsa en çok izlediğim grupların başında geliyor (3 kere). Severim, hastası değilim. Yetenekli adamlar fakat fazla melankoli beni bozuyor.

  2. son paragrafa kadar ne yapmış lan bu adam? niye bu kadar kısa yazmış dedim. sonra saat tam 16.39 da son paragrafı okudum ve hayatım değişti. masudfh.

    çok mantıklı bi noktaya parmak basmış Ahmet. Be albümü kolayca anlaşılıp, anlatılamaz. Daniel bu albüm için yıllarca çeşitli kitaplar yalayıp yutmuş.

    bu albümün bir de DVD’si var Be Live diye. albüm kaydedilmeden önce 5-6 konser vermişler böyle. özel sahne hazırlamışlar. ortasında su birikintisi falan var, elemanlar albümü çalarken daniel arada girip çıkıyor falan. tiyatral bi DVD. daniel’ın seksi pozları için izleyiniz hani. DVDdeki sözler albümdeki sözlerden zaman zaman daha farklı.

    son olarak bu albüm pain of salvation’ın konsept deliliğini başlattığı albümdür. bu albümden sonra yaptığı müziği konsepte göre değiştirmeye başladı. bi sürü hayran kaybedip kazandı. böyle işte.

  3. t_oskay says:

    Bence de BE her zaman dinlenecek bir albüm değil. Hatta POS bence genel olarak her zaman dinlenilecek bir grup değil. Mesela ben MP3çalarıma fazla POS şarkısı koymam. Kısa ve daha basit dinlenilebilecek şarkıları (Undertow, Ashes, Used) yüklerim M3 çalara, yoksa olmaz vapurda otobüste Beyond The Pale, Perfect Element, In The Flesh ve bu albümün pek çok şarkısı dinlenmiyor.

    Bu albüm ile devam edecek olursam; kendi adıma konuşuyorum, müzikal olarak ulaştığım en yüksek noktadır. Sırf Metal Müzik için bir okul olsa ve ben bu okulda hoca olsam bu albümün analizini ödev niyetine veririm. Mükemmel bir albümdür kısacası. Intro, outro ve kısa geçiş şarkıları dışında bütün şarkıları çok güzeldir bu albümümün. Ve malesef, yine kendi adıma konuşuyorum, POS’un son iyi albümüdür. Malesef “POS ne yapsa dinletiyor” diyenlerden değilim. Bir Perfect Element’e, Remedy Lane’e, Entropia’ya ve tabii ki de BE’ye bakın, bir de son iki albümlerine.

    Konserlerine de sırf bundan öncekilerine gidemedim diye gideceğim, yoksa beni tatmin edecek bir setlist olmayacak büyük ihtimalle!

    Özetle: 10 puan.

  4. Deon says:

    Hayatımın albümlerinden.

  5. b says:

    bu grubun en sevdiğim albümlerinden biridir. ama ne olduysa “scarsick” ile birlikte son albüm de dahil yazının başlangıcında değinilen nefret eden kitleye dahil oldum. “be” ile kariyerinde deneysel olabilmiş bir topluluk pain of salvation. eski albümleri de bir o kadar iyidir ama “scarsick”e kadar. benim de maceram buraya kadarmış. 9/10

  6. gökan says:

    hayatımda dinlediğim en içi dolu gibi duran, başyapıt diye satılıp kimilerine hayatlarının anlamlandıran bu berbat albüme yakışan berbat bir kritik. bir deneme olarak da rezalet.

    Resen

    @gökan, neden böyle düşünüyorsun acaba gerçekten merak ettim.

  7. Deon says:

    Bu arada 9 Ocak 2011 da geliyorlarmış biletixte gördüm şimdi link: http://www.biletix.com/event.htm?id=MLPAI

  8. ben says:

    Puanlama şeysinde “0″ vermenin bir yöntemi var mı?

  9. caksu says:

    İlk dinleyişte aşık olmuştum, ilginç. İsimleri bilmiyorum; o piyanolu, “O lord” lu, arabalı, ses kayıtlı, Diffidentia vs. gayet vurmuştu. Metrobüs cehenneminde sığınağımdı uzun süre. Konseptin işlenişine hakim değilim ama bağladığı nokta hoşuma gider çok. Dvd’nin sonunda da fanlara “We’ll never know all your names, but we will love you just the same” diyordu. Sevimliler yaw. Albüm de şiir gibi işte. Yazmış olayım diye geveledim gene eheh.

  10. maya veil says:

    konu olarak bakıldıgında gecmis bugun ve gelecekte varolusumuz: tanrı ve insan doğası… bir anlamda pain of salvation belki de bu albumde kendini tanımladı: kendi acınası hallerine cozumu tanrıda arayan insanların sectikleri yollar ve bu yolların onları getirdigi yer. her sarkının turu gectigi donemle alakalı. oldukca basarılı bır album. progressive pek ole hoslasmasam da pain of salvation bir istisna. yorum da boyle bir album icin yapılacak en iyi yorumlardan biri olmus. yazarın eline saglık.

  11. Veracruze says:

    dinlemeyi en çok sevdiğim albümleri bu yahu. konsept albüm olayını sevmemi de az çok bu albüm sağlamıştır DT/Scenes From A Memory’nin yanında.

  12. minikbalina says:

    POS’ta şöyle bir durum var ki, bir kere de oturup şu şarkısını dinleyeyim dememişimdir. Ofiste falan da çalışırken arkadaşlarla göz göze geliriz (öyle de efsane bir ofisiz) “POS mu dinlesek lan” deriz (bunu diyen iki kişiyiz lan tamam). Sonra bir albümü atarız playliste komple, bitene kadar artık ne varsa.
    herhangi bir albümüne 8-9 gibi bir not verebilmekle beraber, şarkıların neredeyse çoğu tek başına 6-7′yi geçemez (beyond the pale 11/10). belli bir kontekst (yavşak gibi ingilizce konuşuyorum) içinde dinlenmesi gereken albümler üreten efsane bir topluluk kendileri, her ne kadar linoleum hiç bir üreme organına derman olagelmiş bir albüm olmasa da (mesela?).
    (bu arada scarsick POS yapmasa çok güzel albümdü de POS’a yakışmadı sanki yae, hı?)

  13. I will never submit to all the things you’ve said God!

    dedim ve gittim.

  14. Perfect Element I , Remedy Lane ve BE.. Bu üç albüm şaheserdir derim.

  15. blackroseimmortal says:

    içinde müziksellik arka planlarda olan albüm, bol bol konuşma, bol bol country olsun r&b olsun ne kadar gereksiz şey varsa albüme doldurmuşlar… bence grubun scarsickle birlikte en zayıf albümü, fakat nedense “hayatımın albüm yea” diyen sayısı azımsanmayacak kadar büyük bir topluluk var… nedense ben remedy lane ve perfect elementin çok uzağında olduğunu düşünüyorum… 5/10…

    not: lyricleri siklemem…

    ege tekmen

    @blackroseimmortal, hani. bu kadar dar biri olman, anca ergenlik yıllarındaki bi kız için güzel bir şey. r&b, country ve gereksizlik? sen nerede bunları gördün de gereksiz olarak addediyorsun? muntazaman kafa bozuyorsun evlat, doğuştan trollsün sen.

    blackroseimmortal

    @ege tekmen, pos gibi çok saygı değer bir progresif müzik grubu r%b ve country yapıyor, bence çok gereksiz (ve kötü), r&b’den de country’den de nefret ederim… r&b ve country beğenmeyince nasıl sığ ve troll olunuyor anlayamadım, dünyanın en kaliteli müziği değil ki bunlar…

    illuminati

    @blackroseimmortal, bu albümü dinlemedim ama bu yazı tam bir trol yazısı. :D

    blackroseimmortal

    @illuminati, o zaman bi albümü dinle diyim

    illuminati

    @blackroseimmortal, ”içinde müziksellik arka planlarda olan albüm, bol bol konuşma, bol bol country olsun r&b olsun ne kadar gereksiz şey varsa albüme doldurmuşlar…”

    Pek ciddiye alınacak bir yorum değil, bu olsa olsa şaka olarak söylenebilir ama bir de ciddisin sen. :D
    Albümü dinledim, kaç zamandır böyle bir şey arıyordum vallahi. Çok değişik, çok güzel. Ayrıca Scarsick çok iyi albümdür, bu iki albüme alışması zordur, 10-20 kez dinlemeden not da verilmemeli bence. ‘Metal dinlerim, metalden başka bir şeye katlanamam, hadi en fazla rock.’ diyorsan ayrı.

  16. hakan says:

    görsel bir şölen kıvamında dinlenmesi alternatif bir yol olabilir tanımlayabilmek için.daha çok bir ambiyans sunuyor.toplu olarak tanımlayamıyorum.çok farklı kombinasyonlar var .etnik kıvamda,new age,fusion havaları da var..çok sevebileceğim tatlar bir arada.sonuç olarak 1-2 kere dinleyip karar kılınacak bir albüm de değil topluca evet budur demek kolay değil.

  17. hen says:

    Martius / Nauticus II’nin adını hiçbir zaman düzgün okumuyorum ve hep “mayikçüs nayikçüs” diyip geçiyorum. Hayat bana güzel.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.