# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
INSOMNIUM – Across the Dark
| 02.06.2010

Ahenkle dans eden ipeksi saçlar.

Ömer Kuş

Yaklaşık 32 haftadır sambalici’yle beraber ortak kritiğini yazmayı planladığımız, “Abi hadi oturup yazalım şunu artık”, “Olm bu sefer kesin yazıyoruz bak”, “Evet abi süper fikir” gibi laflar edip sürekli ertelediğimiz, yılan hikayesine dönen albümün kritiğiyle sonunda karşınızdayım sevgili okurlar.

Sizlerden gelen ve mail kutumu aşındıran tepki email’lerine daha fazla kayıtsız kalamadım, aralarında can güvenliğimi tehdit eden ve sonunda “cCc Fin doom/death tayfası cCc” gibi bir ibare barındıran email’se beni yazmaya iten son güç oldu. En azından grup yeni albüm çıkarmadan bu yazıyı yazabildiğim için kendimle gurur duyuyorum.

INSOMNIUM ilk tanıştığım albümleri olan “Since the Day It All Came Down”’dan itibaren severek dinlediğim ve diğer benzer gruplardan nedense ayrı bir yere koyduğum bir gruptur. Bundan birkaç sene öncesine kadar çok daha fazla doom ya da doom/death benzeri grup dinleyebilirdim. Fakat zamanla bu tip grupların birkaç şarkısından sonra o atmosfere girememeye ve doğal olarak baymaya başladım. Tabii ki birkaç istisna grup dışında, tahmin edebileceğiniz gibi INSOMNIUM da onlardan birisi. 2007’deki “Above the Weeping World”ü o yılın en başarılı albümlerinden biri olarak gören ben, doğal olarak bu albüm için de umutluydum (ya da INSOMNIUM diliyle, umutsuzdum, hüzün denizlerinin kıyısında dalganın vurmasını bekleyen bir kaya gibiydim adeta).

Albüme baktığımızda alıştığımız INSOMNIUM sound’unda pek bir değişiklik göremiyoruz. “İyi de ben bu grubu daha önce hiç dinlemedim ki, anlatsana biraz deve” diyenleriniz olabilir, bunu açalım hemen biraz. Grup, en geniş bir ifadeyle doom metal tatları barındıran melodik death metal yapıyor. Hatta bana sorarsanız iki tür de eşit derecede ön planda. O yüzden standart melodik death metal fanlarının grubu bayıcı bulması pek muhtemel. Ama Fin gruplarına has bu hüzünlü atmosfer sizi yıldırmazsa gayet keyifli dakikalar yaşatabilir size grup.

İşte bu albümde de INSOMNIUM işleyen taktiği bozmuyor ve eski hayranları tatmin ederken yenilerini de kazandırması muhtemel, fakat deneysel olaylara pek girmeyen bir iş çıkartıyor. Albümün her saniyesi hüzün dolu, gayet hızlı ve melodik riflerin olduğu bölümler bile yaşam enerjinizi söküp alabiliyor adeta. Şarkı sözlerine her zaman önem vermiş olan ve zaman zaman şiirlerden alıntılar da yapan grup, bu albümde de bu çizgiyi aynen devam ettirmiş. Fakat sözleri oturup okuduğumda kendimi şunu sormaktan alıkoyamıyorum: Bu sözleri yazan birisinin nasıl bir hayatı vardır acaba? Olm kendine gel, Finlandiya’dasın, geçim sıkıntın yok bir şeyin yok, git üniversitede eğlenceli, istediğin bir bölüm oku, çık dışarı iki Fin hatun gör falan, yapma etme. Hemen sözlerden bir kuple vereyim de ne kastettiğim daha iyi anlaşılsın:

“Nothing can offer content
Nothing can ease the pain
Nothing can wear off the sorrow
One is born to bear within

While your world is worth of trying
My world is mere cold
No chance in disillusion
Only the end of the road”

Bunun dışında zaman zaman “Dünyevi acılar falan bunlar hep gelip geçici be hacım, sonunda ancak ölüm gelip bizi alacak ve hepsi anlamsız olacak” tarzı sözler de göze çarpıyor. Kısacası, gidişat kötü.

Tekrar müziğe dönersek, albümdeki yeniliklerden biri ilk defa kullanılan ve Jules Näveri tarafından gerçekleştirilen temiz vokaller. Fakat bu öyle radikal bir yenilik değil zira kullanım çok sınırlı, iki üç şarkının belli, kısa bölümlerinde kullanılmış. Ağırlıklı olarak kullanılan vokal bildiğimiz alıştığımız Niilo Sevänen’nin derin brutal vokali. Bazıları bu vokali çok beğeniyor, bazıları da nefret ediyor. Ben ikisinin arasındayım. Bazı bölümlerde vokalin enstrümanların arkasında boğulduğunu düşünüyorum ve bu kısımlar biraz rahatsız ediyor. İkinci rahatsız olduğum kısımsa vokalin çok düz olması, bu tip bir müziğe biraz daha karakterli, duygulu bir brutal vokal olsa sonuçlar çok daha etkileyici olabilirdi. Ama genel olarak vokal kötü değil, yalnızca daha iyi olabilir diye düşünüyorum. Gerçi bu adamın vokali grupla özdeşleşti artık, o da ayrı bir konu, böyle kabul edip sevmeliyiz herhalde.

Akustik kısımların azaltıldığını ve şarkıların daha direkt, kolay hazmedilebilir olduğunu söylemek mümkün. Melodik death metal kısmı yine gayet iyi kotarılmış, rifler başarılı ve işin suyunu çıkarmadan klavyeyle destekleniyorlar.

Albümün bana göre bir zayıf noktası hit şarkı eksikliği. Geçen albümde The Killjoy adlı bir hayvanlık vardı mesela, ilk dinlemede kamyon çarpmışa çeviriyordu. Bu albümde ise şampuan reklamı tadında klip çekilen (kesinlikle klip çekmeye en uygun şarkı) Down with the Sun biraz o role soyunsa da yeterince iyi değil bence. Albümde öne çıkan vurucu şarkı yok yani, dinledikçe bazılarını diğerlerinden daha çok seviyorsunuz elbet ama bu farklı bir şey.

Kanımca “Above the Weeping World”den daha zayıf olsa da diskografisine gayet başarılı bir albüm daha ekledi INSOMNIUM. Geçen senenin öne çıkan albümlerinden biri olan “Across the Dark”, grubun istikrarını gözler önüne seren, hem eski hayranları hayal kırıklığına uğratmayacak, hem de gruba yeni hayranlar kazandırabilecek bir çalışma.

Bu kritiği de sonunda yazdığım için artık rahat uyuyabileceğim, oh be!

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.43/10, Toplam oy: 116)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2009
Şirket
Candlelight
Kadro
Niilo Sevänen: Vokal, bas
Ville Friman: Gitar
Ville Vänni: Gitar
Marcus Hirvonen: Davul

Misafir müzisyenler:

Jules Näveri: Temiz vokal
Aleksi Munter: Klavye
Şarkılar
01. Equivalence
02. Down With the Sun
03. Where the Last Wave Broke
04. The Harrowing Years
05. Against the Stream
06. Lay of the Autumn
07. Into the Woods
08. Weighed Down With Sorrow
  Yorum alanı

“INSOMNIUM – Across the Dark” yazısına 15 yorum var

  1. heat says:

    insomnium u severim de bazen gıcık edebiliyor bu grup beni. müziğin her tarafından üstüme üstüme melodi fışkırıyormuş gibi hissedebiliyorum bazen. sanki melodik olalııımm! diye kasıyolar biraz. yine de iyi albüm tabi. hatta gideyim tekrar dinleyim.

  2. Ugur says:

    Sahiden çok geç oldu bu albümün kritiği :)

    Insomnium bence istese de kötü albüm yapamayacak olan gruplardan.Ben Above the Weeping World’den zayıf olduğunu düşünmüyoum.Herşeyiyle olmuş bir Insomnium albümü.

    Yalnız o albüm okur notu nedir yahu? Sırf biraz yükselsin diye 10 verdim normalde 9 vericektim.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Ugur, daha önce de demiştim, her albüme 1-2 kişi 10, 1-2 kişi de 1 veriyo albüm siteye konduğu anda, o yüzden her albüm 5-5,5 ortalamayla başlıyo.

    Depremle yaşamayı öğrenmemiz lazım.

  3. Sambalici says:

    Insomnium diye bir grubun varlığından haberdar değildim ben bugüne kadar, bu albümle beni bu kadar geç tanıştırdığı için Ömer arkadaşımızı kınıyorum buradan.(zeytinyağı modu heheh)

    O değil de, Insomnium’a “orjinal olun iki dakka” yaklaşımıyla bakan bir insan olarak en zevkle dinlediğim albümleri bu oldu, (bundan sonrasını fanlar okumasın) klişe fin melodilerini bayık kompozisyonlarda kullandıklarından nadir kısa-net şarkıları hariç albüm olarak sevdiğim işleri yoktu, (fanlar buradan okumaya devam edebilir) bu albüm genel olarak daha derli toplu olduğundan daha rahat dinleniyor benim açımdan. Ben grupların soundlarını toparlayıp çıkardıkları kısa-net-daha ticarimsi albümlere “x’in black albümü” derim (çok orjinal evet), bu da Insomnium’un black albümü gibin, memleketlerindeki liste başarıları falan açısından da o imajı verdi bana.

  4. swedish says:

    I’ll starred son parçası ile tanışmıştım İnsomnium ile.Bu parçanın giriş kısmı hatta parçanın tamamının riffleri artificats of the black rain parçasına çok benzer.ee jester race seven adam bunu da sever severek dinler hatta meydanlarda tanıtımını da yapmalıdır anlayışı ile dinlemeye devam ettim bu grubu.Kısacası yokolan isveç death metalinin finlandiyada tekrar görüldüğü gruplardandır insomnium ayrıca tr ye konsere de beklemekteyis

  5. hakan says:

    ölürüm lan senin above the weeping moon albümüne…
    bunu da ço0k yakında dinlicem.yazı için teşekkürler.

  6. erkan says:

    tamamen rastlantı sonucu tanıdığım ve lan ben bunu daha önce nasıl dinlememişim dedidiğim güzel grup.

  7. tranquillist says:

    bence insomnium’u diğer gruplardan ayıran şey yukarıda da bahsedildiği gibi istese de kötü albüm yapamayacak olmalarıdır. ancak yine yukarıda yazıldığı gibi; bazen çok kasıyolar melodi de melodi diye. kritikte kesinlikle katıldığım bi nokta var ki; vokal müziğin ardında boğuluyo, ses boğuk geliyo. bence bilerek böyle kaydediyolar albümleri ama bu, albümün negatif yönlerinden birisi, aslında her albümde böyle yaptıkları için her albümleri vokal yönünden negatif etkilere sahip benim gözümde. ayrıca bazı clean vokallerde de efekt katılmış, bence iyi de olmamış. kritikde katıldığım diğer nokta da şu ki; insomnium bence yıllardır hep aynı albümleri çıkarıp duruyo. abi yeni bişey yap gözünü seviyim. bi de ben doom metal fazla dinleyemiyorum. açıyoum albümü dinliyim diyorum başından sonuna kadar ama daha 3.şarkıda felan sıkılıyorum. hatta şarkı bitiyo, sıradaki şarkı başlıyo benim haberim olmuyo :) ama bunları bi yana bırakırsak bence insomnium iskandinav taraflarındaki en melodik gruplardan bir tanesi. adamların her yerinden melodi akıyo arkadaş. ama lirikler konusunda kritikte yazılanlara katılamayacağım. insomniumun albüm isimlerine dikkat ederseniz, (‘above the weeping world’, ‘across the dark’, ‘since the day it all came down’ ve ‘one for sorrow’) hep bi arabesk var. sürekli sorrow, pain, vs vs şeklinde sözler yazıyolar. bu da beni üzüyo aslında. bence bu grupta aşırı yetenek var ama olaya bakış açılarını genişletmeleri lazım. böyle olmadığı müddetçe sadece hit şarkıları dinlenen bir grup olarak kalıcaklardır. ama dinleyin dinlettirin bilmeyenlere. adamlarda yadsınamaz bi yetenek var.

  8. Mardukcan Belphegorgil says:

    sevemedim bu grubu (genelde)

  9. moruk says:

    Equivalence fazlasıyla Before the Dawn’ın 2008′de yani bu albümden 1 sene önce çıkardığı Soundscape of Silence’deki Last Song adlı parçaya öykünmüş…

    BTD albümü önce yayınlandığına göre, aynı ülkenin benzer türdeki müziğini icra eden gruplar olduğuna göre Insomnium Equivalence adlı parçasını yazarken ve bestelerken Last Song’dan fazlasıyla araklama yapmıştır diyebiliriz….

    ahanda.. iskeletine kadar herşeyiyle aynı neredeyse…

    http://youtu.be/x_bAUROmgQI

    http://youtu.be/sh0ROXHQ0B8

    schindler

    @moruk, 2 şarkıyı da binlerce kez dinledim, ritimlerde benzerlik göremedim ben

  10. eXozmen says:

    Yine eski bir konuyu dirilteceğim. Ama sadece şu vokale bir taş atıp kaçacağım müsaadenizle.

    2013 ortalarına yaklaştığımız günlerdi, ben Insomnium’la tanıştım. Arada açar dinlerim AtD’tan bir kaç bir şey. Abi diyeceğim tek şey var; unclean vokaller beni çıldırtıyor, fıtık oluyorum, boğuluyorum.

  11. THRASH says:

    Where the Last Wave Broke şarkısına ölünür.

  12. schindler says:

    sevanen vokali nasıl hüzünlü bulunmaz anlamadım, adamın haykırışı hüzne boğuyor beni. interneti silip süpürün böyle bir grup bulamazsınız. imkansızdır, olanaksızdır, İnsomnium kadar güzeli yoktur, varsa söyleyin biz de bilelim

  13. insomnoumena says:

    insomniumun en iyi albümü across the darktır, insomnium da yer’in en güzel grubudur! tartışılamaz!

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.