# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
SOREPTION – Illuminate the Excessive EP + Deterioration of Minds
| 29.03.2010

Vokallerde Åkerfeldt, sololarda Suiçmez… mişçesine.

Bugünkü konuğumuz tesadüfi şekilde bulduğum ve çocuğum kadar olmasa da ona yakın benimsediğim teknik death metal grubu SOREPTION. İsveç’ten teşrif eden grubumuz, bugüne dek büyük övgü alan bir EP ve daha çıkalı çok kısa bir süre olan taptaze bir albüm yayınladı.

Grubun övgülere mazhar olan EP’si “Illuminate The Excessive”, barındırdığı sağlam müzisyenlik ve güçlü bestelerle SOREPTION’ın kariyerine iyi bir başlangıç yapmasını sağlamıştı. Adları 1, 2, 3 ve 4 olmak üzere dört parça ve bir de canlı performans içeren DVD barındıran “Illuminate The Excessive”, tür adına yeni şeylerin yaratılmadığı, ancak grubun sound’unu en baştan oturttuğu bir çalışma oluşuyla dikkat çekmişti. “Illuminate The Excessive” EP’si ile “Deterioration of Minds” arasında prodüksiyondaki iyileşme dışında müzikal uçurumlar olmadığından, SOREPTION müziğini bir bütün halinde değerlendirmeye çalışacağım.

Grupla ilgili aklıma ilk gelen ve sonrasında pek çok yorumda da rastladığım konu, SOREPTION’ın son derece profesyonel bir grup izlenimi veriyor oluşu. Tavır, imaj anlamında değil, müzik anlamında fark edilen bir profesyonellik bu. Grupta, SANCTIFICATION‘da çalan davulcu Tony Westermark hariç tecrübeli pek bir eleman olmamasına rağmen, gitarist Anton Svedin’ in beste yeteneği sayesinde son derece ne yaptığını bilen bir izlenim uyandırıyor SOREPTION. Grupta dikkati ilk çeken şey, vokalist Fredrik Söderberg’in Mikael Akerfeldt’e acaip düzeyde benzeyen sesi. Gerçekten de kimi anlarda şarkıları Mikael Akerfeldt söylüyormuş gibi hissediyorsunuz. Tabii sadece brutal anlamda. FARMAKON’dan sonra bir tane daha Akerfeldt benzeri vokalli grubumuz oldu.

Benzer gruplar anlamında akla gelen ilk isim DECAPITATED olsa da, SOREPTION’da DECAPITATED’ın zaman zaman girdiği kaosu andıran bir yapı yok. Daha çok gitar üzerinde yapılan ince işçiliklerin dikkat çektiği, tamamen rife dayalı bir müzik yapıyor SOREPTION. Diğer yandan SPAWN OF POSSESSION’un havasını andıran ama onlar kadar sapık olmayan bir şarkı havaları da var. Bu noktada grubu “teknik DECAPITATED” ile SPAWN OF POSSESSION Light” arası bir yerde konumlandırabiliriz. Elbette ki üstüne türün olmazsa olmazı yoğun MORBID ANGEL sosunu ekleyerek.

SOREPTION’ın iyi tarafı, çığır açıcı bir müzik yapmamalarına rağmen, bir death metal parçasını nelerin ilginç kılacağını, ortalama bir rifi ufak ayrıntılarla nasıl yaratıcı ve ilginç hale getirebileceklerini iyi biliyor olmaları. Dur kalklarla, sıkça kullandıkları ve müziğe çok şey kattığına inandığım pinch ve doğal harmonic’lerle, bir hayli renkli ve ilgi çekici rifler yazmayı başarmışlar. Grubun vardığı en teknik anlar, aşağıdaki Breeding Exile’ın 2.10-2.30 arasındaki kudurmasından duyulabilir. Görüleceği üzere grubun en teknik anında dahi “abardıkça abaralım” tarzı bir yaklaşım yok. Müzik her anında groove’unu ve ritmikliğini koruyor. Kanımca bu, bu türdeki bir grubun asla geri plana atmaması gereken ve dinlenirliği arttıran bir husus.

Sololarda grupta çok bariz bir Muhammed Suiçmez etkisi var. Kimi anlarda bu öylesine belirgin oluyor ki, vokallerde Mikael Akerfeldt, gitarda Muhammed Suiçmez’in olduğu bir süpergrup dinliyor hissine kapılıyorsunuz. Bas gitar da üstünde durulacak bir performans sergiliyor ve rampada vites değiştiren damperli kamyon tonuyla, death metalda löngür bas gitar fetişistlerinin hoşuna gidecek, onlara şimdi burada ağza almak istemediğim kimi hazlar hissettirebilecek bir iş çıkartıyor. SOREPTION, tekdüzeliği kırmak için hemen alttaki March of the Tyrants’ın ortasında duyabileceğiniz üzere kapkaranlık orkestral bir aranjman dahi katmış müziğine. Albümde sadece bir kez ortaya çıkan ama görevini de bir hayli iyi yerine getiren bir renk olmuş.

Bence büyük umut vaadeden SOREPTION, progresif death metal, teknik death metal ve genel olarak death metal sevenlerce denenmeli diye düşünüyorum. Underground piyasada ve türü yakından takip eden sitelerce şimdiden hastası olunan ve sırf EP’yi referans alarak “albüm de kesin çok iyi olacak” diyerek beklenen yeni albümüyle beklentileri boşa çıkarmayan SOREPTION, türe aşinaysanız ve kalite farkını yaratan nüansları algılayabiliyorsanız, son dönemdeki favori yeni gruplarınız arasına yerleşebilir.

7,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (7.64/10, Toplam oy: 11)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
EP: 2007, Albüm: 2010
Şirket
EP: Virtual Symphony Prod, Albüm: Ninetone Records
Kadro
Fredrik Söderberg: Vokal
Anton Svedin: Gitar
Rikard Persson - Bas
Tony Westermark: Davul
Şarkılar
"Illuminate The Excessive"
1. 1
2. 2
3. 3
4. 4

"Deterioration of Minds"
1. Suppressing the Mute
2. The Hypocrite, Undying
3. Breeding Exile
4. ...to Dim the Aching
5. A Wolf Among Men
6. Deterioration of Minds
7. By Venom Entitled
8. March of the Tyrants
  Yorum alanı

“SOREPTION – Illuminate the Excessive EP + Deterioration of Minds” yazısına 4 yorum var

  1. scepticus says:

    isveçten ne gruplar çıkarmış da duymazmışız =) gitar tonları pek hoş gelmedi pek onun dışında takdire şayan bi grupmuş. yazının bir yerinde de geçtiği gibi decapitated’ı fazlaca özümsemiş arkadaşlar ya da ilk izlenim böyle uyandı ne bileyim .

  2. umut says:

    İşte bu!!!

  3. like fire says:

    Su içmezmişçesine.

    Grup iyiymiş. Pinch harmonik olayı, sololara hasta olunası bi hava katıyor.

  4. Ahmet Saraçoğlu says:

    Yazarken aklıma gelmemiş ama Yyrkoon’u da andırıyor grup kimi zaman. Seveni bileni varsa onlar da deneyebilirler. Yyrkoon da iyi gruptu bak aklıma geldi. Devam ederler umarım bi gün.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.