# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
OBIYMY DOSCHU – Elehia
| 22.01.2010

Ukrayna’ya gitmek için bir sebep daha.

Ömer Kuş

Bugün, büyük ihtimalle birçok kişinin adını sanını duymadığı, yeni ama pek yetenekli ve duygusal insanlardan oluşan bir grubu tanıtmaya çalışacağım elimden geldiği kadar. ANATHEMA fanları, “OPETH keşke sadece akustik müzik yapsa” diyenler ve genel olarak duygusal, melodik, dingin ve hüzünlü, “kış albümü” arıyorum diyenler, hepiniz gelin yamacıma. Şu anda yeni favori grubunuzu keşfediyor olabilirsiniz.

Bizleri Ukrayna’dan selamlayan grup hakkında İngilizce bilgilere ulaşmak gerçekten zor. Ama zaten “2003 yılında gruba Igor girdi, Ivan çıktı (akla gelen ilk Slav isimleri sallamak), sonra Igor’un yeğen var bi tane bildin mi? Alexander, heh, o girdi işte.” gibi olaylara girmek istemiyorum. Grup 2006 yılında Kiev’de kurulmuş, tek bildiğim bu açıkçası. Yaptıkları müziği “lyrical, autumn rock” diye tanımlamayı uygun görmüşler. Söz bazlı, sonbahar tadında bir müzik diye çevirirsek çok da abes olmaz herhalde. “Elehia” Ağustos 2009’da bedava indirilebilir olarak piyasaya çıkmış ilk ve tek albümleri. Etkilendikleri isimler arasında ise ANATHEMA, OPETH, THE GATHERING, EMPYRIUM ve MY DYING BRIDE’ı göstermişler.

Albüm ilk olarak bizi nefis bir kapakla karşılıyor. Tamam belki çok orijinal falan değil ama kimin umurunda? Tam da albümü dinlerken aldığınız hissin resmini çizer nitelikte adeta. Pek naif, pek doğal.

elehia_elehia

Müziğe geldiğimizde ise gerçekten ortada harika bir iş var bence. Metal demiyorum zaten, akustik, progresif rock, neofolk ve doom etkilerinin olduğu bir rock albümü demek doğru olur sanırım. Grup akustik gitar ve elektrogitarı bu tür bir müzikte olabilecek en iyi şekilde kullanmış. Özellikle elektronun tonuna hasta oldum, nasıl tatlı bir şeydir o öyle? Diğer enstrümanları ezmeden güzel güzel takılıyor. Dinledikçe dinleyesiniz geliyor, 55 dakikalık gayet uzun sayılabilecek bir albüm akıp gidiyor resmen. Elemanlar “duygusal solo” olayını bitirmişler zaten, her şarkıda çok tatlı elektro soloları var. Benim gibi hisli soloların ve minimal melodilerin köpeği olanlar için bir hayli doyurucu bir materyal var diyebilirim.

elehia_4

Akustik ve elektrogitarın yanında yaylıların kullanımı da dikkat çekici. Keman ve viyola öyle bir yerlerde girip öyle güzel destek veriyor ki, etkilenmemek zor. Bunun dışında klavyenin abartısız kullanımı atmosferi pekiştirmekte iyi rol oynuyor. Evet, yine atmosfer dedim, artık bu kelimeden tiksindik hepimiz ama bu albümün de kendine özgü bir havası var, sözlerinden hiçbir şey anlamasak bile o sonbahar havasını koklayabiliyoruz adeta. Enstrümanlar da hiçbir ekstra mastürbasyon olayına girmeden yalnızca kullanılması gerektiği kadar kullanılmışlar.

Yani gerçekten albümün bir eksisini söyleyeyim diyorum ama bir şey gelmiyor aklıma (Sayfadaki klibi görmezden gelin, dinleyin sadece. Arabesk Türk klibi lan bildiğin!). Belki tüm albümün Ukraynaca olması? Bilmiyorum, ben ki EMPYRIUM, MY DYING BRIDE gibi grupları birkaç şarkıdan sonra dinleyemeyen insanım, bu albümü defalarca sıkılmadan dinledim.

Sanırım bunun nedeni albümün melankolisinin yeterli dozda tutulmuş olup, sizi boğmaması. Yani sadece kafa dinlemek istediğim zaman da bu albümü açıyorum, şöyle tatlı bir iki solo dinleyeyim dediğim zaman da bunu açıyorum. Öyle dinleyip de bunalımlardan bunalımlara koşturacak bir müzik yok yani bence. Gece dinlendiği zaman ise tadı bir başka tabi.

Bu grup ve albüm beni gerçekten düşüncelere itti. Böyle bir albüm, grubun websitesinden bedava olarak indirilebiliyor. Adamlar yalnızca müziklerini daha fazla kişiye duyurma niyetindeler ve ortada gerçekten üzerinde emek verildiği belli olan samimi bir çalışma var. Ama çok az kişi bunun farkında. Eminim rock/metal dünyası böyle iki arada bir derede kalmış minimal şaheserlerle dolu, ama onları keşfetmek her zaman mümkün olmuyor. Ben bu grubu dinlediğim ilk andan itibaren “Bu müziği daha çok kişi duymalı” diye düşünüp kritiğini yazmayı aklıma koydum. Umarım bu yazı sayesinde birkaç kişi de olsa, seveecekleri yeni bir grubu keşfetmenin tadını yaşar. Kısaca isyanım, kitleler onlarca boktan albümü dinlerken, böylesi müzik yapan samimi müzisyenlerin arka planda kalmasınadır. Zalım dünya.

Son söz olarak, bu yazı biraz olsun ilginizi çektiyse aşağıda grubun websitesinden gayet legal bir şekilde albümü indirip dinleyebilirsiniz. Sonra isterseniz arkadaşlarınızla paylaşın, kopyalayın, dağıtın, daha çok kişiye ulaştırın, size kalmış.

Beleş albüm için tıkla!

9/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.03/10, Toplam oy: 31)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2009
Şirket
El Emeği Göz Nuru Plakçılık
Kadro
Volodymyr Agafonkin: Vokal, akustik gitar
Oleksiy Katruk: Elektro gitar
Mykola Kryvonos: Bas gitar, recorder
Serhiy Dumler: Davul, perküsyon
Maria Kurbatova: Klavye
Olena Nesterovska: Viyola
Olexandra Vydrya: Keman
Hanna Kryvonos: Geri vokal
Şarkılar
1. Pid Hmaramy
2. Mertve Derevo I Viter
3. Zorenko Moya
4. Yiyi Dushi Zivyali Kvity
5. Zhasayucha Osin
6. Zymova Elehia
7. Samotni Nochi
8. Dorohoyu Vichnosti
  Yorum alanı

“OBIYMY DOSCHU – Elehia” yazısına 11 yorum var

  1. Ömer Kuş says:

    Ahmet yazılarıma konma lan! :P

  2. Ahmet Saraçoğlu says:

    Haha! Hep senin yazılarına oluyo nedense. Yazarı değiştirmeyi unutuyorum. E yaşlandık tabi.

    62 yaşındayım da ben, yakında biri tavşan yapacak benden.

    O değil de ilk klipteki çok kötü sinema öğrencisi filmi havası pek leziz. Uzaklaşan adam eşliğinde akan son jenerik gerçeğini tekrardan yüzümüze çarpan bir yapıt. Bi de abiden doksan ortalarının Gökhan Kırdar’ı tadını aldım.

  3. Cidden çok güzel müzik yapıyor bu elemanlar bu tam albümleri dışında bir demo ve birde ep gibi bir çalışmaları var . Kullanılan bütün enstrümanları iyi harmanlamışlar yani demek istediğim bir tane ön plana çıkan enstrüman yok her biri dengeli ama o yaylı çalgılar yok mu beni benden aldılar cidden çok iyi kullanılmış ve doom havası katmış parçalara.

  4. 2010 sonunda “Yeni keşfedip hastası olduğum albümler” listesinde yer alacak bir eser, şu kış günlerinde ılık süt gibi geldi adeta. Oturaklı besteler ve kıvamında bir melankoli… Grubu tanımama vesile olan Ömer beyefendi kardeşime teşekkürlerimi sunuyorum.

  5. Ömer Kuş says:

    Ne demek efendim, görevimiz. Her şey sizler için.

  6. havitetty says:

    Edinmiştim de kaç zamandır dinleyememiştim bu albümü. İlk defa dönüyor daha ama mest oldum diyebilirim. Dozunda melankoli ve harika melodilerle cidden muazzam bir albümmüş. Uzuuun zaman sonra depresif rock dinletti bana doğrusu, bir teşekkür de benden sayın Ömer beyefendiye :)

  7. duraganyolcu says:

    Çok başarılı olmuş albüm gerçekten. Şehrin karlı sokaklarında yalnız, ağırbaşlı ve sofistike bir halde dolaşırken gördüm kendimi bir anda.

  8. Baran Cısdık says:

    Hani bazen çok alâlade anlarda birşeyler keşfedersinizde o sizin hayatınızda önemli şeylerden biri olur, bu grupta aynı durumu oluşturdu bende. Zaten yıllardan beri Empyrium dinleyen birisi olarak bu grubu dinler dinlemez hemen kanım ısındı. Ancak sadece ben bileyim tipinde bir insan olmadığımdan grubu çevrede ve popüler sitelerde yaymaya en kısa zamanda başlıyorum.

  9. Ömer Kuş says:

    Gençler iki yeni şarkı yayınlamış, ilgilenen arkadaşlar yine grubun sitesinden bedava indirip dinleyebilir.

  10. Sambalici says:

    ne güzel albüm bu ya, çabuk tüketmemek için kaç aydır gıdım gıdım dinliyorum, pek nefis.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.