# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
KALMAH – Swampsong
| 04.12.2009

Kalmah’ın maskotu “Swamp Thing” olsun kampanyası.

Finlandiya’nın bataklık takıntılı güzel grubu Kalmah, seni hiç anlamıyorum. Bin göller yöresi grubusun tamam da, neden böyle yapış yapış bir tema? “Ya hacı işte bizim memleket Oulu’da her taraf bataklık dolu, o yüzden şey yaptık” diyorsunuz da çevreye uyumlu metal mi olur arkadaş, yok swamp-metal’miş, şuymuş buymuş. Dedeyi de koymuşsunuz oraya “Swamp Lord bu sizi korur eder bataklıklarda, kafa adamdır süper muhabbeti vardır” diye maymun etmişsiniz, yazık yazık. Bu dönemde yaşlıya saygı hiç kalmadı azizim.

“Swampsong” ataya hürmet etmeyen bu Fin grubumuzun 2000-2003 yılları arasında çıkardığı (benim verdiğim adıyla) bataklık üçlemesinin son albümü. Bu albümün ardından Pasi Hiltula’nın gruptan ayrılması ve verilen 3 senelik arayı düşünürsek bir dönemi kapatan albüm Kalmah adına, bunun dışında tarz olarak da diğer Kalmah albümlerinden biraz farklı. Dolayısıyla çıktığı dönemde çoğu yerden “oha bu nasıl albüm abi, üff dibimiz düştü çıldırıyoruz” geri dönüşü aldıysa da Kalmah fanlarının pek öyle sevmediği bir albümdür. Ancak benim hayatımda dinlediğim ilk Kalmah eseri olması nedeniyle albümün kafamdaki imajı bambaşka tabii, dolayısıyla mevzuya biraz daha objektif yaklaşabildiğimi düşünüyorum.

“Swampsong”un genel Kalmah soundundan farklılığı nedir önce bunu bir açmaya çalışayım. Esasında burada “ahan da suçlu şu, vurun komayın” denecek direkt bir şeyler bulmak zor, diğer albümlere kıyasla var olan hafif farklılıklar toplamda değişik bir hava yaratıyor. Ama illa bir elebaşı aranıyorsa albümün prodüksiyonunun bu “farklı” havada etkisi büyük. Anlatması zor ancak yakalan enteresan bir “plastik prodüksiyon/samimi icra” kontrası var albümde, grubun (görece) sade müziğinin bu tip bir “yapay” prodüksiyon ile sunulması ilk başta kafayı karıştırıyor biraz, bu da algıyı daha baştan değiştiriyor.

swamp_1

Albümü farklı kılan ikinci mevzu hiç kuşkusuz Pasi Hiltula. Eternal Tears Of Sorrow‘un bence en iyi iki albümü “Chaotic Beauty” ve “A Virgin and a Whore”‘da o meşhur klavye temalı sound’u oluşturan, daha sonra bu temayı Kalmah’a getiren adamdır Pasi (asker arkadaşıyız). “Swampsong” ile biten üç albümlük Kalmah macerasında (albümün adının “swan song“dan geliyor olması da ironiktir) Pasi kardeşimiz en coşkun ve etkin performansını gösteriyor albüm boyunca. Her şarkıda gerek arka planda, gerek ön planda sololarıyla bir şekilde direkt etkisi var müziğe. Tabii yanlış anlaşılmasın, albüm hala daha mütevazi biçimde Pekka-Antti kardeşlerin gitarları üzerinden gidiyor, ancak Pasi kendine özgü o klavyesiyle her zaman olay yerinde mevzuyu zenginleştirmek üzere hazır bekliyor.

Kokko Kardeşler Gitarcılık Ltd. Şti.’den bahis açılmışken albümün farklılığındaki son nokta, gitar sound’undan bahsetmek lazım. İlk başta sözünü ettiğim plastik produksiyon/samimi icra mantığıyla yüz bin kanal kayıt yapmadan gayet sade biçimde çalınan rifler albümün esas olayı doğal olarak, ancak bu sefer rifler biraz daha akılda kalıcı (Bird Of Ill Omen‘deki black metal hal bile). Bu durum albümü ilk dinlediğim zaman (grup ile alakalı hiçbir bilgim yoktu) çok ilgimi çekmişti.

Pekka’nın kendine özgü scream vokali ve bahsettiğim plastik sound ile sunulan riflerin “ekstrem metal” adı altında sunulmasına rağmen çekiciliği ve “dinlenebilirliği” kafamı karıştırmıştı açıkçası, çok da hoşuma gitmişti, Hani bir nevi Children Of Bodom için hep söylenen ve benim bir türlü anlamadığım mevzu: “scream vokalli power metal”.

swamp_2

Esasında bütün Bodomgiller için genel olarak kullanılır bu esasında, ancak çok katıldığım bir tanımlama değildir. Ancak bu albümü dinlediğimde kafamdan geçen ilk şey “power metal gibi ama değil gibi” idi. Buradan hareketle albümün gitar riflerinin genel “klasik” Kalmah riflerinden çok farklı olduğunu da söyleyemem, ancak bu albümde sunum açısından bariz olarak daha farklı bir hava var.

Netice itibariyle Kalmah açısından bir devrin sonunu haber veren albümdür “Swampsong”. Gerek bahsettiğim farklılıkları, gerek Kalmah tarihinin belki de tek baladını (Moon of My Nights) içermesi ile gayet enteresan yeri var grubun diskografisinde. Kalmah’ı Kalmah yapan dönemin son albümüdür, tadını çıkaralım.

sambalici

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.41/10, Toplam oy: 66)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2003
Şirket
Spikefarm
Kadro
Pekka Kokko: Vokal, gitar
Antti Kokko: Gitar
Timo Lehtinen: Bas
Pasi Hiltula: Klavye
Janne Kusmin: Davul
Şarkılar
1. Heroes to Us
2. Burbot's Revenge
3. Cloned Insanity
4. The Third, the Magical
5. Bird of Ill Omen
6. Doubtful About It All
7. Tordah
8. Man with Mystery
9. Moon of My Nights
  Yorum alanı

“KALMAH – Swampsong” yazısına 13 yorum var

  1. duraganyolcu says:

    Şahsi kanaatimce en iyi Kalmah albümü For The Revolution’dır. Belki de beni içine çeken ilk Kalmah albümü olduğu için bilemiyorum ama hiçbir kalmah albümünde o tadı alamıyorum.

  2. Ahmet Saraçoğlu says:

    Grubu en iyi sembolize eden Swamp Thing şu resimdeki bence. Evine gelse salonuna almazsın öyle öküz, ama diğer yandan da hisleri falan var böyle bi duygulara da kapılabiliyo. Aynı Kalmah gibi… biz gibi… içimizd

  3. Berca B. says:

    Yalnız bu bayaa orman Eddie’si.

  4. Sambalici says:

    swamp thing’in olayını anlayamamışımdır zaten, insani hisleri olan bataklık canavarı konseptli çizgi roman nedir abi. alan moore gibi bir dahi el atmış olmasına rağmen komik yani heh.

    bu arada yazıda tam açıklamamışım da kalmah’ın bu kapaklarda, kliplerde görünen yaşlı dedesi “swamp lord” denen kişiymiş, ormanda bataklıkta gezer dolaşırmış korurmuş kollarmış. swamp thing’in kaybettiği hacı dedesi olduğunu tahmin ediyorum heh.

  5. heat says:

    swampsong da super albumdur ama bence en iyi kalmah albumu the black waltz dur ilk dinledigim kalmah albumuydu oylesine bi sarkı seceyim dedim ve cıkan sarkı the groan of wind oldu apışıp kaldım tabi haliyle 9 verecegim tek kalmah albumude odur zaten bu 8.

  6. mutluhan seferoğlu says:

    kalmah pek dinlemişliğim olmamasına rağmen albümün ismi bana feci şekilde carcass’ın başyapıtlarından swansongu hatırlattı…

  7. darth sidious says:

    melodeath severim ve bilirim ki melodeath dinliyosam kalmah dinlemem gerekir ancak çok fazla dinlemem. amma velakin heroes to us ve özellikle de burbot’s revenge kalmahı ve bu albümü dinlememe neden olacak şarkılardır.
    heroes to us ın girişteki melodisi arada sırada kafama takılır böyle içerde döner durur. “la bu hangi şarkıydı” derken burbot’s revenge in ortasındaki o melodik kısım kafada dönmeye başlar. işte o zaman anlarım ki beynim “kalmah saatidir hacıııı” diye bağırmaktadır.
    bu saçma yazımdan çıkarılabilecek tek sonuç bu albüm en sevdiğim ve tek dinlediğim kalmah albümüdür yani iyidir sanki
    . (nokta)

  8. Blakkheim says:

    Hey! Hey-Hey! diye konserlerde coşturabilecek girişinden sonra mid-tempo break-down rifflerle girmesi yeter yahu ilk şarkının. Sonrasındaki klayveler falan da şahane. Kalmah hep en underrated saydığım gruplardan olacak bu gidişle.

    kalmah iyidir dostlar, arada dinleyiniz.

  9. Mr Shred says:

    The Third, The Magical’daki klavyeler ne öyle ya.
    Swamplord’la beraber her ikisini de dinledikçe içim garip bir hisle doluyor, çok süpersonik albümler ruh bakımından her ikisi de.

  10. Baybora says:

    Melodic death metal tarihinin en iyi albümlerinden biridir bence,Kalmah’ın 12 Gauge hariç her albümüne hastayım ama bunun yeri ayrı. İlk dinlediğim melodic death metal albümlerinden biriydi bu.

  11. necro says:

    heroes to us hem müzikal olsun hem de sözleriyle başyapıttır.

  12. Gazapkulu says:

    Dark Tranquillity ile beraber melodic death metalde en yeri ayrı gruptur benim için Kalmah.Sürekli karşılaştırıldıkları Chidren of Bodom’dan da çok daha iyiler.
    Sert rifflerle,brutalle birbirinden şahane melodileri bütünleştiren harika bir albüm bu.For the Revolution ile birlikte en iyi albümlerinden olduğunu düşünüyorum ben de.Her ne kadar o albümden sonra saptıkları yönü çok sevmesem de.

    Anubis

    @Gazapkulu, cob bence kalmahtan iyi dostum

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.