# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
W.A.S.P. – The Crimson Idol
| 29.07.2013

Kan kırmızısı gitar.

Görkem ŞAHİN

Steel ailesinin iki oğlu vardır; Jonathan ve Michael. Michael’la gurur duyan aile, Jonathan’dan nefret eder. Ailenin yüz karası muamelesi gören Jonathan, sıkıntılı bir ergenlik dönemi geçirmektedir. Bir gün sarhoş bir sürücü Michael’ın ölümüne yol açar, aile yasa boğulur. Kardeşini de kaybeden Jonathan, evden kaçar, sokaklara vurur kendisini. Alkolizm ve uyuşturucunun pençesinde caddelerde dolaşırken, bir müzik dükkanına denk gelir, vitrindeki kan kırmızısı gitarı görür ve rock star olmak istediğine karar verir. Vitrinin camını kırarak gitarı çalar. Bu çalıntı gitarla bütünleşmiştir artık yaşamı. Tek isteği bir gün ünlü olmak olan genç, büyük bir plak şirketi sahibi olan Chainsaw (elektrikli testere) lakaplı Charlie ile tanışır. İstediği ünü yakalayan Jonathan, bu hayatın hiç de dışarıdan göründüğü gibi matah olmadığını sonradan anlar. Aslında tek istediği, hiçbir zaman değer görmediği ebeveynlerine kendisini kanıtlamaktır. Sevgi arayışındaki kahramanımız bir konserden önce ailesine telefon eder, ancak telefondan aldığı yanıt ‘bizim oğlumuz yok’ olacaktır. Türk filmi tadındaki hikaye, Jonathan’ın malum konserin sonunda gitar telleriyle kendini asmasıyla sonuçlanacaktır.

Aslında klişe sayılabilecek bir öykü o kadar güzel işlenmiş ki, gelmiş geçmiş en iyi konsept albümlerden birisi çıkmış ortaya. Gelin biraz da grubu ve müziği irdeleyelim.

Aslında Blackie Lawless – ki kendisini rahatlıkla geçimsiz, arıza, burnu büyük gibi sevimsiz kelimelerle tanımlayabiliriz – bu albümü kendi ismiyle yayınlamayı düşünmüş. Sonuçta Blackie=W.A.S.P. olduğu için pek fark etmezdi ancak fan baskısından dolayı albümü yine W.A.S.P. adı altında yayınlamış. İnsanları anlamak gerçekten zor. Blackie karakterindeki bir adam nasıl olur da insanın içini eriten, yapmacıklıkla uzaktan yakından alakası olmayan böylesine şahane bir çalışmaya imza atar?

Sonuçta önceki albüm Headless Children da çok iyidir ama The Crimson Idol – ne kadar alışılageldik de olsa – çok dokunaklı bir hikaye anlatıyor. Ve bunu da, hiç sıkmadan, ve müziğin temel işlevini yerine getirerek yapıyor. Ruhunuzu okşayarak.

Blackie, büyük egosu nedeniyle W.A.S.P.’i sabit kadroda tutmayı hiçbir zaman başaramadı. Herhalde en uzun birlikteliği Chris Holmes ile olmuştur. Chris’in de pek iyi bir gitarist olmadığı her yerde yazılıp çizilmiştir. Crimson’da neredeyse bütün enstrümanları Blackie çalmış. Sadece davulları iki kalburüstü davulcu Frankie Banali ve Stet Howland çalmışlar. Blackie’nin albümü yalnız başına yapması, enerjisini daha verimli kullanmasına yol açmış. Zaten albüm 3 yıllık bir çalışmanın ürünü.

Müzikal anlamda bildiğimiz W.A.S.P.’e ilaveten bolca melankoliden, duygusal pasajlardan bahsedebiliriz. Klavyeler de Blackie’nin elinden çıkma ve müziğe çok yakışmışlar. Oturaklı prodüksiyonu ve baştan sona bütünlüklü yapısı, albümün en önemli özelliklerinden. Blackie, çok kendine özgü ve harika bir sese sahip, ve albüm boyunca vokalleri gerçekte harika. Herhangi bir yerde W.A.S.P. çalıyorsa, şarkıyı bilmiyor olsanız bile Blackie’nin sesinden, grubu hemen tanırsınız zaten. Tek tek şarkı ismi verilemeyecek kadar enfes bir albüm ancak özellikle son şarkı The Great Misconceptions Of Me, her şeyin özeti niteliğinde. Henüz dinlemediyseniz, bu şarkı size nasıl bir şeyle karşılaşacağınızı rahatlıkla anlatacaktır.

Albümle ilgili önemli bilgilerden birisi The Crimson Idol turunun, albümün çıkışından 15 sene yapılmış olması. Bu da nadir görülen bir durumdur herhalde. Ayrıca, 1998 tekrar basımında, albüm sonuna The Story Of Jonathan adında bir parça/konuşma eklenmiş. Burada Jonathan kendi hikayesini anlatıyor.

Sonuç olarak sanat tanımını köküne kadar hak eden, tek adam gövde gösterisi şeklinde cereyan eden bu enfes yapıtı ıskalamamanızı tavsiye ederken, sizi hikayenin amaç/sonuç ikilisini ifade eden şarkı sözleriyle uğurluyorum…

Jonathan to the Gypsy:
I just wanna be, I just wanna be, I just wanna be
The crimson idol of a million

Jonathan to the king of mercy:
I don’t wanna be, I don’t wanna be, I don’t wanna be
The crimson idol of a million
I don’t wanna be, I don’t wanna be, no I don’t wanna be
The crimson idol of a million eyes

10/10
Albümün okur notu: 12345678910 (9.41/10, Toplam oy: 58)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1992
Şirket
Capitol
Kadro
Blackie Lawless: Vokal, gitar, bas, klavye
Stet Howland: Davul
Frankie Banali: Davul
Şarkılar
1. The Titanic Overture
2. The Invisible Boy
3. Arena of Pleasure
4. Chainsaw Charlie (Murders in the New Morgue)
5. The Gypsy Meets the Boy
6. Doctor Rockter
7. I Am One
8. The Idol
9. Hold on to My Heart
10. The Great Misconceptions of Me
  Yorum alanı

“W.A.S.P. – The Crimson Idol” yazısına 9 yorum var

  1. Kemal says:

    WASP fani sayilmam, bu album ve Headless Children disinda dogru durust hicbir albumunu dinlemedim. Fakat Crimson Idol’i oylesine seviyorum ki anlatamam. Sarkilar biraz birbirine benzer yapilarda ve tinilarda oldugundan albumun icine girmek zaman aliyor. Ama bir kere girdin mi de yazarin dedigi gibi yapilmis en iyi konsept albumlerden birini dinledigini anliyorsun.

    Albumu ilk dinlerken ki surekli “ulan yine mi ayni riff”, “ya bu davul ataginin birebir aynisini su sarkida calmadi mi adam ??” gibi seyler donuyordu kafamda. Evet bazi muzikal temalarin konsept albumlerde tekrar edilmesi cok yapilan bir olay ama bu albumde sanki boku cikarilmis gibi geliyordu. Fakat albumu dinledikce asil olayin vokal oldugunu anliyor insan. Teknik acidan degil ama duygusal acidan inanilmaz bir vokal performansi var albumde. Sarkilari da birbirinden ayiran ana unsur da nakaratlar ve vokal yorumlari olmus. Harika vokal melodileri ve nakaratlar var albumde. Chainsaw Charlie gibi rock anthem nakaratlari da mevcut, The Idol gibi insanin kalbine yumruk atan nakaratlar da.

    Ya bi de hazir davullar demisken, bu albumdeki davul duzenlemeleri hep garip gelmistir bana. Yani normal bir davulcu sarkinin buyuk kisminda ritim tutar ve aralara ataklar yerlestirir. Bu albumde sanki bu olayi tam tersine cevirmisler. Davullar sarkilarin buyuk kismi boyunca atak halinde, sadece aralarda ritim giriyor :D Ilk dinledigimde baya garibime gitmisti.

  2. Berca B. says:

    Vay be Crimson Idol. Heavy Metal’le aram öyle süper iyi olmamasına rağmen bu albümü bir başka severim ben de. Ve evet, FUCK YOU LIKE A BEAST gibi şarkılar yapmış bir adamın böyle dokunaklı bir albüm yapabilmesi de değişik bir şeydir.

  3. DrAQA says:

    Bendeki yeri apayrı olan, inanılmaz derecede sevdiğim albümdür kendileri. Yazan arkadaşın ellerine kollarına sağlık, güzel yazmış. Bu vesileyle telefona bu akşam koyacağım bir albüm daha belli oldu. Özlemişim.

  4. junkman afatsum says:

    bu albümü ben klasik heayy metalden hoşlanıyorum diyen adamın kesinlikle dinlemesi gerekiyor. aksi halde dinlemeyip bu görkemli albümden mahrum kalmışsa benim gözünde öksüz bir çocuğa benzer. ve birde tabi ben heavy dinliyorum diyipte ve ardına bu albümü dinleyip, sonrada bu başyaptı beğenmeyen adamın müzikal bilgisinden kulağından şüphe ederim. 10/10

  5. Durakonis says:

    The Idol şarkısındaki arpejleri il duyduğum zaman lise dönemine denk geliyor. O dönem için dinlediğim uzak ara en iyi arpejlerdi, hala da öyle. Blackie’nin kaygan sesini pek sevmiyorum, ama bazı şarkılar kendini dinletiyor. Duygu ve orjinallik bakımından en önemli heavy/glam vokalistlerinden biri elbette kendisi.

  6. Kaan says:

    Yeniden kaydı çıkmış yeni. Şüpheyle yaklaştım ama süper olmuş, içinde bazı faklı parçalar var, Arena of pleasure , Chainsaw charlie gibi parçalara yeni ve farklı bir tat vermiş. Ne gereği vardı diye başladım, şu an duygudan sarhoş bir haldeyim.

  7. deadhouse says:

    Hikaye çok boktan değil mi ya. Ebeveynlerim beni sevmiyor kendimi asayım. Sikeyim ebeveynleri amk.

    Tamam değersizlik hissi, sevgisizlik insana travma yaşatabilir anlarım, ona bir şey demiyorum. Ama bu yüzden de kendini asmak zorlama geldi bana.

    Annenin babanın amk sana bir şey olmasın Jonathan diyeceğim de asmışsın kendini amk.

    deadhouse

    Bence Jonathan ebeveynlerini öldürüp 25 yıl hapis hayatı yaşayıp sonradan aydınlansaydı ve her şeyi aşan bir karaktere bürünseydi hikaye bir şeye benzerdi.

    Boba Fett

    @deadhouse, Biraz o tarihin ruhunu yansıtıyor sanki.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.