# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
KATATONIA – Sounds of Decay EP
| 05.07.2011

Anadolu Ekspresi.

Katatonia’nın şu ankinden apayrı bir düzlemde, bambaşka yoğunlukta ürpertici bir karanlık taşıyan ilk dönemlerinde ortaya koyduğu “Brave Murder Day” efsanesi sonrasında adından fazlaca bahsettirememiş bir esere değinmek istiyorum.

Üç parçadan oluşan EP, Katatonia’nın kimlik arayışı döneminde bir mihenk taşı niteliğinde olmasa da, bağımsızlığı ve “arada” oluşuyla grubun takipçilerini cezbediyor. Seçilecek yol o zamandan belli miydi bilemeyiz, fakat Jonas Renkse’nin çeşitli sebeplerden ötürü clean vokali seçmesi öncesinde bu EP, mikrofonda Mikael Åkerfeldt ile “Katatonia ruhu” denilen mevhumun karakteristik yansımasına sahip olmasa bile bütünlüğü ve vuruculuğuyla bu kavramın doğasına çok da aykırı gelmeyen bir hava taşıyor. Åkerfeldt, EP’ye My Arms, Your Hearse gibi bir albüm ile haşır neşir olduğu dönemde katkıda bulunuyor, ancak hissiyat ve türün adeta gerekli kıldığı yoğunluk Opeth etkisi yaratmıyor.

EP’nin kapağının, lirikal içerikten kısmen kopuk şekilde, tiksinti ve varoluşsal dehşeti kusursuzca bir araya getiren korku filmi Begotten’ın (+18) zihinlere işleyen Tanrı sahnesinden oluştuğunu belirtmek ve bu filme dikkat çekmek isterim.

Daha önce Katatonia dinlememiş bir insanın “Katatonia ile Opeth arası bir şey” olarak tanımlayabileceği, ya da özetle October Tide ile paralellik kurabileceği bu üç parça, tanımlanması zor ve deneyimlemesi can yakan hisleri vücuda getiriyor. Kan dondurucu fakat doom/death severlerin bir o kadar içselleştirdiği bulantıyı yakın dozlarda barındıran Nowhere, At Last ve Inside the Fall, hipnotize edici tekrarları ve derin progresifliğiyle dinleyicinin algısını felç ediyor. Bir EP’nin verebileceğini son derece kompakt şekilde sunan bu tutarlılık abidesi 18 küsür dakikanın uzun vadeli dinleyişlere gebe olduğunu söylemek yerinde olur.

Grubun adını gayet uygun şekilde temellendiren yeknesak melodiler ve umutsuz çıkışlar, bunca tekrar ve hatta sıkıcılığa rağmen son derece akılda kalıcı. Davul keskin fakat bir o kadar da yalın ritmiyle radikal bir çeşitlilik içermeyen rifleri ustaca tamamlıyor.

Akşam 10:00’da İstanbul – Ankara arasında karşılıklı olarak hareket eden Anadolu Ekspresi ise 2000’lerin başında aşırı fazla veya yetersiz yanan kaloriferleri ile yolcularını dengesiz ürpermelere gark etmiş olan, ancak günümüzde modern donanımı ve ekonomik tarifeleri ile başkenti metropole bağlayan rahat, nadide bir ulaşım aracıdır. Bu EP’ye eşlik eden o fizyolojik değişimler de madden yitip gitmiş ama maneviyatını koruyan pek çok şey gibi, hafızada, bedende ve varsa ruhta kalıcıdır.

7,5/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.53/10, Toplam oy: 79)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
1997
Şirket
Avantgarde Music
Kadro
Mikael Åkerfeldt: Vokal
Anders Nyström: Gitar
Fredrik Norrman: Gitar, bas
Jonas Renkse: Davul
Şarkılar
1. Nowhere
2. At Last
3. Inside the Fall
  Yorum alanı

“KATATONIA – Sounds of Decay EP” yazısına 4 yorum var

  1. Deniz says:

    ohan albüm kapağında bile begotten, adeta metal camiyası ekmek yasin diye çekilmiş film.

  2. begotten’de ne filmi be arkadaş :S kendileriyle silencer’ın klibiyle tanışmıştım tanışmaz olaydım. özellikle silencer’ın şarkısıyla azıma sıçmıştı. ıyyy.

  3. bu albumde uc sarki olmasi allahin ontolojik varliginin kanitidir.

  4. Ertuna Yavuz says:

    özledim bunu ben dinlemeyeli yıllar oluyor. tekrar dinleyeceğim şimdi. kritik ve puan da çok güzel.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.