# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Tartışma
Davulcular
| 01.02.2016

Lombardo bozuk parayı duvarda tek bagetle tutuyormuş.

2016 yılının ilk tartışma konusundan merhaba. Bu hafta, geçen senenin son aylarında başlattığımız müzisyen serisinin diğer bir ayağını, davulcuları konuşuyoruz.

Metal yahut başka bir müzik türünde davulcu olma kavramı hakkında ne düşünüyorsunuz? Davulcu bir grubun, projenin kimliğinde nasıl bir yer kaplar? Bir davulcuyu bir diğerinden daha fazla sevmenize yol açan özellikler nedir? Dinlediğiniz müzikte davullara ne düzeyde dikkat ediyorsunuz? İyi davul yazımı sizce nedir?

Neil Peart’tan Gene Hoglan’a, Gavin Harrison’dan Inferno’ya, bir grubu dinleme konusunda sizi ekstra motive eden davulcular kimler ve bu durumun sebeplerini ne olarak görüyorsunuz? Çalanın kim olduğunu bilmeden, sırf davul yazımı ve tekniğinden çalan kişiyi tahmin edebileceğiniz davulcular kimler? Kimler size en çok air drumming yaptırıyor?

Paylaşımlarınız ve yeni müzisyen önerileriyle renklendireceğiniz bir tartışma olmasını umuyor, hepinize güzel anlarla dolu bir hafta ve mutlu bir Şubat ayı diliyorum.

  • TwitThis
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • Technorati
  Yorum alanı

“Davulcular” yazısına 29 yorum var

  1. şeyh hulud says:

    Davulcu mülkün temelidir, o yüzden sevdiğim her grubun davulcusunu da dolaylı olarak seviyor oluyorum ister istemez.

    Ama ayrıca sevdiğim birkaç isim var. Biri Marko Tarvonen, bu adam ayrı bir şey, yani iyi davulcu çok var da bu bir başka.

    Diğeri Brann Dailor, davulculuğunun yanında ayrıca bir sevgim var, nedeni de şu: Yıllar önce biz mahallede sokakta oynayan masum bebeyken bize her türlü pisliği, sapıklığı öğreten bir abimiz vardı, ona acayip benziyor, aynı sarı sincoluk.

  2. bleakeden says:

    Toontrack superior drummer

  3. Evde davul alıp koyacak yer olmadığı için gitara başlamış bir insan olarak, davul konusu benim için aşırı derecede önemli.

    Son Nordjevel kritiğinde de dediğim gibi, sıradan bir davulcu bir gruba zarar vermez, ama iyi bir davulcu bir grubu olduğundan çok yukarılara taşıyabilir. Metal dinlemeye başladığımdan bu yana davullara hep ekstra özen gösterdim. Pek çok grubun hiçbir elemanının adını bilmem, davulcusunun adını bilirim.

    Gitarist olmama rağmen gitar videosundan çok davul videosu izlerim, davul çalarken en az gitar kadar -belki daha fazla- zevk alırım. Sık sık tek başıma stüdyoya gider, yaptığım playlist’teki şarkılara eşlik ederek davul açlığımı gideririm.

    Etkilendiğim, tarzını çok sevdiğim pek çok davulcu var, onları da başka bir mesaja konu edeyim.

  4. cadaverhan says:

    “Peki hangi dilde rüya görüyorsun?”

    Sean Reinert, Gene Hoglan, Dirk Verbeuren, Richard Christy, Chris Adler, Dave Lombardo, Brann Dailor ilk aklıma gelenler.

    Kim olduğu ile ilgili bir bilgi olmadan anlayabilmek için bu davulcuların ümüğünü sıkmamış bir producer ve/veya composer’la çalışmış olmaları şart. Misal Chris Adler abimizi son Megadeth’te sadece Poisonous Shadow’da biraz duyabildim, biraz hayal kırıklığı idi adıma. Geçici bir anlaşma olduğunu biliyorum ama süper güçlerinden faydalanmayacaksan neden çağırdın ki o zaman o adamı? Neys bizi ilgilendirmez.

    Şimdi yazdığım isimlere batım ve beğendiğim bir sürü davulcunun hakkını yemiş gibi hissettim. Aslına bakarsan kendi cümlesini kurabilen adam müzisyen olarak anılmayı hakediyor. Davulda bir istisna değil. Yazdığı/çaldığı patternleri dinlerken, önemsediğim şey neyi nasıl yaptığından çok kendine özgü hareketlerini serbest bırakması sanırım.

    Davulcunun projeye nasıl eklemlendiği ile ilgili; bilgisayar başı composer projesi gibi toontrack superior drummer’da çaldığını çalacak adam, haliyle şarkılara renk katabileceğini düşünmek yersiz olacaktır.

    Ama kollektif bir bestede davulcunun şarkılara derinlik kattığını düşünüyorum. Kendi filtresinden gördükleri ve birikimleri ile yansıtacakları, telli, yaylı, nefesli ya da tuşlu bazlı enstrumanistlerden farklı olacağını düşünürüm her zaman.

    Bunu lisan bilmek ile özdeşleştirebiliriz. Dillerin düşünce yapısını şekillendirdiği gibi, enstrumanlarında kafanın çalışma şeklini belirlemesi ve performans + üretim aşamasında bize yansıması gibi.

    Aklıma geleni yazdım, biraz dağınık oldu ama toparlamadan göndereceğim. Güzel konu, teşekkürler…

    Bu vatandaşıda geçen gün arkadaşımın paylaşımı sonucu gördüm, ilginç bir denemesine ait videosu:

    Ricky Quagliato
    https://www.facebook.com/rickyquagliatoofficial/videos/924025277634721/

  5. Dysplasia says:

    benim için bir grubu sürekli kılan davullarıdır. ilk kriterimdir genelde. sıradan davullu tür ve gruplar her ne kadar ilk dinlediğimde sevsem de bir yerden sonra çekiciliğini yitiriyor benim için. hatta davul ve genel anlamda etkin bir perküsyon içermeyen müziği dinleyemiyorum pek. klasik müzik bu nedenle benim için konsept dışı. metal müzik de davulu sınırlayan bir müzik. yani daha doğrusu öyle bir şey yok ama davulcular kendilerini sınırlıyor gibi ne bileyim. genelde dümdüz yardırmayı ve çok süslememeyi seçiyorlar. old school death ve thrash sevimsiz bir hal alıyor, nile’ın kolias sonrası hali gibi sıkıcılaşıyor bazı işler o nedenle. halbuki ne kadar hız davulcusu da olsan bu progresif olmayacağın anlamına gelmiyor. neyse ya karışık bunlar öf. dümdüz davullu black sabbath da hayatımın gruplarından birisi olabiliyor sonuçta.

    sean reinert benim olmak istediğim adam davulculuk bazında. youtube kanalındaki adam’s murmur ve evolutionary sleeper videolarını yüzlerce kez izlemiş olabilirim.
    opeth’in martin lopez’in gelişiyle değişmeye başlayan ve ghost reveries’le yeni bir seviyeye geçen davulculuk anlayışı, axe’ın da bu işi layıkıyla götürmesi nedeniyle şu an dinlerken en çok zevk aldığım davullardan biri opeth, metal müzik için konuşursak. martin lopez’in soen’de yaptığı iş de orgazmik. ama lopez’in kendine has oturmuş bir tarzı yok. zaten çok grubu da yok adamın.
    onun dışında mastodon’u dinlemesi çok heyecan verici.
    katatonia’nın davulcusunun ayrılması, bu çok sevdiğim grup hakkında büyük endişe duymama neden oldu açıkçası. o adamın yerini doldurmak çok zor.
    leprous’un davul anlayışı keza ilgi uyandırdı bende. beklenmedik bir sakinliği var adamın. aynı zamanda beklenmedik yerlere bir şeyler sokuşturup duruyor.
    diablo swing orchestra’nın pandora’s pinata albümü beni sevinçten gözyaşlarına boğmuştu zamanında.
    meshuggah, lamb of god tabii ki.
    bunlar hep malumun ilâmı gerçi de yazdım işte. iyi davulcu çok. progresif grupların çoğu harika işler çıkarıyor. ha çıkıp ‘bunu kim çalmış lan’ demiyor olabilirim ama beni bu müziğe bağlayan en büyük unsur olmaya devam ediyor davullar. caz/funk vs davulculuğu her ne kadar en üst seviye olsa da rock/metal davullarının verdiği hazzı veremiyor bana.

    son olarak da dinleyerek tanıyacağım isimlerden aklıma ilk gelenler nicko mcbrain, lars ulrich (kendisi bence kötü davulcudur şu an ama sezarın hakkı), brann dailor, sean reinert. metal dışı isimlerden dave weckl, virgil donati ve dennis chambers diyebilirim.

  6. 12ParmakBağırsağı says:

    Deathspell omega nın salowe vision şarkısının sonunda bir tıs-tapa-tapa tap tap tap lı kısım var. O kısım bence iyi davulculuğun tanımı. Yani davulu sadece ritim tutma/müziğin altyapısını oluşturma aracı değil de hikayee anlatma/cümle kurma aracı olarak görmek. Müziğin bir parçası haline gelmesi bir nevi. Bunu en iyi yapan davulcular da bence şu son dönemdeki caz etkili atonal metal davulcuları. Deathspell omega gorguts ulcerate nero di marte gibi grupların davulculuğundan tarifsiz keyif alıyorum. Yolda montumun cebinden air drum yapıyorum hatta. Onun dışında Dave Lombardo ve Batuhan Bekmen de dinlerken ciddi keyif aldığım harika davulcular. Bu saydıklarım haricinde davullar müzik dinlerken en son dikkat ettiğim şey. İyi olduğunda müziği çok çok yuları çıkarır ama vasat olanını da dert etmem.

  7. Green F. says:

    Türkiye’nin en popüler metal grubu Pentagram’ı hiç sevmeme nedenlerimin başında davulların berbat olması geliyor

  8. Konstopya says:

    Herkes birşeyler demiş, ben kısa ve öz Jimmy (James) Sullivan diyerekten kenara çekiliyorum

  9. bora says:

    buddy rich’i keşfettikten sonra hiç bir rock-metal davulcusu bana özel olarak bir grubu dinlemeye sebep olamadı açıkçası.

    thrashsaur

    @bora, +1

  10. Tosun says:

    14 yıldır davul çalan biri olarak, özellikle yeni bir grubu dinlemeye girişirken davula verdiğim dikkat anormal miktarda fazla. Davul tonları, çalan kişinin performansı ve stili grubun tonunu belirlemede ilk baktığım unsurlar. Verebileceğim en net örneklerden biri, Gorod’un Leading Vision ile Process of a New Decline albümleri arasındaki davulcu değişiminin grubun müziğine etkisi. Gitaristler hep manyakken, LV’deki ablamızın (Sandrine) nispeten düşük performansı (katiyyen kötü değil, sadece aşırı yetenekli bir grup için aşağıda) grubun müziğini de aşağıda tutuyormuş gibi hissediyorum dinlerken.

    Ek olarak Sean Reinert, Richard Christy, Gene Hoglan, Brann Dailor, Mike Portnoy ve Joey Jordison’ı 500 metreden duysam tanıyorum. İçlerinde özel olarak örnek aldığım ve takdir ettiğim isimler Hoglan ve Dailor. Hoglan’ı niye takdir ettiğimi burada izah etmeme zaten gerek yoktur. Dailor abimiz de benzer stildeki gruplarda çalan davulcuların kullandığı 893475 parçalı setler yerine son derece standart ve sade bir kit kullanarak, bu kitten muhteşem yaratıcı şeyler çıkarmasıyla takdirimi kazandı. Küçük setten büyük işler çıkaran adamlara her zaman saygım olmuştur.

  11. DanceWıthLucifer says:

    Kerim “Krimh” Lechner diyip gidiyorum

    Exxtra

    @DanceWıthLucifer, sen varya sen bidanesin kardeşim :)

  12. Barış Can Çakır says:

    Daha iki yıldır davul çalıyorum ve gittiğim konserlerde dinlediğim albümlerde ilk dikkat ettiğim daima davulcu oluyor. Her seferinde aynısı olmasına rağmen duyduğum anda “Bunu kesin şu çalıyor” diyebildiğim tek insan var, o da Rev. Bu durumu da ancak iki yıldır neredeyse her gün Avenged Sevenfold dinlememe bağlayabiliyorum. O yüzden karakteristik midir yoksa kulak alışkanlığı mıdır emin olmadan yani bu konuda net bir sebep belirtemeden Rev’i duyduğum anda tanıyabiliyorum.
    Bir süredir Lamb of God ve iki yıldır da Dream Theater dinliyorum. Chris Adler ve Mike Portnoy’a yavaş yavaş aşina oluyorum. Tabi bunların yanında yazdığı ve çaldığı partisyonların çok ayrı bir seviyede bulunmasından ötürü Tomas Haake’yi ve Periphery’yi her dinlediğimde kendine biraz daha bağlayan Matt Halpern’i de biraz biraz tanıyorum.
    Son birkaç haftadır da melodik death metal ağırlıklı olmak üzere aşina olmadığım folk metal ve black metale sardım. Pasif Agresif’in Instagramdan paylaştığı önerileri elimden geldiğince dinlemeye çalışıyorum ve ilk dinlememde “Oha ne yapmış öyle” diyebildiğim pek çok davulcuyu tanıyorum. Hiçbirinin ismini bilmiyorum ama henüz alışma sürecindeyim ve onların isimlerini de öğreneceğim. Yeni keşfettiklerimden de In Vain’in davulcusunu çok başarılı buldum çift kros kullanımı konusunda. Katatonia’da da Tonight Decision albümünde eşlik eden davulcuya hayran kaldım. Çünkü uzun zamandır twin vb kullanılmadan adam gibi müzik yapılamayacağını düşünürdüm(mazur görün) ama bu adam her şeyi değiştirdi ve şarkıya kattığı duyguyu hisseder oldum.
    Benden şimdilik bu kadar yine de takip ederim buraları :)

  13. northern says:

    turn loose the swans, puritanical euphoric misanthropia ve lateralus albümlerini hep davulların ne muhteşem olduğunu düşünerek dinlemiştim ve dinlerim.

    dolayısıyla rick miah, nick barker ve danny carey’e karşı hep ayrı bir ilgim oldu.

  14. 2 davulcu söyleyeceğim.

    STORMBLAST – Infernal war, Thunderbolt, Warhead.
    Azarath (live) Deus Mortem (live) Tortorum (live)

    INFERNO – Behemoth, Azarath, Witchmaster, Deus Mortem, Damnation

    ikisi de polonyalı zaten. ki bunların üstüne davulcu tanımam.

  15. Giray says:

    Çoğunlukla bir konserde veya bir kayıtta hatta bir prova da davul dışında herhangi bir vurmalı çalgı yoksa ritmik açıdan en büyük yük davulcularda,bir oluşumda tek perküsyonist gibi bir konumda ise benim için kapladığı yer bina temeline eşdeğer…
    Özgünlük ve sevdiğim bazı seslerin ve stillerin kullanımı bir davulcuyu bir diğerinden daha fazla sevmemi sağlar.Örneğin,trampet kasnağına yakın vuruşlar,darbukavari ataklar ve zil göbekleriyle yaptığı güzelliklerle Cem Devrim Dursun(GOREMASTER)’dan aldığım tadı dünyadaki herhangi matematik açıdan daha zengin ve çok daha teknik başka bir davulcudan alamam.
    Dinlediğim müzikte davul konusunda mantık açısından dikkatimi en çok vermem gereken ritmik değerler olmalı aslında ama nedense en çok dikkatimi çeken davul tonları…Örneğin,Soul Sacrifice -Stranded Hate albümündeki kick tonuna aşığım,sıradışı bulduğum girişimler de beni kendine çekiyor mesela Metallica-St.anger albümündeki trampet tonu gibi…Ama sanırım eğer tonlar beni benden almadıysa da çok çelişkili gelebilecek biçimde davul partisyonun kendisine dikkatimi daha iyi verebiliyorum.
    İyi davul yazımı parçanın ihtiyacı kadarını vermekle alakalı bence.Bitkiye su vermek gibi,çok verirsen çürür az verirsen kurur.
    Eğer üretilen ve/veya icra edilen müzik zaten bana hitap ediyorsa Cem Devrim Dursun,Terry Bozzio,Mehmet İkiz,… gibi kendine has bulduğum isimler var olan lezzeti üstün ziyafete çevirir.

    satanic metal attack

    @Giray, türkiyeden bakacak olursak evet en klas davulculardan biri goremaster.
    ama bunun yanında decaying purity davulcusu “onur”
    diabolizer/engulfed/impuration/burial invocation davulcusu olan aberrant
    nihil kaos ve inhuman depravity davulcusu eren gürsoy.
    bi de thrashfire ın eski ve yeni davulcuları fazlasıyla klas. şuanki ehrimen davulcusu eski thrashfire davulcusu can selman. bi de thrashfire ın son ep de davul calan eski selftorture davulcusu oktay fıstık.

    bu arada thrashfire ın yeni davulcusu GOREMASTER olmuş.

    Giray

    @satanic metal attack, Goremaster dışında dediğin gibi birçok klas davulcu var Onur Gazioğlu,Engin Güngör(Aberrant),Can Selman,Oktay Fıstık…Fakat Cem Devrim Dursun benim için çok ayrı bir yerde :) Oktay Fıstık bildiğim kadarıyla yurt dışına gitmiş eşiyle o yüzden Oktay Fıstığın yerine Ravenwoods’a Onur Ertem gelmişti,Thrashfire’a da Goremster gelmiş :)Buarada yaklaşık ki yıl önce Thrashfire’ı canlı izleme şansım olmuştu Oktay Fıstık canlı performansta da harikaydı.

  16. ÖNCÜL says:

    Rock ve metalin ana enstrümanlarından biri olduğundan, gruplar hakkında fikir sahibi olma ve müzik zevkim açısından önemli bir yer teşkil ediyor haliyle. Kötü davulculuk çekilmez, ortalama davulculuk dinlettirir ancak diğer etmenlerde ekstra işler yapması gerekir. İyi davulculuksa fark yaratır, bir anda favori gruplarınız arasına girer.

    Progresif davulculukta Gavin Harrison, Martin Lopez, zaman zaman türlü denyoluklar yapsa da Mike Portnoy (SFAM unutulmaz)

    Zillerle yapılan türlü atraksiyonlar, serserilikler açısından Chris Adler, Richard Christy

    Hız ve yardırma açısından Dave Lombardo ve Fotis Bernardo favorilerim.

    Tabi bu isimlere mesih gözüyle bakarsam, Gene Hoglan da tanrı rolüne en uygun davulcu oluyor.

  17. P L A G U E says:

    Bende davulcuyum. Bazı davulcular canımı sıkıyor (iyi anlamda).

    Hayvani hızlı değilim, fakat tarzım fenriz e baya baya yakın. Gönül isterdi ki imkanım olsaydı, sadece müzikle uğraşabilseydim ama hayat işte. Sadece 6 ay hiç durmadan davul ile uğraşsam ciddi şekilde serileşebilrdim. Ama o 6 ay boş vakit ve davul seti bende yok.

    Cok fazla iyi davulcu var ama benim tarz olarak en üst 2 favorim; 1-frost 2-alsvid. Alsvid kim derseniz bkz: enthroned

    ismail vilehand

    @P L A G U E, Frost cidden inanılmaz bir davulcu. Satyricon’un en kötü şarkılarını bile kendi başına dinlenir yapabiliyor adam. ne çalsa dinlerim diyebileceğim nadir adamlardan biri.

  18. hysteresis says:

    Konusu açılmışken başlığa davulcu ilanı veriyim: İzmir’de her türlü old school metal çalabilecek davulcu varsa beni bulsun.

  19. irem says:

    Davul calmak su dunyada yapmayi gercekten cok istedigim tek sey belkide bu yuzdende davulcunun veya grupta davulun yerinin baglayici oldugunu dusunuyorum elektrogitar basgitar hepsi onemli unsurlar fakat arka planda bunlarin birlikte bir sarkiyi olusturmasini saglayan ve insana dinlerken “cidden yasiyorum lan” dedirten seydir davul.nerede olursaniz olun o anda kulaginizda calan sevdiginiz herhangi bir sarki size cevredeki insanlari umursamadan hayali solo attirirya iste belli etmeden hayali davul calmak biraz sikintili da olsa beraberinde getirdigi headbang yapma istegi sokagin ortasinda sizi costurabiliyo.Belkide bu his davuldan degil bill andrews dave lombardo nicko mcbrain gibi davulculardan kaynaklaniyor ama birileri yapiyor bizde yerimizde duramiyoruz iste.

  20. Cemil says:

    Birçok muhteşem davulcudan bahsedilmiş yukarıda, ben de ülkemizdeki büyük ustaları anmak isterim. Öncelikle Turgut Alp Bekoğlu ve Cem Aksel’den bahsetmek lazım, kendileri muhtemelen hayatımda görüp görebileceğim en özgün davulculardır. Davullara ve zillere “şu partisyonu şöyle çalayım”dan ziyade ben bu enstrümanlarla şarkıyı nasıl zenginleştiririm diye yaklaşır. Keza Volkan Öktem ve Cengiz Baysal’ın da her konseri ve kaydı ders niteliğindedir. Ayrıca bahsettiğim dört davulcu da rock, caz, pop, halk müziği gibi birçok türde yetkin olmalarıyla ayrı hayranlık uyandırıyor. Kişisel olarak en çok ülkemizdeki davulculardan etkilenme sebebim de bu sanırım, bir şekilde çok çeşitliliğe yatkın olmamız.

  21. bora says:

    belki bilmeyen vardır şu şurda dursun. her hangi bir müzik aleti için bir virtüözün en yakın rakibi ile arasına bu kadar fark koyduğu vaki değildir sanırım.

    https://www.youtube.com/watch?v=Nhfdbon4728

  22. sulfurbalonu says:

    Ben bas gitar ve davulun muzigin temelini olusturduguna inananlardanim.
    Dave Lombardo, Joey Jordison, Chris Adler benim icin bir numaralar…

  23. Evelin says:

    Iyi ve modern ve extrame muzige yon verenlerine ornekler.

    1. Nils Fjellström (Dominator) – Dark Funeral
    2. Dave Mcgraw – Cattle of Decapitation
    3. Jamie Saint Merat – Ulcerate
    4. Kai Hahto – Nightwish

    Youtube destekli cikanlari

    1. David Diepold
    2. Krimh Kerim Lechner – Harakiri for the sky
    3. Fredrik Widigs – Marduk

    Liste uzar gider sonucta dizayn tercihleri kultur ve tatlar endustrinin icindeki kisilere gore degisip duruyor surekli. Sahsi begenilerim kai ve jamie sanirim listedeki en agir toplardir, Dominator’ bir kenara.

    kapanis videosu
    https://www.youtube.com/watch?v=lKFy0VnXMRU

  24. poooveerrrrggggg says:

    Bir davulcu olarak söylemek istiyorum ki galiba metal davulculari arasinda en underrated kalmis eleman Vinnie Paul(Pantera)dir.Yukarida saydiginiz elemanlarin cogu davulu bu adamin stilinde çalıyor

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.