# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
GHOST – Meliora
| 05.09.2015

Bensizken kaybolduğunu göremiyor musun?

Çıktığı andan itibaren metal dünyasının belki de en çok konuşulan grubu olan GHOST, olay yaratan ilk albümü “Opus Eponymous” ve kitlesini dev boyutlarda genişleten “Infestissumam“ın ardından, kendini tekrarlamamak adına çabalarla dolu olduğunu tahmin ettiğim üçüncü albüm yazımına başlamış, bitmek bilmeyen turnelerin ardından albümü hazırlamaya koyulmuştu.

Tarz itibarıyla kendini tekrar etmeye çok müsait bir müzik yapan GHOST, bu tuzağa düştüğü takdirde kendisini yerin dibine sokmaya hazır kitlelerin eline koz vermemek adına müziğine birtakım yeni dinamikler katması gerektiğinin farkındaydı. Papa Emeritus’un çılgın attığı vokal coşkunu “Infestissumam”ın ardından, daha gitar tabanlı, daha rock, daha direkt bir albüm geleceğinin sinyallerini vermeye başlamışlardı. “Infestissumam” baştan sona bir eşlik edilirlik abidesi olduğundan, bu albümde de sırtını vokale dayadığı takdirde grubun “Infestissumam 2″yi yapması işten bile değildi.

Latincede “daha iyi” anlamına gelen “Meliora” nihayet bizlerle. Şöyle bir bakınca; ilk albüm, ne olduğunu çok net ortaya koyuyordu ve “Infestissumam” da hazinelerini ve sıradan sanılan özelliklerinin aslında çok müthiş şeyler olduğunu zaman içinde gösteriyordu. “Bu ne böyle!? Bu nasıl bir çiizilik!!??” dedirten pamuk gibi kısımlar, saçlı sakallı adamlar tarafından ninni gibi söylenir oluyordu.

“Meliora” GHOST’un eski tatları günümüze taşıyan retro grup havasının biraz olsun dışına çıkan ilk albümü diye düşünüyorum. Büyük oranda GHOST’u kanıksadığımız ve retro muhabbetini ister istemez görmezden gelmeye başladığımız için oluşan bu durumun diğer bir sebebi de, elbette ki “Meliora”nın o kadar da retro olmaya kasmayan prodüksiyonu.

Albümü ilk dinleyişimde, “Meliora”nın önceki iki albüm kadar vurucu olmadığını düşündüm. Şarkılar vokale bir öncekş albümde olduğu kadar abanmadığından, müzisyenlik daha ilginç işlere girişiyor, şarkılar katmanlanıyordu. Grup albüme iki adet de enstrümantal sokmasıyla, ilk albümün yaklaşımına daha benzer bir iş ortaya koyuyordu.
Albümde çok net şekilde hissedilen bir BLUE ÖYSTER CULT ve elbette ki MERCYFUL FATE etkisinin yanında, pek çok kısımda, özellikle enstrümantal pasajlarda nefis YES tatları almak da mümkün. Tempo değişimleri, aksak kullanımlar gibi GHOST şekerliğini ileri götüren ve grup elemanlarının müzisyenliklerini daha bir vurgulayan unsurlar da var.

Müsizyenlik demişken, gruptaki davulcu değişikliği net bir şekilde hissediliyor. Ataklarından tutun tuşesine kadar, önceki iki albümdeki davulcunun yerine başkasının geldiğini fark edebiliyoruz. Diğer yandan, içeriden aldığımız bilgilere göre son albümden bu yana grubun ya basçısı, ya da besteleri yapmayan gitaristi de gruptan ayrıldı. Hangisi emin değilim, ancak “Infestissumam”dan bu yana yaşanan 2 değişikliğin grubun sound’unda çok da bir değişiklik yarattığını düşünmüyorum, zira GHOST şarkılarının büyük kısmını zaten en baştan beri Nameless Ghoul’lardan biri yazıyor ve o arkadaş da -her kimse artık- hâlâ grupta.

Daha derinlere indiğimizde, önceki albüme göre daha geri planda olan -en azından tüm şarkıları neredeyse tek başına yönlendirmeyen- vokallerin de çok güzel işler yaptığını görüyoruz. Papa Emeritus III, yorum gücü namına çok iyi işler yapmış. Bunda, grubun albümün prodüksiyonu için Madonna, Britney Spears, Katy Perry, Ke$ha gibi isimlerle çalışan Klas Åhlund’un hizmetlerinden yararlanmasının da etkisi var elbet. Vokale dair aklıma gelen tek “keşke”, müziğin ihtişamlandığı bazı anlarda Papa’nın da aynı oranda büyümesi, ancak ses kapasitesinden veya yapmak istememesinden dolayı, Papa’yı belli bir oktavın üstünde hiçbir zaman göremiyoruz.

Sadede gelirsek; bence “Meliora”, GHOST’un dinleyiciyi albümün çok da iyi olmadığı konusunda kandırdığı, ancak zaman içinde kendine çok daha fazla bağladığı bir diğer albümü. Albümdeki katmanlılığın ve vokalin eskisi kadar ön planda olmayışının, pek çok dinleyicinin ilk andan albümü vasat gibi algılamasına yol açtığına adım gibi eminim. Şans verildiği takdirde bunun düşünüldüğü gibi olmadığının görüleceğine inanıyorum. Ben ilk 3 dinlememde “Meliora”yı GHOST adına bir geri adım mı acaba diye düşünerek dinledim.

Şu an albümü on küsürüncü kez dinliyorum ve “Meliora”nın diğer bir çok iyi GHOST albümü olduğunu düşünüyorum. Ne “Opus Eponymous” kadar önemli, ne de “Infestissumam” kadar yaratıcı; ancak kendi içinde GHOST’un sunacak daha çok fazla şeyi olduğunu gösterecek kadar da heyecan verici ve zengin.

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.46/10, Toplam oy: 80)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2015
Şirket
Loma Vista Recordings
Kadro
Papa Emeritus III: Vokal
Nameless Ghouls: Enstrümanlar
Şarkılar
1. Spirit
2. From The Pinnacle To The Pit
3. Cirice
4. Spöksonat
5. He Is
6. Mummy Dust
7. Majesty
8. Devil Church
9. Absolution
10. Deus In Absentia
  Yorum alanı

“GHOST – Meliora” yazısına 18 yorum var

  1. Cem says:

    Ahmet ellerine saglik fakat ben senin bu albumde en begendigin sarkilarida bilmek istiyorum. Mesela Mummy Dust benim icin albumun en degerlisi fakat Deus in Absentia ise Ghost’un masterpiece unvani alabilecek bir sarkisi.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Cem, sağ ol. Şarkı ismi vermedim çünkü albümü baştan sona sevdim. Önceki iki albümde de baştan sona her şarkıyı seviyorum. Ama onlarda daha bir öne çıkan, kendi başına daha hit denebilecek şarkılar vardı. “Meliora”da her şarkıda irili ufaklı bir şeyler bulduğum için şarkı adı vermedim. Cidden her şarkının adını yazabilirim buraya.

  2. Bir de yazıda belirtmedim ama bu albümdeki grup imajı önceki albümler kadar karizmatik değil bence. Maskeler ve Papa’nın dümdüz makyajını pek beğenmedim. 1-2 albüm sonra maskeleri çıkarıp makyajı sileceklerdir ve bu da onun hazırlığıdır diye düşünüyorum.

    Cem

    @Ahmet Saraçoğlu, Açıkçası bende pek beğendiğimi söyleyemem tamam maskeler bir nebze olur ama o kıyafetler beni hayal kırıklığına uğrattı. Özellikle 2010′dan 2014 yılına kadarki kostüm ve maskeler olağanüstü güzeldi ve Masked Ball sonrası sahneye çıktıklarında tüyler iyice ürperiyordu. Hatta benim favorim hala Papa Emeritus 1′dir. Onun o yaşlı adam ve lanet surat figürünü çok seviyorum :D. Ama 1-2 albüm sonra maske ve makyajın kalkacağını sanmıyorum çünkü Ghost’un imajı müziğiyle bir bütün. Bunun bozulmasına grup izin vermez. Kendilerininde çok hoşuna giden o mistik ve bilinmezlik duygusunu dinleyenlerine hep yaşatmak isteyeceklerdir. Belki ilerde maskeler düşer ama bu 1-2 albüm kadar yakın bir süreç olmaz sanırım.

  3. Kazım says:

    Doğrusu ikinci albüme o kadar ısınamamıştım; ne de olsa metalciyiz :p
    Son albüm ise tam dişime göre, ilk dakikasından sardı.

    Albümlerde dikkatimi çeken bir hoşluk da kaset/plak mantığının gözetilmiş olması. Beşinci şarkıyı dinlerken A yüzünün bittiği, altıncı şarkıda B yüzünün başladığını hissettiriyor. Çok fazla yeni albüm dinlemiyorum ama bu duyguyu veren albüm hatırlamıyorum. Retroluk :)

    Bence Ghost çok özel bir grup. Camianın ikinci Metallica’sı olma potansiyeli görüyorum (popülarite olarak). Önümüzdeki birkaç albüm gösterecek. Bir iki balad, bir imaj değişikliği, zaten cover’cılık da var. Kumaş iyi.

  4. şeyh hulud says:

    Baştan sonra harika albüm olduğunu düşünüyorum. Bu kadar mı tatlı beste yapılır, bu kadar mı iyi atmosfer yaratılır. Beni en çok sevindiren taraf da Ghost artık occult furyasından fırlamış bir grup değil, başka bir yolda ilerliyorlar. Zaten sanıyorum, grup üyeleri de doğrudan İsveç’teki o retro tayfanın arasından çıkmış adamlar değiller. Buna rağmen ilk albümlerinden beri kendilerini, tekrara düşmeye müsait bir müzik yapmalarına rağmen, ısrarla geliştirmeleri şu an Ghost’u Ghost yapan şey oldu.

    Ghost’u oluşturan en önemli taraf, acayip klişe şeyleri eğlenceli ve taze bir şekilde sunabilmesi bence. Mesela Ghost’un müziğindeki herhangi bir şeyle bir reklam müziğinde, AOR şarkısında veya bir film müziğinde karşılaşmak çok olası. Büyük ihtimalle albüme dair fikirleri kafalarında önce netleştiriyorlar, sonrasında da reklamlar, filmler, pop şarkıları, prog-rock demeden o konsepte katkı sağlayacak fikirleri çeşit çeşit yerden toplamaya başlıyorlar.

  5. hayvanat says:

    Bu albüm bana biraz kısa gibi geliyor, albümden önce bir çok parçanın çıkmasından, onlara kulak aşinalığına sahip olduğumdan mıdır nedir, Deus in Absentia bittiğinde sanki albüm ancak yarılanmış gibi geliyor bana. Bari 2 tane bonus parça koyaydınız şerefsiz evlatları diyor ve 8 veriyorum.

  6. Headmaster says:

    He Is belki de 21. yüzyılın Stairway to Heaven’ı olabilir. O kadar iyi bir ballad olmuş. Hem de bu sefer kimse satanik mesajlar aramak için şarkıyı tersten düzden çevirme zahmetine girmez.

  7. Ömer Kuş says:

    Kankilerim diye demiyorum, sahane bir is cikarmislar bence. Baya dinledim ciktigindan beri. Bir Year Zero tarzi dev hit sarki yok ama her sarki cok iyi. Biraz daha uzun olsaymis keske, tek eksigi o.
    Cirice, He Is, Majesty, Absolution, Deus in Absentia falan hepsine hasta oldum.

    Bu arada merak etmeyin, cover ep’si de gelir yakinda.

  8. zombikids says:

    9/10
    yılın en iyi 10 albümünden biri.

  9. Beorn says:

    İlk albümün yanına yaklaşamasa da Infestissumam’dan daha iyi. Kvelertak da 3. albümde toparlasa sonra İstanbul’a gelse negzel olurdu :/

  10. B U R Z U M says:

    Kritik istah acti. Özellikle 10 kusur kez dinlemis bir adamin bunlari yazmasi merakımı baya bi arttirdı. Hunharca dinleyelim bakalim.

  11. necati bey says:

    albüm çok güzel ama ilk iki albümden biraz farklı olmuş. onlardaki karanlık şeytani hava bunda pek yok.

  12. İlker says:

    Cattle’dan sonra bir laflarımı yedirtme vakası daha. ilk 10 dinlemede zerre sevemediğim, yerden yere vurduğum albüm şu an aşırı hoşuma gitmeye başladı ya, inanılır gibi değil. Dur bakalım.

  13. Ediz Mudul says:

    Çok kaliteli bir prodüksiyon ve enfes bir şarkı yazımı var albümde… Açıkçası, infetissumam ve opus eponymous’taki bir kaç şarkı dışında kafamda çok da yer eden bir grup değildi ghost fakat bu albüm.. özellikle from pinnacle to the pit, cirice, absolution, he is, mummy dust gibi şarkılar beni benden aldı. bu kadar basit trafikli şarkılarla bu kadar etkileyebilmek önemli bir vasıftır bence. 10/10 luk albüm evelallah.

  14. İlker says:

    Deus in Absentia yaptıkları en iyi 2-3 şarkıdan biri bence.

  15. akanker says:

    Davul tonu iyi olsaydı yılın en iyi 3 albümüne girebilirdi.Ama bu haliyle de kötü bir albüm değil

  16. bayanpapa says:

    cirice + majesty defalarca dinlediğim şarkıdır.
    He is çok daha farklı kalmış diğer şarkılara göre.
    Papa 3 ü nedense çok sevdim abi ben yaa yirim onu.
    Dinledikçe daha çok bağlandıgım gruptur GHOST

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.